T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/441
KARAR NO : 2025/255
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine davalı ... tarafından kefil olunmuş olduğunu, sözleşmeye istinaden borçlular lehine kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalılar her ne kadar itiraz dilekçesinde takibe konu borcu reddetmiş olsa da kat ihtarnamesinin davalılardan şirket yönünden daimi çalışanına, şahıs yönünden ise eşi ... imzasına tebliğ edildiğini, buna rağmen davalılar tarafından süresi içerisinde herhangi bir itiraz öne sürülmediğinden ihtarname, sözleşmeler ile müvekkili kayıt, belge ve hesapları, davalılar açısından İ.İ.K. m. 68b/3f uyarınca kesin nitelik kazandığını, davalıların borca yapmış oldukları itirazın öncelikle bu yönden geçersiz olduğunu, diğer yandan gerek görülmesi halinde müvekkili kayıtları üzerinde yapılacak incelemede ihbarnamenin ve takip konusu yapılan alacakların haklı ve yerinde olduğunun açıkça anlaşılacağını, davalıların faize karşı yapmış olduğu itirazların da yersiz olduğunu belirterek, ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar/borçluların %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, mahkemede her ne kadar müvekkili firma aleyhinde itirazın iptali davasını açmışsa da öncelikle belirtmek isteriz ki davacı yanın süresi içerisinde işbu davayı açmadığını, davacı yanın dava dosyasına konu olan icra takibini incelendiğinde davalı müvekkili firma, davacı yandan 400.000 TL kredi alabilmek için genel kredi sözleşmesi imzalamışken genel kredi sözleşmesini incelendiğinde davalılardan müvekkili ..., 500.000 TL'lik borç için müteselsil kefil yaptırıldığını, davacı yanın, davalı müvekkillerinden ...'i kredi tutarının üzerinden bir borca kefil yaptırılması usul ve yasaya aykırı olacağı için davalı müvekkillerinden ...'in müteselsil kefilliğinin geçersiz sayılması gerekmekte olduğunu, davacı yan, davalı müvekkillerinden 15.08.2024 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak 138.458,62 TL, 40.600,00 TL Çek taahhüt bedeli olarak 179.085,72 TL alacak talep ettiğini, 15.08.2024 tarihli genel kredi sözleşmesini incelendiğinde 40.600 TL Çek Taahhüt bedelinden bahsedilmemişken davacı yanca müvekkillerine gönderilen ihtarnamede 40.600,00 TL Çek Taahhüt bedelinin talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takibine itirazlarında herhangi bir kötü niyet bulunmadığını, davacı yanca asıl alacağa işletilen temerrüt faiz oranına ve temerrüt faizine de itiraz ettiklerini, davacı tarafın dava konusu icra takibine karşı müvekkilleri tarafından yapılmış olan itirazlara karşı süresi içerisinde mahkemeye başvurarak itirazın iptali davası açmamış olmasından dolayı yukarıda esas numarası yazılı dava dosyasının öncelikle usulen reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise itirazları doğrultusunda davanın reddine, kötü niyetli olan davacı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı yana hükmedilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Davacı banka ile davalı borçlu şirket ve davalı kefil arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı borçlu şirkete kullandırılan ticari kredi kartından doğan nakdi alacakların tahsili ve gari nakdi alacakların deposu amacıyla davacı şirket tarafından davalıya karşı .... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, dava ve takip konusu Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri, dava konusu ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası uyap kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava konusu ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan ticari kredi kartı borcu için 30.378,33 TL asıl alacak, 4.443,52 TL geçmiş gün faiz alacağı, 104,05TL BSMV olmak üzere toplam 34.925,90 TL nakdi alacağın tahsili ve gayri nakdi kredilerden kaynaklanan 24.637,06 TL 'nin depo edilmesi amacıyla, davacı şirket tarafından davalılara karşı 30/05/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 19/06/2019 tarihinde, davalı ...'e 21/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların 13/06/2019 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, icra dosyası içerisinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğine dair bir kayıt ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bankacı Bilirkişi ...'dan alınan 01/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 17.08.2018 tarih 500.000.00 TL limitli, Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefil ... de iş bu sözleşmeyi 500.000.00 TL kefalet limiti ile Müteselsil kefil olarak imzaladığını, yine davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 17.08.2018 tarihinde Kredi Kartı ve Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, İhtarname; Davacı Banka tarafından davalılara Kredi kartı alacağına ilişkin ihtarname keşide etmediği sadece BCH ve Çek depo talebine ilişkin ihtarname keşide ettiğini, davalı kefil ...'in sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkilisi olduğu, 500.000.00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğunun sabit olduğunu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, Takip Tarihi itibarı ile Davacı Banka Alacağı, Davacı banka tarafından davalılara takibe konu kredi kartı alacağına ilişkin ihtarname keşide etmediği dosyaya sunulan belgelerden tespit edildiğini, dolayısıyla dosya sunulan hesap ekstresine göre en son hesap kesim tarihi olan 07.02.2019 tarihinden temerrüdün takiple başlaması nedeniyle 10.06.2019 takip tarihine kadar TCMB tarafından deklere edilen akdi faiz oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibarı ile, 33.245.36 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, davalı asıl borçlunun uhtesinde bulunan 20 adet karşılıksız çek bulunduğunu ve 20 adet çekin deposunu talep ettiğini, 2019 yılı için her bir çek karnesi sorumluluk bedellerinin 1.225.00 TL olup davalının uhtesinde bulunan 20 adet çek karneasi için sözleşme şartlarına göre davalı asıl borçludan 20x1.255.00= çek depo talebinde bulunabileceğini, ancak talebinin 24.637.06 TL olduğunu, Mahkemenin takdirlerinde mütalaa olunmakta olduğunu, davalı kefiller yönünden; Taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefiller yönünden çek depo talebine ilkişkin net bir ifadeye rastlanılamadığını, kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle aşağıdaki Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı bankanın çek depo talebinin yerinde olmadığı hususunun sayın mahkemenizin takdirlerinde mütalaa olunmakta olduğunu, SONUÇ: Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 17.08.2018 tarih 500.000.00 TL limitli, Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefil ... de iş bu sözleşmeyi 500.000.00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olarak imzaladığını, 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamakta olduğunu, davalı sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkilisi olduğunu, 500.000.00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabit olduğunu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirleri olduğunu, davacı banka kredi alacağına ilişkin, davalıların ... 25. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 30.378.33 TL asıl alacak 2.730.51 TL işlemiş faiz 104,05 TL BSMV olmak üzere toplam 33.212.89 TL alacaklı olduğunu, 30.378.33 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 31.80 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV si davalıdan istenebileceğinin, davacı bankanın davalı asıl borçlunun uhtesinde bulunan 20 adet karşılıksız çek nedeniyle 24.637.06 TL depo talebinde bulunabileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefiller yönünden çek depo talebine ilişkin net bir ifadeye rastlanılamadığını, kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı bankanın çek depo talebinin kefil yönünden yerinde olmadığının mahkemenin takdirlerinde mütalaa olunmakta olduğu bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu ... 25. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan ticari kredi kartı borcu için 30.378,33 TL asıl alacak, 4.443,52 TL geçmiş gün faiz alacağı, 104,05TL BSMV olmak üzere toplam 34.925,90 TL nakdi alacağın tahsili ve gayri nakdi kredilerden kaynaklanan 24.637,06 TL 'nin depo edilmesi amacıyla, davacı şirket tarafından davalılara karşı 30/05/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 19/06/2019 tarihinde, davalı ...'e 21/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların 13/06/2019 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, icra dosyası içerisinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğine dair bir kayıt ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı taraflarca yapılan itirazların haksız olduğu savunularak, dava konusu icra takibine davalıların vaki itirazların iptali ile takibin devamı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraflarca, davaya cevap dilekçesi ile, davanın 1 yıllık yasal sürede açılmadığı, davanın usulden reddi gerektiği, davacı bankaya borçlarının bulunmadığı, borca, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri savunularak davanın usulden ve esastan reddi ile davalılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş, icra takibine itirazlarında da, sebep belirtilmeksizin borçlarının olmadığı savunularak icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;
İtirazın iptali davalarında, arabuluculucuğa başvurmak dava şartı olup, davacı alacaklı vekilince, davalı ... yönünden yönünden arabuluculuk son tutanağı dava açıldıktan sonra sunulmuş ise de, dava şartı eksikliği giderilmiş olduğundan, bu davalı yönünden de usulden red kararı verilmeyerek davanın esasına geçilmiştir.
Davalı taraflarca, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı itirazının değerlendirilmesinde; İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz dilekçelerinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belge ve kaydın bulunmadığı anlaşılmakla, itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre, dava tarihi ve yerleşik yargıtay uygulamaları dikkate alındığında davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı değerlendirilmiş, davalı tarafların hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre;Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 17.08.2018 tarih 400.000.00 TL limitli, Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalı kefil ...'in de iş bu sözleşmeyi 500.000.00 TL kefalet limiti ile Müteselsil kefil olarak imzaladığı, yine davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında 17.08.2018 tarihinde Kredi Kartı ve Üyelik Sözleşmesi imzalandığı; Bu sözleşmeler kapsamında davalı asıl borçlu şirkete nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, dava ve takip konusunu ise, asıl borçlu şirkete kullandırılan ticari kredi kartı borcundan doğan nakdi alacak ve gayri nakdi kredilerden doğan depo talebinin oluşturduğu; Davalı tarafların sözleşmelerdeki imzalarına bir itirazlarının olmadığı, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında gayri nakdi depo taleplerinden asıl borçlu ile birlikte kefilinde sorumlu olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı; Davalı borçlu kefilin sözleşmedeki imzasına bir itirazının olmadığı, şirket yetkilisi olduğu, 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre, Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamakta olduğu, davalının 400.000,00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu, davalı borçlunun kefaletinin TBK'nın 583. Maddesindeki yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğu; Davacı Banka tarafından davalılara Ticari Kredi kartı alacağına ilişkin ihtarname keşide etmediği sadece BCH ve Çek depo talebine ilişkin ihtarname keşide ettiği, dava ve takip konusus ticari kredi kartına ilişkin alacak yönünden temerrütün takip tarihi itibarı oluştuğu, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun yürürlüğe girdiği 01.03.2006 tarihinden sonra temerrütün oluşması ve iş bu takibin açılmış olması nedeniyle, kredi kartları için Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca 3 ayda bir açıklanan akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerektiği, buna göre 01.04.2019 tarihinden itibaren geçerli olan yıllık akdi faiz oranının %25,80, gecikme faiz oranın %31,80 olduğu, davacı alacaklı tarafın icra takibindeki gecikme faiz talebinin yıllık %30,24 olduğu, ticari kredi alacağına takip tarihine kadar akdi faiz, takip tarihinden sonra ise taleple bağlılık ilkesi gereği yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği; Bu kapsamda yapılan hesaplamalara göre, Takip tarihi itibarıyla davacı bankanın davalılardan Nakdi Alacaklar Yönünden, 30.378,33 TL asıl alacak, 2.730,51 TL işlemiş faiz, 104,05 TL BSMV olmak üzere toplam 33.212,89 TL alacak, 30.378,33 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine %5 BSMV talep edebileceği, fazlaya dair istemin ise yerinde olmadığı; Davacı bankanın, davalı asıl borçlu şirketten, davalı asıl borçlunun uhtesinde bulunan 20 adet karşılıksız çekten dolayı 20x1.255.00=25100 TL çek depo talebinde bulunabileceği, ancak takipteki talebinin 24.637.06 TL olduğu, asıl borçlu şirketten depo talebinin yerinde olduğu, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefiller yönünden çek depo talebine ilkişkin net bir ifadeye rastlanılamadığından, davacı bankanın davalı kefil ... yönünden çek depo talebinin yerinde olmadığı; Davalı taraflarca, davacı bankaya borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, sözleşmedeki imzalarına itiraz edilmediği, dosya kapsamında bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile davalıların yukarıda belirtilen miktarlar kadar davacı bankaya borçlu olduğu, davalı tarafından, bilirkişi raporuna göre yukarıda tespit edilen borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulamamış olduğu, tespit edilen miktarlar yönüyle itirazlarında haksız bulunduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından taraflar arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalılara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen nakdi alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
1-Davalı borçluların dava konusu ... 25. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının;
Nakdi Alacaklar Yönünden, 30.378,33 TL asıl alacak, 2.730,51 TL işlemiş faiz, 104,05 TL BSMV olmak üzere toplam 33.212,89 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 33.212,89 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 30.378,33 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine %5 BSMV uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
Gayri Nakdi Alacaklar Yönünden, davacı vekilinin depo talebinin davalı ...Şirketi yönünden kabulü ile, 24.637,06 TL bedelin, davalı şirket tarafından, davacı banka nezdinde açılacak vadesiz bir hesapta DEPO EDİLMESİNE, gayri nakit alacağın nakde dönüşmesi yani davacı banka tarafından ödenmesi halinde, nakde dönüşen bedele nakde dönüşme tarihinden itibaren %30,24 oranında temerrüt faizi UYGULANMASINA,
Davacı vekilinin depo talebinin davalı ... yönünden REDDİNE,
2-Hükmolunan 33.212,89 TL nakdi alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 6.642,57 TL icra inkar tazminatının davalı borçlulardan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Nakdi alacak yönünden alınması gereken 2.268,77-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 596,45-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.672,32-TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davacı tarafından peşinen karşılanan 596,45-TL'nin davalılardan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Gayri nakdi alacak yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davalı ... Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı parası, 1.082,50 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.510,10 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 6.190,80-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlasının kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen nakdi alacak değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gayri nakdi alacak değeri üzerinden hesaplanan 24.637,06-TL ücreti vekaletin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen nakdi alacak değeri üzerinden hesaplanan 1.713,01-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gayri nakdi alacak değeri üzerinden hesaplanan 24.637,06-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
10- Her iki borçlu yönünden ayrı ayrı arabuluculuğa başvurulduğu anlaşıldığından;
a)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden arabulucu ...'e ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin, 3.423,43 TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 176,56 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden arabulucu ...'a ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin, 4.374,38 TL'sinin davalı ...'den, 225,62 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
12-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır