T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/254 Esas
KARAR NO:2025/714
DAVA :Tazminat
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ:12/11/2025
Mahkememizde görülmekte Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı bankanın ... Ticari Şubesi arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca aylık taksit ödemeli, orta vadeli kredi kullandırıldığını, bu sözleşme kapsamında kredinin ödeme planında belirtilen 30.06.2010 tarihli ilk taksitinin ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından hesap kat edilerek 22.07.2010 tarihinde faizleri ile beraber toplam 3.177.076,56TL tutarında borçlu olduğu müvekkili ve dava dışı şirkete bildirdiğini, akabinde dava dışı şirket adına .... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile takibe geçildiğini ve yine müvekkili ... hakkında ....İcra Müdürlüğünün 2010/... Esas sayılı dosyası ile İlamsız İcra Takibine geçildiğini, 22.07.2010 tarihinde kredinin garantörü olan ... İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından, davalı bankaya 22.07.2010 tarihinde 750.000,00.-TL ödeme yapıldığını, ancak buna rağmen davalı banka tarafından, kredi garanti fonundan hiç ödeme alınmamış gibi tam rakam üzerinden takibe devam edildiğini, faiz hesaplamaları da ödemenin düşülmediği rakam üzerinden hesaplandığını, ipotekli taşınmazın satılması sonucundu 29.02.2012 tarihinde 1.786.375,34TL tutarında dosyaya ödeme yapıldığını, ayrıca 09.10.2013 tarihinde 81.345,70TL ve 26.05.2014 tarihinde 998.457,65TL ihale sonuçları ile toplamda 3 kez satış sonrası dosyaya ödemeler yapıldığını, fazla yapılan tahsilatlar sebebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile görülen istirdat davası uyarınca müvekkilinin haklılığı tespit edildiğini ve müvekkiline fazladan tahsil edilen179.879,65 TL ödenmesine karar verildiğini, yapılmış icra takipleri gereği müvekkilinin kayıplarının günümüze uyarlanması ile uğranılan zarar sebebi ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesini, yapılan fazla takip sebebi ile müvekkilinin malvarlığında yaşadığı kaybın geçmişten günümüze halen daha etkisini sürdürüyor olması ve müvekkilinin yaşamında telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermesi sebebi ile 100.000TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı firmanın kullandığı kredilerin teminatında bulunan ... kefaletinden 22.07.2010 tarihinde 750.000-TL tahsil edildiğini ve söz konusu 750.000-TL'lik ... ödemesi mahsup edilerek bakiye tutar kat edildiğini, bakiye alacak için dava dışı firma ile davacı kefil ...'a .... Noterliği'nin 23.07.2010 tarih, 11940 sayılı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, kat ihtarı taraflara tebliğ edilmiş olup, davacı tarafından ihtarnameye itiraz edilmediğini, borcun ödenmemesi üzerine bu kez borçlu firmaya ait Muğla ili, Köyceğiz ilçesinde bulunan ve müvekkili Banka lehine 1. Dereceden 2.000.000,00-TL bedelle ipotekli otel vasıflı taşınmazla ilgili olarak 03.09.2010 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2010/... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yasal takip başlatıldığını ve takip dosyası kapsamında taşınmaz paraya çevrildiğini, söz konusu takip işlemleri 13.09.2010 tarihinde başlatıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili banka tarafından davacı hakkında yürütülen takip işlemlerinde hukuka aykırılık ve haksızlık bulunmadığını, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini, Aksi halde kesin hüküm nedeni ile reddini, esasa girilmesi halinde haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı şirket ile davalı arasında akdedilmiş olan ve davacı tarafından kefil sıfatıyla imzalanmış olan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı olarak davalının haksız icra takibine konu etmiş olduğu bedeller sebebiyle davacının satılan taşınmaz ve şirket hisseleri yönünden davacının uğradığını ileri sürdüğü munzam zararının ve manevi tazminatın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin... ve 2010/... esas sayılı takip dosyaları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas saylı dosyaları celp edilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/09/2023 gün ve ...sayılı Gönderme kararı sonucu mahkememize tevzi edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davalı tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de; dosya arasında bulunan sözleşmenin 2008 tarihli olduğu dikkate alındığında 1086 sayılı HUMK'nın 22.md. gereğince davacının seçimlik hakkının bulunduğu, davacının; davanın dava tarihi itibariyle yetkili olan İstanbul Ticaret Mahkemelerinde açılmış olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından derdestlik itirazında bulunulmuş ise de; .... ATM'nin ... sayılı dosyasına konu davanın istirdat, mahkememiz işbu dosyasının konu davanın ise munzam ve manevi zararın tazmini davaları olduğunun anlaşılması nedeni ile davalının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Yine davalı tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de; zararın doğumuna neden olan eylemin .... ATM'nin ... sayılı kararının 06/09/2022 tarihinde karar düzeltme isteminin Yargıtayca reddi üzerine kesinleştiği, bu itibarla davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer feri alacaklarla birlikte saptanması ile ayrıca iddia ve savunma kapsamında taraflarca var ise bilirkişi incelemesinde cevaplandırılması istenilen hususları da kapsar şekilde, ayrıntılı ve denetime elverişli rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 05/09/2024 tarihli raporunda; Mahkemenizin vermiş olduğu görev doğrultusunda kredi kullandıran bankanın İzmirde olması nedeniyle davalı vekilinden kredilerle ilgili tüm belgeler istenmesine karşın herhangi bir belge sunulmadığı,akabinde mahkemeniz aracılığı ile de talep edilmesine karşın herhangi bir belge sunulmadığından bu konuda herhangi bir değerlendirmede yapılamamıştır. Ancak ....İcra Müdürlüğü’nün 2010-... E sayılı dosyasından 09.10.2013 tarihinde,30.342.74 TL, ve bila tarihhinde 313.670.54 TL Köyceğiz Vergi dairesine, 27.05.2014 tarihinden 998.457.65 TL 29.01.2014 tarihinde 81.345.70 TL Davalı bankaya,ödeme yapılmıştır. Takdiri sayın mahkemenizde olmak üzere ....İcra Müdürlüğünün 2010-... ess sayılı dosyasından yapılan takibin 13.09.2010 olması tahsilatlarında bu tarihten sonra yapılması nedeniyle hesaplama takip tarihinden itibaren yapılmış olup davacının davalı bankaya dava tarihi itibarı ile 13.409.515.39 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir, şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı itiraz edilmiştir. İş bankasından icra takibine konu krediye ilişkin kredi, ihtarnameler, tebliğ şerhleri, ödeme planı, dekontlar ve tüm bilgi ve belgeler celp edilmiştir. Dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile taraf vekillerinin itirazlarının da değerlendirilmesi bakımından yeni bir bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi 03/02/2025 tarihli raporunda; Maddi Tazminat Talebi Yönünden; Davacı, maddi tazminat bakımından 29.02.2012-23.11.2021 tarih aralığında, denkleştirici adalet ilkesi kapsamında yapılan hesaplama sonucunda 438.945,83 TL tutarında zarara uğratılmış sayılabileceği, bu bedelin raporun benimsenmesi halinde davalıdan istenilebileceği, Davacı ise davasında maddi tazminat olarak 1.000,00 TL talep etmiş olduğu, Manevi Tazminat Talebi Bakımından; Davacı yanın, davalı bankadan kullanmış kredilerden dolayı muhtelif takiplerin açılmış olduğu, kredi borçları kararlaştırılan süre içinde ödenmemiş olmakla, davalı bankanın alacaklarını tahsil edebilmek için takip açmaktan başka bir çaresi bulunmadığı nazara alındığında, manevi tazminat talebi koşullarının oluşup oluşmadığının takdiri sayın mahkemeye ait olduğu şeklinde tespitlerde bulunmuştur.
Taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilmesi bakımından alınan 09/04/2025 tarihli ek raporda;
Maddi Tazminat Talebi Yönünden; davacı, maddi tazminat bakımından 29.02.2012-23.11.2021 tarih aralığında, denkleştirici adalet ilkesi kapsamında yapılan hesaplama sonucunda 438,945,83 TL tutarında zarara uğratılmış sayılabileceği, bu bedelin raporun benimsenmesi halinde davalıdan istenilebileceği, Ayrıca icra vekalet ücretinin davalı bankaca daha önce ödenmemiş olduğu kanısına varıldığından ek olarak avukat vekalet ücreti adı altında 30.745,65 TL'da davalıdan istenilebileceği kanısına varıldığı, davacı ise davasında maddi tazminat olarak 1.000,00 TL talep etmiş olduğu, B)Manevi Tazminat Talebi Bakımından; Davacı yanın, davalı bankadan kullanmış kredilerden dolayı muhtelif takiplerin açılmış olduğu, kredi borçları kararlaştırılan süre içinde ödenmemiş olmakla, davalı bankanın alacaklarını tahsil edebilmek için takip açmaktan başka bir çaresi bulunmadığı nazara alındığında, manevi tazminat talebi koşullarının oluşup oluşmadığının takdiri sayın mahkemeye ait olduğu şeklinde tespitlerde bulunmuştur
Rapora itirazların değerlendirilmesi bakımından yeniden ek rapor alınmasına akrar verilmiş, alınan 2. ek raporda, kök raporun revize edilmiş en son hali aşağıda topluca arz edilmiştir.
Maddi Tazminat Talebi Yönünden; Davacı, maddi tazminat bakımından 29.02.2012-23.11.2021 tarih aralığında, denkleştirici adalet ilkesi kapsamında yapılan hesaplama sonucunda 469.691,48 TL tutarında zarara uğratılmış sayılabileceği, bu bedelin raporun benimsenmesi halinde davalıdan istenilebileceği, Davacı ise davasında maddi tazminat olarak 1.000,00 TL talep etmiş olduğu, manevi Tazminat Talebi Bakımından; Davacı yanın, davalı bankadan kullanmış kredilerden dolayı muhtelif takiplerin açılmış olduğu, kredi borçları kararlaştırılan süre içinde ödenmemiş olmakla, davalı bankanın alacaklarını tahsil edebilmek için takip açmaktan başka bir çaresi bulunmadığı nazara alındığında, manevi tazminat talebi koşullarının oluşup oluşmadığının takdiri sayın mahkemeye ait olduğu şeklinde tespitlerde bulunmuştur.
Davacı iddiasına göre davalı banka tarafından alacak muaccel olmadan kredi hesaplarının kat edilmek suretiyle hakkında yasal takip sürecinin başlatılmasından kaynaklı olarak zarara uğradığı, bu iddiasını Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen .... ATM'nin 06/11/2018 tarih, ... sayılı kararın doğruladığını beyan ettiği görülmüştür.
Davalı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... Yat.ve Tur. San ve Tic. Ltd. Şti. Arasında toplam 3.130.000,00 TL limitli 11/07/2007 ve 05/09/2008 tarihli 2 adet olmak üzere toplamda 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeleri davacı ...'ın aynı limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı, sözleşme kapsamında davalı Banka tarafından dava dışı asıl şirkete taksitli ... teminatlı nakdi kredi kullanıldırıldığı, kredi taksitlerinin zamanında ödenmesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek dava dışı asıl şirkete ve davalı kefile karşı alacağın takibine yönelik yasal sürecin başlatıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı banka tarafından 22/07/2010 tarihli ihtarname ile kredi hesaplarının kat edilerek dava dışı asıl borçlu ile birlikte davacı kefile ihtarname tebliğ edildiği, akabinde davalı bankanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş. Sayılı dosyasında almış olduğu ihtiyati haciz kararı ile birlikte taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ve ihtarname dayanak gösterilerek asıl borçlu ve davacı kefil hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2010/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, dava dışı asıl borçlu ve davacı kefil tarafından takibe karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmediğinden takibin kesinleştiği, İş bu davanın esasının haksız ve mesnetsiz icra takibinden kaynaklı maddi ve maddi tazminat istemleri olduğu, haksız takibin haksız fiil niteliğinde olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunun hüküm altına alındığı, zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ve kötüniyetini ispat yükü altında olduğu, bu bağlamda davacının haksız takip nedeniyle tazminat talebi dikkate alındığında, davacının dava dilekçesi ve cevaba karşı beyan dilekçesi içeriğinde kat ihtar tarihi itibarıyla davalı bankaya 473.776,00 TL borçları kalmış iken davalı banka tarafından 1.223.776,00 TL alacak üzerinden hesapların kat edilerek icra takibine başlanıldığının beyan edildiğinin görüldüğü, bu itibarla davacının kat tarihi itibarı ile bankaya borçlu bulunduklarını kabul ettikleri, keza Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen .... ATM'nin 06/11/2018 tarih, ... sayılı ilamının incelenmesinde davanın kısmen kabulüne karar verilerek bankanın yapmış olduğu fazla tahsilatın iadesine karar verildiğinin görüldüğü, kararda ayrıca davalının takibinde haksız olmakla birlikte kötü niyetli olmadığının belirtildiği, haksızlığın takibin tamamından değil fazla talep edilen kısım yönünden mevcut olduğu, Yargıtay uygulamalarına göre, takibin haksız olmasının tazminat için yeterli olmadığı alacaklının ayrıca "ağır kusurlu" veya "kötü niyetli" olması gerektiği, davalı bankanın kat ve takip tarihi itibarı ile alacağının varlığı kısmen de olsa dosya kapsamı ile sabit olduğundan davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.724,83 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.109,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Maddi tazminat yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Manevi tazminat yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır