T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/717 Esas
KARAR NO:2024/620
DAVA:5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ:23/10/2023
KARAR TARİHİ:10/09/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 10/07/2021 - 10/07/2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 10/07/2021 tarihli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığını, protokol kapsamında davalı şirket personelinin, maaş ve diğer ödemelerinin müvekkili banka aracılığıyla yapılması hususunda mutabık kalındığını, protokolün promosyon ödemelerine ilişkin 20. Maddesi gereği banka tarafından tüm ödeme yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, ancak 11/04/2022 tarihi itibarı ile aracılığın son bulduğunu, bu tarihten sonra davalının davalının maaş ödemelerini müvekkil bankadan gerçekleştirmediğini, 10/07/2021 tarihli "Özel Promosyon Ödemeli - Maaş Ödeme Protokolü" ihlal edildiğini ve protokolde hükme bağlanan yükümlülüklerin de yerine getirilmediğini, karşı tarafın protokolün 22. maddesi uyarınca müvekkil bankaya, müvekkili tarafından ödenmiş olan toplam promosyon tutarının tamamından oluşan tazminatı, cezai şart olarak ödemesinin gerektiğini beyanla 61.480 TL tutarındaki cezai şartın protokolün ihlali tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı tahsiline, davalı ... Yapı... Ltd. Şti. Arabuluculuk süreci katılmamış olduğundan, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-11 hükmü uyarınca yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin işbu dava konusu maaş ödemelerinin yapıldığı personellerinin istihdam edildiği proje müvekkili şirketin elinde olmayan sebeplerle ... ... A.ş. tarafından sonlandırıldığından işbu davaya konu protokolün imkansızlık sebebi ile yerine getirilemediğini, borcun imkansızlaşması ile TBK-182. maddesi uyarınca halihazırda şartları oluşmayan cezayi şartın ifasının talep edilemez hale geldiğini, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu dava; müvekkili şirketin işveren şirketten alt işveren sıfatıyla devralıp ifa yükümlülüğü altına girdiği “... İnşaat ve Montaj İşleri ve ... ve ... İnşaat ve Montaj İşleri'in yine İşveren Şirket'in “Fesih” yoluna başvurmasıyla sonlandırıldığını, halihazırda Proje/İş'in görüldüğü ... şantiyesi'na müvekkil şirket'in işbu dava konusu banka maaş ödemelerinin yapıldığı personellerin alınmaması sebebi ile gerek bazı işçilerin istifa ederek çalışmayı bıraktığını, bazı işçilerin ise işveren şirket tarafından personellerin giriş kartı saha alanına giriş yapamaması sebebi ile iş göremediğini, belirtilen banka maaş ödemesi yapılan personeller'in istihdam edilen proje/iş'in ve buna ilişkin sözleşmenin işveren tarafından feshi 08.04.2022 tarihinde yapıldığını, bu tarih sonrasında müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı sebeple protokol konusunda açıkça belirtilen müvekkili şirketin edimi olan kurum personeli'nin ödemelerinin davacı banka vasıtasıyla yapılması borcunun imkansızlaştığını, işbu fesih öncesinde müvekkili şirket protokol bünyesinde başta esaslı husus olan sözleşmenin 7. maddesi olmak üzere tüm hükümlere riayet ettiğini, bu durum karşılığında da davacı tarafından gerekli ödemeler müvekkili şirkete yapıldığını, bu durumun davacı tarafından da dava dilekçesinde bizzat ikrar edildiğini, huzurdaki davanın taraflar arasında akdedilen Protokol'ün 22. Maddesinde belirlenen ve ilgili sözleşme maddesinde şartları açıkça belirtilen Cezai Şart'ın hukuki dayanaklarının vuku bulmamış olması sebebiyle reddine, herhalükarda müvekkili şirket'in ifa imkansızlığı ve protokol ile üstlenmiş olduğu edimin/borcun imkansız hale gelmesi sebebi ile TBK-136 ve TBK-182. Maddeleri göz önünde bulundurularak davacı tarafından ikame edilen işbu haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasında imzalanan 10/07/2021 Maaş Ödeme Protokolüne aykırılık nedeniyle cezai şart tazminat bedeli istemine ilişkindir.
Dava dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2023 tarihli ... sayılı gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, davacı bankadan dava konusu 10.07.2021 tarihli maaş ödeme protokolü ve ekleri celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bankacı bilirkişi ... ve Borçlar ve Ticaret kaynaklı nitelikli hesaplar uzmanı Doç. Dr. ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davanın, 10.07.2021 tarihli Maaş Ödemesi protokol hükümlerine aykırılık oluşturduğu iddiası ile protokolle belirlenen ve talep edilen 61.480,00,-TL cezai şart tazminat bedelinden davalıya atfedilecek bir kusurun bulup bulunmadığı noktasında toplanmakta olduğunu; Davacı bankanın, davalının sözleşme hükümlerine aykırılık oluşturan eylemlerini, davalı ... Yapı... Tic. Ltd. Şti. ile 10.07.2021 - 10.07.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 10.07.2021 tarihli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığını, müvekkili banka tarafından tüm ödeme yükümlülüklerinin nakden yerine getirildiğini, ancak 11.04.2022 tarihi itibariyle davalı tarafından aracılığın son bulduğunu, bu tarihten sonra müvekkili banka aracılığı ile maaş ödemesinin gerçekleştirilemediğini, davalı şirketin protokolden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeni ile yine taraflar arasında bağlayıcı olan protokol hükümleri işletilerek cezai şartın oluşmasına, davalının kusurlu eyleminden kaynaklandığı iddiası ile kanıtlanmaya çalışıldığını; Davalı şirketin talep edilen cezai şart yükümlülüğünden sorumlu tutulamayacağına ilişkin savunmasında, dava konusu maaş ödemelerinin yapıldığı personellerinin istihdam edildiği projenin, müvekkili şirket'in elinde olmayan sebeplerle ... ...İnşaat A.ş. tarafından sonlandırıldığından işbu davaya konu protokol imkansızlık sebebi ile yerine getirilemediğinden borcun imkansızlaşması ile TBK-182. maddesi uyarınca halihazırda şartları oluşmayan cezayi şartın ifasının talep edilemez hale geldiği beyanları ile kanıtlanmaya çalışıldığını; Taraflar 10.07.2021 tarihli, 10.07.2021 - 10.07.2023 tarihleri arasında geçerli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığını, Protokol’ün, 5. Maddesine göre, banka’nın maaş ve diğer ödeme’lere aracılık hizmetinin halen tam zamanlı çalışan 231 kişi düzeyindeki personeli kapsamakta olduğunu, kuruma yeni alıncak personel otomatik olarak bu protokol kapsamına dahil olacak ve kuruma yeni alınacak personelin maaş ve diğer ödemeleri protokol süresince banka tarafından gerçekleştirileceğini; Tarafların sorumluluğunu düzenleyen protokolün 20. Maddesine göre, kurum personelinin maaş ve diğer ödemelerine 10.07.2021 tarihinden başlamak üzere 2 yıl süreyle, 10.07.2023 tarihine kadar aracılık edilmesi kapsamında, kuruma kışi başı yıllık 240,00,-TL olmak üzere toplam yaklaşık 110.880,00,-TL tutarında promosyon ödemesi yapılacağını, kişi sayısında artış veya azalış olması halinde toplam taksit tutarı taksit ödeme tarihinde banka aracılığı ile maaş alan kişi sayısına göre değişeceğini, 22. Maddesine göre, kurum personele ait toplam maaş ve diğer ödeme tutarlarını tamamını banka aracılığı ile ödemediği takdirde, diğer bir deyişle başka bir banka kanalıyla ya da kendi olanaklarıyla ödemesi halinde, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içinde iş bu protokol kapsamında banka tarafından kurum'a/kurum personeli'ne ödenen toplam promosyon tutarının tamamını, herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın ve hüküm alınmasına gerek olmaksızın nakden def'aten banka'ya tazminat olarak ödeyeceğini, söz konusu tazminat, cezai şart olarak ön görüldüğünden, gerek akdin feshi gerek aynen ifa halinde ödeneceği gibi, banka' nın uğradığı zararın tazmini için talep edilecek meblağlardan indirilemeyeceği, ayrıca tahsil olunacağını; Taraflar arasında imzalanan 10.07.2021 tarihli maaş ödemesi protokol kapsamında, tarih ve tutarları belirlenen davalı tarafın keşide ettiği faturaların, davacı banka tarafından “İş Geliştirme Bedili” açıklaması ile aynı tarihlerde davalı hesabına alacak geçtiğinin tespit edildiğini; Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasında 10.07.2021 - 10.07.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 10.07.2021 tarihli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığı, bu protokol ile davalı şirket personelinin maaş ve diğer ödemelerinin davacı ... Bankası A.Ş. Aracılığıyla yapılması hususunda mutabık kalındığını ve sözleşmenin 20. Madde hükmü uyarınca davalı personelinin maaş ve diğer ödemelerine 10.07.2021 tarihinden başlamak üzere 2 yıl süreyle, 10.07.2023 tarihine kadar aracılık edilmesi kapsamında, davalıya kişi başı yıllık 240,00,-TL olmak üzere toplam yaklaşık 110.880,00, TL tutarında promosyon ödemesi yapılacağını, nitekim bir üst başlıkta da incelendiği üzere protokol kapsamında, davalı tarafın keşide ettiği faturaların, davacı banka tarafından “İş Geliştirme Bedili” açıklaması ile aynı tarihlerde davalı hesabına 61.480,00-TL’lik ödeme yapıldığının tespit edildiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 22. madde hükmüne göre ise davalı, personele ait toplam maaş ve diğer ödeme tutarlarını tamamını davacı banka aracılığı ile ödemediği takdirde, diğer bir deyişle başka bir banka kanalıyla ya da kendi olanaklarıyla ödemesi halinde, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içinde protokol kapsamında davacı tarafından ödenen toplam promosyon tutarının tamamını, herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın ve hüküm alınmasına gerek olmaksızın nakden def'aten tazminat olarak ödeyeceğini, bu noktada davacının talebinin ödenen bedelin sözleşmenin 22. madde hükmü kapsamında cezai şart olarak tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmakta olduğunu, bu yönü ile davalı şirketin ileri sürdüğü “davalı şirketin banka maaş ödemelerinin yapıldığı personellerinin şantiye alanına alınmaması sebebi ile gerek bazı işçiler istifa ederek çalışmayı bırakması gerekse de bazı işçilerin işveren şirket tarafından giriş kartı saha alanına giriş yapamaması sebebi ile iş göremedikleri” şeklindeki iddiaların kabulü halinde dahi bu durumun asıl borcun geçerliliği yönünde bir değişiklik meydana getirmeyeceğini, zira TBK m.182/f.2-c.2’de de bu husus şu ifadelerle düzenlendiğini, dolayısıyla somut olayda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalı tarafın kusuruna dayalı olarak sona ermediğini, sözleşmenin sonraki imkansızlık hukukî sebebi ile sona erdiği ihtimalinde davalının davacıdan elde ettiği edimleri TBK m. 136/f.2-c.1 kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmekle yükümlü olduğu düşünülmekte olduğunu, iadeye konu olacak bedelin ise heyetlerince dosya münderecatında yapılan incelemeler neticesinde 61.480,00-TL’ye tekabül etmekte olduğunu, ancak önemle ifade edelim ki nihai takdir ve kanaat muhterem mahkemeye ait olduğunu, SONUÇ: -Taraflar arasında 10.07.2021 - 10.07.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 10.07.2021 tarihli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığını ve sözleşmenin 20. Madde hükmü uyarınca davalı personelinin maaş ve diğer ödemelerine 10.07.2021 tarihinden başlamak üzere 2 yıl süreyle, 10.07.2023 tarihine kadar aracılık edilmesi kapsamında, davalıya kişi başı yıllık 240,00,-TL olmak üzere toplam yaklaşık 110.880,00, TL tutarında promosyon ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, nitekim protokol kapsamında, davalı tarafın keşide ettiği faturalar, davacı banka tarafından “İş Geliştirme Bedili” açıklaması ile aynı tarihlerde davalı hesabına 61.480,00-TL’lik ödeme yapıldığının tespit edildiğini, -Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 22. madde hükmüne göre ise davalının, personele ait toplam maaş ve diğer ödeme tutarlarını tamamını davacı banka aracılığı ile ödemediği takdirde, diğer bir deyişle başka bir banka kanalıyla ya da kendi olanaklarıyla ödemesi halinde; söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içinde protokol kapsamında davacı tarafından ödenen toplam promosyon tutarının tamamını, herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın ve hüküm alınmasına gerek olmaksızın nakden def'aten tazminat olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, -Davacının talebinin ödenen bedelin sözleşmenin 22. madde hükmü kapsamında cezai şart olarak tahsiline ilişkin olduğunun anlaşıldığını, lakin bu noktada ise davalının, sözleşmenin kendi kusuruna dayalı olarak ihlal edilmediğini, bağlı bulunduğu proje işvereninin personelleri şantiye alanına almadığını, bu sebeple birtakım personelin istifa ettiği, birtakım personel maaşlarının ise bizzat dava dışı işveren tarafından karşılandığını, hâl böyle olunca borcun TBK m. 136 uyarınca imkansız kılındığını ve bu imkansızlıktan davalının kusuru bulunmaması sebebiyle TBK m. 182/f.2 uyarınca kendisinden cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürdüğünü, -Bu yönü ile davalı şirketin ileri sürdüğü “davalı şirketin banka maaş ödemelerinin yapıldığı personellerinin şantiye alanına alınmaması sebebi ile gerek bazı işçiler istifa ederek çalışmayı bırakması gerekse de bazı işçilerin işveren şirket tarafından giriş kartı saha alanına giriş yapamaması sebebi ile iş göremedikleri şeklindeki iddiaların kabulü halinde dahi bu durumun asıl borcun geçerliliği yönünde bir değişiklik meydana getirmeyeceğini, zira TBK m.182/f.2-c.2’de ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesinin, asıl borcun geçerliliğini etkilemeyeceğinin düzenlendiğini, anılan düzenlemenin TBK m. 136/f.2 hükmü ile de uyum içerisinde olduğunu, -Dolayısıyla somut olayda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalı tarafın kusuruna dayalı olarak sona ermediği, sözleşmenin sonraki imkansızlık hukukî sebebi ile sona erdiği ihtimalinde davalının davacıdan elde ettiği edimleri TBK m. 136/f.2-c.1 kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmekle yükümlü olduğunun düşünüldüğünü, iadeye konu olacak bedelin ise heyetlerince dosya münderecatında yapılan incelemeler neticesinde 61.480,00-TL’ye tekabül ettiğinin tespit edildiğini ancak Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalıya atfedilemeyecek sebeple sona erdiği ve bu sona ermeden davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatinde olunması durumunda ise davalının iade etmekle yükümlü olacağı bir bedelin bulunmayacağının ifade edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Taraflar 10.07.2021 tarihli, 10.07.2021 - 10.07.2023 tarihleri arasında geçerli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığı, bu protokol ile davalı şirket personelinin maaş ve diğer ödemelerinin davacı ... Bankası A.Ş. Aracılığıyla yapılması hususunda mutabık kalındığı, Protokol’ün, 5. Maddesinde, banka’nın maaş ve diğer ödeme’lere aracılık hizmetinin halen tam zamanlı çalışan 231 kişi düzeyindeki personeli kapsamakta olduğu, kuruma yeni alıncak personelin otomatik olarak bu protokol kapsamına dahil olacak ve kuruma yeni alınacak personelin maaş ve diğer ödemelerinin de protokol süresince banka tarafından gerçekleştirileceği, tarafların sorumluluğunu düzenleyen protokolün 20. Maddesinde, kurum personelinin maaş ve diğer ödemelerine 10.07.2021 tarihinden başlamak üzere 2 yıl süreyle, 10.07.2023 tarihine kadar aracılık edilmesi kapsamında, kuruma kışi başı yıllık 240,00,-TL olmak üzere toplam yaklaşık 110.880,00,-TL tutarında promosyon ödemesi yapılacağı, kişi sayısında artış veya azalış olması halinde toplam taksit tutarı taksit ödeme tarihinde banka aracılığı ile maaş alan kişi sayısına göre değişeceği, 22. Maddesinde, kurum personele ait toplam maaş ve diğer ödeme tutarlarını tamamını banka aracılığı ile ödemediği takdirde, diğer bir deyişle başka bir banka kanalıyla ya da kendi olanaklarıyla ödemesi halinde, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içinde iş bu protokol kapsamında banka tarafından kurum'a/kurum personeli'ne ödenen toplam promosyon tutarının tamamını, herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın ve hüküm alınmasına gerek olmaksızın nakden def'aten banka'ya tazminat olarak ödeyeceği, söz konusu tazminat, cezai şart olarak ön görüldüğünden, gerek akdin feshi gerek aynen ifa halinde ödeneceği gibi, banka' nın uğradığı zararın tazmini için talep edilecek meblağlardan indirilemeyeceği, ayrıca tahsil olunacağı hususlarının düzenlendiği; Davacı tarafça sözleşme kapsamında üzerine kendi düşen ödeme yükümlülüklerinin yerine getirildiği, ancak davalı tarafça 11.04.2022 tarihi itibarıyla davalı şirketin personel maaş ve diğer ödemelerinin davacı banka aracılığıyla yapılmasına son verildiği, davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket ettiği ileri sürülerek yapmış olduğu promosyon ödemesi kadar olmak üzere 61.480,00-TL’lik cezai şart tazminatı talep edilmiş olduğu; Davalı tarafça ise, sözleşmenin kendisine yüklenemeyecek sebepler ile sonradan imkansız hale geldiği, bu kapsamda davacı tarafın cezai şart talep edemeyeceği ileri sürülmüş olduğu; Tarafların, dava konusu sözleşmedeki imzalarına bir itirazlarının bulunmadığı; Taraflar arasında 10.07.2021 - 10.07.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 10.07.2021 tarihli Maaş Ödeme Protokolü imzalandığı ve sözleşmenin 20. Madde hükmü uyarınca davalı personelinin maaş ve diğer ödemelerine 10.07.2021 tarihinden başlamak üzere 2 yıl süreyle, 10.07.2023 tarihine kadar davacı banka tarafından aracılık edilmesi kapsamında, davalıya kişi başı yıllık 240,00,-TL olmak üzere toplam yaklaşık 110.880,00, TL tutarında promosyon ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığı, nitekim protokol kapsamında, davacı banka tarafından “İş Geliştirme Bedili” açıklaması ile aynı tarihlerde davalı hesabına 61.480,00-TL’lik ödeme yapıldığı; Taraflar arasındaki sözleşme iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, davacı banka tarafından sözleşme kapsamında üzerine düşen ödeme yükümlülüğünün yerine getirildiği, ancak davalı tarafça sözleşme süresi bitmeden 11.04.2022 tarihinde davalı şirket personelinin maaş ve diğer ödemelerine davacı bankanın aracılık etmesine son verildiği, bu şekilde sözleşme hükmüne aykırı davranıldığı, davalı tarafça sözleşmenin kendisinden kaynaklanamayan sebeple sonradan imkansız hale geldiğinin ileri sürüldüğü, ancak buna ilişkin somut bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesinde kararlaştırılan cezai şart ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir. Davacı tarafın talebi, ödenen bedelin sözleşmenin 22. madde hükmü kapsamında cezai şart olarak tahsiline ilişkindir.
TBK'nın 136/1. Maddesine göre, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebepler ile imkansızlaşırsa borç sona erer.
TBK'nın 136/2. Maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkansızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını da kaybeder.
TBK'nın 182/2. Maddesine göre, asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale gelmiş ise cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkansız hale gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
Sözleşmenin sonlanmasında davacı bankaya yüklenecek bir kusurun olmadığı, buna ilişkin olarak davalı tarafın bir iddia ve ispatının olmadığı, sözleşmenin davalı tarafından sonlandırıldığı, sözleşmenin kendisine yüklenemeyecek sebeple imkansız hale geldiği hususunun net olarak ispatlanamadığı gibi davalı şirketin ileri sürdüğü “davalı şirketin banka maaş ödemelerinin yapıldığı personellerinin şantiye alanına alınmaması sebebi ile gerek bazı işçiler istifa ederek çalışmayı bırakması gerekse de bazı işçilerin işveren şirket tarafından giriş kartı saha alanına giriş yapamaması sebebi ile iş göremedikleri" şeklindeki savunmaların kabulü halinde dahi bu durumun asıl borcun geçerliliği yönünde bir değişiklik meydana getirmeyeceği, yukarıdaki yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı savunmaları ispatlanmış kabul edilse bile davalının sözleşme kapsamında davacı taraftan elde ettiği parayı TBK m. 136/f.2-c.1 kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmekle yükümlü olduğu, iadeye konu olacak bedelin davacı banka tarafından yapılan promosyon ödemeleri tutarı olan 61.480,00-TL’ye tekabül ettiği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davacının davasında haklı olduğu, davacının davalıdan 61.480,00-TL bedel talep edebileceği, temerrütün dava tarihinde oluştuğu, tarafların tacir olması karşısında dava tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği sonuç kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 61.480,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gereken 4.199,70-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 1.049,93-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.149,77-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.049,93 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı parası, 115,25 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 8.385,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır