T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/200
KARAR NO : 2025/581
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2018
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında 28/08/2012 tarihinde acentelik sözleşmesinin imzalandığını iş bu sözleşmenin 29/08/2012 tarihinde ticaret sicil gazetesinde de ilan edildiğinin, davacının iş bu acentelik sözleşmesinin gereğini yerine getirmekte iken 19/10/2018 tarihinde davalı tarafından sigorta işlemlerinin yapıldığı ekran sistemine erişiminin eylemli olarak kapatıldığının, bunun üzerine davacı tarafça yapılan araştırmalarda davalının ... 6. Noterliği vasıtasıyla davacı tarafa gönderdiği fesih ihbarnamesi ile acentelik sözleşmesinin feshedildiğinin, ancak iş bu fesih ihbarnamesinin davacının eski adresine tebliğ çıkartıldığını, dolayısıyla bu feshin haksız ve usulsüz olduğu belirtilerek iş bu fesihten dolayı uğranıldığı belirtilen fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL ihbar tazminatı, 6.908 TL net komisyon kaybı tazminatı ve 5.000 TL denkleştirme tazminatı olmak üzere şimdilik toplamda 12.408 TL tazminatın davalı taraftan fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi, sözleşmenin akdedilmesi için davalının hesabına teminat olarak yatırıldığı belirtilen teminat senedinin de fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizle birlikte iadesine karar verilmesi talep edilmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin 26. maddesinde taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklar için ... veya ... Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılmasına binaen yetkisizlik kararı verilmesini, davalı şirketin 3 ay önceden bildirimde bulunmak koşuluyla fesih hakkını kullandığını, davacının üretiminin yetersiz olduğunu, fesih için taraflarının kusurunun bulunmasının gerekmediği gibi sebep gösterilmesine de gerek olmadığını, davacının taleplerinin ve iddialarının haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle ihbar tazminatı, denkleştirme tazminatı ve komisyon kaybından kaynaklı zararların tahsili ve verilen teminatın iadesi istemine ilişkindir.
Dava dosyası ...7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 15/01/2019 günlü ve ...Esas, ...Karar sayılı karar ile yetkisizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizce... esas ve... karar sayılı 30/06/2021 tarihli kararı ile;
"Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle ihbar tazminatı, denkleştirme tazminatı ve komisyon kaybından kaynaklı zararların tahsili ve verilen teminatın iadesi istemine ilişkindir.
Taraf vekillerince acentelik sözleşmesinin sureti ile davalı vekilince ... 6. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinin sureti dosyaya ibraz edilmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, uyuşmazlığa ilişkin olarak taraf şirketlerin ilişki dönemine ait ticari defterlerini de kapsar bilirkişi incelemesine yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir ile sigorta ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiler tarafından sunulan 03/03/2020 tarihli raporda; davacı ... Şti'nin 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, incelenen ticari defterlerin tasdik mükellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VUK 182. ve 221. maddelerine uygun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu, davalı ...A.Ş'nin 2012, 2013, 2014, 2015, 201E 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, incelenen ticari defterlerin tasdik mükellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VUK 182. ve 221. maddelerine uygun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu, incelemeye sunulan toplam 19 aylık Sigorta Komisyon Gider Belgelerinin incelenmesi neticesinde acentenin 50.762,14 TL tutarında üretim yaptığı, iptal komisyonı tutarının 6.125,52 TL olduğu, böylece net komisyon tutarının 44.636.62 TL olduğu, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 28/08/2012 ile 19/10/2018 tarihleri arasında yürürlükte kaldığı, 19/10/2013- 19/10/2018 dönemi ortalama net komisyon tutarı hesaplanmak istenmişse de gerekli veri dosyaya sunulmadığından eldeki sınırlı veri ile beş yıllık geriye dönük yıllık ortalama net komisyon tutarının 8.927,32 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin davacı acentesini, gerekçe göstermeden, 3 ay önceden yapılan ihbar ile fesih ettiği, feshin haksız bir fesih olarak kabul edildiği, fesih sonrası davacının davalıda kalan portföyü sayesinde, davalının elde etmeye devam ettiği menfaatin tespiti için, tarafların acentelik sözleşmesi süresince üretilen poliçelerin acentelik feshinden sonra yenilemelerinin ne şekilde yapıldığı konusunda resmi kayıtlarını sunmaları gerektiği, bu hususların tamamlanmasından sonra ayrıca komisyon kaybı olup olmadığının tespit edilebileceği, TTK madde 122/2 gereğince denkleştirme/ portföy tazminat tutarının dosyadaki mevcut belgelere göre 8.927,32 TL olarak hesaplandığı ve eksikliklerin giderilmesinden sonra talebin hakkaniyete uygun olup olmayacağı hususunda nihai karara varılabileceği, davacı acentenin çoklu acentelik yapıp yapmadığı konusunda beyanda bulunması ve mahkemece gerekli görülmesi halinde ... Sigortacılık Müdürlüğünden bu konuda bilgi talep edilebileceği bildirilmiştir.
Davacı şirketin çoklu olarak acentelik yapıp yapmadığının sorulması noktasında ... müzekkere yazılmış, rapora yönelik beyan ve itirazlar ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler kapsamında ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, aynı bilirkişiler tarafından tanzim olunan 12/04/2021 tarihli raporda; davalı sigorta şirketi tarafından fesih ihbarnamesinin acentelik sözleşmesi madde 22 gereğince sözleşmede yer alan acente adresine gönderilmesi gerekirken farklı bir adrese gönderildiği (gönderilen adresin ticaret sicil adresi olduğu sigorta şirketi tarafından beyan edilmişse de ticaret sicil adresinin acentelik sözleşmesinde kanuni adres olarak yer almadığı,) davacı acenteye davalı sigorta şirketince keşide edilen ... tarih ... yevmiye sayılı fesih ihbarnamesinin tebliğ edildiğine ilişkin bir belge mevcut olmadığı, davacı acentenin acente ekranlarının 19.10.2018 tarihinde kapandığı ve davacı acentenin usulsüz fesih bildirimi nedeni ile taleple bağlı kalınarak 19.10.2018- 31.12.2018 tarihleri arasında yenilemesi gelen poliçelerden doğacak komisyon alacağının 10.936,00TL olarak belirlendiği ve davalı sigorta şirketinin 31.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sorumlu bulunduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde davacı acentenin 5.000,00TL nakdi acentelik teminatının mevcut olduğu, acentenin kendi kusuruna dayanmayan fesih işlemlerinden doğan masraflardan sorumlu olmayacağı, sigorta şirketi kayıtlarında iptal poliçelerden doğan davacı acentenin 1.139,08 TL iptal poliçe prim komisyon iadesi bulunduğu ve bu meblağın acentelik teminatından tenzili neticesinde bakiye 3.860,92TL teminatın 19.10.2018 acente ekran kapama tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacı acenteye iadesi gerekeceği, davacı acentenin davalı sigorta şirketinden talep edebileceği denkleştirme tazminatının 37.147,58 TL olarak belirlendiği, davalının bu tutardan 19.10.2018 acente sistemini kapattığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olduğu, (kök raporda belirlenen rakam dosya içinde mevcut bir kısım belgelere dayalı olarak belirlendiğinden ve yerinde incelemede acente üretim raporlarına davalı şirket kayıtlarında ulaşılmış olmakla rakamın revize edildiği) dava tarihi itibarı ile toplam işlemiş faiz tutarının 3.153,40 TL hesaplandığı, davacı acentenin çoklu acentelik yaptığı ...'nin 07.12.2020 tarihli yazısı ile bildirilmişse de, müşteri portföyünün davalı ... AŞ.’de kalması nedeni ile hakkaniyet indiriminin uygulanamayacağı, denkleştirme tazminatı ve komisyon alacakları fesih ihbarının uygun yapılmadığı gözetilerek ekran kapama tarihinden ileriye dönük hesaplandığından davacının ayrıca ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığı tespitlerinde bulunulmuştur.
Davalı vekili rapora karşı itirazlarını içerir dilekçe sunmuş, davacı vekili 29/04/2021 tarihli dilekçesi ile 5.000-TL denkleştirme tazminat alacağını 32.147,58-TL arttırarak 37.147,58-TL, 6.908-TL doğacak komisyon alacağını (komisyon kaybı tazminatı) 4.028-TL arttırarak 10.936,00-TL, 5.000-TL teminat iadesi alacağını 1.139,08-TL azaltarak 3.860,92-TL (teminat iadesi talebimize ilişkin harç ikmali 1/12/2019'da yapılmıştır.) olarak ıslah etmiş, eksik harcı ikmal etmiştir.
