T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/211 Esas
KARAR NO : 2025/563 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 06/06/2023
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... T.A.Ş. ile dava dışı ... Şirketi'nin borçlu, davalılar ... Şirketi, ... ile ...'ın müşterek müteselsil kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin taksitleri davalı/borçlu ... Şirketi tarafından ödenmemişt olup bunun üzerine müvekkili banka tarafından ... 12. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği davalılara bildirildiğini, ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, itirazın da olmadığını, bunun üzerine müvekkili banka tarafından ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını ve ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine yasal icra takibine geçildiğini, ilgili icra dosyasına dosya borçluları ...Şirketi, ... ile ... tarafından Müvekkil Bankaya borçları bulunmadığı, iddiasıyla borca, işlemiş faize, faiz oranına, takipten sonraki dönem için talep edilen faiz oranına, ve ihtiyati haciz tutarına itiraz edilmiş ve takibin durdurulması talep edildiğini, Davalı/borçluların bu haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine icra müdürlüğü tarafından icra takibi durduğunu, Davalı borçluların iddialarının temelini müvekkili bankaya takibe konu edilen alacak bakımından borçlu bulunmadıklarına yönelikt olduğunu ancak müvekkili bankaya borcu olmadığını iddia eden davalıların icra takibine konu edilen Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek müteselsil kefili olduklarını, bu nedenlerle icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ... Arabuluculuk Bürosunun ...büro numaralı ...arabuluculuk numaralı dosyası ile müvekkillerinden ... ve ... ile ilgili olarak dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşamadığına ilişkin anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, son tutanağın düzenlenme tarihinin 16.10.2020 olduğunu, davacı tarafça daha sonra aynı dosya ile ilgili olarak tekrar ... Arabuluculuk Bürosunun ... büro numaralı... arabuluculuk numaralı dosyası ile tüm davalılar bakımından yeniden dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşamadığına ilişkin anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, bu başvurunun müvekkilleri... ve ... bakımından mükerrer başvuru olduğunu, arabuluculuk başvurusu bakımından ise son tutanağın düzenlenme tarihinin 20.12.2021 olduğunu, tavacı tarafça 31.01.2023 tarihinde tekrar aynı uyuşmazlıkla ilgili dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunmuş ise de taraflarınca arabulucu olarak görevlendirilen arabulucuya aynı uyuşmazlıkla ilgili daha önce iki başvuru yapıldığının bildirilmesi üzerine davacı tarafça bu son arabuluculuk başvurusundan vazgeçildiğini ve bu durumun şifahi olarak arabulucu tarafından taraflarına bildirildiğini, davacı tarafça yapılan arabuluculuk başvuruları ve bu başvurulara istinaden düzenlenen son tutanak tarihleri dikkate alındığında davacı tarafın iş bu davayı yasal 1 yıllık süre içerisinde açmadığını, davacı tarafça ilk arabuluculuk başvurusuna isitnaden düzenlenen son tutanağın düzenlendiği tarihin 16.10.2020, ikinci arabuluculuk başvurusuna istinaden düzenlenen son tutanağın düzenlenme tarihinin 20.12.2021 olduğunu, dolayısı ile en geç son tutanağın düzenlendiği tarihte 1 yıllık itirazın iptali davası açma süresinin başladığı kabul edilse bile davacı tarafın yasanın itirazın iptali davasının 1 yıllık sürede açılması gerektiğine dair amir hükmüne aykırı olarak iş bu davayı açtığının ortaya çıktığını, bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davanın açılması nedeniyle davacının % 20’den az olmamak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizce 08/11/2023 tarih ve... Esas... Karar sayılı "Davaya konu takibe davalı/borçlu tarafından 20/11/2019 tarihinde itiraz edildiği, itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, davacı tarafından 06/12/2021 tarihinde itirazın iptali davası ikame etmek amacıyla arabuluculuğa başvurulduğu, tutanakların davacı ve davalılar vekilleri tarafından imzalandığı arabuluculuk sürecinin 20/12/2021 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı, borca itiraz dilekçesi davacı alacaklıya tebliğ olunmadığından, davacının borca itirazdan haberdar olduğu tarihin arabuluculuğa başvuru tarihi olarak kabul etmek gerektiği, arabuluculuğa başvurunun, dava açmak için kanunda öngörülmüş süreleri durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde geçen sürenin itirazdan haberdar olma ile başlayan bir yıllık sürenin sonuna eklenmesi gerektiği, somut olayda davacının borca itirazı öğrendiği tarih 06/12/2021 olarak kabul edildiğinde, dava açmak için başlayan süren durduğu, itirazın iptali davası açması amacıyla kanunda öngörülen hakdüşürücü sürenin arabuluculuk sürecinin sona erdiği 20/12/2021 tarihinden itibaren yeniden başladığı, iş bu davanın ise arabuluculukta geçen 14 günlük süre hariç görüşmelerin sona erdiği 20/11/2021 tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra 06/06/2023 tarihinde ikame edildiği anlaşıldığı..." şeklinde davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair verilen karar, İstanbul BAM 14. H.D.'nin,... Tarih ve ...Esas -... Karar sayılı kaldırma kararı ile "...somut olayda davalı borçlular itirazının alacaklıya tebliğ edilmediği ilk derece mahkemesince kabul edildiği de dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince tarafların arabulucuya başvurduğu ve arabuluculukta geçen süre dikkate alınarak ve itirazın arabuluculuğa başvuru ile öğrenildiği kabulü ile davanın İİK 67 maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle verdiği karar isabetsiz olmuştur." şeklindeki gerekçe ile kaldırılarak dosya yeniden yargılama yapılmak ve karar verilmek üzere mahkememize gönderilmiş, mahkememizce, bozma sonrası tensip tutanağı düzenlenerek, yeni duruşma gün ve saatiyle birlikte taraflara tebliğ edilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA:
Dava, kredi (KMH) alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı takip dosyasına davalı taraflarca yapılan itirazların haksız olduğu savunularak dava konusu icra takibine davalıların vaki itirazların iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraflar icra takibine yapmış oldukları itirazlarında borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz etmişler, mahkememize sunmuş oldukları cevap dilekçesi ile öncelikle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle usulden, davacı bankanın taleplerinin haksız olduğundan bahisle de davanın esastan reddini talep etmişlerdir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlulardan 100.623,17TL asıl alacak, 620,28 TL işlemiş faiz ve 729,90 TL ihtiyati haciz tutarı olmak üzere toplam 101.973,35 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçlular tarafından süresi içerisinde 20/11/2019 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlular yönünden durduğu görülmüştür.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
İİK'nın 67/1 maddesi gereğince itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, icra dosyası incelendiğinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair bir kayıt ve belge olmadığı anlaşıldığından yerleşik yargıtay uygulamaları gereği davanın 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı değerlendirilmiştir.
Yine dosya kapsamına sunulan arabuculuk tutanakları incelendiğinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvuru şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bankacı bilirkişi tarafından sunulan 10/08/2024 tarihli raporunda özetle; davacı bankanın 13/11/2019 takip tarihi itibariyle tüm davalılardan asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 101.243,45 TL alacaklı olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalı borçlulardan kredili mevduat hesabı borcu için toplam 100.623,17 TL olan asıl alacak üzerinden %26,52 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi BSMV ile birlikte talep edebileceği, takipte talep edilen 729,90 TL ihtiyati haciz tutarının ödenip ödenmeyeceğinin takdirinin mahkeme takdirinde olduğu şeklinde raporunu bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 03/12/2024 tarihli ek rapor ile; davacı bankanın 13/11/2019 takip tarihi itibariyle tüm davalılardan asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 101.243,45 TL alacaklı olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalı borçlulardan kredili mevduat hesabı borcu için toplam 100.623,17 TL olan asıl alacak üzerinden %26,52 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi BSMV ile birlikte talep edebileceği, takipte talep edilen 729,90 TL ihtiyati haciz tutarının ödenip ödenmeyeceğinin takdirinin mahkeme takdirinde olduğu şeklinde ek raporunu bildirmiştir.
Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 15/01/2025 tarihli duruşma zaptının 1 no.lu bendi ile sunulan bilirkişi raporuna dikkat edildiğinde mahkememiz bir önceki celse 2 nolu ara kararını karşılamadığı anlaşıldığından taraf vekilleri itiraz ve beyanlarının değerlendirilmesi suretiyle dosyanın bilirkişi...'a tevdii ile rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Bankacı Bilirkişi ... tarafından sunulan 10/03/2025 tarihli raporunun sonuç kısmında; davacı banka ve davalılar itirazlarına ilişkin olarak yapılan incelemede, faiz ve temerrüt hesaplamalarının yanlışlığına ilişkin önceki bilirkişi raporlarıyla küçük farklılıklar oluştuğu, mükerrer yasal takip yapıldığı, davacı banka tarafından fazla faiz tahsilatı yapılmadığı, kefaletlerin usul ve yasalara uygun olduğu, ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı 154.130,84 TL'lik tahsilat tutarının mahsup edilebilir nitelikte bulunduğu, tarafların hukuki mahiyetteki beyan ve itirazları, masraf, tazminat, ücret vekalet ve benzeri taleplerinin mahkeme takdirinde olduğu şeklinde raporunu bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 11/06/2025 tarihli celsesinin 1 no.lu bendi ile bilirkişi tarafından davacı vekili tarafından sunulan beyan ve itirazlarının tek tek irdelenmesi sureti ile ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Bankacı Bilirkişi ... tarafından sunulan 10/03/2025 tarihli ek raporunun sonuç kısmında; ... 5. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasındaki 154.130,84 TL'lik tahsilat tutarının mahsup edilemez nitelikte bulunduğu, faiz oranları ve yapılan hesaplamaların sabit olduğu şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ....San. Ltd. Şti. arasında 18/12/2017 tarihli 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmeyi kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi de belirtilmek suretiyle 1.500.000,00 TL kefalet limitiyle müteselsil kefil sıfatıyla aynı tarihte imzalayarak sözleşmeye taraf olduğu, kefillerin sorumlu olduğu azami miktarın 1.500.000,00TL ve kefalet tarihinin 18/12/2017 olarak davalı kefiller tarafından kefalet türü de belirtilerek el yazısı ile yazılıp imzalandığı akabinde imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından dava dışı ....San. Ltd. Şti. adına kredili mevduat hesabı (KMH) kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı kefillere ... 12. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 24/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile tanınan 3 günlük sürenin ilavesiyle davalı/borçluların 28/10/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi ile akdi ve temerrüt faiz oranları dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine göre doğru bir şekilde tespit edilmek suretiyle hazırlanan ve Mahkememizce de hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda davacı bankanın takip tarihi itibariyle 100.623,17 TL asıl alacak ve 620,28 TL işlemiş temerrüt faizi alacağı olmak üzere toplam 101.243,45 TL davalılardan alacaklı olduğu hesaplanmış olup tespit edilen davacı banka alacağına istinaden banka kayıtlarına alınanlar dışında başkaca ödeme yapıldığı iddia ve ispat olunamadığı, ... 5. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına konu bononun genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu ve kefillerden kredi sözleşmesinin teminatı kapsamında alındığına dair bir bilgi, belge ve delil bulunmadığı, kaldı ki aksi düşünülse dahi davalıların mahkememize sunmuş oldukları dilekçelerin incelenmesinde ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile haklarında başlatılan takibin mükerrer olduğunu ileri sürmüş iseler de herhangi bir mahsup talepleri bulunmadığı ayrıca kambiyo senetlerinden olan bononun sebepten mücerret olduğu, bu hali ile farklı bir tür olan kefalet borcundan mahsubunun da mümkün olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alınarak davalıların itirazının iptaline yönelik ve fazlaya dair davacı isteminin ve davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının takip başlatmakta haklı olduğunun anlaşılması nedeniyle de davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı borçluların dava konusu ... 29. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 100.623,17 TL asıl alacak ve 620,28 TL işlemiş temerrüt faizi alacağı olmak üzere toplam 101.243,45 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 100.623,17 TL asıl alacağa 13/11/2019 takip tarihinden itibaren yıllık % 26,52 değişen oranlarda temerrüt faizi ve işleyecek faize %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Davalılar tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 101.243,45 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 20.248,69 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin REDDİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 9,50 TL'sinin davacıdan, 1.310,50 TL'sinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 729,90-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-Davacının yaptığı 179,90 TL başvuru harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.290,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 11.469,90 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 11.272,62 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Davalının yaptığı 247,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1,78 TL'sinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
11-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2025
Katip
¸
Hakim
¸