T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/215
KARAR NO :2024/891
DAVA:Sözleşmenin Feshi-İşletilenin Tahliyesi- Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ:04/04/2024
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan sözleşmenin feshi-işletilenin tahliyesi-maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının, işletmesi müvekkiline ait olan .... No:31/1(Yeni No:6/1) ... adresinde bulunan ... Otel'in, alt kat lobi yanında bulunan içkili lokanta/restorant bölümünün, müvekkiliyle aralarında bulunan işletme sözlemesi sebebiyle işletmecisi olarak bulunmakta olduğunu, işletme sözleşmesinin müvekkili ile davalı arasında 31.05.2017 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.06.2017 olduğunu ve kira bedelinin 5.500,00-USD olduğunu, sözleşmesinin 4. maddesinde kira sözleşmesinin bir yıllık olarak yapıldığı ve her kira dönemi sonunda tarafların anlaşması halinde kira sözleşmesinin yıllık olarak devam edeceğinin düzenlendiğini, sözleşmenin 15. Maddesinde; ''İşletmeci, birinci işletme yıllı dolmadan işletme sözleşmesini fesh etmesi halinde bir yıllık işletme bedeli tutarında ceza-i şart ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. İkinci ve devamı işletme yıllarında işletmeci ve işletmeye veren işbu işletme sözleşmesini 3 ay önceden yazılı haber vermek sureti ile her zaman fesh etme hakkına sahip olduklarını taraflar peşinen kabul ederler. Bu şekilde işletme sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeni ile taraflar birbirlerinden hiçbir hak ve alacak talep etmeyeceklerini peşinen kabul ve taahhüt ederler.'' hükmüne yer verildiğini, müvekkilinin 14.03.2022 tarihinde ihtarname çekerek sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.06.2022 tarihinden sonra sözleşmenin yenilenmeyeceğini davalı tarafa bildirdiğini, ancak davalı tarafın müvekkiline gönderdiği karşı bir ihtarname ile işletmeyi boşaltmayacağını bildirdiğini, işletme sözleşmesinde tarafların bu hak ve yükümlülüklere uygun davranmaması durumunda sözleşmenin sona erdirilebileceğinin hüküm altına alındığını, bu kapsamda müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının bu yükümlülüklere aykırı davrandığını, ayrıca işletme sözleşmesinin süresinin de sona erdiğini, ancak davalının buna rağmen taşınmazı boşaltıp teslim etmediği gibi, sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen; ''işbu sözleşme ile işletmesini aldığı işletmeyi, işletmeye verenden izin ve yazılı onay almadığı sürece başkasına devredemez, kiraya veremez, ortak olamaz. Bu duruma aykırı davranış, sözleşmenin derhal fesih nedenidir'' olarak düzenlenen hükme de aykırı davrandığını, davalı tarafın işletmeye ortak almasına müvekkili tarafından hiçbir şekilde onay verilmediğini, müvekkilinin 01.06.2022 tarihinden sonraki yeni kira dönemi için sözleşmenin yenilenmesini istemediğinden dolayı, davalıya .... Noterliğinin 14.03.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname çekerek, yeni dönem için işletme sözleşmesinin yenilenmeyeceğini ve işletme sözleşmesinin 01.06.2022 tarihinde sona ereceğini, bu tarihten sonra keşidecinin, işletmeciliği kendisinin yapacağını bildirdiğini, bu nedenle müvekkilinin, davalının 01.06.2022 tarihinden itibaren işletmesini yapmış olduğu ... Otel'in alt kat lobi yanı içkili lokanta/restorant bölümünü tahliye etmesi gerektiğini ihtaren bildirdiğini, müvekkilinin tahliye iradesini ortaya koyduğu ihtarnameyi davalı tebellüğ almasına ve cevap vermesine rağmen işletileni tahliye etmemesi sebebiyle müvekkilinin bir çok zararının ortaya çıktığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının taşınmazdan tahliyesini, işletme sözleşmesinin feshini ve uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava her ne kadar asliye ticaret mahkemesinde açılmış ise de, mahkememizin görevsiz olduğunu, davalının iflasa tabi olmadığını, ticari unvanının bulunmadığını ve ticaret siciline tescil edilmiş bir iş yerinin mevcut olmadığını, iş bölümü itirazlarının da bulunduğunu, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının, tarafları aynı olan, aynı sözleşmeye istinaden ve aynı hukuki sebeplere dayanarak İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava ikame ettiğini, bu hususta derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davanın değeri konu bölümünde doğru bildirilmediği gibi, harç da eksik ödendiğinden davaya bu şekilde devam edilemeyeceğini, kira bedelinin 5.500,00-USD olduğunun belirtildiğini, oysa ki hukukumuzda sözleşmelerin döviz üzerinden yapılmasının yasaklanmış olduğunu, söz konusu sözleşmenin taraflarının, müvekkili ile ... Otelcilik Tur. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, ancak sadece müvekkilinin imzasının bulunduğunu, bu anlamda davacıların aktif husumetinin bulunmadığını, söz konusu sözleşme geçerli olmadığını, davacının 3 ay önceden haber verme şartına riayet etmediğini, davacının miktarını belirtmeden ve hukuki sebeplerini açıklamadan tazminat istemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hangi sebeple açıldığı konusunda müphemiyet mevcut olduğunu, ortada akde aykırı bir işlem ya da tasarrufun olmadığını, davacının mülkiyet sahibi olmadığını, kiracı olduğunu, işletme sözleşmesinin 7. ve 15. maddelerine göre sadece fesih istenebileceğini, ancak tahliyenin istenemeyeceğini, asıl akde aykırı davranan ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenin davacı taraf olduğunu, tüm bu nedenle davanın derdestlik, görevsizlik, iş bölümü, süre, husumet, usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki işletme sözleşmesine istinaden davacı tarafın tahliye iradesine rağmen davalı tarafın işletileni tahliye etmediğinden bahisle, işletme sözleşmesinin feshi, işletilenin tahliyesi ve maddi zararın tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır.
Eldeki dava öncelikle 427,60-TL peşin harç yatırılmak suretiyle 10.000,00-TL harca esas değer üzerinden ikame edilmiş ve mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış olup, mahkememizin 17/09/2024 tarihli celsesinde haç eksikliği tamamlanmadan yargılamaya devam olunamayacağından, davacı vekiline, sözleşmenin feshi ve tahliye talebine istinaden (5.500,00 USD x 12 = 66.000,00 USD x 32,0448 =) 2.114.956,80 TL üzerinden hesaplanan 36.118,17 TL peşin harcı yatırması bakımından ve tazminat talebine istinaden talep miktarını somutlaştırması, belirttiği miktar üzerinden peşin harcı yatırması bakımından "Harçlar Kanunu 30. Maddesi uyarınca önümüzdeki celseye kadar süre verilmesine, aksi takdirde HMK'nun 150. Maddesi uyarınca işlem yapılacağının ihtarına" karar verilmiş, davacı vekili 02/12/2024 tarihli dilekçesi ile tazminat taleplerinin 1.000.000,00-TL olarak belirlendiği beyan edilerek, aynı gün 54.177,17-TL tamamlama harcı ikmal edilmiş ve mahkememizin 03/12/2024 tarihli celsesinde; "Harçlandırılan dava değeri dikkate alınarak dosyanın heyete alınmasına, yeni duruşma gününün heyetçe belirlenmesine" karar verilmesi üzerine dosya, mahkememiz heyeti tarafından incelenmiştir.
Mahkememizce, taraflarca sunulan beyan ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Yine davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda dava, taraflar arasındaki işletme sözleşmesine istinaden davacı tarafın tahliye iradesine rağmen davalı tarafın işletileni tahliye etmediğinden bahisle, işletme sözleşmesinin feshi, işletilenin tahliyesi ve maddi zararın tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır. Davalının GIB ve SGK entegrasyon kayıtları dosyamız arasına alınmış olup, herhangi bir tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu anlamda, davanın genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Tüm bu hususlar dikkate alınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep halinde dosyanın, görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nın 331. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde, talep üzerine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4-HMK'nın 20. maddesi gereğince, karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, tarafların yokluğunda HMK'nın 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır