T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/339
KARAR NO : 2025/569
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile asıl kredi borçlusu ... Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmeye istinaden taksitli ticari krediler açılarak kullandırıldığını, davalının ise sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak kredi şartları ihlal edildiğinden, hesapların kat edilerek borçlulara ... 7. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname ile 10.248.375,40-TL nakit borçların ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak buna rağmen borcun ödenmediğini, akabinde davalı şahıs hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibinin, davalı borçlunun yetkiye, asıl alacağa, faiz ve ferilerine haksız itirazı üzerine durduğunu, akabinde taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşamam ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı/borçlunun ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin, takip talebindeki şartlarla devamını ve davalı aleyhine, nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin tacir olmadığını ve kefaleti nedeniyle bu davada taraf olduğunu, eldeki dosyada Alanya asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafın arabuluculuk sürecinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmamış olması nedeniyle, icra inkar tazminatına yönelik davanın tefriki ile reddinin gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir hesap kat ihtarnamesinin bulunamamakta olduğunu, kefalet ilişkisi için eş rızasının gerekmekte olduğunu, bu nedenle müvekkilinin eşine davanın ihbarının gerektiğini, icra takibine karşı yaptıkları itirazları yinelediklerini, kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, bu nedenle imzaya itirazlarının bulunduğunu, alacağın likit olmadığını ve BSMV alacağının yasal dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın alacağını ispat etmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle usuli itirazları doğrultusunda davanın esasına girilmeksizin reddini, dosyanın esasına girilmesi halinde davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketi arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu şirket ve müteselsil kefil davalı tarafından ödenmediğinden bahisle, alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 21/02/2024 tarihli ve 20.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ile ekleri, asıl borçlu ... Şirketinin ticaret sicili kayıtları, ... 7. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, TCMB kredi azami oranlarını gösterir genelge, hesap özeti, ödeme planları, kanuni takip hesabı ekstreleri, kredi kullandırım talimatı, davalı imzalarını içerir mukayese evrakları ve istiktap tutanağı, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınmış, imza ve yazıda sahtecilik alanında uzman bilirkişiden rapor ve bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Bank Anonim Şirketi tarafından, 18/04/2024 tarihinde borçlu ... aleyhine ihtarname, hesap özeti ve kredi sözleşmesine dayalı 10.248.375,40-TL asıl alacak, 540.033,39-TL akdi faiz, 27.001,67-TL BSMV ve 5.255,44-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 10.820.665,90-TL alacağın, asıl alacak kısmına takip tarihinden işleyecek yıllık %70 temerrüt faizi, BSMV ile masraf ve vekalet ücretinin, tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi ödemelerin öncelikle masraf, faiz ve gider vergisine mahsup edilmesi, kredi borçlusu ... Şirketi ve diğer kefil borçlular ..., ...Şirketi ve ... Şirketi hakkında konkordato davası kapsamında verilen tedbir kararı bulunduğundan takip yapılamadığı ve alacaklının, her türlü fazlaya ilişkin haklarını ve alacaklının asıl kredi borçlusu firmaya, müşterek borçlu ve müteselsil kefillere müracaat hakkı saklı kalmak kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödem emrinin borçluya 25/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 29/04/2024 tarihinde takibe, takip dayanağı belge içeriğine, borca, borcun anapara ve faiz kısmına, işlemiş ve işleyecek faiz oran ve miktarına, sözleşme altındaki imzaya ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Grafoloji uzmanı ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 09/05/2025 tarihli rapor ile; ... Bank Anonim Şirketi ... Şubesi ile ... Şirketi arasında imzalanmış olan 21/02/2024 tarihli ve 20.000.000,00-TL bedelli 34. sayfadan ibaret genel kredi sözleşmesi aslının 26 sayfasındaki basılı " ...TİC. ŞTİ..." ibareleri ile başlayan kaşe basım izi üzerinde şirket yetkilisi adına atılı imzanın; 27. sayfasındaki yazılı "..." isim yazısı altında şirket yetkilisi adına atılı imzanın; 28. sayfasındaki basılı "...TİC. ŞTİ..." ibareleri ile başlayan kaşe basım izi üzerinde şirket yetkilisi adına atılı imzanın ... isimli şahsın dosya içerisinde mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında uygunluk ve benzerliklerin bulunduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle, ...'nun eli mahsulü oldukları tespit edilmiştir.
Bankacılık işlemleri uzmanı ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 09/07/2025 havale tarihli rapor ile; davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünün kabulü halinde davacı bankanın 10.248.375,40-TL asıl alacak, 428.054,71-TL işlemiş faiz, 21.402,74-TL %5 BSMV ve 5.255,44-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 10.703.088,29-TL alacağının hesaplandığı, fazlaya ilişkin 117.577,61-TL'nin reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı olan 10.248.375,40-TL'ye tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yıllık %70 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi ile birlikte istenebileceği, kredinin teminatında bulunan bir kısım çeklerin tahsil edildiği, ancak dava dışı kredi lehtarı asıl borçlu şirket hakkında verilen konkordato tedbir kararı nedeniyle anılan çek tahsilat bedellerinin, komiser heyeti denetimindeki cari hesaba aktarılarak asıl borçlunun serbest kullanımına bırakılmış olduğu, yani tahsilat tutarlarının krediye mahsup edilmemiş oldukları tespit edilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar mahkememizin görevine itiraz edilmiş ise de, davanın, dava dışı ... Şirketine kullandırılan ticari kredinin ödenmemesinden kaynaklı olarak, kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olması, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi gereğince ticari dava niteliğinde bulunması dikkate alınarak, davalı tarafın, mahkememizin görevine karşı yaptığı itiraza itibar edilmemiştir.
Davalı tarafça her ne kadar mahkememizin ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de, davaya konu kredi sözleşmesinin 24. maddesi ile, İstanbul mahkemeleri ile icra dairelerinin ihtilaf halinde yetkili olduğu kararlaştırıldığından, davalı tarafın, icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine karşı yapmış olduğu itiraza da itibar edilmemiştir.
Yine davalı tarafça her ne kadar icra inkar tazminatı yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazda bulunulmuş ve icra inkar tazminatı yönünden davanın tefrik edilmesi talep edilmiş ise de, davanın İİK'nın 67. maddesi gereğince itirazın iptali davası oması ve icra inkar tazminatının bu davanın fer'isi niteliğinde bulunması dikkate alınarak, davalı tarafın bu yöndeki itiraz ve taleplerine itibar edilmemiştir.
Davalı tarafça her ne kadar davalı tarafın eşi tarafından kefalete ilişkin olarak açılacak davanın bekletici mesele yapılması istenilmiş ise de, davalı tarafın bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı bankanın ...Şubesi ile asıl borçlu ... Şirketi arasında 21/02/2024 tarihinde 20.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, şirket ortağı olan davalının genel kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil olarak kefil sıfatıyla 20.000.000,00-TL limitle imzaladığı, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ... 7. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesp kat ihtarnamesinin gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 26/03/2024; davalı kefile ise 25/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve dolayısıyla kefile hesap kat ihtarının asıl borçludan önce tebliğ edilmiş olması nedeniyle, müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün takip tarihinde gerçekleşmiş olduğu(benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 07/07/2021 tarih ve... E., ...K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2014 tarih ve ... E., ...K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin...E., ...K. Sayılı kararı), ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine davacı banka tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 18/04/2024 tarihinde borçlu ... aleyhine ihtarname, hesap özeti ve kredi sözleşmesine dayalı 10.248.375,40-TL asıl alacak, 540.033,39-TL akdi faiz, 27.001,67-TL BSMV ve 5.255,44-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 10.820.665,90-TL alacağın, asıl alacak kısmına takip tarihinden işleyecek yıllık %70 temerrüt faizi, BSMV ile masraf ve vekalet ücretinin, tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi ödemelerin öncelikle masraf, faiz ve gider vergisine mahsup edilmesi, kredi borçlusu ... Şirketi ve diğer kefil borçlular ..., ... Şirketi hakkında konkordato davası kapsamında verilen tedbir kararı bulunduğundan takip yapılamadığı ve alacaklının, her türlü fazlaya ilişkin haklarını ve alacaklının asıl kredi borçlusu firmaya, müşterek borçlu ve müteselsil kefillere müracaat hakkı saklı kalmak kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 25/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 29/04/2024 tarihinde takibe, takip dayanağı belge içeriğine, borca, borcun anapara ve faiz kısmına, işlemiş ve işleyecek faiz oran ve miktarına, sözleşme altındaki imzaya ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı şahsın kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması, kredi türü ve kefaletin türü dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müteselsil kefilden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün bulunması, kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermemesi, davalının o dönem şirket ortağı olması nedeniyle 6455 sayılı kanunun 77. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 584. maddesinde yapılan değişiklikle ticari işletme sahibi, ortak veya yöneticisi tarafından işletme ya da şirketle ilgili verilecek kefalet için eş rızası aranmamakta olması nedeniyle eş muvafakatına gerek bulunmaması ve kredi borcunun kefalet limiti olan 20.000.000,00-TL'nin altında kalması dikkate alındığında, davalı şahsın ödenmeyen borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı borçlu tarafından borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ile tespit edilen tutar kadar borçlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Davalı borçlu tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu, ve diğer açıklamalar doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından taraflar arasındaki kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalıya noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlu alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı borçlunun ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın; 10.248.375,40-TL asıl alacak, 428.054,71-TL işlemiş faiz, 21.402,74-TL BSMV, 5.255,44-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 10.703.088,29-TL alacak talebi bakımından İPTALİNE, takibin, 10.248.375,40-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 70 oranında(bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin alacak talebinin REDDİNE,
2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında belirlenen 2.140.617,64-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 731.125,66-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 130.686,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 600.439,06-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 130.686,60-TL harcın, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(17961)'e 3.600,00-TL ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davanın kabul oranına göre belirlenen 3.560,87-TL'sinin davalı taraftan; red oranına göre belirlenen 39,13-TL'sinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden belirlenen 706.061,77-TL vekâlet ücretinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 15.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 2.011,71-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 17.939,31-TL yargılama giderinin, davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 17.744,32-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine; kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır