T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/586
KARAR NO : 2025/414
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 20/09/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin dava dilekçesinde anlatılan sebeplerle davalı tarafa borçlu olmadığını belirterek, bu aşamada, teminat için davalı elinde bulunan...bank ... Şubesi 13/06/2024 vadeli .... seri nolu 2.000.000,00-TL teminat mektubundan dolayı borcunun bulunmadığının tespiti ile iadesi ve telafisi güç ve imkansız zararların doğmaması için teminat mektubu üzerine tedbir konularak paraya çevrilmesinin önlenmesine, ayrıca davalı elinde teminat amacıyla bulunan ...bank-...Şubesi 25/06/2014 basım tarihli, üzerinde keşide tarihi olmayan 2.000.000,00-TL bedelli ... nolu teminat çekinden dolayı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile çekin iadesine ve çek takibe konulmamış olduğundan, takibe ve tahsile konulmaması için üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini, bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu hükümlerine göre kurulmuş akaryakıt dağıtım firması olup, sahip olduğu geniş bayilik ağı ile yurt genelinde, kendi lisanslı ürünlerinin satışı için, kendi amblem, logo ve kurumsal kimlik altında, bayileri aracılığıyla son tüketiciye ulaşmakta olduğunu, bu doğrultuda, davalı müvekkili ile davacı arasında 30.05.2018 tarihli Protokol ve 22.06.2018 tarihli ve 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bayinin satın aldığı veya alacağı petrol ve petrol mahsulleri, karzen aldığı ve alacağı paralardan ve diğer tüm ticari ilişkilerini teminen ... T.A.Ş. ... Şubesi 19.06.2019 vadeli ... seri no.lu 2.000.000,00 TL tutarlı teminat mektubu düzenlendiğini ve davalı müvekkiline verildiğini, 19.06.2019 vadeli ...seri no.lu 2.000.000,00-TL tutarlı teminat mektubunun vadesinin 13.06.2023 tarihinden 13.06.2024 tarihine kadar uzatıldığını, davalı müvekkilinin 30.05.2018 tarihli Protokol'ün ''...'in Yükümlülükleri'' başlıklı 3/A maddesi gereği 2.000.000,00 TL'yi, taraflar arasındaki sözleşmeler gereği müvekkili tarafından ödenen ve esasen davacı sorumluluğunda olan damga vergisi ve tapu harç bedelleri düşüldükten sonra kalan 1.887.553,40 TL olarak, 17.07.2018 tarihinde,...Bankası A.Ş. aracılığıyla davacıya göndermek suretiyle borç olarak verdiğini, davalı bayiinin de aynı maddenin ikinci bendi gereği işbu borcuna karşılık ödeme aracı olarak ...bank ...Şubesi, 2.000.000,00 TL bedelli ... no.lu çeki keşide ettiğini ve müvekkiline verdiğini, davacının kendisine borç olarak verilen 19.07.2020 vade tarihinde (istasyonun faaliyete geçtiği tarihi izleyen 24. ayın ilk 7 (yedi) iş günü içerisinde) ödenmesi gereken borcunu davalı müvekkili şirkete ödemediğini ve 2.000.000,00 TL borcu ödediğine dair herhangi bir belge sunamadığını, bu bağlamda, davacı şirketin müvekkili şirkete borçlu durumda iken, taraflar arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak müvekkili şirkete verilmiş olan dava konusu teminat mektubunun da iadesinin talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin, yasal mevzuat değişiklikleri de göz önünde alındığında davacı bayiye kâr payı alacağı yönünden de borcun bulunmadığını, karşı dava yönünden müvekkili şirket tarafından ... 17.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde 2.000.000,00-TL borcun ödenmesi ihtar edilmiş olmasına rağmen karşı davalı tarafından bir ödeme yapılmadığını, ödeme aracı olarak karşı davacıda bulunan çek üzerine icraya konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğinden ve yine taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle doğmuş ve doğacak karşı davalı borçlarının teminatı için düzenlenmiş olan 2.000.000,00-TL tutarlı banka teminat mektubunun da nakde dönüştürülmesinin önlenmesi yönünde de tedbir kararı oluşturulduğundan alacaklarına ulaşmak için dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, davacının ''menfi tespit'' ve ''alacak'' istemli davasının reddine, karşı davalarının kabulü ile 2.000.000,00-TL alacağın, istasyonun faaliyete geçtiği tarihi izleyen 24. ayın ilk 7 iş gününe tekabül eden 19.07.2020 tarihinden işleyecek aylık %2,5 oranında akdi faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsili ile karşı davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı/karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, dava konusu çek ve banka teminat mektubu nedeniyle menfi tespit talebi ve bayilik kârından kaynaklı alacak talebinin yerinde olup olmadığı; karşı dava ise, bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı/karşı davalı vekili 17/06/2025 tarihli dilekçesi ile; mahkememizde görülmekte olan davalarından feragat ettiklerini, karşı davada davalı/karşı davacıların feragatini kabul ettiklerini, karşılıklı olarak her iki davada vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, feragat ve beyanlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı/karşı davacılar vekili tarihli dilekçesi ile, davacı/karşı davalının yapmış olduğu feragat beyanını kabul ettiklerini, kendilerinin de karşılıklı olarak yargılama gideri, masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerini, taraflar arasında yapılan sulh anlaşması gereği kendilerinin de açmış oldukları mukabil davadan feragat ettiklerini, talepleri yönünde karar verilmesini talep etmişlerdir.
Usulüne uygun vekaletname sunan davacı/karşı davalı vekili ile davalı/karşı davacılar vekilinin vekaletnameleri incelendiğinde, davadan feragat ve davadan feragati kabul yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Asıl ve karşı davada tarafların davalarından feragat ettikleri, davaların kamu düzenine ilişkin dava da olmadıkları anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddeleri gereğince, asıl davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karşı dava bakımından, taraf vekillerinin beyanları dikkate alındığında, tarafların sulh oldukları anlaşıldığından, 6100 Sayılı HMK'nun 313 ve devamı maddeleri gereğince, tarafların sulh olması nedeniyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada, 6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince, davacı ... Tic. A. Ş. tarafından açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
1/1-Asıl davada, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 70,017,75-TL'den mahsubu ile fazladan yatan 69.402,35-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl davada davacı yana iadesine,
2-Karşı davada, 6100 Sayılı HMK'nun 313 ve devamı maddeleri gereğince, tarafların sulh olması nedeniyle, konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2/1-Karşı davada Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 34.155,00-TL'den mahsubu ile fazladan yatan 33.539,60-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde karşı davada davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(3585)'ye 3.120,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.560,00-TL'sinin asıl davada davacı taraftan, 1.560,00-TL'sinin karşı davada davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Asıl ve karşı davada taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Asıl ve karşı davada taraf vekillerince vekâlet ücreti talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince asıl ve karşı davada, davacı/karşı davalı ve davalı/karşı davacılar tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2025
Başkan
¸
Üye
¸
Üye
¸
Katip
¸