T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/687
KARAR NO : 2025/654
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; usül yönünden mahkememizin ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş, esasa ilişkin olarak da; davacı ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş elektrik fatura borcuna ilişkin olmak üzere 1 adet faturanın bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı yanca herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz ile icra takibi durduğunu, itiraz ve iddiaların hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerektiğini, takibe konu fatura borcunun halen ödenmediğini, faturalandırmanın yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde usulüne uygun şekilde düzenlendiğini, ödenmeyen borçtan dolayı sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmeye uygun olarak faiz yansıtıldığını belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iş bu davada yetkili mahkeme Manisa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetki itirazının kabulü gerektiğini, bundan başka davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi de yerinde değildir, davacı tarafından takibe dayanak gösterilen ... Seri A nolu ve 03.02.2023 tarihli ve 33.496,01TL bedelli faturaya itiraz edildiğini, bu hususta davacıya ihtarname de gönderildiğini, davacı tarafından keşide edilen fatura davalı şirketin daha evvel tükettiği faturalar da gözetildiğinde tüketim değerleri ile örtüşmediğini, söz konusu faturanın tüketilmeyen dönemleri kapsadığını, müvekkili şirket işbu faturanın tanziminden sonra davacı şirket nezdinde elektrik hizmeti alımını durdurduğunu, söz konusu fatura elektrik kullanımına ilişkin olup cezai şart, abonelik sözleşmesinin feshi gibi durumlar sebebiyle oluşturulmadığını, ancak ne var ki fatura bedeli, davalının davacı şirket ile olan abonelik ilişkisinin sonlanmasından sonraki tarihleri de kapsadığını, haliyle davacının bu husustaki istemi haksızdır, davalının elektrik hizmeti almadığı dönemlere ilişkin bedel ödemeye mecbur bırakılması, bir önceki dönem faturası ortadayken bir anda iki misli bir faturayla karşı karşıya bırakılması yerinde olmadığını, müvekkilinin sayacı kontrol edildiğinde davacı şirketten elektrik hizmeti almadığı tarihler net bir şekilde saptanmış olacağını, davacı yanın işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, yazı cevabı içerikleri, fatura ve abonelik sözleşmesi suretleri, Merkezi Takip Sisteminin ...Esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Uyuşmazlık ise; davacı - alacaklının, davalı - borçludan icra takip dosyası kapsamında alacak talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve ayrıca taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla konuda uzman bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilirkişi ...tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 1-davacı ile davalı arasında imzalanan abonelik sözleşmesi, brüt kar marjı %15 ve enerji birim fiyatı, enerji birim fiyatı = (ptf+yekdem) x (1+brüt kar marjı) olacak şekilde imzalanmıştır. burada ptf piyasa takas fiyatını, yekdem ise yenilenebilir enerji kaynakları destekleme mekanizmasını ifade etmektedir. ilgili sözleşmede bulunan hesap yöntemi gereği enerji birim fiyatının değişken olması, bir başka deyişle davalının oluşturduğu elektrik faturasında her ay farklı bir enerji birim bedeli ile karşılaşılması doğaldır. elektrik enerjisi birim bedelleri, yapılan sözleşmeler ile değişkenlik arz etmektedir. sözleşme hükümleri gereği düzenlenmesi gereken fatura, tarafımca hesaplanmış olup davalının düzenlediği faturalar ile tarafımca hesaplanan faturalar ve bu iki hesap arasındaki fark tutar yukarıda ayrıntılarıyla belirtilmektedir.2-dava konusu fatura detayı incelendiğinde; ilk endeks değeri 59.015,68 kwh, son endeks değeri 61.383,31 kwh, sayaç çarpanı 1, fark endeks (faturaya esas tüketim) 2.367,63 kwh olması gerekirken, faturaya esas tüketim miktarının 7.461,93 kwh olarak alındığı, sözleşme kapsamında hesaplanan enerji birim bedelinin ise 3,870394TL/kwh olması gerekirken, faturaya esas enerji birim bedelinin 2,8345TL/kwh olarak alındığı, faturadaki tüketim miktarı (kwh) ile enerji birim bedeli (tl/kwh) farklılıkları dolayısıyla 13.857,03TL olması gereken fatura tutarının davacı tarafından 33.496,01TL olarak hatalı hesaplandığı, davacının düzenlediği faturanın tarafımca ve sözleşme hükümleri gereği hesaplanan fatura tutarından 19.638,98TL fazla olduğu tespit edilmiştir.3-elektrik abonelik sözleşmesinin "5-mali hükümler" başlıklı 5.5 maddesi "5.5. faturada belirtilen son ödeme tarihinden sonra yapılan ödemeler için cerean tarafından günlük bazda ve faturalarda belirtilen oranda gecikmeli gün sayısı kadar gecikme faizi uygulanır. uygulamadaki güncel gecikme faizi oranları abone'ye gönderilen faturalarda bildirilir." hükmü gereği faturada belirtilen %5 (aylık) gecikme faizi oranına göre gecikme faizi hesabı yapılmıştır. 4-sayın mahkemenin takdirinin takibin devam etmesi yönünde olması durumunda, tarafımca yapılan hesaplamalar doğrultusunda asıl alacak + faiz ve faiz kdv'si olmak üzere 17.917,60TL üzerinden takibin devam etmesi gerektiği teknik olarak değerlendirilmektedir. şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 13/08/2025 tarihli ek raporda özetle; " Davacının 03/02/2023 tarihli, 33.496,01TL tutarlı fatura hesabı sözleşmeye, ... tarifelerine ve ... verilerine uygundur. Endeks verileri ve tüketim miktarı doğru belirlenmiştir. Asıl alacak yönünden ek rapordaki teknik tespitler korunmuş ve Davacının fatura hesabı ve takip talebindeki hesaplarında herhangi bir hata mevcut değildir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan kök ve ek rapordaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler mahkememize ait olmakla; yapılan teknik tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davalının sözleşmesinde yer alan birim bedellerin değişmesinin sözleşme kapsamında uygun olduğu, sözleşme hükümlerine göre yapılan bilirkişi raporunda dava konusu fatura detayı incelendiğinde; ilk endeks değeri 59.015,68 kWh, son endeks değeri 61.383,31 kWh, Sayaç çarpanı 1, fark endeks (faturaya esas tüketim) 2.367,63 kWh olması gerekirken, faturaya esas tüketim miktarının 7.461,93 kWh olarak alındığı, sözleşme kapsamında hesaplanan enerji birim bedelinin ise 3,870394TL/kWh olması gerekirken, faturaya esas enerji birim bedelinin 2,8345TL/kWh olarak alındığı, faturadaki tüketim miktarı (kWh) ile enerji birim bedeli (TL/kWh) farklılıkları dolayısıyla 13.857,03TL olması gereken fatura tutarının Davacı tarafından 33.496,01TL olarak hatalı hesaplandığı, davacının düzenlediği faturanın sözleşme hükümleri gereği hesaplanan fatura tutarından 19.638,98TL fazla olduğunun tespit edildiği, davalının fatura nedeniyle gerçek borcunun 13.857,03TL olduğu, sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca faturada belirtilen %5 gecikme faiz oranına ve gerçek fatura değerine göre 3.441,16TL faiz hesabının bulunduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu takip talebinin incelenmesinde faizin KDV'sine yönelik bir talep bulunmadığından raporda buna ilişkin yer alan hesaplamalar hükümde değerlendirilmemiştir.
Taraf itirazları gereği alınan ek raporun incelenmesinde; enerji birim fiyatı ve kWh hesabına yönelik bir değişikliğin olmadığı, davacının faturada uyguladığı EPDK birim fiyatının sözleşme ile hesaplanması gereken birim fiyatın altında olduğu ve davalı lehine olduğu, bu halde kök raporda yer alan hesaplamalarda uygulanan sözleşme birim fiyatı 3,870394TL yerine, sözleşmede EPDK fiyatlandırmasının uygulanmasına dair hüküm gereği 2,834458TL üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin bildirildiği, ayrıca ilk endeks okuma tarihinin faturada yazan tarih olması halinde fatura bedelinin 10.818,11TL ve 2.868,50TL faiz üzerinden olması gerektiği ancak davacının rapora itiraz dilekçesinde belirttiği 16/12/2022 olması halinde fatura değerinin geçerli olduğu, buna ilişkin somut veriler ile önceki okuma tarihlerinin dosyada mevcut olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Rapordan sonra dosyaya kazandırılan fatura öncesi döneme ait faturalar üzerinde yeniden yapılan inceleme sonucunda dava konusu faturanın ilk endeks okumasının 16/12/2022 tarihinde ve son endeks okumasının 31/01/2023 tarihinde yapıldığı, buna göre ve EPDK ücretlendirmesine göre dava konusu faturada hata bulunmadığının tespit edildiği görülmekle tüm dosya kapsamı ve davalıya ait önceki tarihli faturalar ile tespit edildiği üzere okuma tarih ve tüketim kayıtlarının geçerli olduğu, davalının lehine olan EPDK ücretlendirmelerine uygun olarak hesaplamaların yapıldığı anlaşılan faturaya dayalı takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, takipte faizin KDV'si yer almadığından davalının bilirkişi raporunda buna ilişkin itirazlarına itibar edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; Davalının, dava konusu Merkezi Takip Sisteminin ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar ile DEVAMINA,
2-Hükmolunan 41.814,19TL asıl alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 8.362,83TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken 2.586,32TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.586,47-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR YAZILMASINA,
-Davacının ilk dava açarken yatırdığı 269,85-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden başvuru harcı 269,85-TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 5.168,75TL olmak üzere toplam; 5.438,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA,
7-HMK 120. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17.10.2025
Katip
¸
Hakim
¸