T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/710
KARAR NO : 2025/555
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2014
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 03/09/2012 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeyi 2 yıl süreyle devam ettikten sonra müvekkilinin fiyat anlaşmazlığı nedeniyle karşılıklı olarak fesih edildiğini sözleşme sonrası enerji dengesizliği adı altında bir faturanın müvekkiline gönderildiğini itirazların olmasına rağmen bankanın otomatik olarak borcu ödediğini, 2012 yılında enerji dengesizliği konusunda zarar doğmadığını müvekkiline dengesizlik ihbarı ve fatura çıkarılmadığını 2013 ve 2014 yıllarında davalı yanın tanımladığı tüketim husuların da farkların bulunmadığını belirtildiğini sözleşmenin fes edildiği anda yaşanan sorunun davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, haklı davanın kabulü ile taraflarınca haksız olarak tahsil edilen 23.523,23 TL'nin tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte taraflarına ödenmesine, yargılama harç ve masrafları ile davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu faturaya yasal süresi geçtikten sonra itiraz ettiğini, itiraz etmesine rağmen fatura bedelinin tümünü ödediğinden bu nedenle faturayı kabul etmiş sayıldığını, davacının iadesini talep ettiği bedelin mevzuatta tanımı ve uygulaması yer alan idarenin elektrik arz - talebi arasındaki dengesizlik nedeniyle müvekkilinin elektrik satış şirketlerine tahakkuk ettirdiği bir maliyet olup bu maliyetin önlenmesi amacıyla taraflar arasındaki sözleşme ile davacıya elektrik talebinde oluşabilecek +/- % 10 ve üzeri oranındaki değişiklikleri müvekkiline bildirim yükümlülüğü getirildiğinden bu bildirim yapılmadığı taktirde idarenin tahakkuk ettirdiği enerji dengesizliği bedelinden davacının sorumlu olduğunu davacının sözleşmenin 9.8 maddesinin fiilen uygulanmasının imkansız olduğunu davacının iddiasının tamamen dayanaksız olduğundan davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava konusu uyuşmazlık, Taraflar arasında imzalanan 03/09/2012 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi ve ek protokoller kapsamında enerji dengesizliği adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizin, ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucu; "...Talep, Taraflar arasında imzalanan 03/09/2012 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi ve ek protokoller kapsamında enerji dengesizliği adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkin bulunmaktadır. Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve ayrıca iki yıllık süre sonunda sözleşmenin 4 maddesi kapsamında taraflarca akdi ilişkinin sona erdirildiği hususları uyuşmazlık dışıdır. Davalı tarafça tanzim olunan 30/09/2014 tarihli e-faturanın, bu niteliği itibariyle ve düzenlendiği tarihte borçluya tebliğ edildiği, ancak davacı yanın 13/10/2014 tarihli ihtarnameyle ve süresinden sonra faturaya itiraz ettiği ve keza fatura bedelinin de davalı yana ödenmiş olduğu görülmektedir. 4562 sayılı ... Kanunu 5 maddesinde; ..., müteşebbis heyetin başvurusu üzerine bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri de yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu ifade edilmiş olup, davacı tacirin itiraz ettiği enerji dengesizliği enerji açığı veya fazlasını; elektrik enerjisi arz ve talebi arasındaki dengesizliği ifade etmekte olup, arz ve talep dengesini sağlamak yükümlülüğü lisans sahipleri-elektrik satış şirketleri üzerinde bulunmaktadır. Buna göre dengesizlik halinde oluşan maliyette bu şirketler üzerinde bulunmaktadır. Ancak bu dengenin sağlanması davacı gibi yüksek miktarda elektrik tüketen kişilerin tüketecekleri elektrik miktarındaki değişikliklerin öngörülebilir olması halinde mümkün bulunmaktadır. Buna göre de taraflar arasında yapılan sözleşmenin 9.1.8 maddesinde (aylık yük çekiş miktarı 1000 MWh'nin üzerinde olan tüketicilerin yük çekiş ihtarındaki oluşabilecek +/- %10 ve üzeri değişimleri tedarikçiye en az 2 hafta öncesinden yazılı olarak bildirmekle yükümlü oldukları, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde tüketicinin bu nedenle tedarikçinin uğrayacağı tüm zararları üstlenmeyi kabul ettiği) hüküm altına alınmıştır. Bu noktada bilirkişi kurulu raporunda Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin 88.3 maddesi ile sözleşmenin 9.1.5 maddesine atıfla değerlendirme yapılmış olmakla birlikte dava konusu olayda günlük tüketim tahminini düzenleyen 9.1.5 maddenin değil, aylık yük çekiş miktarındaki +/-%10 değişikliklere ilişkin 9.1.8 maddenin uygulanması gerektiği, davalı tarafça da bu hüküm doğrultusunda tahakkuk yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle bilirkişi kurulunun 9.1.5 maddesinde yer alan tüketim tahminlerinin yazılı olarak istenmesi gerektiğine ilişkin yükümlülüğün, olaya uygulanması gereken 9.1.8 maddesi hükmüne nazaran dava konusu talep bakımından dikkate alınması mümkün olmayıp anılan 9.1.8 maddesinde yazılı talepte bulunma şartı da söz konusu değildir. Kaldı ki bilirkişi kurulunca dayanılan 9.1.5 madde günlük tüketim tahminlerine ilişkin olup, dava konusu olay yük çekiş miktarındaki artışa ilişkin bulunmaktadır. Açıklanan bu sebeple aylık yük çekiş miktarındaki artış / azalış halinde ve sözleşmenin 9.1.8 maddesi gereğince davacıya 2 hafta önceden bildirim yükümlülüğü getirilmiş olmakla ve davalı yana bu yönde yazılı talepte bulunma bakımından ayrıca verilmiş bir yükümlülük de söz konusu olmamakla davacı talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış, açıklanan tüm bu sebeplerle yerinde görülmeyen davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen, 08/05/2018 tarih ve... Esas-... Karar sayılı kararın davacı yanca İstinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen BAM 3. H.D.... Esas-... Karar ve 08/12/2020 tarihli ilamı ile; "...Dosyadaki bilgi ve belgelere göre taraflar arasında imzalanan 03/09/2012 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesinin, iki yıllık süre sonunda sözleşmenin 4. maddesi kapsamında taraflarca akdi ilişkinin sona erdirildiği, davalı tarafça tanzim olunan 30/09/2014 tarihli e-faturanın, davalıya tebliğ edildiği, davacı yanın 13/10/2014 tarihli ihtarnameyle faturaya itiraz ettiği , fatura bedelinin davalıya ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü yönünden ,öncelikle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na dayanılarak çıkarılan 14 Nisan 2009 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'ne göre düzenlenen sözleşmenin ilgili hükümlerinin incelenmesi gereklidir.
Taraflar arasında düzenlenen Elektrik Satış Sözleşmesi'nin "tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı " 9 maddesinin ,
9.5.1 maddesi hükmü "tüketici günlük tüketim tahminlerini tedarikçinin yazılı talebi doğrultusunda ,günlük/aylık/yıllık olarak bildirimekle yükümlüdür"düzenlemesi ,
9.8.1 maddesi :aylık yük çekiş miktarı 1000 mwh üzerinde olan tüketicilerin,yük çekiş miktarında oluşabilecek +-%10 değişimleri tedarikçiye en az 2 hafta öncesinden yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde tüketici bu nedenle tedarikçinin uğrayacağı tüm zararları üstlenmeyi kabul eder.
Tüketici, tedarikçinin bu sebeple ödemek zorunda kalacağı her türlü bedeli ,talep üzerine en geç 3 gün içerisinde tedarikçiye ödemekle yükümlüdür " şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Mahkemece, yargılamada bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi kurulunca raporda Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin 88.3 maddesi ile sözleşmenin 9.1.5 maddesine atıfla değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dava konusu olayda ise, davalı tarafça günlük tüketim tahminini düzenleyen 9.1.5 maddenin değil, aylık yük çekiş miktarındaki +/-%10 değişikliklere ilişkin 9.1.8 maddedeki düzenleme doğrultusunda tahakkuk yapıldığı görülmektedir.
Yukarıdaki incelenen sözleşme hükümlerine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibarıyla , uygulanacak hüküm mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, sözleşmenin 9.8.1 maddesindeki düzenlemedir. Buna göre, aylık yük çekiş miktarındaki artış / azalış halinde ve sözleşmenin 9.1.8 maddesi gereğince davacıya 2 hafta önceden bildirim yükümlülüğü getirilmiş olup, davalı yönünden ise yazılı talepte bulunma yükümlüğü öngörülmediği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, istinaf konu davada sözleşmenin aynı maddesinde düzenlendiği üzere, "bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde tüketici bu nedenle tedarikçinin uğrayacağı tüm zararları üstlenmeyi kabul eder. Tüketici, tedarikçinin bu sebeple ödemek zorunda kalacağı her türlü bedeli ,talep üzerine en geç 3 gün içerisinde tedarikçiye ödemekle yükümlüdür" şeklindeki müeyyide ve düzenleme yönünden, davalı tarafça uğradığı zarar veya ödemek zorunda kaldığı her türlü bedel yönünden somutlaştırma yapılmadığı gibi,mahkemece de bu yönde araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu eksiklik HMK 353/1-a-6. maddesine aykırılık oluşturmakla, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda açıklandığı üzere yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce istinaf mahkemesi ilamına göre eksik hususlar giderilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak yapılan yargılama sonunda, ...esas ve ... karar sayılı 10/10/2022 tarihli kararı ile "Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, taraflar arasında imzalanan 03/09/2012 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi ve ek protokoller kapsamında enerji dengesizliği adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkin olduğu, mahkememizce davanın reddi yönünde verilen kararın İstanbul BAM 3.H.D.'nin 08/12/2020 tarih ve ... Esas-...sayılı kaldırma kararı ile kaldırıldığı, BAM kaldırma kararı sonrası, Kaldırma Kararı kapsamında ara kararlar kurulduğu, taraflarca beyan dilekçeleri ve ekli belgeler sunulduğu, akabinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği ve bilirkişi heyeti tarafından da az yukarıda ayrıntılı özeti verilen 11/04/2022 tarihli kök ve 29/06/2022 tanzim tarihli ek raporların tanzim edilerek mahkememize ibraz edildiği; raporlarda bilirkişi heyeti tarafından İstinaf kaldırma kararı sonrası alınan kök ve ek raporlarda önceki görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik olmadığının bildirildiği ancak, Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas-...Karar sayılı kaldırma kararında uyuşmazlığın niteliği itibariyle uygulanacak hükmün, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi sözleşmenin 9.8.1 maddesi olduğunun belirtildiği, bu minvalde yapılan değerlendirmede de, madde hükmüne göre davalı yanın, Enerji dengesizliği adı altında, davacı yandan tahsil ettiği 23.523,23 TL'nin haksız olmadığı kanaatini doğrular nitelikte olduğunun açık ve net bir şekilde anlaşıldığının tespit edildiği, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, İstinaf kaldırma kararı sonrası dosyaya celp olunan kayıtlar, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme sonucu, davalı yanın dava konusu olan ve Enerji dengesizliği adı altında, davacı yandan tahsil ettiği 23.523,23 TL'nin haksız olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE," gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf talebi bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ...esas ve ... karar sayılı 24/10/2023 tarihli kararı ile "Dairemizin kaldırma kararında işaret edildiği üzere, davalı tarafça uğradığı zarar veya ödemek zorunda kaldığı her türlü bedel yönünden somutlaştırma yapılmadığı belirtilerek ,mahkemece bu yönde inceleme araştırma yapılması gerektiği açıklanmış,mahkemece bu yönden davalı taraftan açıklama yapmasının istenmesi üzerine ,davalı vekilince verilen 02/06/2021 tarihli dilekçede " Toptan Satış Şirketlerinin portföyünde bulunan serbest tüketiciler için ... a günlük olarak elektrik alış (ikili anlaşma + gün öncesi piyasası + gün içi piyasası) ve elektrik satış (portföyündeki tüm müşteriler için tahmin ettiği elektrik tüketim miktarı) bildirimi yapması gerekmektedir. ... her ay sonunda uzlaştırma hesabı yaparken bu alış ve satışların eşit olup olmadığına bakmakta, eşit olmaması durumunda ceza tutarı yansıtmaktadır. Bu ceza tutarına enerji dengesizlik tutarı (...) denilmektedir. Dengesizlik tutarının oluşumunu engellemek adına müvekkil şirket tüketicilerden günlük bir sonraki gün tüketecekleri enerji miktarı talep etmekte ve bu miktara uygun olarak piyasadan enerji alışı gerçekleştirilmektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmeye konulan 9.1.8. maddenin esası buna dayanmaktadır. Davacının, tüketim tahminlerini müvekkile bildirmemiş olmasının yanında tüketim ekstrelerinin (ya da dosyada mübrez faturalarının) incelenmesiyle tüketim miktarlarının ve tüketime dayalı taleplerinin değerleri bilirkişi marifetiyle incelendiğinde de müvekkil zararlarını ispat etmiş olacaktır. Fakat davacı şirket, sözleşmesinde tüketim miktarının paylaşılmasını belirten maddenin bulunmasına karşın tüketim miktarı paylaşımını gerçekleştirmemiş olup, şirketimiz bu sebeple dengesizlik cezaları ile karşı karşıya kalmıştır. Dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak bu ilgili tutarlar davacıya yansıtılmıştır." "(... tarafından müvekkil şirkete tahakkuk edilen dengesizlik faturası müvekkili şirketin aynı dönemdeki tüm portföyü için kesilmiş bir faturadır. Dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu işbu faturaların da incelenmesi ile haklılığımız bir kere daha ortaya konacaktır. )" şeklinde açıklama yapılmıştır.
Davacı tarafın beyanından anlaşıldığı üzere,davalı şirkete tahakkuk ettirilen dengesizlik faturasının ,o dönemdeki tüm portföy için kesildiği ,yani sadece davacı şirket ile ilgili bir ceza olmadığı beyan edilmesine rağmen,mahkemece tüm bedelin davacı ile ilgili olduğu kabul edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu sebeple , davacı vekilinin faturaya ilişkin beyanına rağmen dengesizlik cezasına ilişkin faturadaki miktarın ne kadarının davacı şirket ile ilgili olduğu yönünden yeniden oluşturulacak 3 kişilik elektrik müh. bilirkişiler ve mali müşavir bilirkişi vasıtası ile faturalar ve taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılıp,sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.
Bu sebeple davacı istinafının kabulü ile ,kararın HMk 353/1-a-6. Maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine," karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2023/710 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce istinaf mahkemesi kararına uygun şekilde bilirkişi heyeti oluşturularak, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce Elektrik Mühendisi bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi bilirkişi ..., SMMM bilirkişi ...'den oluşan heyetten alınan 16/10/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Mali Yönden Değerlendirme: Davacının İbraz Edilen Ticari Defterleri Üzerinden İnceleme Değerlendirme: Davacı taraf ticari defterlerini 14.10.2024 tarihinde kurum merkezinde ibraz ettiğini, ibraz edilen diğer ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görüldüğünü, davacının ibraz edilen ticari defterine göre taraflar arasında ticari faaliyet olduğu görülmekte olduğunu, davalı taraf davacıya fatura tanzim etmekte davacı taraf ise davalından aldığı fatura tutarlarını ödemekte olduğunu, davacının ibraz edilen ticari defterine göre dava tarihi itibariyle davalıdan 23.523,24.-TL fazla ödemeden kaynaklanan alacağı olduğu tespit edildiğini, Davalının İbraz Edilen Ticari Defterleri Üzerinden İnceleme Değerlendirme: Davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmiştir. ibraz edilen diğer ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görüldüğünü, davacının ibraz edilen ticari defterleri kendi lehine delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar mahkemeye ait olduğunu, Mali Yönden Genel Değerlendirme-Sonuç: Davalının ibraz edilen ticari defterine göre taraflar arasında ticari faaliyet olduğu görülmekte olduğunu, davalı taraf davacıya fatura tanzim etmekte davacı taraf ise davalından aldığı fatura tutarlarını ödemekte olduğunu, davalının ibraz edilen ticari defterine göre dava tarihi itibariyle davacıya borcu ve alacağı olmadığı tespit edildiğini, davacının ibraz edilen ticari defterine göre dava tarihi itibariyle davalıdan 23.523,24.-TL fazla ödemeden kaynaklanan alacağı olduğunu, davalının ibraz edilen ticari defterine göre dava tarihi itibariyle davacıya borcu ve alacağı olmadığı tespit edildiğini, öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturadan kaynaklandığı görülmekte olduğunu, 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.23,23.-TL tutar ) davacı tarafından kabul edilmemesi üzerine huzurdaki davanın esas konusu oluştuğunu, davacı taraf; davalı tarafından tanzim edilen tüm fatura tutularını ödediği açık olduğunu, yine bunun yanında davacı adına tanzim edilen 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada davacı tarafından davalı tarafa ödeme yapıldığı tespit edilmekte olduğunu, davacı taraf 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.23,23.-TL tutar ) için davalı tarafa 10.10.2014 tarih ... nolu ve 23.523,23.-TL tutarlı iade faturası tanzim ettiğini, 10.10.2014 tarih ... nolu ve 23.523,23.-TL tutarlı iade faturası davacı ticari defterlerinden mevcut olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmekte olduğunu, taraf ticari defterler arasındaki farkın nedeni 10.10.2014 tarih ... nolu ve 23.523,23.-TL tutarlı iade faturası davacı ticari defterlerinden mevcut olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmakta olduğunu, şu halde 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.23,23.-TL tutar ) davacı tarafından ödemesi yapıldığı da tespit edildiğini, dava dosyası ekinde davalı tarafından davacı tarafa ... ile ilgili 22.23,23.-TL tutar için ... 11. Noterliği ’nin ... tarih ve ... yevmiye no ‘lu ihtarname keşide edildiğini, davacı tarafından ise ... 26. Noterliği ’nin... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile karşı cevap verildiği görülmekte olduğunu, şu halde 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.23,23.-TL tutar ) neden tanzim edildiğinin somut olarak ortaya konulması gerekeceğini, davacı şirket tarafından kullanılan ve tüketim verilerinin kaydedildiği ... yazılımı üzerinden, davacı şirketin tüm verilerine ulaşmak için, davalı şirket tarafından ilgili yazılımın şifresinin eposta ile talep edildiği ve aynı şekilde, e-posta üzerinden, davacı şirket tarafından, davalı şirkete ilgili yazılımın kullanıcı adı ve şifresinin yazılı olarak sunulduğunu, ... sistemi-yazılımı, herhangi bir tüketim noktasındaki saatlik-günlük-aylık tüm tüketim verilerini ile tahmin için tüm gerekli verileri sistemden çekip gelecek projeksiyonu için analizlerini yapan bir yazılım olduğunu, davalı tedarik şirketi yetkilisinin davacı tüketici şirkete (...) eposta yazışmaları üzerinden, bu yazılımın kullanıcı adı ve şifresi talep edilmiş olduğu, bu talep üzerine, davacı şirket yetkilisi (... Md.) tarafından kullanıcı adı ve şifresinin yazılmış olduğu (“...”), Dolayısıyla, bu yazılım üzerinden, davalı şirket tarafından, davacı şirketin tüketim verilerine ulaşılmış olduğunu, söz konusu eposta yazışmalarında, 28 Eylül 2012 tarihinde saat 11:03’te yer alan epostada, davacı şirket yetkilisi (... hanım) tarafından, 1 Ekim 2012 tarihine ait tüketim verilerinin sunulduğunu, aynı gün içerisinde, saat 14.44’ta, davalı tedarik şirket yetkilisi (... bey) tarafından, söz konusu tüketim verilerinin yer aldığı .... yazılımına ait kullanıcı adı ve şifresinin istendiğini, bu talep üzerine, davacı şirket yetkilisi tarafından, saat 15.09’da davalı şirket yetkilisine kullanıcı adı ve şifresinin yazılmış olduğunu anlaşılmakta olduğunu, dolayısıyla, teknik olarak, davalı tedarikçi şirketi, tüm enerji tüketim verileri ve tüketimdeki değişimlerin tespit edildiği ... yazılımının tüm içeriğine, ilgili kullanıcı adı ve şifresi ile ulaşıldığından, “enerji dengesizliği” yönünden, yani, enerji tüketim tahminlerine ilişkin verilere ulaşma ve bunu bildirme bakımından, davacı şirketin sorumluluğu olduğu yönünde (teknik olarak) bir kanaate ulaşılamadığını, Dosyada yer alan bilirkişi raporlarında, söz konusu yazılımın ve bu yazılım kapsamında, tüketim tahminlerine ilişkin taraflar arasındaki yazışmaların (kullanıcı adı ve şifresinin, davalı şirket tarafından, davacı şirketten talep edildiği ve davacı şirketin bu bilgileri davalı şirkete e-posta üzerinden aktardığı ile ilgili önemli hususların) değerlendirilmediğini, bu kapsamda, tarafınca, ilgili raporların eksik değerlendirme ile düzenlendiğini, bununla birlikte, davalı şirketin, “enerji dengesizliği” konulu fatura kaleminin içeriğindeki bedelin, hangi veri-hangi formül ve hangi birim fiyatla hesaplandığının tarafımızca tespit edilemediğini, bu hesaplamanın açık ve şeffaf şekilde sunulması gerektiğini, ayrıca, BAM tarafından alınan kararda yer aldığı üzere, “…Davacı tarafın beyanından anlaşıldığı üzere, davalı şirkete tahakkuk ettirilen dengesizlik faturasının, o dönemdeki tüm portföy için kesildiği, yani sadece davacı şirket ile ilgili bir ceza olmadığı beyan edilmesine rağmen, mahkemece tüm bedelin davacı ile ilgili olduğu kabul edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu sebeple, davacı vekilinin faturaya ilişkin beyanına rağmen dengesizlik cezasına ilişkin faturadaki miktarın ne kadarının davacı şirket ile ilgili olduğu yönünden…” kapsamındaki karara göre, davalı tedarikçi şirketin, gerekli bilgi-belge ve hesaplamaları sunması gerektiği bildirilmiştir.
Davalı tarafça bir kısım belgeler sunulmuştur. Akabinde bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
Mahkememizce Elektrik Mühendisi bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi bilirkişi ... Elektrik Mühendisi bilirkişi ..., SMMM bilirkişi ...'den oluşan heyetten alınan 17/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök rapora yönelik davalı şirket vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde, heyetçe kök raporun sonuç ve kanaat bölümünde ihtiyaç duyulan verilerin ve veriler kapsamında gerçekleştirilen “dengesizlik maliyeti” ne ilişkin hesaplamaların detaylıca sunulduğunu, ilgili verilerde, “dengesizlik maliyeti” ne ilişkin davacı şirketin üretim verileri (3.896 MWh) ve bu verilerin ilgili dönem (Şubat 2014) PTF değerleri (174,413 TL/MWh) kullanılarak %3’lük oranı üzerinden işlem yapıldığını, söz konusu dengesizlik maliyetine ilişkin sunulan veriler kapsamında yapılan işlemin uygun olduğunu, diğer taraftan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 8.12.2020 tarihli, ... E. ve ... K. sayılı ilamında: “…Dava konusu olayda ise, davalı tarafça günlük tüketim tahminini düzenleyen 9.1.5 maddenin değil, aylık yük çekiş miktarındaki +/-%10 değişikliklere ilişkin 9.1.8 maddedeki düzenleme doğrultusunda tahakkuk yapıldığı görülmekte olduğunu, yukarıdaki incelenen sözleşme hükümlerine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibarıyla uygulanacak hüküm mahkemenin de kabulünde olduğu gibi sözleşmenin 9.1.8 maddesindeki düzenlemedir. Buna göre, aylık yük çekiş miktarındaki artış / azalış halinde ve sözleşmenin 9.1.8 maddesi gereğince davacıya 2 hafta önceden bildirim yükümlülüğü getirilmiş olup davalı yönünden ise yazılı talepte bulunma yükümlüğü öngörülmediği anlaşılmaktadır.” Kapsamındaki mahkeme ilamında, “…aylık yük çekiş miktarındaki artış / azalış halinde ve sözleşmenin 9.1.8 maddesi gereğince davacıya 2 hafta önceden bildirim yükümlülüğü getirilmiş olup davalı yönünden ise yazılı talepte bulunma yükümlüğü öngörülmediği…” anlaşılmakta olduğunu; ilgili ilam için, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin hukuki değerlendirme gerektirdiğinden, bu hususa ilişkin takdirin tamamen mahkemeye ait olduğunu, dolayısıyla, teknik olarak, “dengesizlik maliyeti” kapsamında davacı şirketin (davalı şirket tarafından sunulan bilgi-belge ve sayısal veriler çerçevesinde) talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
Taraflar arasında 03/09/2012 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesinin imzalanmış ve iki yıllık süre sonunda sözleşmenin 4. maddesi kapsamında taraflarca akdi ilişki sona erdirilmiştir.
Davacı tarafça, davalı tarafından kendisinden tahsil edilen 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.523,23.-TL) tutarın iadesi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü yönünden ,öncelikle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na dayanılarak çıkarılan 14 Nisan 2009 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'ne göre düzenlenen sözleşmenin ilgili hükümlerinin incelenmesi gereklidir.
Taraflar arasında düzenlenen Elektrik Satış Sözleşmesi'nin "tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı " 9 maddesinin ,
9.5.1 maddesi hükmü "tüketici günlük tüketim tahminlerini tedarikçinin yazılı talebi doğrultusunda ,günlük/aylık/yıllık olarak bildirimekle yükümlüdür"düzenlemesi ,
9.8.1 maddesi :aylık yük çekiş miktarı 1000 mwh üzerinde olan tüketicilerin,yük çekiş miktarında oluşabilecek +-%10 değişimleri tedarikçiye en az 2 hafta öncesinden yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde tüketici bu nedenle tedarikçinin uğrayacağı tüm zararları üstlenmeyi kabul eder.
Tüketici, tedarikçinin bu sebeple ödemek zorunda kalacağı her türlü bedeli ,talep üzerine en geç 3 gün içerisinde tedarikçiye ödemekle yükümlüdür " şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Son alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu da dikkate alındığında;
Tarafların ticari defter ve kayıtları usulüne uygun tutulduğu, davacının ibraz edilen ticari defterine göre dava tarihi itibariyle davalıdan 23.523,24.-TL fazla ödemeden kaynaklanan alacağı olduğu, davalının ibraz edilen ticari defterine göre, dava tarihi itibariyle davacıya borcu veya davacıdan alacağı olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.523,23.-TL tutar ) davacı tarafından kabul edilmemesinin iş bu davanın konusunu oluşturduğu, davacı tarafça, davalı tarafından tanzim edilen tüm fatura tutularının dava konusu fatura da dahil olmak üzere ödediğinin açık olduğu, davacı tarafça 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.523,23.-TL tutar ) için davalı tarafa 10.10.2014 tarih ... nolu ve 23.523,23.-TL tutarlı iade faturasının tanzim edildiği, 10.10.2014 tarih ... nolu ve 23.523,23.-TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde mevcut olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraf ticari defterleri arasındaki farkın 10.10.2014 tarih ... nolu ve 23.523,23.-TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde mevcut olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmakta olduğu, şu halde 30.09.2014 tarih ... nolu ve 4.820.964,36.-TL tutarlı faturada içeriğinde Enerji Dengesizliği açıklaması ile 19.934,94+ kdv ( KDV dahil 22.523,23.-TL tutar ) davacı tarafından ödemesinin yapılmış olduğu; “dengesizlik maliyeti” ne ilişkin davacı şirketin üretim verileri (3.896 MWh) ve bu verilerin ilgili dönem (Şubat 2014) PTF değerleri (174,413 TL/MWh) kullanılarak %3’lük oranı üzerinden işlem yapıldığı, söz konusu dengesizlik maliyetine ilişkin sunulan veriler kapsamında yapılan işlemin uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki incelenen sözleşme hükümlerine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibarıyla, uygulanacak hüküm, sözleşmenin 9.8.1 maddesindeki düzenlemedir. Buna göre, aylık yük çekiş miktarındaki artış / azalış halinde ve sözleşmenin 9.1.8 maddesi gereğince davacıya 2 hafta önceden bildirim yükümlülüğü getirilmiş olup, davalı yönünden ise yazılı talepte bulunma yükümlüğü öngörülmemiştir. Son alınan bilirkişi heyeti ek raporuna göre, davalı tarafça, "dengesizlik maliyeti” ne ilişkin davacı şirketin üretim verileri (3.896 MWh) ve bu verilerin ilgili dönem (Şubat 2014) PTF değerleri (174,413 TL/MWh) kullanılarak %3’lük oranı üzerinden işlem yapıldığı, söz konusu dengesizlik maliyetine ilişkin sunulan veriler kapsamında yapılan işlemin uygun olduğu, bu nedenlerle “dengesizlik maliyeti” kapsamında davacı şirketin talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kısa kararda, dosyamızda tek davacı olmasına rağmen, birden çok davacı varmış gibi, sehven "Davacı taraflarca açılan açılan davanın REDDİNE," şeklinde maddi hata yapılmış ise de, bu husus gerekçeli karar yazımında düzeltilmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 401,75-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 213,65-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 1.500,00-TL bilirkişi ücretinin, davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 23.523,23-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır