T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/705
KARAR NO : 2025/604
DAVA :Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Temlik eden ... T.A.Ş. ile dava-dışı ...TİC. LTD. ŞTİ. arasında 18/09/2012 ve 09/07/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmede davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatına haiz olduğunu, dava dışı şirketin kredi sözleşmesinden kaynaklı borcunu yerine getirmemesinden dolayı kredi borcu kat edilerek , ... 9. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasından davalı-borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı - borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça müvekkil aleyhine 2016 yılında başlatılan ... 9 İcra Müdürlüğü ... E sayılı icra dosyasında talep edilen alacakta müvekkilin borçlu sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin iş bu sözleşmenin tarafı dahi olmayıp müvekkil ile ilgisi bulunmayan bir borç ile haksız ve mesnetsiz olarak ilişkilendirilmeye çalışıldığını, bu nedenle talep edilen mevcut borcun dayanağının 2014 yılında yapılan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan krediler olması nedeni ile müvekkilin ne borçlu ne de kefil sıfatı ile imzası olamayan sözleşmeden kaynaklı bir sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkilim icra dosyasında asıl borçlu olan ... Ltd. Şt’nde hissedar olduğu dönemde alacaklı banka ile 2012 yılı Eylül ayında imzalanan bir genel kredi sözleşmesine kefil olmuş, ancak bir süre sonra eşinin işleri nedeni ile ...'da yaşama zarureti doğduğundan hem şirket ile bağlarını koparmak hem de şirket işlerinin yavaş yavaş diğer hissedarların yönetim zafiyetleri nedeni ile kötüye gittiğini anlaması nedeni ile .. 22 Noterliği... tarih ve ... yev no.lu hisse devir sözleşmesi ile borçlu ...Ltd. Şt’nde ki hisselerini ...'a devir ettiğini, müvekkil, Hisse devri yaptığı 2014 yılı haziran ayında alacaklı banka ile görüşmüş ve şirket hisselerini devrettiğini ve iş bu devir kararının da Ticaret sicilde tescil ve ilan edildiğini sorumlulukları nedeni ile bankaya bildirimde bulunulduğunu ayrıca kefillikten vazgeçtiğini önce sözlü olarak yetkililere bildirdiğini, bunun üzerine alacaklı taraf banka, müvekkilin artık Türkiye de yaşamayacağının ve hisselerinin devredildiği bildirimi üzerine dosyada asıl borçlu şirket ile 09/07/2014 tarihinde 750.000,00 TL bedelli yeni bir genel kredi sözleşmesi imzaladığını, iş bu yeni yapılan genel kredi sözleşmesini de ... yeniden kefil olarak imzaladığını, müvekkilim önce şifahi olarak bildirmiş olduğu kefillikten dönme beyanını ayrıca yazılı olarak da ...tarihinde .... 22 Noterliği ... Yev no.lu ihtarname keşide ederek kefil sorumluluğunun kalmadığını, e hisse devir yaptığını davacı bankaya bildirdiğini, davacı bankaya kefillikten dönme beyanı ulaştığı esnada müvekkilin bankaya halihazırda doğmuş bir borcu bulunmadığını, Müvekkilin asıl alacaklı şirket hisselerini devrinin ardından daha sonraki tarihlerde, alacaklı banka ile
çalışmaya devam ettiği anlaşılan asıl borçlu şirket ...Şt ile ... banka ile yeniden yapılan ve limiti 3 katına çıkan yeni bir genel kredi sözleşmesi imzaladığını, müvekkilimin, banka ile asıl alacaklı şirket arasında 09/07/2014 tarihinde 750.000,00 TL bedelle akdedilen iş bu ikinci genel kredi sözleşmesinde kefil veya borçlu sıfatı ile imzası yoktur. Alacaklı tarafça müvekkilin kefaletten vazgeçtiği tarihten sonra kullandırılan krediler iş bu ikinci genel kredi sözleşmesine dayanarak verilmiş olup müvekkili taraf olmadığı sözleşmeye dayanak borçlardan sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki müvekkilin kefillikten vazgeçme beyanının ihtar edildiği dönemde, asıl borçlunun alacaklı tarafa da borcu bulunmadığını, icra takibinde, davacı alacaklı tarafından müvekkilin kefillikten vazgeçtiğine dair ihtarname keşide ettikten sonraki tarihlerde yapılan ikinci genel kredi sözleşmesine istinaden verilen kredilere ilişkin alacaklar talep edilmiş olup, müvekkilin bu kredilere kefil olmadığı hatta sözleşmeye taraf dahi olmadığının açık olduğunu, borcun dayanağı belgelerdeki sözleşme ve borç tarihleri dikkate alınmadan 2014 yılında imzalnan müvekkilin kefaletinin bulunmadığı ikinci Genel kredi sözleşmesinden sonra doğmuş ve halihazırda muaccel olmamış borçlar için müvekkilin kefalet sorumluluğu mesnetsiz olarak genişletilerek aleyhine iş bu dava ikame edildiğini, kaldı ki icra takibi yapıldığı anda henüz dosya borcu dahi muaccel olmadığını, alacaklı banka tarafından teminatta olan çeklerin de tahsil günü beklenmeden krediler için haksız ve usulsüz olarak icra takibine başlandığını, asıl borç tutarı bu meblağda olmadığını, Dolayısı ile Müvekkilim tarafından davacı bankaya keşide edilen ... tarih ... 22Noterliği ... Yev no.lu ihtarnamesi ile henüz doğmamış olan borcundan tek taraflı irade beyanı ile dönme hakkını kullandığını, kaldı ki davacı tarafından yapılan icra takibinde müvekkilimin dönme iradesinden sonraki tarihlerde yeni bir teminat alarak 09/07/2014 tarihli 750.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalamış ve icra takibinde de bu sözleşmeden kaynaklanan kredilerden doğan borcun talep edildiği görülmekte olduğunu, davalı tarafin temlik aldığı alacak dosyasının temlik veren banka tarafından artık geçerli olmayan ve BDDK kuralları gereği kredi sisteminden çıkarılması gereken 2012 tarihli müvekkilin kefil olduğu eski bir sözleşmeyi liği görülmektedir. Oysa banka tarafından müvekkilin iş bu sözleşmeden dönmesi ile yeni ve eskisinin ti olan yeni bir genel kredi sözleşmesi yapmış ve yeni bir kefil alınmıştır. Temlik veren ... A.Ş tarafından müvekkilin kefil olduğu 2012 tarihli sözleşmeye dayalı kullandırılan kredilerden kaynaklı bir borç bulunmadığı gibi takibe konu alacak da 2014 yılında yeni yapılan 750.000.TL bedelli yeni bir kredi sözleşmesinden doğmaktadır. Buna rağmen ... A:Ş tarafından 2016 yılında müvekkilime hesap kat ihtarnamesi dahi yollanmadan tarafı olmadığı sözleşmeden doğan borç talep edilmiş ve dosyaya mesnetsiz olarak borçlu sıfatı ile eklenmiştir. O tarihte gerek İhtiyati Haciz kararına gerekse de icra dosyasına yapılan itirazlar nedeni ile hacizler kaldırılmış ise de geçen zamanda bu kez var hukuken olmayan dayanaksız bir alacak ... A.Ş tarafından devir ve temlik edilmiştir. İş bu temlik işlemi de hukuken geçerli olamayan bir alacağa dayanmakla geçersiz olup bu yönü ile de da temlik verenin tüm haklarına halef olmakla davalı tarafın alacaklı sıfatına da itirazları bulunduğunu belirterek ; haksız mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, yazı cevabı içerikleri, BA ve BS formları, ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Uyuşmazlık ise; davacı - alacaklının, davalı - borçludan icra takip dosyası kapsamında alacak talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve ayrıca taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla konuda bankacı bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilirkişi ...tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davacı bankanın takibe konu alacaklarından 7 adet krediyi İSKONTO kredisi oluşturmaktadır.İhtarnamede ve takip talebinde İskonto kredilerinden bahsedilmediğinden
Talep yazısında kredilerin ekstreleri talep edilmiş ve yukarıda sunulan tablolar sunulmuştur. Bir tek ARTI PARA KREDİSİ hesap ekstresi sunulmuş DBS KREDİSİNİN de detayları sunulmamıştır.
İskonto kredisinin dayanaği olan kiymetli evraklarin (çek senet poliçe) ödenmemesi veya karşilksiz kalmasi halinde kiymetli evrak üzerinde yazili ödeme tarihinden itibaren akdi veya temerrüt faizi talep edilebilecektir.bu itibarla dosyaya çek veya senetlerin arkalı önlü fotokopilerinin ve açılış tarihi itibarı ile hesap ekstrelerinin sunulması gerekmektedir
.Davalı cevap dilekçesinde,” ... 22 Noterliği ...tarih ve ... yev no.lu hisse devir sözleşmesi ile borçlu ... Şt’nde ki hisselerini...'a devir etmiştir. Müvekkil, Hisse devri yaptığı 2014 yılı haziran ayında alacaklı banka ile görüşmüş ve şirket
hisselerini devrettiğini ve iş bu devir kararının da Ticaret sicilde tescil ve ilan edildiğini , sorumlulukları nedeni ile bankaya bildirimde bulunulduğunu ayrıca kefillikten vazgeçtiğini önce sözlü olarak yetkililere bildirmiştir. Bunun üzerine alacaklı taraf banka, müvekkilin artık Türkiye de yaşamayacağının ve hisselerinin devredildiği bildirimi üzerine dosyada asıl borçlu şirket ile 09/07/2014 tarihinde 750.000,00 TL bedelli yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalamıştır. İş bu yeni yapılan genel kredi sözleşmesini de ... yeniden kefil olarak imzalamıştır (Dosyaya alacaklı tarafça sunulmuştur).” Beyanda bulunduğu, DBS Kredisine konu alacağının davalı tarafından keşide edilen ihtarnameden sonra oluşup
oluşmadığının somut belgelerle ispatlanması gerektiği, Diğer kredilerin davacının imzasının bulunmadığı 09/07/2014 tarihli sözleşmeden sonra kullandırıldığı yukarıda sunulan ilk tablodan tespit edilmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere temlik sözleşmesi içeriği bankacı gözüyle tetkik edildiğinde borç nakli içermediği anlaşıldığından zaten ödemede bulunamayacağı gözetildiğinde davacı şirketin gayri nakdi çek depo talebinde bulunulmasının hukuki bir yararının da bulunmayacağı ...şeklinde tespitler yapılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davacının 21/09/2012 tarihli sözleşmeye 250.000TL limit ile kefil olduğu, bu kefaletinin mevzuat hükümlerine göre geçerli olduğu, daha sonra ... 22. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı 04/08/2014 tebliğ tarihli ihtarnamesi ile kefillikten çekilme iradesinin dava dışı Banka'ya iletildiği, Banka tarafından 09/07/2014 tarihinde dava dışı asıl borçlu ile yeniden bir genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmede davalının kefaletinin bulunmadığı görülmüştür.
Bilirkişi tarafından yapılan incelemede bir kısım eksik belgeler talep edilmekle davacı vekiline bu hususta tebligat çıkartıldığı, davacı tarafından belgelerin Banka'dan talep edilmesine yönelik verilen beyan gereği dava dışı temlik eden Banka'ya yazılan müzekkere cevabı ile bir kısım evrakların temin edildiği görülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler uyarınca aldırılan 21/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacının kefaletinin bulunduğu kredinin DBS kredisi olduğu, bu krediye ilişkin kayıtların dosyada mevcut olmadığı, buna ilişkin talep edilen alacağın ihtarnameden önce oluşup oluşmadığının tespit edilemediği, yine takibe konu edilen alacaklardan 7 tanesinin iskonto kredisinden kaynaklandığı ve kredinin uygulanma şartlarından olan dayanak kıymetli evrakların dosya kapsamına sunulmadığından bu talepler yönünden de inceleme yapılmasının mümkün olmadığının tespit edildiği, davacı temlik alan şirketin çek depo bedellerine ilişkin gayrinakdi alacağa ilişin temlik hakkının bulunmadığı ve sözleşmede bu hususa yönelik açık ifadenin de bulunmadığının rapor edildiği görülmüştür.
Davacı vekilince ve davacı dışı temlik eden Banka tarafından dosya kapsamına ve rapora itiraz dilekçesi ile birlikte alacağın varlığına dair somut delillerin dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Buna göre; davacıya kat ihtarnamesinin gönderilmediği, takibe konu ihtarnamede yer alan alacak kalemlerinin hangi kredilerden kaynaklandığının ve davalının imzası bulunan 2012 tarihli sözleşme nedeniyle ve davalının kefalet tarihinde doğmuş olup sorumluluğunda olduğu iddia edilen borç miktarına ilişkin tespit ve hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, yine davacının gayrinakdi alacak yönünden temlik yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle bu alacak yönünden de talep hakkının olmadığı, iddia eden davacının iddiasını ispata yarar somut ve yazılı delilin dosya kapsamına sunulmamış olması karşısında ispat olunamayan davasının reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Dava harçsız açılmış olmakla; alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 46.684,37-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA,
6-HMK 120. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 341/1. ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.03.10.2025
Katip
e-imzalıdır .
Hakim
e-imzalıdır .