T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/144 Esas
KARAR NO : 2025/560
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "...Davalı kurumun yatırımcısı olan müvekkil ...; ... Bankası'nda bulunan altın hesabına istinaden ...A.Ş. çalışanları tarafından pazarlama amaçlı olarak aranmış ve Haziran 2023 tarihi itibarıyla yapılan görüşmelere istinaden, altın fiyatlarının yükselişinin sınırlı olacağı söylenerek ...A.Ş. tarafında küçük bir portföy bulunan hesabı aktifleştirilmesi sağlanmıştır. Bu dönemde müvekkilin ticaretinden kaynaklı olarak nakit bulunan miktarı yatırım tarafına aktarılmasıyla beraber 9 Haziran 2023 tarihinde işlemlerine başlanmıştır. Yapılan görüşmelere istinaden portföy yönetimi mantığı ile hisse senedi işlemlerinde müvekkilin yüksek kar elde edebileceği yönündeki telkinlerle, bahsettiğimiz tarih itibariyle 2.300.000,00 TL civarında bir rakam yatırım hesabına aktarılmıştır ve 9 Haziran 2023 tarihi itibarıyla ... hissesi alınarak işlemleri başlanmıştır. Bahsettiğimiz tarih itibariyle başlanan işlemler Sonrasında 12 Haziran'dan sonraki süreçte işlem hacminin yoğun bir şekilde arttığı görülmektedir. Bu süreç incelendiğinde sadece 12 Haziran 2023 tarihi itibarıyla müvekkile aynı gün içerisinde 9 Haziran tarihinde açılmış olan ... hissesindeki satış, ... hissesinde 4 defa alım ve 4 defa satış, ...hissesinde ise 3 alım, 3 satım olmak üzere toplamda 15 adet alış ve satış işlemi gerçekleştiği görülmektedir. 2.3 milyon TL’lik bir portföy’de profesyonel traderin yapabileceği işlem hacmine yakın bir işlem hacmi olan 88 milyon TL bir işlem hacmi, yüksek bir komisyon oranı ile gerçekleştirilmiştir. İşlem hacminin binde 2 oranında ve mevcut piyasa koşullarında çok yüksek bir komisyon oranına tekabül eden bir kesintisiyle başlayan bu işlemlerde müvekkilin ana parasının üzerinde işlemler gerçekleştirildiği görülmüştür. İlk günde bir işlemin karşılığı 3 milyon ile 9 milyon TL'ye kadar yükselen emir miktarları gerçekleştiği dikkat çekmiştir. Diğer yandan gün içi işlem limitlerinin tanımlanması ile portföyün çok üzerinde açılmış olan (9 Milyon TL kadar açılan pozisyonlar bulunmaktadır) pozisyonlardan gün sonunda kapatılmayıp müvekkilin temerrüt faizi ödemesine neden olunmuştur. Hesabın 17 defa temerrüde düştüğü görülürken açılan pozisyonların kapatılması gerektiği yönünde bilgi verilmeden gerçekleşen bu temerrüt faizlerinin BSMV dahil toplam tutarı 207.043 TL olarak gerçekleşmiştir. Hesap ekstresi incelendiğinde ise 16 Defa emir iptal ücretinin yansıdığı görülüyor. Bu da müvekkilin bilgisi dahilinde olmadan bir çok işlemin telefon kayıtlarına yansıyan seviyeler dışında emirlerin gerçekleştirilmiş olabileceği gösteriyor. Açıklanan ve Mahkemece re'sen gözetilecek nedenler ile, fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklı kalmak kaydı ile hesap sahibinin deneyimsizliği ve iş yoğunluğu gibi faktörler ile davalı kurum çalışanlarının gerçeğe uymayan söylemleri ile sadece komisyon üretmek üzere kurgulanan bu işlemler sonucunda müvekkilin uğradığı 10.000 TL'lik zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesi...." talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının deneyimsizliği ve iş yoğunluğu vb. nedenlerle ve müvekkili şirketin gerçeğe uymayan söylemleri nedeniyle müvekkili şirket tarafından tahsil edilen komisyon ile bilgisi dışında temerrüde kalması nedeniyle ödenen temerrüt faizi ile emir iptal ücretlerinin ödenmesini talep etmiş ise de bu kapsamda, komisyon, temerrüt faizi ve emir iptalinden doğan alacakları için 10.000-TL talepli kısmi dava açtığını, davacının taleplerinin (komisyon ve temerrüt faizi) birden fazla olup her bir talebi için ne miktarda alacağı olduğunu dilekçesinde belirlemesi gerektiğini, oysa davacının hem komisyon, hem temerrüt faizi hem de emir iptali için 3 ayrı başlıkta talebi varken hepsi için ortak bir dava miktarı (10.000.TL) talep etmesinin HMK md. 119/d ve ğ fıkralarına aykırı olduğunu, davacının her bir talebi için ayrı ayrı dava miktarı belirlemesinin zorunlu olduğunu, davacının tecrübeli bir finansçı olduğunu, yatırımlarının ve varlıklarının ses kayıtlarında mevcut olduğunu, sözleşmelerde ve bildirimlerdeki önemli maddelerin tekrar tekrar kendisine hatırlatılarak anlatıldığı ve bu hatırlatmalar sonucu kendisince imzalandığını, komisyon bedelinin sözleşmeye uygun olduğunu, en önemlisinin ise gerçekleştirilen tüm işlemlerin davacının emirleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini, davacıya komisyon kesintileri hakkında da ayrıntılı bilgi verildiğini, süreç boyunca da hesabından gerçekleşen tüm işlemler için kendisine sözlü bilgi verildiğini ayrıca hesap ekstreleri de bildirdiği elektronik posta adresine gönderildiğini, davacının buna rağmen işlemlere devam ettiğini, öncelikle davacının alacak taleplerinin kalem kalem açıklattırılmasının istenilmesine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı aracı kurum ile imzalanan Sermaye Piyasası Araçları (Türev Araçlar) alım/satım çerçeve sözleşmesi kapsamında davalı kurumun kusurlu işlemleri nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dava dosyası ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2024 tarihli ...Esas ve... karar sayılı gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davacının, davalı aracı kurumdan finansal işlemler için hizmet aldığı, hizmetin alınma amacının tüketim değil, kâr elde etmek olduğu, türev araçları alım-satımı yapabilmek için davalı şirketle çerçeve sözleşme imzaladığı, bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olup, davaya konu sözleşmenin ticari amaçla yapıldığı, davacının tüketici konumunun bulunmadığı, ticari amaç güttüğü anlaşılmakla, taraflar arasında TTK'dan kaynaklanan uyuşmazlığı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari dava niteliğiyle ticaret mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerektiğinden mahkememizin yargılamayı yapmakla görevli olduğu görülmüştür.
Davaya konu tazminat talebi konusunda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olduğu, dosya kapsamının ve uyap kayıtlarının incelenmesinde usulüne uygun arabuluculuk görüşmeleri yapıldığına ve sonuç alınamadığına dair tutanağın mevcut olduğu görülmüştür.
Davalı tarafça, süre uzatım dilekçesi ile davaya konu alacak talebinin zamanaşımına uğradığı savunulmuş ise de, dava dilekçesinin incelenmesinde davacı zararının 09/06/2023 tarihinde başladığı ve sonraki işlemlerle devam ettiği, 01/02/2024 dava tarihi dikkate alındığında davanın yasa ile belirlenen süre içerisinde açıldığının anlaşılması karşısında davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Eldeki davada dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu işlemlere ait hesap hareketleri ve işlem dökümleri, log kayıtları, telefon ve e-posta kayıtları ile viop hesabında teminat yatırma işlem hareket dökümleri celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 20/05/2025 tarihli raporunda; davacı Müşteri ...’ün, davalı ... nezdinde bulunan hesabına ilişkin sunulan cari hesap ekstresi üzerinde 27/07/2023 tarihi itibariyle 96.589,34 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, davacı müşteri tarafından, davalı ... yatırıma ödenmiş bulunan komisyon, temerrüt faizi ve emir iptal ücretleri toplamı 1.535.263 TL’nin; dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesi talebinin ise yukarıda arz ve izah edilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
şeklinde görüş bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının Mali Müşavir olduğu, finansı iyi bildiği yönündeki beyanı karşısında görülmesine rağmen 23/11/2022 tarihindeki uygunluk testinin “Uyumsuz” olarak, 12/05/2023 tarihli uygunluk testinin ise “Çok Yüksek Riskli” yatırımcı profili olarak çıktığı, risk ve getiri yönünden orta riskli ürünleri tercih etmekle beraber uzun vadede toplam gelirini artırmak amacıyla riskli ürünlere makul ölçüde yatırım yapabileceğini, ana paradan bir kısmını kaybetmeyi göze alabileceğini, repo-ters repo, hazine bonosu, devlet tahvili, yatırım fonları, eurobond, dövizli tahviller, özel sektör borçlanma araçları, kira sertifikaları, türev işlemler, viop, varant ve tezgah üstü türev araçlar, yapılandırılmış borçlanma araçları ve kaldıraçlı işlem hakkında yeterince bilgisinin olduğunu, haftalık periyotlarda birkaç defa 500.001 TL üzeri işlem yaptığını beyan ederek davalı aracı kurum ... 'ın emir iletim aracısı ... Bankası tarafından düzenlen Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinin ve ekinde bulunan özel ve genel hükümler, risk bildirim formları, 23/11/2022 Yerindelik ve Uygunluk testleri 12/05/2023 Yatırım Danışmanlığı sözleşmesi ve ekinde tanıtım formu 15/05/2023 tarihinde“... ” kanalı üzerinden imzalayarak akabinde finansal piyasalarda işlemlere başladığı, zarara uğradığını iddia ettiği ve uyuşmazlık konusu olan Haziran 2023-Temmz 2023 döneminde toplam 727.054.771 TL işlem hacmi üzerinden BSMV dahil 1.394.775 TL komisyon ödediğinin tespit edildiği, müşteri hesabında iki ayda 727.054.071 TL işlem hacmi gerçekleştirildiği, diğer bir ifade ile günlük ortalama 18 milyon TL tutarında işlem hacmi ile portföy değerinin 6,5 katı büyüklüğünde hisse senedi alım ve satımı yapıldığı, komisyon oranlarının serbest piyasa koşullarında belirlendiği, işlem hacmi ile ters orantılı olduğu, yani yüksek işlem hacmi olan hesaplara daha düşük oranda komisyon uygulanabildiği, müşterinin işlem hacmi ile ödeyeceği komisyon miktarında pazarlık gücünün olduğu, ölçek ekonomisi yönünden yüksek işlem hacmi amacıyla hisse senedi alım ve satımlarının, kısa vadeli pozisyon alan yatırımcılar açısından çok riskli olduğu, uyuşmazlık konusu olayda yüksek işlem hacminin taşımış olduğu potansiyel risk ve komisyon giderlerinin portföy üzerindeki olumsuz etkilerinin görüldüğü, dosyaya sunulan kayıtlardan anlaşıldığı, davacının ... müşteri temsilcilerinin hisse senedi alım ve/veya satım önerilerine genellikle olumlu cevap verdiği, fakat hesabına borç kaydedilen komisyonların çok yüksek olduğunu, gereksiz işlemlerin yapıldığını, portföy değerinin azaldığı yönünde itirazlarının bulunduğu, bunun üzerine davacı aracı Kurum temsilcilerinin davacı talebine karşılık cevaben “400-500 gibi bir iadenin yapılabilmesi için konuyu üst yönetimine götüreceğini” ifade ettiği, dolayısıyla müşterinin hesabında yapılan işlemlerden bilgisinin olduğu, ses kayıtlarından anlaşıldığı, davalı aracı kurumu müşteri temsilcilerinin, davacıyı telefonla aradıkları, hisse senedi piyasası ve alternatif piyasalar hakkında bilgi verdikleri, işlem yapmayı planladıkları hisse senetlerine ilişkin piyasa değerlendirmesi yaptıkları, alım veya satım yönünde tavsiyede bulundukları, Müşterinin Mali Müşavir olduğu dikkate alındığında gerçekleşen bazı işlemler karşısında pozisyonunu sorgulaması gerektiği halde sorgulamadığı işlemlere devam ettiğinin anlaşılması ile imzaladığı testlerinin “Uyumsuz” ve “Çok Yüksek Riskli” yatırımcı profili olarak çıktığı, risk ve getiri yönünden orta riskli ürünleri tercih etmekle beraber uzun vadede toplam gelirini artırmak amacıyla riskli ürünlere yatırım yapabileceği, ana paradan bir kısmını kaybetmeyi göze alabileceği yönündeki beyanı da dikkate alınmak suretiyle koşulları oluşmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır