T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/560 Esas
KARAR NO : 2025/320
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/09/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... nolu nakliyat poliçesi ile sigortalı .... A.Ş ye ait kimyevi madde emteası davalı şirketin ...’ye nakliyesi sırasında hasara uğradığını, 04/10/2023 tarihli tutanak, ekspertiz raporu ve diğer belgeler ile sabit olduğunu, meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, sigortalı emteada 129.966,00 TL hasar tazminatı tespit edildiğini, bu nedenle 03/11/2023 tarihinde sigortalısına hasar tazminatı ödendiği yapılan bu ödeme ile halef sıfatıyla davalı şirkete rücu hakkı doğduğunu, halefiyete dayanılarak dava açma zorunluluğu doğduğunu,129.966,00 TL tazminatın ödeme tarihi 03/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının US dolar ile açılmış 1 yıl mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz, yargı giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma tarafından davadan önce süresinde rücu talebinde bulunulmadığımı, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça ödemeye ilişkin dekont dışında temlik iradesini gösterir yazılı şekil unsurunu haiz bir belge sunulmadığını, aktif husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, somut olayda müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığını, dava konusu edilen hasarlanmanın sadece istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığını, bu hususun davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda görüldüğünü, bu durumda müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davanın öncelikle zamanşımı nedeniyle reddine, aktif husumet yokluğundan reddine, davanın ... Sigortaya ihbarına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı nakliyat sigorta poliçesi kapsamında tazmin eden sigorta şirketi tarafından, ödediği zarar tutarını taşıyıcıdan rücuen tahsili istemi ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı yanca, nakliyat emtea sigorta poliçesi, konşimento, gümrük beyannamesi, hasar tespit tutanağı, ekspertiz raporu, düzenlenen faturalar, hasara ilişkin fotoğraflar, ihtarname ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuştur.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davacı şirketin hasarın meydana geldiği dava dışı ... şirketinin sigortacısı olmakla dosya kapsamına göre davalı şirketin davacı sigorta şirketinin işbu davanın açılması yönünde aktif husumeti bulunmadığına dair itirazının reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar ön inceleme duruşmasında davanın 03/11/2023 ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla TBK 73.md. gereğince davalının zamanaşımı itirazının reddine, karar verilmişse de, davaya konu taşımacılığın, ... arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olduğu, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasara ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümlerinin uygulanması gerektiği, CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresinin bir yıl olarak kabul edildiği, taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise üç yıl olarak belirlendiği, CMR’nin 32/1. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde zamanaşımı süresinin emtiadaki hasarın niteliğine göre ve en erken teslim tarihinden olmak üzere belirleneceğinin ifade edildiği, davaya konu olayda hasarın, davalının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek bir kusurundan kaynaklandığının anlaşılamaması nedeniyle, bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu durumda emtianın 04/10/2013 tarihinde alıcısına hasarlı olarak teslim edildiği, iş bu davanın ise 27/09/2024 tarihinde CMR ile belirlenen 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı defi'inin bu yönüyle de sabit olmadığı anlaşımıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, rücuen tazminat istemine konu haksız fiilin meydana gelmesinde kusur durumu da dikkate alınmak sureti ile davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 17/04/2025 tarihli raporunda; dava konusu mallardaki hasarın taşıma sırasında meydana geldiği dolayısıyla taşıma işini üstlenen davalının hasardan sorumlu olması gerektiği, davacının hasarı poliçe kapsamında ödediği ve rucuen talep ve dava hakkına sahip olduğu, davalının ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarının emtia hasarına ilişkin olduğunun kabulü halinde 11.898,80TL sınırlı olduğu, varil ile birlikte değerlendirilmesi halinde 60.892,13 TL olduğu, bu miktara CMR'nin 27/1 maddesi gereğince dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerektiği şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Davalı şirket tarafından ... adresinden, davacı sigorta şirketi sigortalısının İstanbul'da bulunan antreposuna nakledilen çelik varil içerisinde bulunan sıvı emtianın nakliye esnasında hasar gördüğü, emtia hasarının taşıma sırasında yanlış istifleme nedeniyle diğer emtiaların çarpması ve araç içi sabitlemenin yetersiz olması nedeniyle meydana geldiğinin anlaşıldığı, hasar nedeniyle içinde sıvı bulunan varilin delindiği, sıvı sızıntısı olduğu, 40 kg zayi olan sıvı emtia ile yaklaşık 205 kg varil olduğu görülmüştür.
Somut olayda, taşıma işinin kara taşıma aracı olan ... plakalı araç ile yapılacağı öngörülmüş olmakla, yükleme ve teslim yerleri iki ayrı ülke olup, her iki ülke de akit ülke durumunda bulunmakla, 1. madde uyarınca uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığa, TTK'nın konuya ilişkin hükümleri değil, CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, davaya konu taşımanın 15.07.2023-15.07.2024 vadeli, ... abonman no, ... nolu sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalısının Hollanda İstanbul arasında ... plakalı araç ile yapılan sevkiyat sırasında doğacak rizikolara karşı teminat altına alındığı, CMR'nin 17/1 maddesine göre taşıyıcı, eşyanın kendisi tarafından teslim alındığı tarih ile gönderilene teslim ettiği tarih arasında uğramış olduğu hasar ve ziyadan sorumlu olduğu, CMR'nin 17/2 maddesine göre bu sorumluluktan kurtulmak isteyen taşıyıcının zararın kendisine talimat vermeye yetkili kişinin kusurundan, bu kişi tarafından verilen talimattan, eşyadaki ayıptan ya da kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir olaydan doğduğunu ispatlamakla yükümlü olduğu, davalı şirket tarafından hasarın yükleme hatasından ileri geldiği ileri sürülmüşse de davalının malları teslim alırken bir itirazı kayıt ileri sürmediği, hasarın yükleme nedeniyle meydana geldiğine dair dosya kapsamına delil sunamadığı, emtianın vasfına uygun olarak sevkinin sağlandığı, CMR'nin 23. maddesine göre sözleşme hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, tazminatın yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde hasar toplamının 60.892,13 TL olduğunun tespit edildiği, yukarıda belirtildiği üzere davacı sigorta şirketinin hasar nedeniyle ödediği tazminatı davalıya rücu edebileceği anlaşılmakla tespit edilen tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 60.892,13 TL tazminatın 03/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alınması gereken 4.159,54-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan 2.219,50-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.940,04-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 1.913,32 TL'nın davacıdan, 1.686,68 TL'nın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacının yaptığı ilk masraf 427,60 TL, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 60,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 13.487,60 TL'nin red ve kabul oranına göre 6.319,26TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır