T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/225
KARAR NO :2024/910
DAVA:Bilgi Alma ve İnceleme Hakkının Kullandırılmasına İzin Verilmesi
DAVA TARİHİ:08/04/2024
KARAR TARİHİ:12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına izin verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı şirketin pay sahiplerinden olduğunu, TTK 437 uyarınca pay sahibinin finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları, yönetim kurulunun kâr payı dağıtım önerisi, gelir tablosu, bilanço ve benzeri evrakların incelemeye hazır edilmesi ve/veya bir örneğinin pay sahibine verilmesi veya pay sahibinin şirket işleyişi, kar payları, genel kurul evrakları ve benzeri hususlar hakkında bilgi alınması gibi hakları bulunmakta olduğnuu, bu konu hakkında müvekkili adına KEP üzerinden başvuru yapıldığını, ilgili başvurunun 15.3.24 tarihinde davalı şirketin kep adresine yapıldığını ve aynı gün davalı şirket tarafından okunduğunu, ilgili ihtarnamede 15 gün süre tanındığını, davalı şirketin 15 gün içerisinde ilgili iletiye cevap vermediğini, ayrıca müvekkilinin 2024 yılı içerisinde gerçekleşen genel kurul toplantısına yönelik olarak müvekkiline yapılan tebligatların da bir örneğini bilgi edinme hakkı kapsamında talep ettiğini ve bu hakkının da yerine getirilmediğini, davalı şirketin bu hareketi ile müvekkilinin 3 aylık süre içerisinde genel kurul kararı iptali davası açmasını engellemeye çalışmakta olduğunu, hal böyleyken 2024 yılı içerisinde gerçekleşen genel kurul toplantısına yönelik tebligatların bir örneğinin dosyaya ivedi şekilde tedbiren alınmasının da gerekmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketin 2024 yılı içerisinde gerçekleşen genel kurul toplantısına yönelik müvekkiline tebligatların bir örneğinin ivedi şekilde tedbiren dosya arasına alınmasını, davanın kabulünü, davalı şirkete gönderilen KEP ihtarnamesi kapsamında müvekkilinin bilgi edinme hakkını kullanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yerin... ilçesine bağlı olduğunu ve... adliyesi yargı alanının yetkili olduğunu, bilgi alma ve inceleme talebinin davacı pay sahibi tarafından kötüye kullanılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından şirket sırlarının ve menfaatinin korunması gerekliliğinin doğduğunu, şirket menfaatlerinin zarara uğramasının, işletmenin kendisi ve ilişkileri yönünden çeşitli kayıplara uğramasına da neden olacağını, kanun tarafından öngörülen sınırın, hem bilgi alma hakkını ve hem inceleme hakkını kapsamakta olduğunu, davacı pay sahibinin şirketin ileri dönemlerine dair taleplerinin, pay sahiplerine ne zaman ve hangi miktarda kâr dağıtılacağına dair yönetim kurulunun finansal ve profesyonel hedeflerinin açıklanmasını istemesinin, bu doğrultuda şirket sırrı niteliği taşıdığından cevaplanmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olacağını, davacı pay sahibinin, şirketin menfaatlerine aykırı hareket etmekte ve şirketi zor duruma sokmaya yönelik doğrudan ve dolaylı davranışlarda bulunmakta olduğunu, müvekkili şirkete yönelik davacı pay sahibinin uzun zamandır süregelen kötü niyetli davranışları ve tehditlerinin de davacının güvenilirliğini ortadan kaldırdığını, davacı pay sahibinin uzun zamandır şirketin itibarına, gizliliğine, menfaatlerine, diğer pay sahiplerine ve yöneticilerine zarar vereceğine yönelik tehditlerde bulunmakta olduğunu ve bu doğrultuda davranışlar sergilemekte olduğunu, şirketin menfaatine zarar verme amacı ile açılmış bu davanın dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davalı şirket ortağı davacının bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğinden bahisle, bilgi alma ve inceleme izni verilmesi istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce davacı vekilinin bilgi edinme, inceleme talebi ve adres güncellemesine ilişkin bildirim dilekçesi, davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, 27/01/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağı, hazirun listesi, tebligat listesi ve mazbataları, 04/01/2024 tarihli karar metni, ticari defter ve kayıtları vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir ve ticaret hukuku öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir.
Ticaret hukuku öğretim üyesi Doç. Dr. ... ve mali müşavir ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından, mali müşavir bilirkişi tarafından davalı şirketin ticari defter ve kayıtları da yerinde incelenmek suretiyle düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 15/10/2024 havale tarihli rapor ile; davalı şirketin tüm karşılıklar ayrıldıktan sonra stopaj öncesi dağıtabilecek kârı’nın 12.075.098,13-TL olacağı ve 2023 genel kurulu 5 numaralı kararına göre, yerinde inceleme yapılan 21.06.2024 tarihi itibarıyla 2023 yılı kâr dağıtımının gerçekleşmediği, somut uyuşmazlık yönünden şirketin bilgi talebini yanıtsız bırakmasının bir ihlal niteliğinde olduğunu, ancak bilgi vermemenin gerekçesinin, makul ve haklı görülebileceğini, davalı vekilinin de bilgi alma hakkının karşılanmadığını, çünkü talep edilen bilgilerin şirket sırrı niteliğinde olduğunu iddia ettiğini, ancak bu bilgilerin neden ve nasıl şirket sırrı ihtiva ettiğinin açıklanmadığını, davacı tarafından talep edilen bilgilerin, her olağan genel kurul toplantısında pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulması gereken bilgi ve belgeler olduğu göz önüne alındığında, davacının talebinin davalı şirketçe karşılanmamasının bilgi alma hakkının ihlali olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, ... İlçesi'nin ticaret mahkemeleri yönünden adliyemiz yetki sınırları içerisinde kalması nedeniyle, davalı tarafın mahkememizin yetkisine karşı yapmış olduğu itiraza itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre davacı ...'ün, davalı şirketin her biri 16.000,00-TL'ye ayrılmış, 1.600.000,00-TL sermayesinin 64.000,00-TL'sine tekabül eden, 100 hissesinin 4 adedine sahip pay sahiplerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi, belge ve bilirkişi raporundan, davacı tarafın 15/03/2024 tarihli yazısı mukabilinde finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları, yönetim kurulunun kâr payı dağıtım önerisi, gelir tablosu, bilanço ve benzeri evrakların incelemeye hazır edilmesi ve/veya bir örneğinin pay sahibine verilmesi veya pay sahibinin şirket işleyişi, kâr payları, genel kurul evrakları ve benzeri hususlar hakkında bilgi alınması ve inceleme taleplerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça, davacı pay sahibi tarafından bilgi edinme hakkının kötüye kullanılmış olduğu, şirket tarafından şirket sırlarının ve menfaatinin korunması gerekliliğinin doğduğu, şirket menfaatlerinin zarara uğramasının, işletmenin kendisi ve ilişkileri yönünden çeşitli kayıplara uğramasına da neden olacağı ve söz konusu bilgilerin şirket sırrı olduğu ileri sürülmüştür. Yani söz konusu bilgi alma ve inceleme taleplerinin karşılanmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bilgi alma hakkının kapsam ve sınırları doktrinde de uzun yıllardır tartışılmaktadır. Türk, Alman ve İsviçre Hukuku’nda bahse konu hakkın kullanılmasına ilişkin sınırlar, doktrindeki çoğunluk görüş ve geniş katılımlı mutabakat sonucu kesin ve sınırlayıcı olmamak üzere “Bilgi vermekten kaçınma ancak ortaklık menfaatinin bulunduğu halde caizdir. Yani pay sahibinin talebi açıkça ortaklık sırrı veya korunmaya değer ortaklık menfaati ile ilgili ise ya da açık bir hakkın kötüye kullanılması halini oluşturuyorsa red edilebilir", "Bilgi verilmesinin sınırını özellikle şirketin özel iktisadi ve hukuki yapısı ile bilgi alma talebinde bulunulan dönem etkiler. Örneğin şirketin yapısı ve büyüklüğü, çok ortaklı olup olmaması, çalıştığı alan, bilgi almanın talep edildiği zaman dilimi pay sahibinin talebinin farklı değerlendirilmesini gerektirebilir", "Sır saklamaya ilişkin menfaat şirket açısından açık ve somut biçimde haklı ve maddi anlamda da bir temele sahip olmalıdır", "Bilgi alma talebi keyfi olarak reddedilemez. Red sebebi mutlaka ciddi ve somut anlamda gerekçelendirilmeli, red olgusu somut verilerle desteklenmeli ve tüm bunlar açıklanmalıdır.", "Şirket bilgi açıklama suretiyle asla zarara uğratılamaz; tereddüt ve şüphe halinde ret yönünde karar verilmelidir." ve "Bilgi vermekten kaçınma hakkı yönetime asla hakikat olmayan şeyi söyleme hakkı vermez." şeklinde sıralanmıştır. Davalı tarafça söz konusu kayıtların incelenmesinin şirket sırrı ya da korunması gereken diğer şirket menfaatleri niteliğinde olduğu yönünde herhangi bir delil sunulmuş değildir. Yani bu bilgilerin neden ve nasıl şirket sırrı ihtiva ettiği açıklanmamıştır. Neticeten davacı ortağın bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin talebinin, usule uygun olarak şirket tüzel kişiliğine yapıldığı; ancak sorularına cevap verilmeyerek inceleme talebinin karşılanmadığı tespit edilmiştir. Anonim şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkı, 6102 sayılı TTK'ın 437. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hak hem pay sahiplerinin; hem de yönetim kurulu üyelerinin en temel haklarından biri olup, vazgeçilmez ve devredilemez nitelikteki hakları arasındadır. Bilgi alma ve inceleme hakkının engellenmesine, taraflar arasında ihtilaf bulunup bulunmaması hususu gerekli ve yeterli bir neden de değildir. Pay sahipliği ilişkisinin güvene dayalı olduğuna ilişkin temel düşünce, işin nitelik ve önemi ve nihayet yüklendiği sorumluluk ve sorumluluğa bağlı hukuki ve cezai yaptırımlar, pay sahibinden bir bilginin saklanmasını ve esirgenmesini haklı göstermez. Yine önemle vurgulanmalıdır ki, pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı bakımından düzenleme getiren TTK'nın 437. maddesinde, tüm konularda bilgi alma ve belirli konularda inceleme yapabilme yetkisi verilirken, şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile bu talep reddedilebilir. Açıklanan bu nedenlerle hükme esas alınabilir nitelikteki 15/10/2024 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu göz önünde bulundurularak ve ayrıca işin uzmanlık gerektiren özelliği dikkate alınarak, davacı tarafın tayin edeceği bir mali müşavir ile bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması yönünde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile; davacıya, 6102 Sayılı TTK'nun 437. maddesi gereğince, davalı şirketin 2021-2022-2023-2024 yıllarına ilişkin finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, şirketin gelir gider tabloları ile şirket bilançoları üzerinde, bilgi alma ve inceleme hakkı çerçevesinde mali müşavir eşliğinde, davalı şirket merkezinde inceleme yapmasına İZİN VERİLMESİNE,
2-Kararın... İcra Müdürlüğü'nce icrasına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcı peşin olarak alınmış olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına; davacı tarafından pelin olarak yatırılan 427,60-TL harcın, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 324,00-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 12.751,60-TL yargılama giderinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 6102 Sayılı TTK'nun 437/5. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır