T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/802
KARAR NO :2024/745
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/12/2023
KARAR TARİHİ:21/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Temmuz 2023 dönemine ait 4,107.20 TL, Ağustos 2023 dönemine ait 8,872.40 TL ve toplamda 12.979,60- TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, anılan sebeple müvekkil şirket adına yıllık % 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını belirterek, açıklanan nedenlerle; haklı davanın kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında Kurumsal Vodapara Kampanyası kapsamında 10 adet şirket hattı için 16.12.2022 tarihli Kurumsal Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından ödenmesi gereken fatura tutarlarının her ay düzenli olarak ödendiğini, buna karşın müvekkil şirket, ücretsiz otopark gibi imkanların yanı sıra kampanya kapsamında hak edilen ve fatura indirimi şeklinde de kullanabileceği belirtilen vodapara tutarından defalarca kez davacı tarafa iletmesine rağmen faydalanamadığını, buna rağmen müvekkil şirket sözleşme kapsamında ödenmesi gereken fatura tutarlarını aksatmadan eksiksiz olarak davacı hesabına ödemeye devam ettiğini, ancak müvekkili şirket yetkilisi yurt dışında bulunduğu iki ayrı seferde tarife satın alamadığından mevcut fiyatlar üzerinden yüksek kullanım bedelleri ödemekle karşı karşıya bırakıldığını, bunun üzerine hizmetin ayıplı olmasından hareketle sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini ve şirketin tüm kurumsal hatlarının başka bir operatöre taşınarak dava konusu hatların kullanımının sonlandırıldığını, böylece davacı tarafından faturalandırma yapılan dönemlerde dava konusu hatların müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını, hal böyleyken hizmetin ayıplı olmasından ötürü haksız işletilen fazla fatura bedelleri ile müvekkil şirketin haklı nedenle taahhüt edilen süreden önce hatlarını iptal ettirmesi nedeniyle faturalara yansıtılan cayma bedelleri ve yine faturalandırma yapılan dönemlerde dava konusu hatların kullanımının bırakılmış olmasına rağmen ayıplı hizmete dayalı mevcut tarife üzerine yüklenen yüksek kullanım bedellerini içeren fatura bedelleri ile faiz istemini kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek; davacı taraf ile müvekkil şirket arasında imzalanan kurumsal abonelik sözleşmesinin ayıplı hizmet nedeniyle müvekkil tarafından haklı nedenle feshedildiğine, ayıplı hizmetten ötürü davacı tarafın taahhüt edilen bedelden fazla ücret tahakkuk ettirildiğine, haklı fesih nedeniyle cayma bedeli ve faiz gibi her türlü ad altındaki fazla istemin haksız olduğuna, faturalandırma yapılan dönemlerde dava konusu hatların kullanılmadığına ve tüm bu nedenlerden dolayı davanın hukuka aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında imzalanan Kurumsal Hat Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu takip dosyasının ... Abonelik Sözleşmeleri icra dairesinin 2023/... MTS sayılı dosyası ile başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe 07/11/2023 tarihinde itiraz edilmekle huzurdaki davanın süresi içerisinde 22/12/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlunun icra takibinde yetki itirazının incelenmesinde; davalı borçlunun adresinin ... olduğu, ayrıca sözleşmenin 7. Maddesinde yetkili Mahkemenin abonenin ikametgah yeri Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür.
Bu halde davacı alacaklı tarafından usulüne uygun olarak yekili icra dairesinde takibin başlatılmadığı anlaşılmakla icra dairesinin yetkili olmasının eldeki itirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikli dava şartı olduğu, bu halde davanın reddi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa kararın yazımı esnasında istinaf kanun yolunun açık olduğu belirtilmişse de hüküm altına alınan davanın miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla gerekçeli kararın bu şekilde düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının HMK'nın 114/1-ç maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL ret karar ve ilam harcının peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak, Hazineye GELİR YAZILMASINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4--Davalı taraf, kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT 7. maddesi gereğince belirlenen 6.489,80-TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-HMK 120. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. 21.10.2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır