T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/564
KARAR NO : 2025/391
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/09/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının, müvekkili banka ile imzaladığı sözleşmeye istinaden ... Şirketinin müvekkili bankadan kullandığı ve sorumlu olduğu kredi borçları ve ferilerinden dolayı müvekkili bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının geri ödenmesini, kredilerin teminatını oluşturan müvekkili bankaya ipotekli taşınmaz alacağa mahsuben müvekkili bankaya devri ve tüm borçlarının tasfiye edilmesine ilişkin koşulların düzenlenmesi için 26/03/2018 tarihli protokol taraflarca imza altına aldığını, sonrasında taşınmaz müvekkili banka tarafından devir alındığını, davalı ile banka arasında imzalanan 26/03/2018 tarihli Borç Tasfiye sözleşmesi ve 28/06/2021 tarihli sulh protokolü, 26/01/2023 tarihli ek protokol ve son olarak 20/02/2024 tarihli ek protokol gereğince ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 230 Pafta, 1861 Ada, 1 Parselde kayıtlı bulunan A Blok, Bodrum+Zemin+ 16 Normal Kattan Oluşan Otel niteliğindeki taşınmaza ilişkin ödemelerin muhataplarca 26/07/2024 tarihine kadar yapılması, yapılmaması halinde taşınmazın tam ve eksiksiz teslim edilmesi hüküm altına alındığını, 26/03/2018 tarihli Borç Tasfiye sözleşmesi ve 28/06/2021 tarihli sulh protokolü, 26/01/2023 tarihli ek protokol ve son olarak 20/02/2024 tarihli ek protokol gereğince ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 230 Pafta, 1861 Ada, 1 Parselde kayıtlı bulunan A Blok, Bodrum+Zemin+ 16 Normal Kattan Oluşan Otel niteliğindeki taşınmaza ilişkin ödemelerin 26/07/2024 tarihine kadar ödemelerin tüm ferileri ile birlikte yapılması gerekirken yapılmamış olup sözleşmelerin sona erdiğini, davalı ile banka arasında imzalanan 26/03/2018 tarihli Borç Tasfiye sözleşmesinin 5.8. Maddesi gereğince protokolde belirtilen şartların gerçekleşmemesi halinde 3.000.000.- USD cezai şart ödeneceği hüküm altına alındığını, son olarak davalı taraf ile müvekkili banka arasında imzalanan 20/02/2024 tarihli ek protokol gereğince ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 230 Pafta, 1861 Ada, 1 Parselde kayıtlı bulunan A Blok, Bodrum+Zemin+ 16 Normal Kattan Oluşan Otel niteliğindeki taşınmaza ilişkin ödemelerin 26/07/2024 tarihine kadar ödemelerin tüm ferileri ile birlikte yapılması gerekirken yapılmamış olup sözleşmeler sona erdiğini, ancak davalı taraf taşınmazı tam ve eksiksiz teslim etmemiş olup alt kiracıdan doğan hakları da müvekkili Banka'ya devretmediğini, bunun üzerine ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... dosyasından icra takibine geçilmiş olup cezai şart bedeli talep edildiğini, davalı tarafa tebliğ edilen ödeme emrine süresi içinde vefa hakkını kullandıklarını belirterek itiraz ettiklerini, takibi uzatmaya yönelik olarak davalı tarafından kötüniyetli bir şekilde takibe itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ... Tic. A.Ş. ile davacı ... A.Ş. arasında sözleşmeler yapılarak, şirket borçları ile grup şirketlerin borçlarının tasfiyesi amacıyla ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 230 Pafta, 1861 Ada, 1 Parselde kayıtlı bulunan A Blok, Bodrum+Zemin+ 16 Normal Kattan Oluşan Otel niteliğindeki şirket gayrimenkulü vefa hakkı karşılığında bankaya devredildiğini, bu devirle ilgili olarak 26.03.2018 tarihli borç tasfiye protokolü ve yine aynı tarihli alım-satım ve geri alım taahhüdü (vefa hakkı) protokolü yapıldığını, bu protokole ek olarak farklı tarihlerde ek protokoller yapılarak vefa hakkı süresi 26.07.2024 tarihine kadar uzatıldığını, davacı Banka ile ... Tic. A.Ş. arasında 26.03.2018 tarihinde imzalanan Alım-Satım ve Geri Alım Taahhüdü (Vefa Hakkı ) Protokolünün 2. Maddesinde; Vefa hakkı bedelinin Bankaya geri ödenmesi koşuluyla sözleşmede belirtilen taşınmazın devir edene, devir edenin ortaklarına veya bildireceği 3. kişilere üzerinde hiçbir takyidat olmaksızın devredeceği ve ferağ işlemlerinin tamamlayacağı davacı banka tarafından kabul beyan ve taahhüt edildiğini, vefa hakkına dayalı olarak banka aleyhine açılmış davalar bulunduğunu, nitekim hâlihazırda ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi,...esas ve ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı derdest davalar bulunduğunu, bu davalar sonuçlanmadan cezai şarta yönelik talepte bulunulması hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğu, müvekkili şirket de gerek kanun hükümlerinde yer aldığı şekilde gerekse Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde davacı banka tarafından zor durumda bırakılmış, bu zor durumda kalmasından bilerek istifade eden davacı banka müvekkillere dava konusu protokolleri imzalatmadığını, cezai şart talebine dayalı hükümler bu yönden de geçersiz olduğunu, açıklanan nedenlerle, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün...esas sayılı icra takip dosyasına karşı yapılan itirazın iptali talebinin yerinde olup olmadığı istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Davacı vekili 13/06/2025 tarihli dilekçesi ile; huzurda görülen davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadıklarını, bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun vekaletname sunan davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili 16/06/2025 tarihli dilekçesi ile; dosya kapsamında davacı tarafın davadan feragat ettiğinin anlaşıldığını, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiş ve feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacının davasından feragat ettiği, davanın kamu düzenine ilişkin bir dava da olmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince, davacı tarafça açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.217.672,88-TL'den mahsubu ile, fazladan yatan 1.217.057,48-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'na 3.600,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 18/A-13'e göre davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı tarafça vekalet ücreti talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası davacı tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize ya da Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025
Başkan
¸
Üye
¸
Üye
¸
Katip
¸