03/03/2020 ve bir kısım eksik bilgi ve belgenin ikmali akabinde tanzim olunan 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporlarının incelenmesinden dosya kapsamına ve bilirkişilerin uzmanlık alanlarına uygun tespitler içerdiği, uyuşmazlığın aydınlatılması noktasında yeterli olduğu sonucuna ulaşılmış, hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen 28/08/2012 tarihli sözleşme ile acentelik ilişkisi kurulduğu, davalı sigorta şirketinin ... 6. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiği, davaya konu uyuşmazlığın sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve bu bağlamda davacının ihbar tazminatı, denkleştirme tazminatı ve komisyon kaybından kaynaklı zararların tahsili ile verilen teminatın iadesi istem şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Denkleştirme istemini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 122. maddesinde; "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı yanca sözleşmenin 24. maddesinde taraflardan herhangi birinin üç ay önceden diğer tarafa noter aracılığıyla bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebileceği kararlaştırıldığından davalının ticaret sicilde son ilan edilen adresine fesih ihtarnamesi gönderildiği ve ihbar süresi geçtikten sonra sat ekranlarına erişiminin engellendiği, bu halde davacının tazminat istem koşullarının oluşmadığı savunulmuşsa da davalı sigorta şirketi tarafından fesih ihbarnamesinin acentelik sözleşmesinin 22. maddesi gereğince sözleşmede yer alan acente adresine gönderilmesi gerekirken farklı bir adrese gönderildiği, önel tanınmadan sözleşme hükümlerine aykırı olarak sözleşmenin feshedildiği, davalının bu yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı sigorta şirketinin feshinin davacı acentenin kusuruna dayanmaması, acentenin getirdiği müşteriler sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmiş olması ve acentenin sözleşme devam etseydi elde edebileceği ücret isteme hakkını kaybetmiş olması nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı ile bildirimsiz olarak ekranının kapatılması sonucu poliçe yenilemelerini yapamaz hale gelmiş olması nedeniyle komisyon kaybından kaynaklı zararlarını ve yine iptal edilen poliçelerden kaynaklı prim komisyon iadelerinin tenzili sonucu yatırdığı acentelik teminatının iadesini talep etmekte haklı olduğu, buna göre dosyada yaptırılan bilirkişi incelemelerinde davacı acentenin ekranlarının kapatıldığı 19/10/2018 tarihinden 31/12/2018 tarihine kadar yenilenmesi gereken poliçelerden kaynaklı komisyon alacağının 10.936,00 TL olduğunun, iptal poliçelerden doğan 1.139,08 TL prim komisyon iadesi tenzili sonucu 5.000,00 TL nakdi acentelik teminatından bakiye 3.860,92 TL teminatın davalı sigorta şirketi tarafından iadesinin gerektiğinin ve denkleştirme tazminatının 37.147,58 olduğunun tespit edilmiş olması karşısında bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah edilen tazminat talepleri bakımından davacının davasında haklı olduğu, müşteri portföyünün davalı sigorta şirketinde kalması nedeniyle hakkaniyet indirimine yer olmadığı ve yine denkleştirme tazminatı ve komisyon alacakları ekran kapama tarihinden ileriye dönük hesaplandığından davacının ihbar tazminatı istem koşullarının oluşmadığı, davalının dava tarihinden önce TBK'nun 117. maddesine uygun olarak temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davalının temerrüdünün dava dilekçesine konu komisyon kaybından kaynaklı tazminat dışındaki istemler bakımından dava tarihi itibariyle, komisyon kaybından kaynaklı istemler dava tarihinden sonraki bir tarih olan 31/12/2018 tarihi itibariyle hesap edildiğinden bu yöndeki istem bakımından 31/12/2018 tarihi itibariyle ve ıslahla arttırılan talepler bakımından ise ıslah harcının ikmal tarihi itibariyle oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. " gerekçesiyle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Denkleştirme tazminatı talebine ilişkin olarak 37.147,58 TL'nın, 5.000,00 TL'na dava tarihinden, 32.147,58 TL'na ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Komisyon kaybından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olarak 10.936,00 TL'nın, 6.908,00 TL'na 31/12/2018 tarihinden, 4.028,00 TL'na ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Nakdi teminatın iadesi talebine ilişkin olarak 3.860,92 TL'nın 01/11/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Fazlaya dair nakdi teminatın iadesi ve ihbar tazminatı taleplerinin REDDİNE, karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... esas ve ... karar sayılı 07/03/2024 tarihli kararı ile;
"HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesi sebebiyle ihbar tazminatı, komisyon kaybı tazminatı ve denkleştirme tazminatının hüküm altına alınmasına ve sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalıya verilen teminatın iadesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davacının komisyon kaybı tazminatı, denkleştirme tazminatı ve teminat taleplerinin hüküm altına alınmasına, ihbar tazminatı ve fazlaya dair nakdi teminatın iadesi taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, taraflar arasında 28/02/2012 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davacının acentelik sözleşmesinin gereğini yerine getirmekte iken 19/10/2018 tarihinde davalı tarafından sigorta işlemlerinin yapıldığı sisteme girişin engellendiği, yaptıkları araştırmada davalının sözleşmeyi ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshettiğini, ancak sözleşmede belirtilen adrese tebligat çıkarılmaması sebebiyle tebligatın kendilerine ulaşmadığını, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshi sebebiyle ihbar tazminatı, komisyon kaybı tazminatı, denkleştirme tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasına ve sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalıya verilen teminatın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin sözleşmenin 24. maddesinde düzenlenen "taraflardan her biri üç ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilir" hükmü gereğince feshedildiğini, ihtarnamenin davacının ticaret sicil gazetesinde ilan edilen en son adresine tebliğe çıkarıldığını, davacının sözleşmenin feshi sebebiyle talep ettiği alacak kalemlerinin haksız olduğunu, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını, acentelik sözleşmesinin 25. maddesinde düzenlenen "acente, şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyecektir" hükmü gereğince davacının talep etmiş olduğu hak ve tazminatlardan önceden feragat ettiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında; dava konu acentelik sözleşmesi akdedildiğine ve fesih tarihinde kadar aralıksız devam ettiğine, sözleşmenin fesih ihtarının davacıya tebliğ edilmediğine, sözleşmenin davalı tarafından herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmenin 24. maddesinde düzenlenen "taraflardan her biri üç ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilir" hükmü gereğince feshedildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel uyuşmazlık; acentelik sözleşmesinin 25/II-b. maddesinde düzenlenen "İş bu sözleşme her ne sebeple olursa olsun fesh edilir, infisah eder veya acentenin görevine son verilirse; acente, şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyecektir" hükmü gereğince davacının talep etmiş olduğu hak ve tazminatlardan önceden feragat edip etmediği, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan komisyon kaybı tazminatı ve denkleştirme tazminatının hatalı olup olmadığı, davacının çoklu acentelik yapmasına rağmen hakkaniyet indirimi uygulanmamasının yerinde olup olmadığı, teminat iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 25/II-b. maddesi "İş bu sözleşme her ne sebeple olursa olsun fesh edilir, infisah eder veya acentenin görevine son verilirse; acente, şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyecektir." hükmünü ihtiva etmektedir. Davalı vekili sözleşmenin bu hükmü uyarınca davacının dava konusu alacak taleplerinden feragat ettiğini ileri sürmektedir. Ancak TTK'nın "Müvekkilin borçları" başlıklı 120/1 maddesine göre; Müvekkil, acenteye; a) Mallarla ilgili belgeleri vermek, b) Acentelik sözleşmesinin yerine getirilmesi için gerekli olan hususları ve özellikle iş hacminin acentenin normalde bekleyebileceğinden önemli surette düşük olabileceğini bildirmek, c) Acentenin yaptığı işleri kabul edip etmediğini ya da yerine getirilmediğini uygun bir süre içinde bildirmek, d) Acentenin istemeye hak kazandığı ücreti ödemek, e) Ücret, avans ve olağanüstü giderler hakkında 20 nci madde hükümlerine göre faiz ödemek, zorundadır. Aynı maddenin 2. Fıkrasına göre; bu maddeye aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu ölçüde, geçersizdir. Yine TTK'nın 122/4 maddesine göre; denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Türk Ticaret Kanunun belirtilen bu hükümleri dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 25/II-b. maddesinin geçersiz olduğu açık olup, davacının dava konusu alacak taleplerinden feragat ettiği söylenemeyecektir. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili tarafından denkleştirme tazminatı şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüştür. TTK'nın "Denkleştirme istemi" başlıklı 122. maddesinde; "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." hükmü düzenlenmiştir. Yine 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16 maddesine göre de; Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.
Müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil sigortacı, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır.(Yargıtay 11. HD'nin 24/02/2020 Tarih ve ... E.-...K. Sayılı kararı).
Mahkemece davalı defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile yerinde incelettirilmiş ve inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması olarak 37.147,58 TL üst sınır denkleştirme tazminatı talep edebileceği tespit edilmiş, Mahkemece de bu bedel üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak bilirkişi tarafından denkleştirme tazminatı talep edilebilmesine ilişkin madde metninde belirtilen diğer şartların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmemiştir. Bilirkişi tarafından davacının oluşturduğunu iddia ettiği portföyün ne kadarının davacı tarafından oluşturulduğu, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği yönünde davacı ve davalı defterlerinde inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davacı ve davalı defterlerinde yapılacak inceleme sonucunda davacının işe başladığı tarihte bir müşteri çevresi var ise bu çevre hariç faaliyete başladıktan sonra sözleşme ilişkisi sonlandırılıncaya kadar oluşturulan yeni müşterilerin sayısal ve diğer verilerle ortaya konulması, davacının davalıya ne kadar yeni müşteri kazandırdığının sayısal verileriyle belirlenmesi ve bundan sonra davacının kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden davalının elde ettiği/ elde etmesi muhtemel gelirlerin ne kadar olduğunun tespiti, davacının aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, hangi müşterilerin, davacının, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra devam ettiği ve davalı sigorta şirketinin de bu müşterilerden menfaat temin edip etmediği konusunda bir tespit yapılarak tazminatın üst sınırının belirlenmesi ve somut olayın özelliklerine göre hakkaniyet ilkesi gereğince değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz hesaplamayı içeren ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre üst sınırdan denkleştirme tazminatına hükmedilmesi yerinde olmamıştır. (Yargıtay 11. HD'nin 30/06/2020 Tarih ve ... E-K sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2023 tarih, ... esas ve ...karar sayılı kararı, Dairemizin 29/12/2022 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ). Yine bilirkişi tarafından davacının komisyon kaybı tazminatı alacağı davacının düzenlediği ve yenilenmesi gelen poliçeler dikkate alınarak varsayımsal olarak hesaplanmış, ancak söz konusu poliçelerin fiilen yenilenip yenilenmediğine ilişkin tespit yapılmamıştır. Teminat iadesi talebi yönünden de davalının poliçe iptal riski değerlendirilmeksizin iade edilecek teminatın belirlenmesi yerinde olmamıştır. Mahkemece de davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen itirazlarını karşılar şekilde inceleme yaptırılarak ek rapor alınmamış ve itirazlar gerekçeli kararda da değerlendirilmemiştir. Bu sebeplerle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 347/2 maddesi uyarınca; İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir. Yine HMK'nın 348/1 maddesi uyarınca; İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. Davacı vekili tarafından Mahkeme gerekçeli kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davalı istinaf dilekçesinin davacı vekili adına tebliğe çıkarıldığı ve 22/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesine cevap verme süresinin ve dolayısıyla katılma yoluyla istinaf başvuru süresinin 06/09/2021 tarihinde sonra erdiği, davacı vekili tarafından davalının istinaf dilekçesine cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesi başlıklı dilekçesini süresinden sonra 08/09/2021 tarihinde sunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK'nın 347/2 ve 352/1-c maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK'nın 347/2 ve 352/1-c maddeleri uyarınca usulden reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle,
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 347/2 ve 352/1-c maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Mahkememizin 30/06/2021 tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, karar verilmiştir.
Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda araştırmalar yapılmış, bilirkişi heyetinden taraf itirazlarının değerlendirilmesi suretiyle ve istinaf mahkemesi kararına uygun ek rapor alınmıştır.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ..., Sigorta uzmanı bilirkişi ...'dan oluşan heyetten alınan 13/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı Tarafın Ticari Defter Kayıtları: Davacı ... Şti.’nin aşağıda dökümü verilen 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterleri incelendiğini, incelenen ticari defterlerin tasdik mükellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VUK 182. ve 221. maddelerine uygun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakta olduğunu, Davalı Tarafın Ticari Defter Kayıtları: Davalı ...A.Ş.’nin aşağıda dökümü verilen 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterleri incelenmiştir. İncelenen ticari defterlerin tasdik mükellefiyetlerinin TTK 64., HMK 222. ile VUK 182. ve 221. maddelerine uygun olarak tam ve eksiksiz yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakta olduğunu, Ek İnceleme: Heyetçe düzenlenen 15.04.2025 tarihli ön raporda; Acente feshi sonrası acentenin müşterilerine ait (müşteri numaralarından tespit edilebilecektir) sigorta şirketi tarafından yapılan (şirket merkezinden veya bir başka acentesi kanalı ile) yenilemeler ve bu poliçelerin komisyonları, (acentenin müşteri portföyünün sigorta şirketi tarafından devam ettirilen istihsal ve bu net üretimler dâhilinde acente komisyonları / yada branşlar bazında komisyon oranları branş bazında poliçe kayıtları verilerek - 310 branş trafik gibi ) ve ayrıca iptal edilen poliçe listesi, Acente yönünden son 5 yıllık teknik kârın tam olarak açıklanması - üretilen prim - ödenen hasar ve ayrılan hasar dâhil (acenteye herhangi bir rapel ödemesi yapılıp yapılmadığı konusunda bilgi ve yapılmış ise resmi defter kayıtları - Maliye Bakanlığı komisyon pusulaları ile) ibrazı gerekli olduğunu, evrakların ibrazı sonrasında BAM kararı doğrultusunda inceleme yapılabileceği, tespit ve kanaatine varıldığını, fesihten sonra 2019 yılı yenilenen poliçe sayısı 103 alınan prim 93.305,27 TL ve komisyon 12.331,13 TL dir. 2019 yılı itibari ile davalı sigorta şirketinin davacı acentenin müşterilerine ait portföyü kullanarak yenileme yaptığı ve önemli menfaat elde ettiği kanaatine varılmakta olduğunu, BAM kaldırma kararında belirtildiği çoklu acentelik hakkaniyet indirimi yapılması hususunda inceleme; sigorta şirketinin marka değeri, acentenin çoklu acentelik yapması, yenilenen poliçelerin türü gibi somut durumun şartları da dikkate alınarak hakkaniyet indirimine, davalı sigorta şirketinin marka değeri ve müşterilerine sunduğu hizmetin de kalitesinin önemli rol oynayacağı tüm bunlara göre %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması hususu ve kanaatimiz takdir Mahkemenize ait olmak üzere arz olunacağını, buna göre, 37.147,58 TL X (1-02) = 29.718 TL denkleştirme bedeli olduğunu, kök raporda komisyon kaybı 2018 yılı verileri dikkate alınarak belirlendiğini, ancak sigorta şirketi tarafından yeni sunulan yenileme poliçeleri incelendiğinde, komisyon kaybının 12.331,13 TL olduğu tespitine varıldığını, nakdi teminat tutarının 3.860,92 TL sinin iade edilebilir olduğu yönündeki kök raporda ki görüş aynen korunduğunu, Sonuç: Sigorta şirketinin 103 adet poliçe yenilemesi yaptığı ve önemli menfaat elde etmeye devam ettiği kanaatine varıldığı; Fesihten sonraki yıl içinde yenilenen poliçeler sonrası 12.331,13 TL komisyon kaybı oluştuğunu, hakkaniyet indirimi yapılmasına Mahkemece karar verilmesi ve bu oranın % 20 olarak uygulanması durumunda denkleştirme tazminatının 29.718 TL olacağını, 3.860,92 TL nakdi teminatın iade edilebilir olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
Dava; taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesi sebebiyle ihbar tazminatı, komisyon kaybı tazminatı ve denkleştirme tazminatının hüküm altına alınmasına ve sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalıya verilen teminatın iadesine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında 28/02/2012 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davacının acentelik sözleşmesinin gereğini yerine getirmekte iken 19/10/2018 tarihinde davalı tarafından sigorta işlemlerinin yapıldığı sisteme girişin engellendiği, yaptıkları araştırmada davalının sözleşmeyi ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshettiğini, ancak sözleşmede belirtilen adrese tebligat çıkarılmaması sebebiyle tebligatın kendilerine ulaşmadığını, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshi sebebiyle ihbar tazminatı, komisyon kaybı tazminatı, denkleştirme tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasına ve sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalıya verilen teminatın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin sözleşmenin 24. maddesinde düzenlenen "taraflardan her biri üç ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilir" hükmü gereğince feshedildiğini, ihtarnamenin davacının ticaret sicil gazetesinde ilan edilen en son adresine tebliğe çıkarıldığını, davacının sözleşmenin feshi sebebiyle talep ettiği alacak kalemlerinin haksız olduğunu, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını, acentelik sözleşmesinin 25. maddesinde düzenlenen "acente, şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyecektir" hükmü gereğince davacının talep etmiş olduğu hak ve tazminatlardan önceden feragat ettiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında; dava konu acentelik sözleşmesi akdedildiğine ve fesih tarihinde kadar aralıksız devam ettiğine, sözleşmenin fesih ihtarının davacıya tebliğ edilmediğine, sözleşmenin davalı tarafından herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmenin 24. maddesinde düzenlenen "taraflardan her biri üç ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilir" hükmü gereğince feshedildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık; acentelik sözleşmesinin 25/II-b. maddesinde düzenlenen "İş bu sözleşme her ne sebeple olursa olsun fesh edilir, infisah eder veya acentenin görevine son verilirse; acente, şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyecektir" hükmü gereğince davacının talep etmiş olduğu hak ve tazminatlardan önceden feragat edip etmediği, denkleştirme tazminatı, komisyon kaybı tazminatı ve denkleştirme tazminatı taleplerinin yerinde olup olmadığı, davacının çoklu acentelik yapmasından dolayı hakkaniyet indirimi uygulanıp uygulanmayacağı, teminat iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 25/II-b. maddesi "İş bu sözleşme her ne sebeple olursa olsun fesh edilir, infisah eder veya acentenin görevine son verilirse; acente, şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyecektir." hükmünü ihtiva etmektedir. Davalı vekili sözleşmenin bu hükmü uyarınca davacının dava konusu alacak taleplerinden feragat ettiğini ileri sürmektedir. Ancak TTK'nın "Müvekkilin borçları" başlıklı 120/1 maddesine göre; Müvekkil, acenteye; a) Mallarla ilgili belgeleri vermek, b) Acentelik sözleşmesinin yerine getirilmesi için gerekli olan hususları ve özellikle iş hacminin acentenin normalde bekleyebileceğinden önemli surette düşük olabileceğini bildirmek, c) Acentenin yaptığı işleri kabul edip etmediğini ya da yerine getirilmediğini uygun bir süre içinde bildirmek, d) Acentenin istemeye hak kazandığı ücreti ödemek, e) Ücret, avans ve olağanüstü giderler hakkında 20 nci madde hükümlerine göre faiz ödemek, zorundadır. Aynı maddenin 2. Fıkrasına göre; bu maddeye aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu ölçüde, geçersizdir. Yine TTK'nın 122/4 maddesine göre; denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Türk Ticaret Kanunun belirtilen bu hükümleri dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 25/II-b. maddesinin geçersiz olduğu açık olup, davacının dava konusu alacak, tazminat taleplerinden feragat ettiği söylenemeyecektir.
Davalı tarafça, sözleşmenin 24. maddesinde taraflardan herhangi birinin üç ay önceden diğer tarafa noter aracılığıyla bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebileceği kararlaştırıldığından davalının ticaret sicilde son ilan edilen adresine fesih ihtarnamesi gönderildiği ve ihbar süresi geçtikten sonra sat ekranlarına erişiminin engellendiği, bu halde davacının tazminat istem koşullarının oluşmadığı savunulmuşsa da davalı sigorta şirketi tarafından fesih ihbarnamesinin acentelik sözleşmesinin 22. maddesi gereğince sözleşmede yer alan acente adresine gönderilmesi gerekirken farklı bir adrese gönderildiği, önel tanınmadan sözleşme hükümlerine aykırı olarak sözleşmenin feshedildiği, davalının bu yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı vekili tarafından denkleştirme tazminatı şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüştür. TTK'nın "Denkleştirme istemi" başlıklı 122. maddesinde; "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." hükmü düzenlenmiştir. Yine 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16 maddesine göre de; Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.
Müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil sigortacı, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır.(Yargıtay 11. HD'nin 24/02/2020 Tarih ve... E.- ... K. Sayılı kararı).
Bilirkişiler tarafından, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacının oluşturduğunu iddia ettiği portföyün ne kadarının davacı tarafından oluşturulduğu, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği, davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davacının işe başladığı tarihte bir müşteri çevresi, davacının davalıya ne kadar yeni müşteri kazandırdığı, davacının kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden davalının elde ettiği/ elde etmesi muhtemel gelirlerin ne kadar olduğu, davacının aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, hangi müşterilerin, davacının, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra devam ettiği ve davalı sigorta şirketinin de bu müşterilerden menfaat temin edip etmediği hususları irdelenerek hazırlanan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarına göre; davacının 37.147,58 TL üst sınır denkleştirme tazminatı talep edebileceği, ancak, davalı sigorta şirketinin marka değeri, müşterilerine sunduğu hizmetin kalitesi, davacı acentenin çoklu acentelik yapması, yenilenen poliçelerin türü gibi somut durumun şartları da dikkate alınarak %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı, fesihten sonraki yıl içinde yenilenen poliçelerde dikkate alındığında davacının 12.331,13 TL komisyon kaybı oluşacağı, davalının poliçe iptal riski de değerlendirildiğinde nakdi teminat tutarının 3.860,92 TL sinin iade edilebilir olduğu tespit edilmiştir.
Bu kapsamda, davacının 37.147,58 TL üst sınır denkleştirme tazminatı talep edebileceği, ancak, davalı sigorta şirketinin marka değeri, müşterilerine sunduğu hizmetin kalitesi, davacı acentenin çoklu acentelik yapması, yenilenen poliçelerin türü gibi somut durumun şartları da dikkate alınarak %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı, buna göre davacının 37.147,58 TL X (1-02) = 29.718,06 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği; Fesihten sonraki yıl içinde yenilenen poliçelerde dikkate alındığında davacının 12.331,13 TL komisyon kaybı oluşacağı, bu miktarda komisyon kaybı tazminatı talep edebileceği, ancak, dava ve ıslah dilekçesi talep miktarları, taleple bağlılık ilkesi, istinaf mahkemesince sadece davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi, usulü kazanılmış haklarda dikkate alındığında davacının 10.936,00 TL komisyon kaybı tazminatı talep edebileceği; davalının poliçe iptal riski de değerlendirildiğinde nakdi teminat tutarının 3.860,92 TL sinin iade edilebilir olduğu, davacının 3.860,92 TL nakdi teminatın iadesini talep edebileceği; tespit bu talep ve miktarlar bakımından davacının davasında haklı olduğu, denkleştirme tazminatı ve komisyon alacakları ekran kapama tarihinden ileriye dönük hesaplandığından davacının ihbar tazminatı istem koşullarının oluşmadığı, davalının dava tarihinden önce TBK'nun 117. maddesine uygun olarak temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davalının temerrüdünün dava dilekçesine konu komisyon kaybından kaynaklı tazminat dışındaki istemler bakımından dava tarihi itibariyle, komisyon kaybından kaynaklı istemler dava tarihinden sonraki bir tarih olan 31/12/2018 tarihi itibariyle hesap edildiğinden bu yöndeki istem bakımından 31/12/2018 tarihi itibariyle ve ıslahla arttırılan talepler bakımından ise ıslah harcının ikmal tarihi itibariyle oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1/1-Denkleştirme tazminatı talebine ilişkin olarak 29.718,06 TL'nın, 5.000,00 TL'na dava tarihinden, 24.718,06 TL'na ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
1/2-Komisyon kaybından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olarak 10.936,00 TL'nın, 6.908,00 TL'na 31/12/2018 tarihinden, 4.028,00 TL'na ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
1/3-Nakdi teminatın iadesi talebine ilişkin olarak 3.860,92 TL'nın 01/11/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
1/4-Fazlaya dair taleplerinin REDDİNE,
2-Alınması gereken 3.040,81 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak olarak yatırılan 827,09-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.213,72-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin ve ıslah olarak karşılanan 827,09-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı parası, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 403,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 12.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.901,00 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 11.055,79-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 23,18-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 7.429,52-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır