T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/23
KARAR NO :2025/302
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:11/01/2024
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket ile müvekkili banka arasında 29/06/2022 tarihli maaş ödemeleri protokolü akdedildiğini, tarafların, protokolün 01/06/2022 tarihinden itibaren 01/06/2025 tarihine kadar geçerli olacağı hususunu kararlaştırdıklarını, maaş ödeme protokolünün 3.2. maddesi gereğince davalının, protokol süresi boyunca personellerine ait maaş ödemelerinin müvekkili banka aracılığıyla yapılması koşuluyla çalışan personele protokolde kararlaştırılan bedelin ödeneceğini, protokolde belirlenen personel sayısından daha az miktarda personele maaş ödemesi yapılması halinde eksilen personel sayısı ve protokolün kalan süresi ile orantılı kısmını müvekkili bankaya iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki maaş ödeme protokolünün 26/06/2022 tarihinde akdedildiğini ve davalı tarafından protokole uygun bir şekilde maaş ödemelerinin yapılması halinde kendisine ödenecek olan ilk yıl promosyon bedelinin davalının paylaştığı listeye istinaden personellere ödendiğini, davalının da müvekkili banka tarafından verilen listeye istinaden yapılan bu ödemenin davalı tarafından net bir şekilde bilinmekte olduğunu, maaş ödeme protokolü gereği müvekkili bankanın promosyon ödeme yükümlülüğünü gerçekleştirmiş olmasına rağmen, davalının protokoldeki yükümlülüğüne aykırı davranarak personel maaş ödemelerini müvekkili banka aracılığıyla gerçekleştirmediğini, personel maaş ödemelerini müvekkili banka aracılığıyla yapması koşuluyla davalıya yapılan promosyon bedeli ödemesinin; davalı tarafından bu şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle protokol hükümleri ve yasa gereği müvekkili bankaya iade edilmesi gerekmekte olduğu için, tacir olduğu için indirim talep edilemeyecek cezai şart bedeli ile birlikte kıstalyem alacak kalemlerinden oluşan tutarın ihtarname ile talep edildiğini, ancak fesih bedelinin taleplerine rağmen ödenmediğini, müvekkili bankanın da bu kapsamda davalıya ödenen promosyon bedelinin iadesi ve protokolün 5. maddesi gereği tacir olan davalının indirim talebinde bulunamayacağı fiili erken fesih kaynaklı cezai şart bedelinin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız itirazı ile takibin davalı yönünden durduğunu, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve davalı aleyhine, takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın, dava konusu protokolün müvekkili liman işletmesince eylemli şekilde feshedildiğine ve hiçbir personeline davacı banka aracılığı ile maaş ödemesi yapılmadığına dair beyanlarının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olduğunu, protokolün imzasından itibaren, müvekkili liman işletmesince davacı bankanın KEP adresine gönderilen 24/01/2023 tarihli fesih bildirimi ile feshedildiği tarihe kadar, personeline yaptığı tüm maaş ödemelerinin davacı banka aracılığıyla yapıldığını, müvekkili liman işletmesince, davacı bankanın gerçek dışı beyanlarının aksine; eylemli bir fesih yapılmadığını, fesih hakkının kullanıldığı ve davacı bankanın KEP adresine yazılı olarak bildirildiği tarihe kadar protokol hükümlerine aykırı herhangi bir davranışta bulunulmadığını, taraflar arasında muhtelif tarihlerde e-posta kanalı ile yazışmalar yapıldığını ve davacı banka tarafından, müvekkili liman işletmesince protokolün feshedilmesi halinde, tamamen haksız ve hukuka aykırı bir biçimde, protokolün hem 3.2. hem de 5. maddesinde düzenlenen tutarların taraflarına ödenmesi gerektiği çıkarımında bulunulduğunu, ancak protokolün 3.2. ve 5. maddeleri birlikte incelendiğinde, somut olayda müvekkili liman işletmesi nezdinde herhangi bir personel sayısı veya maaş hacmi düşüşü değil; tam aksine artışı söz konusu olduğundan, 3.2. madde tahtında müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir tutar iadesinde bulunma yükümlülüğünün olmadığının görüleceğini, personel sayısının yıllık bazda dikkate alınacağı hususunun protokolde hiçbir şekilde düzenlenmediği gibi, maddenin bu şekilde ve sadece davacı banka lehine yorumlanmasının da hakkaniyete aykırı olduğunu, 09/12/2022 tarihinde davacı banka yetkililerinden, 3.2. madde kapsamında tutar iadesinin talep edilmesinin protokole, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunun açıklandığını ve konunun tekrar değerlendirilerek süreç hakkında bilgi verilmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerin sebepsiz olarak neredeyse 1 ay boyunca yanıtsız ve sürüncemede bırakıldığını, 02/01/2023 tarihinde ise müvekkili liman işletmesine olumsuz dönüş yapıldığını ve 5. maddeye ek olarak 3.2. madde kapsamında da ödeme/tutar iadesi yapılmasının talep edildiğini, ardından, herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın, "... Promosyon Bedeli" adı altında 2.947.898,00-TL'lik 3.2. maddeden doğduğu iddia edilen alacak kalemi de dahil edilerek müvekkili liman işletmesi aleyhine icra takibine geçilmiş olduğunu, davacının takibinde kötü niyetli hareket ettiği hususunun izahtan vareste olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen maaş ödeme protokolü kapsamında davalı şirket personellerine promosyon ödemelerinin gerçekleştirildiği ve fakat davalı tarafça personel maaş ödemelerinin davacı banka kanalıyla yapılmadığı ve söz konusu ... protokol bedellerinin iade edilmediği ve cezai şart bedellerinin de ödenmediğinden bahisle, davacı tarafça söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 29/06/2022 tarihli maaş ödeme protokolü, .... Noterliğinin 25/04/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, davalı şirketin ticaret sicili kayıtları ile 2022 dönemi ve 07/092023 dönemi geçici kurumlar vergisi beyannameleri, 24/01/2023 tarihli fesih bildirimi, davalı personel maaş ödemelerine ilişkin dekontlar, ekstreler, arabuluculuk son tutanağı, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, YMM ve vergi başmüfettişi bilirkişiden rapor ve ek rapor, bankacılık işlemleri uzmanı ve sözleşmeler alanında uzman borçlar hukuku öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir.
... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, 02/08/2023 tarihinde borçlu ... Anonim Şirketi aleyhine 29/06/2022 tarihli maaş ödemeleri protokolü ve .... Noterliğinin 25/04/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine dayalı 2.947.989,00-TL ... promosyon bedeli, 2.867.708,00-TL cezai şart bedeli, 781,42-TL ihtarname bedeli ve 138.139,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.954.526,62-TL alacağın, tahsili tarihine kadar %16,75 ticari avans faizi, masraf ve vekalet ücreti ile, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerde Borçlar Kanunu'nun 100. maddesinin uygulanması kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 04/08/2023 tarihinde herhangi bir borçlar bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize, tüm ferilerine ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
YMM ve vergi başmüfettişi bilirkişi ... tarafından davalı şirket merkezinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle temin edilen 08/07/2024 tarihli rapor ile; şirketin 2022 yılı bilançosu ve gelir tablosu tetkik edildiğinde dava konusu edilen 5.954.526,62-TL tutarını ödeyebilecek kapasitede olduğu, bütün bu analiz ve açıklamalara göre, dava konusu tutarın ödenmesi halinde şirketin mahvına neden olmayacağı tespit edilmiş; 08/11/2024 tarihli ek rapor ile; davalı şirket tarafından 2022 yılı haziran ayı maaş ödemelerinden başlamak üzere 2022 yılı aralık ayı dahil ortalama 1930 civarında personele 7 aylık süre zarfında toplam 145.402.787,11-TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerden sadece 1 personele aynı dönemlerde ...Bankası Anonim Şirketi aracılığı ile 771.864,13-TL ödeme yapıldığı, bu durumda davacı banka aracılığı ile personele 7 aylık dönemde toplam (145.402.787,11-TL-771.864,13-TL=144.630.922,98-TL maaş ve benzeri ödeme yapıldığı, davacı banka aracılığıyla personellere 2022 yılında; haziran ayında 1922 personele 17.595.092,76-TL; temmuz ayında 1928 personele 21.058.690,46-TL; ağustos ayında 1938 personele 31.937.560,12-TL; eylül ayında 1937 personele 18.580.053,66-TL; ekim ayında 1935 personele 19.261.486,47-TL; kasım ayında 1942 personele 17.863.557,34-TL; aralık ayında 1952 personele 18.334.482,17-TL olmak kaydıyla toplam 144.630.922,98-TL ödeme yapıldığı, konu protokolün 3 ve 5. maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, protokol kapsamında davalı şirketin 1 aya isabet eden 8.333.333,33-TL/12ay=694.444,44 TL/ay promosyon hakkı hesaplandığı, protokol fesih edildiğinden, bir yıl promosyon ödemesinden geriye kalan 5 aylık döneme isabet eden promosyon tutarının 694.444,44-TLx5ay=3.472.222,20-TL olduğu, bu promosyonun sözleşmenin fesh edilmesi nedeniyle davalı şirket tarafından hak edilmediği tespit edilmiştir.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... ve sözleşmeler alanında uzman borçlar hukuku öğretim üyesi Doç. Dr. ...'ndan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 01/04/2025 havale tarihli rapor ile; takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı taraftan 2.947.898,00-TL ... promosyon bedeli, 2.867.708,00-TL cezai şart bedeli, 580.106,70-TL işlemiş faiz ve 781,42-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 6.396.494,12-TL alacaklı olduğu, raporun benimsenmesi halinde alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, takip tarihinden asıl alacak tutarı(tazminat/cezai şart) 5.815.606,00-TL'si tamamen ödeninceye kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda basit usulde işleyecek nitelikli avans faizi ile birlikte istenebileceği tespit edilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen maaş ödemeleri protokolünün 9. maddesi ile İstanbul mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında 29/06/2022 tarihinde maaş ödemeleri protokolü akdedildiği, bu protokol ile davalı şirket ve gruba bağlı diğer şirketlere ait personellerin başta maaş, ücret, prim, döner sermaye vs. ücret ve tazminatların davacı banka kanalıyla ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacı banka da, bu protokol kapsamında yapılacak maaş
ödemelerine karşılık davalıya bonus(promosyon) ödenmesini taahhüt etmiştir. Mezkur protokol ile her iki taraf da karşılıklı olarak bir takım edim ve yükümlülükler üstlenmişlerdir. Protokolün 3.1. maddesi ile, kuruluşların personel maaş ödemelerini protokol süresi boyunca banka aracılığıyla yapması karşılığında bankanın, protokol süresi 3 yıl boyunca toplamda 24.700.000,00-TL(yıllık 8.233.333,33 TLx3yıl) ödeme yapmayı
taahhüt ettiği, kuruluşların personel sayısındaki artış, promosyon tutarının artırılması hususunda bir talep hakkı doğurmayacağı, protokolün 3.2. maddesi ile; protokol tahtında yapılan ödemenin, kuruluşların protokol
süresi boyunca minimum ….. personele ait maaş ödemelerinin banka aracılığıyla yapması koşuluyla ödenmiş olduğu, kuruluşların belirtilenden daha az sayıda personelin
maaş ödemesi yapması durumunda, kuruluşların, ödenen promosyon tutarının, eksilen personel sayısı ve protokolün kalan süresi ile orantılı kısmını bankanın yapacağı ilk yazılı talep üzerine nakden ve def’aten talep tarihinden ödeme tarihi arasında geçecek günlere ait işleyecek kanuni faizi ile beraber iade etmeyi kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. Protokolün 3.2. maddesi hükmü paralelinde taraflar arasında somut
bir çekişme/yakınma bulunmadığı gibi, bu yönde açık bir delil de sunulmuş değildir. Protokolün 3.4 maddesi ile; kuruluşların, protokol süresi boyunca bankaca kendisine işbu
protokolün 3.1. maddesi uyarınca yapılan ödeme dışında hiçbir ad ve nam altında nakdi ve/veya ayni bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği, protokolün 5. maddesi ile: protokolün 01/06/2022 tarihinden itibaren 01/06/2025 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte olduğu, sona erme tarihinden en az bir ay önce taraflardan biri feshi ihbar etmediği takdirde, protokolün aynı şartlarla
kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzayacağı, ancak bankanın 10 gün önceden yazılı olarak feshi ihbar etmek kaydıyla işbu protokolü dilediği zaman ve neden göstermeksizin tek yanlı olarak feshetmeye yetkili olduğu, kuruluşların, protokol süresi içinde protokolün uygulanmasını fiilen durdurduğu, protoklün 3.2. maddesinde belirtilen personel sayısından daha az sayıda personele maaş ödemesi
yapması, ödenen maaş hacminin sebebi fark etmeksizin protokolü süresinden önce feshetmesi, protokol devam ederken başka bir kurum ile maaş ödemesi hususunda anlaşmaya varması, … halinde bankaca kuruluşa ödenen tutarı protokolün kalan süresiyle orantılı olarak ... usulü ödeme yapılan tarihten protokolün sona erdirilme tarihine kadar geçecek günlere ait işleyecek ticari avans faizi ile beraber cezai şart olarak söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içinde bankaya ödemeyi, bunun ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde bankaca cari en yüksek kredi faizinin %50 fazlası oranında temerrüt faizi ve ilgili
diğer gider vergisi ile birlikte nakden ve def’aten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı şirket tarafından davacı bankaya ithafen 24/01/2023 tarihli fesih ihbarnamesi ile, tek taraflı olarak ihbarnamenin düzenlendiği tarihten itibaren 29/06/2022 tarihli maaş ödemeleri protokolünü feshettiğini bildirdiği, bu kapsamda davacı banka tarafından davalı tarafa .... Noterliği'nin 25/04/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek 2.947.898,00-TL ... promosyon bedeli ve 2.867.708,00-TL cezai şart bedeli olarak üzere toplam 5.815.606,00-TL'nin iadesini talep ettiği, ancak herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı/alacaklı ... ... Bankası Anonim Şirketi tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 02/08/2023 tarihinde borçlu ... Anonim Şirketi aleyhine 29/06/2022 tarihli maaş ödemeleri protokolü ve .... Noterliğinin 25/04/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine dayalı 2.947.989,00-TL ... promosyon bedeli, 2.867.708,00-TL cezai şart bedeli, 781,42-TL ihtarname bedeli ve 138.139,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.954.526,62-TL alacağın, tahsili tarihine kadar %16,75 ticari avans faizi, masraf ve vekalet ücreti ile, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerde Borçlar Kanunu'nun 100. maddesinin uygulanması kaydıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 04/08/2023 tarihinde herhangi bir borçlar bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize, tüm ferilerine ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen protokol süresinin 01/06/2022 tarihinden itibaren başlayıp 01/06/2025 tarihine kadar geçerli olacağı, yani 36 aylık süreyi kapsayacağının kararlaştırılmış olduğu son derece açıktır ve bu hususta bir ihtilaf da bulunamamaktadır. Protokolde taraflar arasında kararlaştırılan maaş ödenecek personel sayısı en az 2022 ve üzeri olarak belirlenmiştir. Ancak davalı bankanın bonus ödeme miktarını belirlerken en azından ilk başlangıçta maaş ödenecek personel sayısını baz alarak bir maliyet hesabı yapmış olduğu görülmekte ve bu sayının ilk etapta dosya içeriğine göre 2.000 civarında personele tekabül ettiği
anlaşılmaktadır. Davacı banka maliyet hesap analizini yaparken verilen hizmet karşılığında sağlanacak olan getiri bakımından hassas hesaplamaları yapmak durumundadır. Personel sayısının taahhüt edilenin altına düşmesi halinde davacı bankanın önünde 2 seçenek bulunmaktadır. Bunlardan birisi davacıya ceza-i müeyyide uygulanması ve bir diğeri ise maaş ödemesinin tamamen kesilmesi halinde yine cezai
müeyyide uygulanmasıdır.
Davacı bankanın protokol ile üstlendiği yükümlülükler ile ceza-i şartın belirlenmesi hususunda 2022 yılında aydan aya personel sayısı ve aylık ödenen maaşların miktarları yol gösterici olacaktır. Bu kapsamda 2022 yılının haziran ayında 2039 personele 35.637.854,27-TL; temmuz ayında 2056 personele 21.113.088,79-TL; ağustos ayında 2064 personele 31.944.990,76-TL; eylül ayında 2062 personele 35.880.633,17-TL; ekim ayında 2057 personele 28.455.217,73-TL; kasım ayında 2053 personele 20.367.636,81-TL ve aralık ayında 2075 personele 46.472.308,50-TL ödeme yapıldığı görülmekte olup, 2022 yılı haziran-2022 yılı aralık döneminde 7 ay süreyle protokolün ayakta kalmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı banka tarafından, protokolün 3.1. maddesi ile kararlaştırılan 36 aylık yükümlülük süresi çerçevesinde yaklaşık olarak 2.000 personel
için ilk yıl 8.233.333,33-TL promosyon ödemesi yapıldığı, bu kapsamda 2022 ve üstü personele ilk 1. yıl için 8.233.333,33-TL promosyon ödemesi yapmış olduğu dikkate alındığında, ilk yılın fiilen kullanılmayan ocak 2023 ile 31/05/2023 dönemine denk gelen 5 aylık süreye tekabül eden promosyon tutarının iade edilebileceği değerlendirilmiştir. Buna göre 12 aylık süre için 8.233.333,33-TL ödendiği dikkate alındığında, bir aylık
ödeme tutarı 686.111,11-TL olmaktadır. Protokolün kullanılmayan süresine isabet eden ceza-i şart bedeli 686.111,11-TLx5ay=3.430.555,55-TL olarak hesaplanmıştır. Davacı ise buna mukabil takip talebinde ... esasına göre iade edilmesi miktarını 2.947.898,00-TL ve ceza-i şart bedelini de 2.867.708,00 TL olarak talep etmiş ve bu hususlar, mahkememiz dosyası kapsamında temin edilen bilirkişi raporları ile de tespit edilmiş, mahkememizce de denetime ve hüküm tesisine elverişli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Davalı tarafça, borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, borcun ödendiği veya borcun başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
6098 Sayılı TBK'nun 182/3. maddesi; "Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." hükmünü içermektedir. Mahkememiz dosyası kapsamında davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle temin edilen rapor ile, davalı şirketin 2022 yılı bilançosu ve gelir tablosu tetkik edildiğinde dava konusu edilen 5.954.526,62-TL tutarını ödeyebilecek kapasitede olduğu, bütün bu analiz ve açıklamalara göre, dava konusu tutarın ödenmesi halinde şirketin mahvına neden olmayacağı anlaşılmış olup, cezai şart hususunda takdiri indirim uygulanmayarak ve taleple bağlılık ilkesi de göz önünde bulundurularak, davanın tam kabulüne karar verilmiş ve davalı tarafça, icra takibine karşı yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından taraflar arasındaki maaş ödemeleri protokolüne dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalıya noter aracılığıyla ihtarname de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlu alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalı hakkında açılan davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 1.190.905,32-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 406.753,71-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 71.915,80-TL'nin mahsubu ile bakiye 334.837,91-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 71.915,80-TL harcın, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'na 3.120,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği ve ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 573.726,33-TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 22.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 305,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 23.232,60-TL yargılama giderinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ..
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır