T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/356
KARAR NO :2024/767
DAVA:Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ:22/03/2023
KARAR TARİHİ:30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; seri numarası ... ve ... ile başlayan, gerek TCMB gerekse yurtdışı anlaşmalı bankalar tarafından kabul edilmeyen, aşırı yıpranmış ve yırtık 200'lük Euro kupür efektifleri davalılar tarafından müvekkili Bankaya yatırıldığı ve akabinde söz konusu geçersiz euroların mobil Bankacılık kanalı ile döviz satış işlemi yapılarak başka hesaplarına aktarılmış veya hesaptan TL olarak çekilerek müvekkili Banka zararına sebep olunduğu, 14.04.2020 tarihinde ..., kızı ... ile ... Şubesine gelerek nakit olarak ... ın .../... Şubesinde bulunan vadesiz Euro hesabına 15.600.-Euro tutarında kasadan havale yaptığı, ... tarafından hesabına yapılan havale tutarından aynı gün aynı saatlerde döviz satış işleminin yapıldığı, döviz satış işlemi ile TL hesabına geçen tutarların başka bankalara eft yapıldığı, ...'ın 25.03.2020 tarihinde ... Şubesi ne gelerek vadesiz Euro hesabına 11.200.-EURO tutarında para yatırdığı, yatırma işleminden 3 dk sonra döviz satış işlemi yaparak, hesabına geçen parayı ... ın ... Bankası nezdindeki hesabına eft yaptığı, yapılan her iki işlemde şubeye verilen 64 adet ... ve ... seri no ile başlayan 200 lük Euro kupür efektiften toplamda 12.800.-EUR bulunmakta olduğu , ... yanında ... ile 01.04.2020 tarihinde müvekkili Banka ... Şubesi ne gelerek ... ın vadesiz Euro hesabına 6.000.-Eur tutarında, kasadan havale işlemi yaptığı, ...'ın hesabına gelen havaleyi aynı gün ...'ın hesabına havale yaptığı, ... tarafından söz konusu tutarın kısmen nakit çekildiği kısmen döviz satış işlemi yapıldığı, ... hesabına gelen EFT lerin ayrıntılı dökümü ve bankaya verilen 20 adet 200 lük Euro kupür efektiften 4.200.-EUR ya ait seri numaralarının dava dilekçesinin ekinde olduğu, ...'un 16.01.2020 tarihinde ... Şubesi ne gelerek kendisine ait vadesiz Euro hesabına 6.600.-Eur tutarında mevduat para yatırma işlemini yaptığı ve aynı gün mobil Bankacılık kanalı ile tutarın tamamını döviz satış işlemi yaptığı ve aynı gün Bakırköy Adliye Bağlı Şubesinden de mevduat para çekme işleminin yapıldığı, söz konusu işlemden bankaya verilen 23 adet 200 lük Euro kupür efektiften 4.600.-EUR ya ait seri numaralarının dava dilekçesi ekinde olduğu, ... 20.01.2020 tarihinde yanında ... ile birlikte müvekkili Banka ... Şubesi ne gelerek 6.600.-Euro yu kendisine ait vadesiz Euro hesabına yatırdığı, tutarın tamamı için aynı gün döviz satış işlemi yapılarak, tutarın bir kısmını ... bir kısmını da başka bankadaki kendi hesabına eft yaptığı, ...'un yine yanında ... ile birlikte 21.01.2020 tarihinde müvekkili Banka ... Şubesi ne gelerek vadesiz Euro hesabına mevduat para yatırma işlemi yaptığı ve aynı gün döviz satış işlemi yapılarak TL hesabına geçen para ... ın başka banka hesabına Eft yapıldığı, bir kısmının da nakit çekildiği, söz konusu işlemlerden bankaya verilen 53 adet ... ve ... seri nolu 200 lük Euro kupür efektiften 10.600.-EUR ya ait seri numaralarının dava dilekçesi ekinde olduğu ,...'ın 02.01.2020 tarihinde ... Şubesi ne gelerek kendisine ait vadesiz Eurıo hesabına 12.800.-Euro mevduat para yatırma işlemi yaptığı ve aynı gün yanında ... ile birlikte bu kez ... ... Şubesine giderek mevduat para çekme işlemi yaptığı söz konusu işlemden bankaya verilen 13 adet ... ve ... seri nolu 200 lük Euro kupür efektiften 2.600.-EUR ya ait seri numaralarının dava dilekçesi ekinde olduğu, ...'nun 02.03.2020 tarihinde müvekkili Banka ... Şubesi ne gelerek adına vadesiz Euro hesabı açtırdığı ve hesabına 10.000.-Euro yatırdığı, aynı gün bu kez müvekkili Banka ... Şubesi ne giderek adına yeni bir vadesiz Euro Hesabı açarak, ... Şubesine yatırdığı tutarı bu şubeye virman yaptırdığı ve aynı gün mobil Bankacılık üzerinden döviz satış işlemi gerçekleştirdiği, vadesiz TL hesabına geçen tutarı ise ... un ... Katılım Bankası nezdindeki hesabına eft yaptığı, söz konusu işlemden bankaya verilen 23 adet ... ve ... seri nolu 200 lük Euro kupür efektiften 4.600.-EUR ya ait seri no ları ve yapılan işlemlere ait özet bilgilerin dava dilekçesi ekinde olduğu, ...'un 10.03.2020 tarihinde müvekkili Banka ... Şubesi ne gelerek kendi adına olan vadesiz Euro hesabına 13.000.-EURO mevduat para yatırma işlemi yaptığı , aynı gün mobil bankacılık kanalıyla ilgili tutarı döviz satış işlemi yaparak vdesiz TL hesabına aktararak, yine aynı gün TL ye çevirdiği 90.000,00.-TL yi ... Bankası nezdindeki ... hesabına eft yaptığı, söz konusu işlemden bankaya verilen 28 adet ... ve ... seri nolu 200 lük Euro kupür efektiften 5.600.-EUR ya ait seri no ları ve yapılan işlemlere ait özet bilgilerinin dava dilekçesi ekinde olduğu, ...'ın 20.03.2020 tarihinde müvekkili Banka Kordon Şubesi ne yanında ... ile gelerek kasa işlemi olarak 9.000.-EURO yu müvekkili Banka müşterisi ...ın vadesiz Euro hesabına havale yaptığı, söz konusu işlemden bankaya verilen 15 adet ... ve ... seri nolu 200 lük Euro kupür efektiften 3.000.-EUR ya ait seri no ları ve yapılan işlemlere ait özet bilgilerinin dava dilekçesi ekinde olduğu, seri numaraları ... ve ... ile başlayan fersude 200 lük Euro Kupür efektiflerinin sahte olmadığı ve fakat değerinin de olmadığı, TCMB ve yurtdışı Bankalarda kabul edilmediği, mor ışıkta bakıldığında normal banknotlardan ayırt edilemediği, davalıların bu durumu bilerek müvekkili Bankayı kullanarak geçersiz dövizleri müvekkili Banka hesaplarından TL ye çevirdikleri veya eft/havale işlemleri yaparak Bankayı zarara uğrattıklarının anlaşıldığı, davalıların birlikte hareket ederek Bankayı zararı uğrattıklarından her bir Şube nezdinde yapılan işlemlerden işlemi yapan ve hesabına para yatırılan davalıların müşterek müteselsil sorumluluğunun olduğu tüm bu nedenlerle ... ve ...'dan toplam 10.600.-EUR'nun, işlemin gerçekleştiği 14.04.2020 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, ...'dan toplam 2.200.-EUR'nun, işlemin gerçekleştiği 25.03.2020 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsilini, ... ve ...'dan toplam 4.200.-EUR'nun, işlemin gerçekleştiği 01.04.2020 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile müştereken ve müteselsilen tahsilini, ...'tan 4.600.-EUR'nun 16.01.2020, 10.600.-EUR'nun (toplam 15.200.-EUR) 21.01.2020 tarihlerinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsilini, ...'tan toplam 2.600.-EUR'nun, işlemin gerçekleştiği 02.01.2020 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsilini, ...'dan toplam 4.600.-EUR'nun, işlemin gerçekleştiği 02.03.2020 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsilini, ...'tan toplam 5.600.-EUR'nun, işlemin gerçekleştiği 10.03.2020 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile tahsilini, ... ve ...'dan toplam, 3.000.-EUR'nun, işlemin gerçekleştiği 20.03.2020 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile, müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ...vekili 18/04/2023 tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkilinin davacı bankanın İstanbul Adalet Sarayı Şubesi müşterisi olduğu, müvekkilinin euro hesabına daha evvelinde tanımadığı diğer davalılardan ... tarafından "araç alım bedeli" açıklaması ile 20.03.2020 tarihinde 9.000 Euro para geldiği müvekkilinin ... isimli kimseye araç satışı yapmamasına rağmen bu para geldiğinden Müvekkili parayı göndericiye iade etmek istemiş ise de; Müvekkilin euro hesabındaki para davacı tarafından tek taraflı olarak blokeye alındığı, Müvekkilinin araç satışı yapmadığından paranın göndericiye iadesi üzere davacı bankanın İstanbul Adalet Sarayı Şubesi ile iletişime geçtiği, davacı çalışanları ... ile telefon görüşmesi yapmış ise de; ilgili kişi paranın sorunlu olduğunu ve Müvekkilinin hesabında blokeli olarak beklediğini, sorunun çözülmesi için ...'ı ... Şubesi'nin çağırdığını ve ...'ın talimatı ile paranın iade alınacağını beyan ettikleri, 20.03.2020 tarihinde pandemi yasakları olduğundan Müvekkilinin bizzat şubeye gidememiş, paranın 10 gün beklemesi üzerine de 30.03.2020 tarihinde de ...'ın ...@... adresine iade talimatı gönderdiği, müvekkilinin açık talimatına rağmen paranın göndericiye iade edilmediği, pandemi yasaklarının kalkması ile Müvekkilinin şubeye gittiği , ... Şubesi tarafından soruşturma açılması üzere savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ve neticesinde göre işlem yapılacağını paranın sahte olabileceğini, bu sebeple de blokede ve Müvekkilinin hesabında tutulacağının iletildiği, devamında Müvekkilinin çağrılmış ve Müvekkilinden 20.03.2020 tarihli talimatın üzerinden zaman geçtiğinden yeniden talimat istendiği, Müvekkilinin de 18.11.2020 tarihinde 20.03.2020 tarihli talimatının aynen geçerli olduğunu, paranın gönderici ...'a "20.03.2020 tarihinde gelen paranın iadesi" açıklaması ile iade edilmesini talep eden havale talimatını imzaladığı, müvekkil hesabına gelen 9.000 Euro, olduğu gibi gönderici ...'a iade edildiği, müvekkilinin paraya dokunmamasına rağmen Müvekkilinden gelen paranın 3.000 eurosunun fersude olması sebebi ile 3.000 Euro talep edilmesinin akıl dışı bir talep olduğu, davacının davasının ayrıca zamanaşımına uğradığı, her ne kadar Müvekkilinden bu şekilde bir para talep edilemez ise de; hak kaybına uğramamak üzere sebepsiz zenginleşme talepli tazminat isteminde 2 yıllık zamanaşımı olması sebebi ile Müvekkili hakkında ikame edilen davanın zamanaşımı yönünden de reddinin gerektiğini talep etmiştir.
Davalı ... 03/05/2023 tarihli cevap dilekçesi ile; ...'ın kendisine borcu olduğu, borcunun karşılığında kendisine 12.800 Euro verdiği, kendisinin de parayı bankaya götürüp yatırdığı , veznedeki görevlinin parayı iki defa sayma makinesinde sayıp ve kontrol ederek teslim aldığı, Para hakkında da kendisine bir şey demediği, daha sonra kendisine para lazım olduğu, bankaya gittiği ve parayı Türk Lirası olarak çektiği, ancak aradan üç sene geçtikten sonra banka kendisinin yatırmış olduğu paranın eski ve geçerliliğini kaybettiğini iddia etmesi ve kendisi aleyhine dava açmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ,kendisinin para uzmanı olmadığı paradan anlamadığı, para konusunda da en güvendiği kurumların bankalar olduğu, bankanın da parayı kendisinden kontrol ederek hiçbir sorun yaşanmadan teslim aldığı, paranın bankada değiştirilmiş olma ihtimali de göz önünde bulundurularak paranın sorumluluk ve mesuliyetinin bankada olduğu, üzerine atılan suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiğini görülmüştür.
Davalı ...vekili 12/05/2023 tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkilinin dövizin geçersiz olmasından kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığı, müvekkilinin dövizin geçersiz olduğuna dair bir bilgisinin olmadığı, kaldı ki, davacı bankanın çalışanları tarafından geçersiz olduğu anlaşılmayan, davacının ifade ettiği üzere mor ışıkla bakıldığında normal banknotlardan ayırt edilemeyen dövizlerin geçersiz olduğunu sıradan bir vatandaş olan müvekkilinin bilme imkanın olamayacağı, müvekkilinin eşiyle birlikte ...'ın Yalova'da bulunan villalarının satışına aracılık yaptığı, aynı zamanda villaların bakımı ile ilgilendikleri, villaların peyzajının yapılması gerektiği için müvekkilinin ...'dan malzemelerin parasını istediği ... da yanında Türk Lirası olmadığını bu nedenle Euro verceğini söyleyip zarfın içinde 11.200 Euro verdiği, müvekkilinin teslim aldığı bu parayı bankaya götürdüğü hesabına yatırdığı ve Türk Lirasına çevirerek malzemeleri satın aldıkları ...'ın hesabına EFT yaptığı, kontrolü ve denetimi davacı bankanın yükümlülüğünde olan bu durumun aradan geçen üç yıl sonunda talep edilmesi hakkaniyete aykırı olduğu, davacının davasının reddinin gerektiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davalı ... ve ... vekili tarafından sunulan 23/05/2023 tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkili ...'IN bahse konu olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, müvekkilinin galerici olduğu, araç alım ve satım işi ile iştigal ettiği, söz konusu banka işleminin müvekkilinin ticari ilişkisine binaen gerçekleştirildiği, müvekkilinin kendisine gelen paraların yıpranmış olup olmadığını bilebilecek durumda olamayacağını, çünkü paranın müvekkiline banka hesabı üzerinden iletildiği , müvekkilinin söz konusu paraları hiç görmediği, transferin tamamı ile dijital ortamda gerçekleştirildiği, Müvekkili ... ve ...'IN bahse konu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı, müvekkillerinin söz konusu dövizlerin yıpranmış veya eski olduğunu bilmediği, banka memuru tarafından yapılan işleme itimat ettikleri, bu durumun bankanın sorumluluğunda olduğu, müvekkillerinin söz konusu dövizlerin geçersiz olmasından kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığı, müvekkillerinin dövizin geçersiz olduğuna dair bir bilgisinin olmadığı, davacı bankanın çalışanları tarafından geçersiz olduğu anlaşılmayan, davacının ifade ettiği üzere mor ışıkla bakıldığında normal banknotlardan ayırt edilemeyen dövizlerin geçersiz olduğunu sıradan bir vatandaşlar olan müvekkillerinin bilme imkanınin olmadığı, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih ve .... Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, Mahkememiz tekli Hakimi tarafından yargılamaya devam edilmiş, 16/10/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın Heyete tevdiine karar verilmiştir.
Dava, davalılar tarafından gerek TCMB, gerekse yurt dışı anlaşmalı bankalar tarafından kabul edilmeyen, aşırı yıpranmış ve yırtık 200'lük EURO kupür efektiflerinin yatırılması sonucunda oluşan zararın tazmini talebine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce bankacılık sözleşmeleri, müşteri hesap esktreleri, KKB detay bilgileri, dekontlar, gönderim kayıtları,...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınarak hep birlikte incelenmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 28/11/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/05/2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre, bu Kanun'un kapsamını "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan bankacılık sözleşmeleri tüketici işlemi olarak düzenlenmiş olmakla birlikte, dava tarihi tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa yürürlüktedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde de tüketici mahkemeleri düzenlenmiş ve ''Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir'' denilmiştir.
Somut olayda, davalıların davacı banka müşterisi oldukları, davacı banka ile davalılar arasında bireysel ürün ve hizmet paketi sözleşmeleri bulunduğu, davalıların işlem yapılan hesaplarının bireysel hesaplar olduğu, davalıların gerçek kişi oldukları anlaşılmakla, açılan davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu açıktır.
6100 Sayılı HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK'nın 115. maddesi gereğince davanın her aşamasında re’sen dikkate alınması zorunlu olup, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2. maddesi uyarınca davaya bakma görevi tüketici mahkemesine ait olduğundan, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nın 331 md.'si uyarınca, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
5-HMK 20. maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/10/2024
Başkan ...
¸
Üye ...
Üye ...
Katip ...