T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/26
KARAR NO : 2025/807
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı faktoring şirketi tarafından müvekkili aleyhine ... 22. İcra Müdürlüğü... esas numarası ile 0.09.2018 tarih ... Seri No ve 50.000.00TL bedelli çeke dayalı takip açıldığını, akabinde müvekkili şirket yetkilisi hakkında karşılıksız çek nedeniyle şikayet yoluna gidildiğini, anılan çek iptal edildiğinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini isteme gereği hasıl olduğunu, bankadan ibrazla çek yaprak bedeli alınmış müvekkilinin bankalar nezdindeki kredi riskine sebep olunduğunu, yine müvekkili hakkında, karşılıksız çek düzenlemekten ceza alınması için haksız şikayete gidildiğini, tüm bu hususlar ve faktoring yönetmeliğine aykırı davranışı nedeniyle davalı aleyhine %40 dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına da hükmedilmesini talep ettiğini, bedelsiz olduğu ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi ... E - ... K sayılı Kararı ile de hüküm altına alınmış olan çekten dolayısıyla; davanın kabulüne, ... 22. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takibine dayanak 30.09.2018 tarih ... Seri No ve 50.000.00 TL bedelli bedelsiz kalan çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ve taraflarına iadesine, davalı tarafından alınmış bulunan çek yaprak bedelinin müvekkiline iadesine, kötü niyetli davalı aleyhine %40 tan az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket bir faktoring şirketi olup dava dışı borçlu şirket .. ile aralarında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu çek de, bu faktoring sözleşmesi kapsamında ve ilgili mevzuata uygun şekilde müşteri ...'dan tevdi alınmış ve kendilerine finansman sağlandığını, müvekkili şirket gerekli araştırmaları yapmadan ve teyit almadan işlem yapmamakta, davacının iddialarının aksine faturayla tevsik edilmemiş hiçbir alacağı temlik almamakta olduğunu, bu kapsamda, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5. Maddesi uyarınca, gerekli istihbarat çalışmaları yapıldıktan sonra faktoring işlemi yapıldığını, fatura ile tevsik edilen dava konusu çekler devralındığını, çek üzerindeki ciro silsilesi düzgün olduğunu ve müvekkili şirket iyi niyetli yetkili hamil olup bile bile davacının zararına hareket etmediğini, müvekkiline kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesi mümkün olmadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine dava konusu çekin yaprak bedeli müvekkili şirket tarafından tahsil edilmediğini, bu yöndeki talebin de reddi gerekmektedir. haksız davanın reddine, davacı aleyhinde %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Dava konusu ... Bankası Şubesine ait ... tarih, ... seri nolu, 50.000,00 TL'lik bedelli çekin mahkeme kararı ile bedelsiz kaldığının kesinleştiğinden bahisle menfi tespit, çekin iptali, çekin istirdatı ve davalı tarafından alınmış olunduğu iddia olunan çek yaprak bedelinin davacıya iadesi istemlerine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, ilgili icra ve dava dosyaları celp edilmiş, dava konusu çekin ibraz ve ödeme bilgileri sorulmuş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu ... Bankası Şubesine ait 30/09/2018 tarih, ... seri nolu, 50.000,00 TL'lik bedelli çekin keşidecisinin dosyamız davacısı şirket, lehtar ve ilk cirantasının dava dışı .. Şti olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Ltd. Şti ile davalı ...'in cirolarının bulunduğu anlaşılmıştır.
... Bankasının 25/10/2024 tarihli müzekkere cevabının incelenmesinde; 01.10.2018 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksız işlemine tabi tutulduğu ve çekin banka yükümlülük tutarının ödenmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Celp edilen ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Dosyamız davalısı olan alacaklı tarafından dosyamız davacısı olan borçlununda aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... Bankası Şubesine ait ... tarih, ... seri nolu, 50.000,00 TL'lik bedelli çeke ilişkin olarak 48.400,00 TL asıl alacak, 206,86 TL işlemiş faiz, 5.000,00 TL karşılıksız çek tazminatı olmak üzere 53.606,86 TL toplam alacak üzerinden 08/10/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Celp edilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 07/07/2020 tarihli,... Esas,... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Dosyamız davacısı da olan davacı tarafından davalı ... Şti.'ne karşı dava konusu çekinde aralarında bulunduğu çeklerden dolayı açılan menfi tespit davası olduğu, dava sonunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın 08/10/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ....'tan alınan 17/06/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; İcra takibine davaya konu olan çek ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı, 30.09.2018 vade/keşide tarihli olan 50.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi ... olduğunu, ilk cirantanın ise ... Şti. Firması olduğunu, davacı ... firmasının kayıtlarında yer alan dava konusu 30.09.2018 tarihli 50.000,00TL'lik çek incelendiğinde davacı şirketin çek borçlusu olduğu, çekte cirantasının bulunmadığını, dava konusu çekte bulunan ilk cirantanın ise dava dışı firma ... Şti. Firması olduğunu, bu firmanın ise davacı firmanın müşterisi olduğunu, davacı ... firması ile davadışı...Ltd. Şti. firması ile yapılan ticaret karşılığı alınan 30.09.2018 tarihli ... nolu dava konusu (ve ayrıca dava dışı farklı çek) çeklerle ile ilgili olarak dava dışı taşeron firma tarafından Faktoring şirketine verildiğini, davaya konu çek ile ilgili olarak davacı firma tarafından çeklerin bedelsiz olduğunun tespiti için ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı Menfi tespit davası açıldığını, ... 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. Dava dosyasında yer alan bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere dava konusu çek davacı şirket ile dava dışı çek cirantası ... Ltd.şti. Firması olduğunu, aralarında taşeronluk sözleşmesi yer aldığından davacı tarafından ...şti. Firmasına mal ve hizmet karşılığında verilen sıralı çeklerden biri olduğunu dava dosyasına sunulan 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalı faktoring şirketi ile dava dışı ...Ti C. Ltd. Şti . Firması arasında yapılan sözleşmesine istinaden temlik olarak alınan ... Bankası ... Şubesi -... seri numaralı, 30.09.2018 vade tarihli, keşide yeri ... olan 50.000,00 TL çek karşılığında 24.05.2018 tarihinde 50.000,00 TL Faktoring işlemi yapıldığını, Faktoring hizmet bedeline ve faktoring işlemine ilişkin olarak 22.05.2018 tarihli, ...nolu Fatura düzenlenmiş olduğu dava dosyasına sunulan sözleşme ve faktoring işlem evraklarından görüldüğünü, dava konusu olan ... Bankası .. Şubesi - ... seri numaralı, 30.09.2018 vade tarihli, 50.000,00 TL çek davalı ... A.Ş. firmasına faktoring sözleşmesine istinaden dava dışı ... Ltd. Şti. Firması tarafından davalı ... A.Ş. firmasına ciro yoluyla geçmiş olduğu anlaşıldığını, dava dışı ... Ti C. Ltd. Şti. Firması tarafından ... A.Ş. verdiği ödeme talimatı ile 24.05.2018 tarihinde 50.000,00TL ödemenin yapıldığını, dava konusu çekin davalı ... şirketi tarafından dava dışı kişi ile aralarında yapmış oldukları faktöring sözleşmesi uyarınca alındığı ancak davalı faktöring şirketinin, faktöring mevzuatı uyarınca alacağı temlik alırken alınan çekin çalıntı hırsızlık malı olup olmadığının yada çekin sahte olup olmadığını, bedelsiz olup olmadığı v.b gibi istihbarat bilgilerinin yapılması gerektiğini, dava dosyasında istihbarat yapılıp yapılmadığına dair belge bulunmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğunu, dava konusu olan ... Bankasi ... Şubesine ait 30.09.2018 Keşide tarihli ... Seri Numaralı 50.000,00 TL.lık çek,...’a ibraz edilmiş olduğunu, Takas uygulamaları kapsamında 01.10.2018 tarihinde karşılıksız işleme tabi tutulmuş olduğunu, dava konusu olan 50.000,00 TL.lık çek, ...’a ibraz edilmiş olduğunu, takas uygulamaları kapsamında 01.10.2018 tarihinde karşılıksız işleme tabi tutulmuşmuş olduğundan 5941 sayılı Çek Kanunun 3. Maddesinin 2. Fıkrası gereğini muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğunu tutar olan 1.600,00TL ödenmiş olduğunu, dava konusu çekin 48.400,00TL. Kısmı karşılıksız olduğunu, ödenmemiş olduğunun görüldüğünü, Sonuç: İcra takibine davaya konu olan çek ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı, 30.09.2018 vade/keşide tarihli, keşide yeri ... olan 50.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi ...San. Ltd. Şti. olduğunu, ilk cirantanın ise ... Taahh. Tic. Ltd. Şti. Firması olduğunu, bu firmanın ise davacı firmanın müşterisi olduğunun görüldüğünü, davacı ... Şti. firması ile dava dışı ....şti firması ile yapılan ticaret karşılığı alınan... tarihli ... nolu dava konusu (ve ayrıca dava dışı farklı çek) olan çeklerin bedelsiz oldug unun tespiti için davacı firma tarafından ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı Menfi tespit davası açıldığını, dava dosyasında yer alana bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere dava konusu çek davacı şirket ile dava dışı çek cirantası...şti. Firması aralarında taşeronluk sözleşmesi yer aldığını ve davacı tarafından ... Şti. Firmasına mal ve hizmet karşılıg ında verilen sıralı çeklerden biri olduğunu, dava dosyasına sunulan 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğinin görüldüğünü, davacı dışı ... Ltd. Şti . Firması dava konusu olan çek cirantası olduğunu, 24.05.218 tarihinde davalı firma ile ... Sözleşmesi imzalamış olduğunu, davalı fakto ring şirketi ile dava dışı ... Ltd. Şti . Firması arasında yapılan Faktoring Sözleşmesine istinaden temlik olarak alınan ... Bankası ... Şubesi -... seri numaralı, 30.09.2018 vade tarihli, keşide yeri ... olan 50.000,00 TL çek karşılığında 24.05.2018 tarihinde 50.000,00TL Faktoring işlemi yapıldığını, Faktoring hizmet bedeline ve fakto ring işlemine ilişkin olarak 22.05.2018 tarihli,...nolu fatura düzenlenmiş olduğunu dava dosyasına sunulan sözleşme ve faktoring işlem evraklarından görüldüğünü, dava konusu olan ... Bankası ... Şubesi - ... seri numaralı, 30.09.2018 vade tarihli, keşide yeri ... l olan 50.000,00 TL çek davalı ...A.Ş. firmasına faktoring sözleşmesine istinaden dava dışı...Ltd. Şti . Firması tarafından davalı ... A.Ş. firmasına ciro yoluyla geçmiş olduğunu, dava konusu olan .... Bankası ... Şubesine ait. 30.09.2018 Keşide tarihli ... Seri Numaralı 50.000,00 TL.lık Çek ...’a ibraz edilmiş olduğunu, Takas uygulamaları kapsamında 01.10.2018 tarihinde karşılıksız işleme tabi tutulmuş olduğunun görüldüğünü, dava konusu olan 50.000,00 TL.lık çek, Takas uygulamaları kapsamında 01.10.2018 tarihinde karşılıksız işleme tabi tutulmuşmuş olduğundan ... sayılı Çek Kanunun 3. Maddesinin 2. Fıkrası gereg i muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar olan 1.600,00TL. tutar .. tarafından ödenmiş olup dava konusu çekin 48.400,00TL kısmı karşılıksız olup ödenmemiş olduğunu, dava konusu çekin davalı ...şirketi tarafından dava dışı kişi ile aralarında yapmış oldukları faktoring sözleşmesi uyarınca alındığını ancak davalı faktoring şirketinin, faktoring mevzuatı uyarınca alacağını temlik alırken alınan çekin çalıntı hırsızlık malı olup olmadığının yada çekin sahte olup olmadığı, bedelsiz olup olmadığını v.b. gibi istihbarat bilgilerinin yapılması gerektiğini, dava dosyasında istihbarat yapılıp yapılmadığına dair belge bulunmadığını, takdirinin mahkemeye ait olduğunu, tarafların diğer taleplerinin Mahkemenin takdirlerinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'tan alınan 12/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Faktoring şirketinin kullandırım ekran görüntüsü bilgilerinden açıkça görüldüğü üzere dava konusu çek renginin Kırmızı olduğu (Dikkat Tasfiye Olan Firma Var) uyarısı olduğunu, ancak davalı faktöring şirketi kendi insiyatifinde dava konusu çeki kabul ettiği açıkça görülmekte olduğunu, gerek itiraz dilekçe ekinde gerekse dava dosyasında başkada istihbarat bilgisi olmadığını, dava içeriği ile ilgili ve çekin alınıp alınamayacağı huşunda hukuki değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olduğunu, 16.06.2025 tarihli Kök raporda net bir şekilde tespit yapılmış olduğunu, Kök Rapordaki hesaplamayı değiştirecek yeni bir bilgi ve belgenin söz konusu olmaması nedeni ile yeniden bir hesaplama yapılmadığı ve aşağıdaki bölümde 16.06.2025 tarihli Kök Raporu tekrar sunulduğunu, değerlendirilmesi hususunu Mahkemenin Takdirlerinde olduğunu, dava konusu çekin davalı ...şirketi tarafından dava dışı kişi ile aralarında yapmış oldukları faktöring sözleşmesi uyarınca alındığı ancak davalı faktöring şirketinin, faktöring mevzuatı uyarınca alacağı temlik alırken alınan çekin çalıntı hırsızlık malı olup olmadığının yada çekin sahte olup olmadığını, bedelsiz olup olmadığı v.b gibi istihbarat bilgilerinin yapılması gerektiğini, dava dosyasında istihbarat yapılıp yapılmadığına dair belge bulunmadığını, takdirinin mahkemeye ait olduğunu, dava konusu çekin 48.400,00TL kısmı karşılıksız olup ödenmemiş olduğunun görüldüğü bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi rapor ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı tarafça, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 07/07/2020 tarihli,...Esas,... Karar sayılı kararı ile dava konusu ... Bankası Şubesine ait 30/09/2018 tarih, ... seri nolu, 50.000,00 TL'lik bedelli çekin bedelsiz kaldığının kesinleştiğinden bahisle menfi tespit, çekin iptali, çekin istirdatı ve davalı tarafından alınmış olunduğu iddia olunan çek yaprak bedelinin davacıya iadesi ile davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça, dava konusu çekin faktoring ilişkisi kapsamında müşterisinden yasal mevzuata uygun olarak alındığı, ciro zincirinin düzgün olduğu, iyi niyetli hamil olduğu, gerekli araştırmaları yaparak çekin iktisap edildiği, davacının şahsi defileri kendilerine karşı ileri süremeyeceği savunularak, davanın reddi ile davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden incelenecek bir itiraz veya def'i olmadığından davanın esasına geçilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor ve ek raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmakla dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu, çeke istinaden davacıdan alacak talep hakkının bulunduğunu, ispatlamak zorundadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ... Esas ... Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.
Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.
Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.
Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.
6361 sayılı Kanunun 9/2. Maddesinde "Faktoring şirketinin Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." şeklinde, 9/3. Maddesinde " Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 188. Maddesine göre, Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde;
Dava konusu ...Bankası Şubesine ait 30/09/2018 tarih, ... seri nolu, 50.000,00 TL'lik bedelli çekin keşidecisinin dosyamız davacısı şirket, lehtar ve ilk cirantasının dava dışı ... Ltd. Şti olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Şti ile davalı ...'in cirolarının bulunduğu; Dava konusu çekin, davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından dava dışı bu şirkete verildiği, dava dışı şirket tarafından da, davalı faktoring şirketi ile aralarında yaptıkları faktoring sözleşmesi kapsamında davalı faktoring şirketine verildiği; Dava konusu çeke ilişkin olarak, çeki alan davalı faktoring şirketi tarafından,, dosyamız davacısınında aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası 08/10/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı; Dosyamız davacısı tarafından dava dışı ... Ltd. Şti.'ne karşı dava konusu çekinde aralarında bulunduğu çeklerden dolayı, bedelsizlik iddiasıyla açılan ve ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülen menfi tespit davası sonunda, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 07/07/2020 tarihli, ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verildiği, kararın 08/10/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, dava konusu çekin faktoring ilişkisi kapsamında müşterisinden yasal mevzuata uygun olarak alındığı, ciro zincirinin düzgün olduğu, iyi niyetli hamil olduğu, gerekli araştırmaları yaparak çekin iktisap edildiği, davacının şahsi defileri kendilerine karşı ileri süremeyeceği savunulmuş ise de; dava konusu çekin keşidecisinin davacı ... Şirketi, lehtar dava dışı .... Ltd. Şirketi’nin birinci ciranta, davalı ... A.Ş.’nin ise ikinci ciranta olduğu anlaşılmaktadır. 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Kanun’un 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Kanun’un 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışında kalan kambiyo borçluları bakımından uygulanabilecek bir hükümdür. Başka bir anlatımla, faktoring işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa (keşideci, lehdar veya ciranta), onlar hakkında 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi hükmü uygulanacaktır. Somut olayda uyuşmazlık faktoring işleminin tarafları arasında olduğundan anılan Kanun’un 9/3. maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır. Emsal nitelikte olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 22/09/2023 tarih,... Esas, ... Karar sayılı kararında da bu hususlar açıkça vurgulanmıştır.
Somut olayda, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 07/07/2020 tarihli,... Esas,... Karar sayılı kararı ile dava konusu ... Bankası Şubesine ait 30/09/2018 tarih, ... seri nolu, 50.000,00 TL'lik bedelli çekin bedelsiz kaldığı sabit hale gelmiştir. Anılan mahkeme kararı kesinleşmiştir. Davalının dava dışı şirketten temlik aldığı alacakla ilgili davacının borçlu olmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiğinden ve davacı tarafça bedelsizlik defi devalıya karşı da ileri sürülebileceğinden, davacının davalıya borçlu olmadığı, çek nedeniyle menfi tespit talebinde ve çekin davacı yönünden iptali taleplerinde haklı olduğu değerlendirilmiştir.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması veya başka bir nedenle keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Bu nedenle davalı faktoring şirketi, davacı keşideciye başvuramasa da dava dışı diğer cirantalara başvurabileceğinden, davacı tarafın çekin istirdatı talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça, dava konusu çeke ilişkin olarak, banka asgari sorumluluk tutarının davalı tarafa ödendiğinden bahisle ödenen bedelin iadesi talep edilmiş ve bilirkişi tarafından da raporda ödendiği yönünde tespit yapılmış ise de; ... Bankasının 25/10/2024 tarihli müzekkere cevabına göre, davalı tarafa banka yükümlülük tutarının ödenmediği anlaşıldığından, davacının bu talebinin de yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça, ayrıca, kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, dava konusu çekin davalı şirket tarafından dava dışı şirket ile olan faktoring ilişkisi kapsamında alınmış olması, davalı şirketin çeki iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu hususunda dosya kapsamında bir delil bulunmadığı değerlendirilerek, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Tüm nedenler ile, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
Davacının, ... Bankası Şubesine ait 30.09.2018 keşide tarihli ... seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle, davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
... Bankası Şubesine ait 30.09.2018 keşide tarihli ... seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çekin davacı yönünden İPTALİNE,
... Bankası Şubesine ait 30.09.2018 keşide tarihli ... seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çekin İSTİDATI ve banka tarafından davacıya ödendiği iddia olunan çek banka yasal sorumluluk bedelinin İADESİ istemlerinin REDDİNE,
Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 853,88-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.561,62-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşinen karşılanan 853,88-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı parası, 216,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.143,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