T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/258
KARAR NO : 2025/609
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/02/2022
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili le davalı şirket arasında sözleşme mevcut olup, işbu sözleşme ve ekleri uyarınca müvekkilin, davalı şirkette ... hesabı bulunmakta olduğunu, müvekkil ... üzerinden yatırımları sağlandığını, buna karşın müvekkilin bilgisi ve rızası olmaksızın, hesabı sıfırlandıktan sonra öğrendiği üzere; müvekkilin babası ... her gün müvekkilin hesabı ile ilgili aranarak babası ...'e agresif satış yöntemleri kullandırılmış, müvekkilin hesabı babası tarafından müvekkilin bilgisi olmaksızın kullanılmak suretiyle birikimleri ...’a çevrilmiş, agresif satış yöntemi nedeniyle babası yüksek lot almış, ikaz edilemediğini, müvekkilin durumdan habersizce yapmış olduğu ilave para gönderimlerine karşı hesabın sıfırlandığını, üstelik hesabın sıfırlandığı gün teminat düştü mesajlarını içeren 1-2 sms dışında müvekkil, hiçbir şekilde davalı şirket tarafından aranmadığını hesabı hakkında bilgi müvekkile verilmemiştir. Hesabın aktif hale gelebilmesi için gerekli demo işlemleri ve yönlendirmeleri dahi yapılmadığını, müvekkil söz konusu hesapta bu süreçte yaklaşık olarak 450.000 Euro zarara uğradığını, müvekkilin bu hesaba yatırmış olduğu ana para ise banka kayıtlarıyla netlik kazanacak olup davalı şirketin haksız fiilleri ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle bu tutar müvekkile iade edilemediğini, davalı şirketin hukuka aykırı ve haksız eylemi nedeniyle müvekkilin malvarlığında eksilme meydana geldiğini, davalı şirket tarafından maddi zararlarının giderilmesi gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; daha sonra arttırmak üzere şimdilik 1.000 Euro maddi tazminatın aynen tahsilini, aynen tahsili mümkün değilse fiili ödeme tarihindeki kur ile olay tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vakelet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın maddi tazminat talebi için ileri sürdüğü; hesabında babası tarafından işlem yapıldığı iddiası gerçek dışı bir kurgu olduğunu, davacının tüm işlemleri kendisi tarafından bilgisi dahilinde
gerçekleştirildiğini, davacı tarafın demo işlemleri ve yönlendirmeleri yapılmadığı, 1-2 sms dışında bilgi verilmediği şeklindeki diğer iddiaları ile talep sonucu arasında illiyet bağı dahi bulunmadığını, davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden ileri sürdüğü bilgilendirme yükümlülüğü yapılmadığı, mevduatının korunması için hukuki ve teknik koruma sağlanmadığı, kişisel verilerinin babası ile paylaşıldığı iddiaları da yine aşağıda ayrıntılı olarak cevap verildiği gibi gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, manevi tazminat isteminin temelinde, haksız fiil iddiası vardır. Bilindiği üzere haksız fiilin unsurları hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunu, müvekkil şirketin hukuka aykırı bir fiili ve dolayısıyla kusuru da bulunmadığını, kaldı ki; iddia edilen fiillerle de zarar arasında illiyet bağı da bulunmadığını, zira davacı, iddiasının aksine telefonda temsilcimize işlemleri babası ile “birlikte takip edeceğiz” diyerek en başından babası ile birlikte hareket ettiğini kendisi söylediğini, buna rağmen yatırım kaybından sonra kişisel verilerinin babası ile paylaşıldığı iddiasıyla fahiş taleplerde bulunması son derece kötü niyetli olduğunu, davacı taraf kişisel bilgilerinin babası ile paylaşıldığı iddiasıyla üzüntü ve elem duyduğu iddiasıyla manevi zarar talebinde bulunduğunu, davacı tarafın yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere kişisel bilgileri babası ile paylaşılmadığını, aksine babası ile birlikte telefon görüşmesine katılan davacının bizatihi kendisi olduğunu, kişinin kendi eyleminden kaynaklı hak talebinde bulunması da mümkün olmadığını, davacı tarafın, yatırım kaybının tazmini amacıyla zenginleşme amacıyla manevi zarar adı altında talepte bulunduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, cevabi yazı içerikleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının forex hesabının bulunduğu davalı şirket nezdinde uğradığı iddia olunan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve ayrıca taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla konuda uzman bilirkişiler eliyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.
Bilgisayar Mühendisi ... ve SPK uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 29/12/2024 tarihli rapor ile; davalı aracı kurumun hiçbir şekilde hesap sahibi Davacının dışında bir kimseyle bilgi paylaşımı yapmadığı, Davacının kişisel verilerinin ve hesap bilgilerinin davacının babası ile paylaşılmadığı, Davalı aracı kurumun Davacının hesabında gerçekleştirilen işlemler konusunda davacıyı ayrıntılı olarak bilgilendirdiği, Davacının malvarlığının korunması için Davalı aracı kurum yetkililerinin yeterli düzeyde bilgilendirme yaptıkları, ... kapsamında davacının babası ...’e davacının hesabı hakkında yapılan incelemede ses ve log kayıtlarında hesap erişiminin tek CID üzerinden yapılmış olduğu, hesaba ait şifre bilgisinin yalnızca davacı ile paylaşıldığı tespitleri yapılmıştır.
Bilirkişilerden alınan rapordaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler mahkememize ait olmakla; yapılan teknik ve sektörel tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Sonuç olarak, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının hesabında gerçekleştirdiği işlemleri dava dışı babası ile birlikte gerçekleştirdiği, buna ilişkin bilirkişi raporunda yer alan ve davacı ile yapılan görüşmelerde özellikle hesabın ilk açılış tarihi olan 09/09/2021 tarihinde işlemleri babasının bilgisi ve onayı ile yaptığı hakkında açık beyanlarının bulunduğu, bu kişi adına vekalet gönderme işlemlerinin tamamlanacağının bildirildiği, kar ve zarar işlemleri de dahil olmak üzere tüm işlemlerin aynı ve tek CID numarası üzerinden yapıldığı, davalının kar elde edildiği hallerde bu hususlara bir itirazı bulunmazken zarar nedeniyle oluşan teminat açığı nedeniyle başlatılan takibe yönelik itirazının TMK'nın 2. Maddesinde düzenlenen iyi niyet kapsamında olmadığı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı anlaşılmakla telefon görüşme kayıtlarında yer alan hususların aksi nitelikte tanık anlatımlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davacının bilgisi ve onayı dışında işlemler yapıldığına dair iddialarına özellikle tek sistem üzerinden işlem yapılması ve uygulama sistem bilgilerinin davacı tarafından babasının kullanımına verilmiş olduğu, telefonla sesli işlem yapılmadığı, bu şekilde davacının şifrelerini ve sistemi kullanma yetkisini babasına bırakmış olması nedeniyle oluşan zararda davalıya atfı kabil kusurun bulunmadığı anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.975,70 TL nispi harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.548,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 15.690,90-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3-4 maddeleri gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6100 sayılı kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının artakalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı , maddi tazminat talebi yönünden dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN ve manevi tazminat talebine ilişkin HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.03.10.2025
Katip
e-imzalıdır .
Hakim
e-imzalıdır .