T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/24 Esas
KARAR NO : 2025/789
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 11/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...’un 18.10.2022 günü İstanbul İli ... İlçesi ... Yanyol üzerinde ... istikametinde ... plakalı aracıyla seyir halindeyken, davalı ... adına kayıtlı olan ve diğer davalı ... hakimiyetinde olan ... plakalı aracı kullanırken trafik kurallarını ihlal etmesi üzerine müvekkilin kullandığı araca arkadan çarpması neticesinde yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkilin meydana gelen kaza sebebiyle yaralandığı, işine devam edemediği, zorunlu ihtiyaçlarını da görmekte zorlandığı, dilekçede belirttikleri ve Sayın Mahkemece ayrıca re'sen dikkate alınacak nedenlerden dolayı; fazlaya ve manevi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile, davanın maddi tazminatlar yönünden HMK md.107 kapsamında belirsiz alacak davası olması ve haksız fiil sonucu oluşan alacağın yapılan yargılama sonucu belirlenebilecek olması nedeni ile alacaklarının şimdilik; sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebi için şimdilik 100,00 TL ve olay tarihinden itibaren faiziyle beraber davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek tarafımıza ödenmesine, geçici iş göremezlik maddi tazminat talebimiz için şimdilik 100,00 TL ve olay
tarihinden itibaren faiziyle beraber davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek kendilerine ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan araç müvekkil şirkete, 23.05.2022-23.05.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı
olduğu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 540.000-TL ile sınırlı olduğu, huzurdaki başvurunun öncelikle “dava şartı eksikliği” sebebiyle usulden reddi gerektiği, zira davacı taraf kanunda sigorta şirketine başvururken gönderilmesi gereken evrakları müvekkil şirkete usulüne uygun ve tam olarak iletmediği, keza müvekkil şirkete iletilen sağlık raporu tetkik edildiğinde, sunulan raporun 01.06.2015 tarihli genel şartlarda belirtilen niteliğe haiz olmadığının anlaşıldığı, müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, huzurdaki başvurunun bu nedenle de esastan reddi gerektiği, kaza tarihi dikkate alındığında, burada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının hükümlerinin uygulanması gerektiği, başvuru sahibinin motosiklet kullanırken kaza sırasında dizlik, kask gibi koruyucu malzeme ve teçhizat kullanmamış olması ile kaza sonucu oluşan arazları arasındaki illiyet bağı gözetilerek hükmedilecek tazminat miktarında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, aynı zamanda başvuru
dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı vekilinin talep etmesi gerekenin faiz yasal faiz olduğu, sunulan nedenlerle; müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Diğer davalılara, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 18/10/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle davacıda oluşan bedensel zararların tazmini istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, SGK kayıtları, hasar dosyası ile ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celbedilmiş, emsal ücret ile sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmıştır.
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve... karar sayılı dosyasının incelenmesinde dosyamız davalısı olan sanık Nazlı hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 04/01/2024 tarihinde 2.700,00 TL adli para cezasına hükmedilerek ardından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde kazanın meydana gelmesinde davalı Nazlı'nın takip mesafesine uymaması nedeniyle kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Ceza dosyası kapsamında bulunan trafik bilirkişi raporunda davacıya atfı kabil kusur tespit edilemediği, davalılardan Nazlı'nın ise 1. Derecede asli ve tam kusurlu olduğu şeklinde tespitlerin yer aldığı görülmüştür.
Davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresine yönelik iddiaları bakımından bildirilen hastane kayıtları celbedilerek dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, ATK 2. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı ön raporunda davacının herhangi bir tıp fakültesi veya eğitim araştırma hastanesine sevki sağlanarak bildirilen muayenelerin yapılması sonucu oluşturulan raporlar istenilmiştir. Davacı vekili tarafından davacının ... Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Hastanesine sevkinin talep edilmesi üzerine talep doğrultusunda davacnın ... Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Hastanesine sevki sağlanmıştır. Hastane yazı cevabı ile dosya yeniden ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiştir.
ATK 2. İhtisas Kurulunun .... tarih ve ... karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "Mevcut belgelere göre;13/05/1994 doğumlu, ...’un 18/10/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" mütalaa olunmuştur.
Davaya konu trafik kazasının oluşumundaki kusur durumu ve davacı yanca talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti bakımından dosya Makine Mühendisi ve Tazminat Hesap Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti 26/07/2025 tarihli raporda özetle;
Karayolları Trafik Kanununun, 47.maddesinin d) fıkrası ile 52.maddesinin b) ve c) fıkraları ve 56.maddesinin c) fıkrası ile 84.maddesinin d) fıkrasını ihlal ederek; karayolunda araç kullanırken Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak, kullandıkları aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak ve bir aracı izlerken belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak ve öndeki aracı, kendi aracının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre ya da aracının 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar olan güvenli ve yeterli bir takip mesafesinden izlemek ve önündeki araca arkadan çarpmamak zorunda olduğu halde, Dosya kapsamı ve dosyada mevcut Polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 18.10.2022 günü, saat:19.30 sıralarında, İstanbul İli, ... İlçesinde, ... Yan Yol üzerinde ... istikametinde sağ şerit üzerinde seyir halindeyken ... benzin istasyonuna gelmeden 500 metre geride kendi aracının sağ ön kısımlarıyla,beyanına göre önünde seyreden sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sol arka kısımlarına çarptığı ve bu çarpmanın etkisiyle ... plakalı motosiklet savrulup yolun sağ tarafında duraklama halinde olan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön kapı kısımlarına çarpması şeklinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda, kullandığı aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, önündeki bir aracı izlerken güvenli bir mesafe bırakmadığı, dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özensiz davranışları nedeniyle, önünde seyir halinde olan sürücü ...’un yönetimindeki ... plakalı motosiklete asli kusur ihlali yaparak arkadan çarpması 3 araçlı trafik kazasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosikletin sürücüsü ...’un;
Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığı anlaşıldığından; meydana gelen trafik kazasında, kusurunun olmadığı, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın; Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığı anlaşıldığından; meydana gelen trafik kazasında, kusurunun olmadığı, Motosiklet ile seyir halindeyken, koruyucu ekipman kullanma ve koruyucu başlık (KASK) takma zorunluluğu; Karayolları Trafik Kanununun 78. maddesine göre; belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150.maddesinin a)fıkrasına göre; “Üç tekerlekli yük motosikletleri hariç, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı kullanması zorunludur.” Türk Borçlar Kanunu’nun Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri başlıklı bölümündeki, “MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.
MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” şeklindeki hükümlerine göre, TBK 52.maddesi uygulaması yönünden, ... plakalı motosikletin sürücüsü ...’un trafik kazası esnasında motosiklet üzerinde kask takıp takmadığı konusunda Trafik Kazası Tespit Tutanağında, “Tespit Edilemedi” (kod 7) işaretlenmiş olup, bu durumda konu hakkındaki değerlendirme, TBK 51.maddesi gereğince, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğundan, müterafik kusur konusunda Bilirkişi olarak değerlendirme yapılmadığı, Bu durumda; Polis görevlilerince tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, ... plakalı aracın sürücüsü ...’in; 2918 sayılı KTK’nun 56/1-c (yakın takip) kuralını ihlal ettiği belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulmuştur. ... Cumhuriyet Başsavcılığına 27.01.2023 tarihinde Bilirkişi ... tarafından sunulan Bilirkişi raporunda; ... plakalı aracın sürücüsü ...’in; 1.Derece Asli ve Tam Kusurlu olduğu, ... plakalı motosikletin sürücüsü ...’un, Atfı Kabil Kusurunun bulunmadığı, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın, Atfı Kabil Kusurunun bulunmadığı, kanaati belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulmuştur. ATK 2. İhtisas Kurulunun raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 26.400,00 TL olduğu, ancak; davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise yapılan ödemenin davalının %100 kusuruna isabet eden kısmının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzilinin gerekeceği, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 30.11.2022 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 18.10.2022 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekili 03/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile,geçici iş göremezlik bedelinin 26.200 TL artırarak 26.400TL dava değeri üzerinden eksik harcı ikmal etmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde;
Somut olayda; sürücü davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 18/10-2022 günü saat 19.30 sıralarında ... ili ... ilçesinde ... yan yol üzerinde ... istikametinde sağ şerit üzerinde seyir halindeyken ... benzin istasyonuna gelmeden 500 metre geride kendi aracının sağ ön kısımlarıyla, önünde seyreden sürücü davacı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sol arka kısımlarına çarptığı ve bu çarpmanın etkisiyle motosikletin savrulup yolun sağ tarafında duraklama halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön kapı kısımlarına çarpması neticesinde 3 araçlı trafik kazası meydana geldiği ve davacının bu kaza neticesinde yaralandığı anlaşılmıştır.
Davacının 18.10.2022 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, davacı yanca kaza nedeniyle uğranılan bedensel zararların tazmini için kazaya karışan ... plakalı karşı aracın sahibi, araç sürücüsü ve sigortacısı olan davalı sigorta şirketine karşı işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
... plakalı araca ilişkin olarak sunulan ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin 23.05.2022-23.05.2023 vadeli olduğu, kaza tarihini kapsadığı, sakatlanma ve ölüm teminatının kişi başına 500.000,00, kaza başına 2.500.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Dava açılmadan önce davacı yanca 17.11.2022 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunulduğu, hasar dosyası oluşturulduğu, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir geri dönüş yapılmadığı, davacıya başvurusuna ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davalı yanca dava açılmadan evvel KTK'nın 97. maddesiyle öngörülen başvuru koşulunun gereği gibi yerine getirilmediği savunulmuşsa da, davacılar tarafından zararın ve sorumluluğun tespitine yönelik evraklar ile başvuruda bulunulduğunun anlaşılması karşısında bu savunmaya itibar edilmemiştir.
14/02/2024 tarihli SGK yazı cevabına göre, davacıya 18/10/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazası ile ilgili sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, olayın iş kazası olarak değerlendirilmediğinden gelir bağlanmayarak peşin sermaye değeri ile ilgili bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
İddia ve savunma kapsamında yasal düzenlemelere bakıldığında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 50. maddesinde; Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyasına ilişkin olarak tanzim edilen; ATK 2. İhtisas Kurulunun 25/12/2024 tarih ve 23649 karar sayılı raporu ve ile kusur ve aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden dosya kapsamına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata, kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli oldukları anlaşılmış; belirtilen raporlar Mahkememizce de benimsenerek hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu bağlamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının 18/10/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu bedensel zarara uğradığı, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 oranında, davacı sürücü ...'un kusursuz olduğu, kazaya karışan diğer ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının uyuşmazlık konusu trafik kazası nedeniyle yukarıda anılan Yönetmelik ve cetvellere göre %0 oranında maluliyetinin oluştuğu, tespit ve kabul edilen kusur durumuna göre talep edebileceği 3 aya kadar öngörülen iyileşme süresine göre geçici işgöremezlikten kaynaklı maddi zararının 26.400 TL olduğu hesap edilmiş olup, davalı sigorta şirketine karşı açılan eldeki davada davacının geçici iş göremezlik yönünden 26.4000 TL maddi tazminat talebinin haklı ve yerinde olduğu, davalının geçerli trafik sigorta poliçesine göre davacıda oluşan bedensel zararlar nedeniyle poliçe teminat limitleri dahilinde kalan toplam 26.400,00 TL maddi tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, 11/01/2024 dava tarihi itibariyle davalıların temerrüde düştüğü sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 26.400,00 TL maddi tazminatın 11/01/2024 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.803,38-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama olarak yatan 875,03-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 928,352-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 875,03-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 12,00 TL'nın davacıdan, 3.188,00 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 26.400,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı Doğa Sigorta kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacının yaptığı ilk masraf 427,60 TL, 5.400TL ATK rapor bedeli, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.771,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 21.599,35 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 21.518,00 TL 'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı taraflarca sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin ve davalı Nazlı ve Dilek'in yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda, kabul edilen miktar yönüyle dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN, reddilen miktar yönüyle HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/12/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır