T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/533
KARAR NO : 2026/557
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu icra takibinde, açıklama kısmında “Cari Hesap Alacağı” denmek suretiyle müvekkili şirketin davalı taraf ile ticari ilişkisinden doğan cari hesap bakiyesinin talep edildiği açık olduğunu, para alacağının ileri sürülmesinin temelinde, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme mevcuttur ki, anılan sözleşmede yetki şartı mevcut olduğunu, taraflar yetkili İcra Müdürlüğü ve Mahkemeyi ... İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri olarak belirlendiklerini, müvekkili şirket ile davalı şirket 05.04.2023 tarihinde Bayilik Sözleşmesi akdettiklerini, davalı şirketin sözleşmesel edimlerine aykırı hareket etmesi sebebi ile ... 8. Noterliği’nin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile mezkur sözleşme haklı nedenle feshedildiği ve cari hesap bakiyesinin ödenmesi gereği ihbar ve ihtar edildiğini, ... 8. Noterliği’nin ...tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesine konu ödenmemiş cari hesap bakiyesinin tahsili talepli olarak ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulması kararı verildiğini, davalı yanın yetki itirazının reddine, ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E /
Dava; Taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalıya karşı ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların 2023-2024 yıllarına ait BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 1.300.533,19 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 29/05/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 12/06/2024 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'ten alınan 09.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava, taraflar arasındaki mal ve hizmet alım satımından (Ticari ilişkiden) kaynaklı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebine ilişkin olduğunu, Davalı ... Şirketi'nin Ticari Defter ve Kayıtları üzerinde inceleme yapmak için belirtilen,... adresinde bulunamadığından ve harici yollarla davalı tarafa ulaşılamadığından; 2023 ve 2024 yılları Ticari Defterleri Üzerende Gerekli İnceleme ve Tespitler yapılamadığını, Davacının Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs) ile davalının Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba) birbirini doğruladığını, Davalnın Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs) ile davacının Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba) birbirini doğruladığı bildirilmiştir.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'den alınan 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiğini, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının 30.05.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 1.300.533,19 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, davacının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin Ba/Bs bildirimleri ile davalının Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu tespit edildiğini, SONUÇ : Dava dosyasında yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve tespitler neticesinde; Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğunu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiğini, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının 30.05.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 1.300.533,19 TL alacaklı olduğunu, davacının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin Ba/Bs bildirimleri ile davalının Ba/Bs bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyası ile, Taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 1.300.533,19 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 29/05/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 12/06/2024 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesi ile, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşme yükümlülüklerine riayet etmemesi üzerine davalıya sözleşmenin feshedildiği ve cari hesap borcunun ödenmesinin ihtar edildiği, ödenmemesi üzerine davalıya karşı dava konusu ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile, icra takibi başlatıldığı, davalının başlatılan icra takibine vaki itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek dava konusu icra takibine davalının vaki itirazlarının iptali iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiş, icra takibine itirazlarında davacı tarafa borcunun olmadığı savunularak icra dairesinin yetkisine ve icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır;
İ.İ.K.'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davalarının, itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içerisinde açılacağı, itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz yapılmış ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 21. Maddesinde, taraflar arası uyuzmazlıklarada İstanbul icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunun düzenlendiği, tarafların tacir olduğu, bu kapsamda yetki şartının geçerli olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın, icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere raporların dosya kapsamında karar vermeye uygun bulunmuştur.
Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.
Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre somut olayın değerlendirilmesinde;
Tarafların tacir olduğu, taraflar arasında 05.04.2023 tarihli bayilik sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu; Davalı tarafça sözleşmedeki imzalarına itiraz edilmediği ve icra takibine itirazında borcunun olmadığının savunulduğu, ancak bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmediği, ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, cari hesabın dayanağını oluşturan faturaların her iki tarafça BA-BS formları ile ilgili vergi dairelerine beyan edildiği, davacının BS formlarının davalının BA formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan takipte talep edilen miktarda olmak üzere toplam 1.300.533,19 TL cari hesap alacağının bulunduğu; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kapsamında düzenlenen faturalardan dolayı davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan toplam 1.300.533,19 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı, ancak davacının BS formlarının davalının BA formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, bu hususun davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı tarafça ticari defter ve kayıtlarına işlendiğine karine teşkil ettiği, davalı tarafın dava konusu cari hesap alacağının dayanağı faturalara itiraz edildiğine, faturaların iade edildiğine, ödendiğine dair bir belge delil sunmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, dava ve takip konusu ettiği alacağın varlığı ve miktarını ispatladığı, davacın tarafın davalı taraftan takip tarihi itibarı ile 1.300.533,19 TL cari hesap alacağının bulunduğu, bu miktarın dava ve takip konusu miktar kadar olduğu, 1.300.533,19 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca avans faizi talep edilebileceği, takipte de avans faizi talep edildiği, davacının davasında haklı olduğu, davalı tarafın tespit edilen bu alacak yönüyle bir ödeme iddiası ve ispatının olmadığı, bu kapsamda icra takibine itirazlarının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, dava ve takip konusu alacağın mal satışından kaynaklı likit fatura alacağı olduğu ve davalının da itirazlarında haksız olduğu anlaşılmakla, hükmolunan 1.300.533,19 TL alacağın %20'si oranında davacı tarafın lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun, dava konusu ... 11. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,
2-Hükmolunan 1.300.533,19 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 260.106,64 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 88.839,42-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 15.707,19-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 73.132,23-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 15.707,19 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı parası, 1.576,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 17.003,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 200.074,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2026
Katip
¸
Hakim
¸