T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/673
KARAR NO:2023/965
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:24/10/2022
KARAR TARİHİ:07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili aleyhinde alacaklısı davalı ... Şirketi olan .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra dosyası kapsamında tanzim edilen icra/ödeme emrinin 21/10/2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davalı tarafından müvekkili ile ... ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 327.886,00-TL, 26.945,00-EUR ve 26.492,00-USD miktarlı bonolara dayalı olarak takip başlatıldığını, bonolara değişen oranlarda reeskont-avans faizi işletildiğini, takipten sonra da aynı oranla faiz talep edildiğini, yabancı para üzerinden tanzim edilen bonoların fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden tahsilinin talep edildiğini, takip tarihi itibariyle harca esas değerin 1.606.818,99-TL olduğunu, bonoların dayanağı olarak 16009135 numaralı iş ve inşaat makineleri finansal kiralama sözleşmesinin gösterildiğini, müvekkilinin böyle bir sözleşmeye ve bonolara imza atmadığından davalı/alacaklıya karşı böyle bir borcu olmadığını, müvekkili ile davalı alacaklı arasında takibe konu bonolar veya finansal kiralama sözleşmesi tanzim edilmediğini, müvekkili ile diğer borçlu şirket(ve yetkilisi) arasında da herhangi bir hukuki, ticari veya organik bağ bulunmadığını, müvekkiline bonolar ve takip dayanağı diğer belgelerin tebliğ edilmediğini, yalnızca icra/ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle birlikte icra emrinde yazılı bonoların tarihlerinden, miktarlarından, alacaklıdan ve diğer borçludan haberi olduğunu, bu nedenle takibe konu bonolardaki imzaların da müvekkiline ait olmadığından icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla imzaya itiraz ettiklerini, imza incelemesi yapıldığı takdirde bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığının sübuta ereceğini, taraflara ait ticari defter ve diğer kayıtlar incelendiği takdirde de müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının anlaşılacağını belirterek davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu bonolardan kaynaklı olarak ayrıca takibe konu bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmaması nedeniyle takibin iptaline ve alacaklı aleyhinde esas alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ile dava dışı ... ve Ticaret Limited Şirketi arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu çerçevesinde Finansal Kurumlar Birliği'nde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı ...'ın bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, bu sözleşmenin ifası uğruna dava konusu bonoların keşide edilerek müvekkili şirkete verildiğini, kiracı ve kefillerin sözleşme hükümlerine aykırı davrandığından kiracı ve kefil aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, ancak işbu takipte borçlunun kefil ...(T.C.K.N.:...) olduğunu, ancak sehven davacı ...(T.C.K.N. :...)'ın takip talebinde yer aldığını, icra takibinden sonra da olsa borçlunun davayı açmakta hukuki yararının olması gerektiğini, ödeme emri tebliğ edildikten sonra yasal süresi içinde borca itiraz edildiğini, icra takibine itirazın ise .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından görülmekte olduğunu, bu yargılamada huzurdaki davaya konu icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, dolayısıyla borçlu açısından bu davanın ikame edilmesinde hukuki yararın olmadığını, taraflarınca da icra dosyasına sehven eklendiğine ve taraf kaydının silinmesine ilişkin talepte bulunulduğunu, bu talebe rağmen hem borca itiraz edilip hem bu davanın ikame edilmesinin menfi tespit açısından hukuki yararının bulunmadığının açık olduğunu, davacının ise bu davayı açmakla kötü niyetli olduğunu, sırf dava yoluna gidip kendi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi için işbu yola başvurduğunu, bu durumun usul ekonomisi ilkesine de ters düştüğünü belirterek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi nedeniyle davalı alacaklıya borçlu bulunulmadığının tespiti talebine ilişkin bulunmaktadır.
Yargılamaya öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile başlanmış olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2022 tarihli, ... sayılı sayılı kararıyla dava dosyasının konusu itibariyle İstanbul 6., 7., 8., ve 9. Asliye Ticaret Finans İhtisas Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş olup, dosyanın mahkememize tevzi edilmesi neticesinde yargılamaya mahkememizce devam olunmuş, mahkememizin 16/03/2023 tarihli, ... sayılı kararıyla, "Davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olarak açılan dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olarak açılan davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine..." karar verilmiş, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 28/09/2023 tarihli, ... sayılı kararı ile; "Dava dilekçesinin incelenmesinde, davacı vekilinin netice-i talebinin .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı icra dosyasına konu bonolardan kaynaklı olarak borçlu bulunmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin takibin iptali talebi takip hukukuna ilişkin olup, bu dava yönünden feri talep niteliğindedir. .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibin iptalini talep ettiği mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, tek bir dava bulunmasına rağmen, taleplerin ayrılarak, takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti talebinin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi ve hüküm fıkraları arasında çelişki oluşturulmasının HMK 297/2 maddesine aykırılık oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı alacaklı tarafça, davacı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, taraf vekillerinin beyanlarından ödeme emrinin 21/10/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 24/10/2022 tarihinde İcra Mahkemesinde ve genel mahkemede dava açtığı anlaşılmıştır. Davalı alacaklı vekilinin 24/10/2022 tarihinde icra dosyasına beyanda bulunarak, ...'ın isim ve TC numarasının sehven yazıldığı, borçlu sıfatının silinmesini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılıyorsa da, dilekçenin davacı takip borçlusuna tebliğ edilmediği, davacının aynı gün birkaç saat önce verilen dilekçeden haberdar olmasının beklenemeyeceği, dava tarihi itibarıyla davacı aleyhinde başlatılmış icra takibi bulunduğundan ve takibin iptaline ilişkin bir mahkeme kararı bulunmadığından, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü ile esasa ilişkin yargılamaya devam edilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince takibe konu senetler nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya, mahkememizin 2023/673 esas sırasına tevzi olunarak yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne ait ... esas sayılı dosyası, finansal kiralama sözleşmesi ve ihtarname dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davalı ... Şirketi tarafından, 30/05/2022 tarihinde borçlular ...(T.C.K.N.: ...) ve ... ve Ticaret Limited Şirketi(V.K.N.: ...) aleyhine, çok sayıda bono alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'a 21/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 24/10/2022 tarihli dilekçesi ile ...(T.C.K.N.: ...)'ın takip talebine sehven eklendiği; borçlunun ...(T.C.K.N.: ...) olduğu ve yeni takip talebi düzenlenmesini talep ettiği, takip talebi genişletilemeyeceği için talebin reddine karar verildiği anlaşıldı.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; 24/10/2022 tarihinde davacı ... tarafından davalı ... Şirketi aleyhine ihtiyati tedbir talebini havi imzaya itiraz davası ikame edildiği, mahkemenin 01/11/2022 tarihli tensip tutanağı ile birlikte ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı takibin davacı yönünden geçici olarak yargılama sonuna kadar durdurulmasına karar verildiği, mahkemenin 02/03/2023 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı icra takibinin davacı yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre dava, davacı tarafça, davalı şirket tarafından başlatılan icra takibindeki borçlu şirketle davacı tarafın bir bağının bulunmadığı ve dayanak belgelerin de davacı tarafından imzalanmadığından bahisle, davalı şirket tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, takibin 30/05/2022 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'a 21/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 24/10/2022 günü saat 10:20'de ibraz ettiği dilekçesi ile ...'ın takip talebine sehven eklendiği, taraf sıfatının silinmesi, borçlunun ... olduğu ve yeni takip talebi düzenlenmesini talep ettiği, takip talebi genişletilemeyeceğinden bahisle icra müdürlüğünce talebin reddine karar verildiği, eldeki davanın 24/10/2022 günü saat 11:51'de açıldığı, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasının 24/10/2022 tarihinde açıldığı, icra dosyası kapsamında alacaklı tarafça her ne kadar borçlu sıfatının silinmesi beyan edilmiş ise de, dilekçenin davacı takip borçlusuna tebliğ edilmediği, dolayısıyla davacının aynı gün birkaç saat önce verilen dilekçeden haberdar olması beklenemeyeceğinden, davacı tarafça açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafça, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamında kendiliğinden, borçlu tarafın sehven eklenildiği ve takip talebinin düzenlenilmesinin talep edilmesi karşısında takip alacaklısının kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile; davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 109.761,80-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 27.440,46-TL'nin mahsubu ile bakiye 82.321,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 27.440,46-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 133,00-TL tedbir talep harcı ve 314,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 539,20-TL yargılama giderinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 200.545,52-TL vekâlet ücretinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır