T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/784
KARAR NO : 2026/383
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/12/2023
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE İSTEM :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.11.2020 tarihinde müvekkili ... plaka sayılı motosiklet ile seyir halindeyken, plakası tespit edilemeyen bir motosikletin karşı yönde ters istikamette hızlı bir şekilde gelmesi sonucunda kaza yapmamak için manevra yaptığı sırada motorun yan kısmında bulunan sandığın kendisine çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkilinin çeşitli sağlık kuruluşlarında tedavilerinin yapıldığını, kaza dolaysıyla müvekkilinin vücut bütünlüğünün bozulduğunu ve ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıp iş gücü kaybı meydana geldiğini, karşı tarafın olay yerinden kaçması ve müvekkilinin yaralanarak hastaneye kaldırılması sebebiyle kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini, olayla ilgili kişi hakkında ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, karşı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç bilgilerinin tespit edilememesi sebebiyle tazminat tutarı ödemesi için davalı şirkete yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30,00 TL (10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici iş göremezlik ve 10,00 TL geçici bakıcı gideri) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, ancak davacı tarafından kamera kaydı, daimi arama kararı ya da somut bir delil sunulamadığını, müvekkili kurum tarafından yapılan sorgulamada davacı ait ambulans ve hasar kaydı bulunamadığını, kazaya karışan plakası ve sürücü tespit edilemeyen aracın tescilsiz bir araç olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tescile tabi olması halinde müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri vs.tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, zira davacı tarafından anılan zararların gerçekleştiğini tevsik eden bir belge sunulamadığını, kaldı ki bu taleplerin de teminat dışında kaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile SGK tarafından kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tutardan tenzili gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan teminat limit tutarı 410.000,00TL ve kazaya sebep olan sigortasız aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kesin ve kalıcı maluliyetinin bulunduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumunda muayene edilerek sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiğini, tazminat hesabı yapılması halinde davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, hesaplama yapılması halinde TRH 2010 Hayat Tablosu ve 1,8 Teknik Faiz kullanılması gerektiğini, "0" teknik faiz ile hesaplama yapılmasının mevzuata ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan müvekkili kurumun temerrüdü bulunmadığını, davacının temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, bedel artırım dilekçesi, ifade tutanağı, sigorta başvuru ret yazı cevabı içerikleri, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi kusur raporu, ....Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı maluliyet raporu, SGK yazı cevapları, ses kaydına ilişkin çözüm tutanakları, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı...
Taraf delilleri toplanmış, davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin kayıtlar, davacının tedavi evrakları, CBS dosyası kayıtları, davacının maluliyetine ilişkin Adli Tıp Raporu celp edilmiş, kusura ilişkin Adli Tıp Raporu alınmış, Mahkememizce hekim ve aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizin 08/05/2024 tarihli ara kararının 1 nolu beni ile; dava konusu meydana gelen kazada tarafların kusur oranının belirlenmesi yönünden dosyanın İstanbul Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verildiği, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından da 07/06/2024 tarihli raporun tanzim edilerek mahkememize gönderildiği anlaşılmış olup, raporun incelenmesinde özetle; "Davacı sürücü ...'nin kusursuz olduğu, Plakası ve sürücüsü tespit edilememiş motosiklet sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce maluliyet durumu nedeni ile tazminat hesabının tespiti için dosya alanlarında uzman doktor bilirkişisi ile aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş ve Doktor bilirkişi ...ve Aktüer ...'dan alınan 30/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" a) Davacı hakkında talep edilen kaza nedeniyle maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcıya ilişkin tespitlerin değerlendirilmesi hususunda yapılan incelemede; dosya kapsamında yer alan davacı adına düzenlenmiş Süleyman Demirel Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının...tarih ve ... nolu adli tıp bilirkişi raporunda belirtilen son durum muayene bulgularına göre belirlenen %8 engellilik oranı, 9 ay geçici iş göremezlik süresi ve 1 ay geçici bakıma muhtaçlık süresinin uygun olduğu, Tedavi gideri değerlendirmesi talep edilmediğinden bu kapsamda değerlendirme yapılmadığı, b) T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin ... E. , ...K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre 2025 yılı asgari ücret verisi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, €) T.C.SGKBaşkanlığı "nın belgelerinden, dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup; davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, d) Davacı ... 'nin hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 24.936,53 TL, Geçici Bakıcı ideri zararının 2.943,00 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik, Tedavi Giderleri ve Geçici Bakıcı Gideri zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Sağlık ve Tedavi Giderleri Tazminatı in 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, e) Davacı ... 'nin hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 740.470,26 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölümve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat zararının 330.470,26 TL olduğu, şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Davacı vekili 21/11/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; Davacı ... için HMK m. 107/2 hükmü uyarınca; dava değerini fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla harca esas değer olan 30,00 TL Sürekli İş Göremezlik, Geçici İş Göremezlik ve Geçici Bakıcı tazminatı talebini 437.879,53 TL olarak arttırarak söz konusu bedelin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 20.11.2020'den itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 20/11/2020 tarihinde davacıya çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasından dolayı sürekli ve geçici iş göremezliği ile bakıcı giderine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının 20.11.2020 günü saat 13.20 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile "..." üzerinde seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde idaresindeki motosiklete, karşı yönden gelerek seyir şeridine giren plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücü idaresindeki motosikletin sandık kısmının çarpması sonucu meydana gelen kazada uğradığı zararlardan davalı ... Hesabı'nın sorumlu olduğunu iddia ederek uğradığı bedensel zararların davalıdan tahsillini talep ettiği olayla ilgili olarak;
Davacının iddiasının, meydana gelen kazada yaralandığı ve söz konusu kazada kazaya sebebiyet veren aracın olay mahallinden ayrılması nedeni ile plakası ve kimlik bilgilerinin tespit edilememesinden kaynaklı uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğu şeklinde olduğu,
Davalının savunmasının ise, olay tarihinde kazanın olup olmadığı, olması halinde meydana gelen kaza bakımından tescilli aracın bulunup bulunmadığı, usulüne uygun başvurunun bulunup bulunmadığı hususlarının ispata muhtaç olduğu, ayrıca davacının kaza ve zararını ispat etmesi gerektiği, davalının herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığı aksi halinde ise limit kadar sorumluluğunun bulunduğu şeklinde olduğu anlaşılmakla;
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Olay tarihinde trafik kazasının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davalı ... Hesabının sorumluluğunu gerektirir vaziyette kaza ve aracın olup olmadığı, söz konusu kazada kusur durumunun ne olduğu, davacının yaralanmasının ne boyutta olduğu ve davacının alacaklı olması hallinde ne kadar alacağının bulunduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten ile sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Motorlu araç işleteninin 2918 sayılı yasanın 91/1 maddesi kapsamında Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS'ni yaptırmadan aracını işletmiş ve işletilme sırasında bir zarara sebep olmuş ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği zorunlu sigortayı yaptırmadan motorlu aracı işleten kişilerin ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebep oldukları zararları karşılamak amacıyla Türkiye Sigorta Ve Reasürans Şirketleri bünyesinde ... Hesabı oluşturulduğundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan sigorta poliçesi için belirlenen limitle sınırlı olmak kaydıyla ... Hesabı meydana gelen zarardan sorumludur. Bu manada ... Hesabının statüsü ile sigorta şirketinin hukuki statüsü ve sorumluluğu paraleldir.
Buna göre bedensel zararlara ilişkin tazminat TBK 55. Maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ve yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
Kusur durumunun tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından da 07/06/2024 tarihli raporun tanzim edilerek mahkememize gönderildiği anlaşılmış olup, raporun incelenmesinde özetle; "Davacı sürücü ...'nin kusursuz olduğu, Plakası ve sürücüsü tespit edilememiş motosiklet sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu" şeklinde görüş ve mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
Davacının maluliyet durumunun tespiti için ise, ...Üniversitesi Adli Tıp Rapor Bölümü tarafından düzenlenilen 06.03.2024 tarihli... sayılı rapor incelendiğinde; "... doğumlu (TCKN: ...) ...'nin 21.11.2020 tarihinde trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanması ile ilgili olarak 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engeli Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmeye göre;
1. Tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süreçleri dikkate alındığında iyileşme süresinin 21.11.2020 tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğu ve bu süre boyunca 100 (yüzde yüz) oranında geçici iş görmezlik/meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılması gerektiği,
2. Günlük işlevselliğine kavuşması 21.11.2020 tarihinden itibaren 1 (bir) ay süreceğinden bu süre boyunca bakıcı ihtiyacı olduğu,
3.21.08.2021 tarihinden itibaren; .... Balthazard Hesaplama Tablosu kullanılarak yapılan toplama işlemi sonucu; 5+3 =>%8 olduğuna göre kişinin maluliyet oranının Sürekli ve *8 (yüzde sekiz) " sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, hesaplamaya ilişkin bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, Hesap Uzmanı ... ile doktor bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 30.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... Davacı ... 'nin hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 24.936,53 TL, Geçici Bakıcı ideri zararının 2.943,00 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik, Tedavi Giderleri ve Geçici Bakıcı Gideri zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Sağlık ve Tedavi Giderleri Tazminatı in 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, e) Davacı ... 'nin hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 740.470,26 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölümve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat zararının 330.470,26 TL olduğu,.." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
... Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan yazı ile davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması neticesinde bildirilen cevapta, davacının iş kazası nedeni ile maluliyet talebi olmadığından bu hususta işlem başlatılmadığı, davacının meslek grubunun tespit edilmediği ve sürekli iş göremezlik tazminatı gelirinin bağlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacının 20.11.2020 günü saat 13.20 sıralarında sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı motosiklet ile "..." üzerinde seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde idaresindeki motosiklete, karşı yönden gelerek seyir şeridine giren plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücü idaresindeki motosikletin sandık kısmının çarpması sonucu yaralandığı, kaza sonrasında davacının Bahçelievler Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı, söz konusu hastanede yaralanmanını trafik kazası olarak girildiği ve buna ilişkin tedaviye başlanıldığı, tedavi evraklarında yaralanmanın trafik kazası sonrası oluştuğunun epikriz raporlarında belirtildiği, olay tarihinde kazanın Acil Çağrı Merkezi'ne vatandaşlar tarafından bildirildiği, Acil Çağrı Merkezi'nde bulunan ses kaydı dökümleri incelendiği ise, kazanın meydana geldiği yer ile kazaya ilişkin bilgilerin dosyadaki diğer deliller ile uyuştuğu anlaşıldığından davacıda meydana gelen yaralanmanın trafik kazası neticesinde oluştuğu ve kazaya sebebiyet veren motorun plakası ile sürücüsünün tespit edilememesi nedeni ile davalının kaza nedeni ile oluşan zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Söz konusu kaza neticesinde tarafların kusur durumu bakımından yapılan incelemede, dosyamız arasına alanın ATK raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davacının kusur ve sorumluluğunun bulunmaması nedeni ile zararın tamamından davalının sorumlu olmadığı gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından davacının kask takmadığına ilişkin müterafik kusur itirazında bulunmuş ise de, davacının kast takmadığının ispat külfetinin davalıda bulunduğu ve davalının da bu durumu ispat edilemediği anlaşıldığından davalının müterafik kusura savunması ve itirazına itibar edilmemiştir.
Davacının kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik uyarınca %8 oranında malul kaldığı, 9 ay süresi ile geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu ve 1 ay süre ile de bakıcıya muhtaç kaldığı, 2020 yılı için, Hazine Müsteşarlığı tarafından, ölüm/sakatlık için kişi başı teminat limitinin 410.000,00 TL olarak belirlendiği görülmekle yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının geçici iş göremezlik zararının 24.936,53 TL, geçici bakıcı gideri zararının 2.943,00 TL olduğu, söz konusu miktarların teminat limiti içerisinde kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının ise 740.470,26 TL olduğu fakat bu miktarın teminat limitini aşması nedeni ile davalının bu miktar bakımından teminat limiti kadar sorumluluğunun olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından alınan aktüerya bilirkişi raporuna yapılan hesaplama tablosu ve oranlar bakımından itirazda bulunmuş ise de; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecek olup, hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına, karar tarihine en yakın veriler esas alınarak hesaplama yapılmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği anlaşılarak davalının bu kapsamdaki itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ...E.- ... K., ... E. - ... K.,... E. -...K. sayılı kararları).
Meydana gelen kaza sonrasında davacının dava açmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu ve sigorta şirketi tarafından davacının başvurusunun reddine karar verdiği anlaşılmakla davalının başvuru ret tarihi itibari ile temerrüde düştüğü görülerek 24.936,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 27.879,53 TL bedelin temerrüt tarihi olan 24.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından ise poliçe limiti dikkate alınarak 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 24.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Davanın KABULÜNE,
24.936,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 27.879,53 TL bedelin temerrüt tarihi olan 24.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
Sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından ise poliçe limiti dikkate alınarak 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 24.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.911,55-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 1.765,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 28.146,25-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 1.765,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 269,85 TL , posta , bilirkişi ücreti ve Adli Tıp Fatura gideri 20.570,00 TL olmak üzere toplam 20.839,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 70.060,72-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18.05.2026
KATİP
e-imzalıdır
HAKİM
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy