T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/11
KARAR NO : 2025/485
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında, ... mağazalarında satılacak ürünlerin üretimi ve bu ürünlerin ...'a satışını kapsayan bir "Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi" imzalandığını, iş bu sözleşmenin, tarafların hak ve yükümlülüklerini detaylı bir şekilde tanımlamakta olup 9.maddesi gereğince davalının, belirlenen şartlar çerçevesinde ürünleri ...'a satma yükümlülüğüne sahip olduğunu, davalının ...'a olan toplam borcunun, sözleşmeden kaynaklanan alacaklar ve cari hesap hareketleriyle 107.381,37 TL olarak belirlendiğini, işlemiş faizleri de dikkate alarak toplamda 194.041,49 TL'nin tahsilini talep ettiğini, şirketin borcunu ödememesi nedeniyle ... 28. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başvurulduğunu, davalının ödeme emrine yersiz ve kötü niyetli itirazının alacağın tahsilini engellediğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile takibin devamına, avalı hakkında itirazın haksız olması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ile ... Tic. A.Ş. arasında yapılan Üretim ve Satın Alma Sözleşmesine istinaden aralarında bir ticari ilişkinin doğduğunu, davacı şirketin belirtmiş olduğu ölçü ve ebatlarda ve yine belirlemiş olduğu ..., müvekkilinin cari hesabındaki alacağından düşülmesi kaydıyla kumaş alarak kendisine verilen siparişi üretmek sorumluluğunu üzerine alarak taraf olduğunu, söz konusu tedarikçiden herhangi bir peşin bedel ödemeden, iş sonunda hammadde alımına ilişkin tüm kalemlerin müvekkilinin cari hesap bakiyesinden düşülerek kendisine ödenmesi şeklinde anlaşmanın mevcut olduğunu, davacı şirketin tüm ödemeleri çek karşılığı yapmış olup yapılan bu ödemelerin hepsinde müvekkilinin adına kesilen hammadde alım faturalarında belirtilen bedeller yönünden kesinti yapılarak net ücret belirlendiğini ve ödemelerin çek karşılığında davacı şirket tarafından müvekkiline yapıldığını, dosya içeriğinde sunulan tüm faturaların kalem kalem açıklama zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili ile davacı taraf arasında cari hesap usulüne tabii bir ödeme anlaşması bulunduğunu, alacaklı olan müvekkiline yapılan ödemelerin her zaman çek karşılığı olarak tüm üretim ve gönderim süreçleri tamamlandıktan sonra yapıldığını belirterek; huzurdaki haksızve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve %10 tutarında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, cevabi yazı içerikleri, ... 28.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava, itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, celbi talep olunan tüm belge ve kayıtlar getirtilerek dosyamız arasına katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve mahkememizce konuda uzman SMM bilirkişi eliyle dosya üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilirkişi ... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 11/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle de; "..1- Davacı şirketin 2017 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine yasal süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, 2- Davalının 2017 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı, Davacı şirketin yasal defter kayıtlarında 107.381,37 TL alacaklı göründüğü, Davalının yasal defter kayıtlarında davacı şirketten 27.12.2022 takip tarihi itibarıyla 432.418,98 TL alacaklı göründüğü, Taraflar arasındaki (107.381,37 * 432.418,98 —) 539.800,35 TL tutarındaki bakiye farklılığının, 01.01.2017 tarihli (34.852,93 * 412.116,77 >) 446.969,70 TL tutarlı açılış devir farkından ve davacı şirket defter kayıtlarında yer almayan 92.830,66 TL tutarlı satış faturalarından kaynaklandığı, Davacı şirketin davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacı şirketin takip tarihine kadar davalıdan işlemiş faiz talep edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Mahkememizce, taraf defterleri arasındaki mevcut farkın açıklanması ile defterlerde karşılıklı kayıtların varlığı, faturaların teslimi, iadesi, farka ilişkin açıklamalar olup olmadığı ile cari hesap nedeni ile değerlendirme yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 27/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; tarafların 2015,2016 ve 2017 yıllarına ilişkin Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olmadığı, davacı tarafça yapılan itirazların kök rapordaki görüşlerde herhangi bir değişikliğe neden olmayacağı şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan kök ve ek raporlardaki hukuki nitelendirmeler mahkememize ait olmakla; yapılan bankacılık ve sektörel tespitler bakımından ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; hükme esas alınmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında mevcut cari hesap ilişkisinin incelenmesi amacıyla taraf defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmakla alınan raporların incelenmesinde usulüne uygun olarak tutulan defterlerde yer alan kayıtların birbirini doğrulamadığı, davacının defterlerinde yer alan cari hesap kayıtları dışında alacağının varlığını ispata yarar başkaca somut ve yazılı delilinin bulunmadığı, her iki defter kaydında sahibinin alacaklı göründüğü, davalı alacağı 432.418,98TL iken, davacının 107.381,37TL alacaklı göründüğü, davalının kendi kayıtlarında olup da davacı defterlerinde yer almayan toplam 92.830,66TL'lik fatura alacaklarının bulunduğu, davalı defterinde yer alan 412.116,77TL açılış farkı ile davacı defterinde yer alan 34.852,93TL açılış farkına ilişkin dosyada somut ispatın bulunmadığı, bu halde davacı açılış farkı ve davalı defterinde kayıtlı faturalar toplam davalı hesabından düşüldüğünde dahi davalının alacaklı olmaya devam ettiği görülmüştür.
Buna göre HMK'nın 222. maddesi uyarınca usulüne uygun tutulmuş olup da birbirini doğrulamayan defter kayıtlarına göre davacının alacağının ispatlanamadığı, davacının sözleşmeye aykırı şekilde bedeli ödenen malların teslim edilmediği yahut eksik teslim edildiğine ve alacaklı olduğuna dair somut delilinin bulunmayışı karşısında davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.623,25 TL harçtan mahsubu bakiye fazla yatırılan 3.007,85 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre göre hesaplanan 30.406,64TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL Arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1. ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.11.07.2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır