T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/566
KARAR NO : 2025/344
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 01/10/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... Bankası Anonim Şirketinin davaya konu alacakları, ... Şirketi ile aralarında imzalanmış olan Alacak Temlik Sözleşmesi gereğince ... Şirkete devir ve temlik edildiğini, ... Şirketi 13.01.2021 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanan Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... Şirketi hükmi çatısı altında birleştiği, ... Şirketi 23.03.2017 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanan Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... Şirketi hükmi çatısı altında birleştiğini, ... Şirketi ise 02.07.2020 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanan Olağanüstü Genel Kurul kararı ile ... Şirketi hükmi çatısı altında birleştiği, sonuç olarak dosya alacağının müvekkili ... Şirketine geçtiği, müvekkili şirket ile müşterileri arasında çıkacak her türlü uyuşmazlıkta temlik veren ... Anonim Şirketinin defter ve kayıtları esas alınması gerektiği, davalı borçluların imzaladığı sözleşmelerin ilgili maddesi ile temlik eden bankanın teamüllerine göre talep edilecek her türlü faiz, komisyon, masraf vergi ve resimler le ilgili giderlerin borçlular tarafından ödeneceği, davalı borçlular hakkında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, dava konusu takip alacağı muaccel bir alacak olduğu, davalı borçluların itirazları müvekkili alacağının tahsilini sürüncemede bırakma amacı taşımakta olup kötü niyetli olduğu belirtilerek, davalı borçluların dava konusu icra takibine itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı/borçlular aleyhine %20 oranından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA;
Yasal süreden sonra davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile; davacı yanın, borçlu ... Ltd.Şti. borcuna müteselsil kefil olarak ...'in sorumlu olduğundan bahisle dava dışı ... oğlu ...hakkında kredilerin kat edilerek ihtarnamelerin keşide edildiği ve borç ödenmediğinden temerrüd nedeniyle ....28.İcra Müdürlüğü ...sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, borçlu ...'in vefatı ile mirasçılara icra takibinin yöneltildiğini, kredi sözleşmesine konu şirket asıl borçlu şirketin münfesih olduğu Ticaret sicil gazetesinde 04.10.2013 tarihli 8419 sayı 145.sayfada ilan ve tescil edildiğini, bu tarihe kadar herhangi bir işlem yapılmamış sözleşmeler kat edilmediğini ve söz konusu şirket hakkında yasal süreç başlatılmadığını, münfesih şirketler Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olduğundan takip işlemleri için tasfiye memuru atanarak ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile takip mümkün olup, bu bağlamda herhangi bir işlem yapılmadığını, asıl borçlu hakkında hiçbir işlem yapılmadan doğrudan müteselsil kefil hakkında işlem yapılmasının usulsüz olduğu, ayrıca ilk takip dava dışı şirket tarafından ....28.İcra Müd. E.... sayı numarası ile yapılmış söz konusu takibe yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, zira kendisine ihtarnameler keşide edildiği ve temerrüde düşürüldüğü iddia edilen ... oğlu ... takip öncesi 23.09.2013 Tarihinde vefat ettiğini, hukuki kişiliği ortadan kalkmış hak ehliyetine sahip olmayan vefat etmiş olan ...'e vefat tarihinden sonra yapılan icra takibinin geçersiz olduğu, davacı yan ölü hakkında takip yaptıktan sonra tebligat iade edilmesine rağmen mirasçılara karşı icra takibi başlatmadığını, söz konusu takip üzerinden yoluna devam etmiş dosyaya iştirak eden ...A.Ş adı ile almış olduğu yetki ile aldığı mirasçılık belgesi ile müvekkillere yeniden ödeme emri göndermiş işbu ödeme emrine de 22.08.2023 tarihinde itiraz edildiğini, itiraza rağmen dava açılması gerektiği halde dosya üzerinden işlem yapılmak istenmişse de söz konusu talepler hakkında İcra Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, yasal süreler içerisinde itirazın iptali davası açılmadığından işbu davanın reddi gerektiği, davaya konu borç hakkında düzenlendiği iddia edilen kefalet sözleşmesinin de usul yasa ve içtihatlara uygun olarak düzenlemediği, kefaletin geçersiz olduğu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafça dava dışı asıl borçlu şirket ve dava dışı davalıların murisi olan kefil ...'e karşı dava konusu ... 28.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı (eski ... esas) dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların vaki itirazlarının iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, Mahkememizce taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri, ekleri, ... 28.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış ve bankacı bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
... 28.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacağın tahsili amacıyla davacı alacaklı tarafça dava dışı asıl borçlu şirket ve dava dışı davalıların murisi olan kefil ...'e karşı 2017/11795 esas üzerinden 07.04.2017 tarihinde 18.475,65-TL asıl alacak, 67.751,63-TL işlemiş faiz, 3.387,58-TL BSMV olmak üzere toplam 89.614,86-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ...'in ölmüş olması nedeniyle kendisine tebligat yapılamadığı, takipsiz bırakılan dosyanın yenilendiği ve ...esasını aldığı, bu esas üzerinden, ... mirasçıları olan davalı borçlulara ödeme emrinin 17/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu borçlular vekili tarafından 22/08/2023 tarihinde borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğine dair icra dosyası kapsamında bir belge olmadığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 02/05/2025 tarihli rapor ile; temlik eden banka ile asıl borçlu dava dışı ... Şirketi arasında 07.12.2006 tarihli 10.000.00-TL limitli, 02.04.2007 tarihli 25.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, Genel Kredi Sözleşmelerini, ... müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dosyaya sunulan fotokopi sözleşme örneklerinden tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan her iki sözleşmenin de 6098 Sayılı TBK’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce imzalanması nedeniyle yeni Mülga BK hükümlerine bağlı olarak imzalanmış olduğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunan gerçek kişi ...’e ait imzalı sayfada kefil ... adı, soyadı, adres, kefil olunan miktar, tarih ve imza atılı olduğu dosyaya sunulan 2 adet GKS fotokopi örneğinden tespit edildiğini, temlik eden banka tarafından dava dışı asıl borçlu... Şirketi lehine 23.09.2013 tarihinde vefat eden ...’in kefaleti ile taraflarca imza edilen GKS’ne istinaden nakdi krediler kullandırıldığının anlaşıldığı, Genel Kredi Sözleşmelerinde Sözleşme Limitlerinde kefaleti bulunan ...’in 23.09.2013 tarihinde vefat ettiği, ... 10. Noterliğinin 08.03.2023 tarih 5010 yevmiyeli mirasçılık belgesine göre: davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’in murisin mirasçıları olduğu ilgili mirasçılık belgesinden anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanan GKS’de yazılı limitlerde sözleşme imza sayfasında 23.09.2023 tarihinde vefat eden ...’in kefil olarak imzası ve yazılı beyanı ile sözleşmede yazılı hükümler çerçevesinde, temlik eden banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket lehine tahsis ve kullandırılan nakdi kredilerden dolayı sözleşme limitlerinde kullandırılan kredilerden kaynaklanan davacı nakit alacaklarına karşı kefilin de asıl borçlu şirket ile birlikte sorumlu olduğu mütalaa edilmiş olup, GKS’lerdeki kefalet sorumluluğu uyarınca, 23.09.2023 tarihinde vefat eden ...’in varislerininde söz konusu kredilerden kaynaklanan nakdi kredilerden dolayı davacıya karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere sorumlu olduklarını, bilindiği üzere bankaların muhasebe uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar hakkındaki Yönetmelik, 5411 Sayılı Yasanın 37-39-42-93 ve 95.ci maddeleri kapsamında hazırlanmış olup, “....Bankaların, muhasebe ve raporlama sisteminde şeffalık ve tek düzenin sağlanması, işlemlerin kayıt dışında kalmasının önlenmesi faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, zorunluluk haline getirilmiştir." Bu cümleden olarak Muhasebe Yazılım Programları ile ekstreler kayıt altına alınmış ve bilgisayarlarda online olarak, Banka Genel müdürlükleri ve şubeler arasında koordineli olarak denetim altındadır. Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden muhataplardan ... Şirketine kredi kullandırıldığı, muhataplardan ... Genel Kredi Sözleşmelerinde müşterek ve müteselsilen kefalet imzası bulunduğu ve bankaya karşı sorumlu olduğu, Genel Kredi Sözleşmelindeki yetkiye istinaden kredi hesapların son verildiği, hesapların 15.04.2008 tarihinde kat edildiği, hesap kat tarihi itibariyle kredilerden doğan 21.164.05-TL anapara, 1.740.88 TL işlemiş faiz, 8787.04 TL BSMV olmak üzere toplamda 22.991.95-TL’ın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde ödenmesi, aksi halde, muhataplar aleyhine yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, muhatapların bilinen adreslerine keşide edilen ihtarname ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketine ve muhataplardan ...’e 17.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği ilgili noterin tebliğ şerhli temerrütle ilgili Yargıtay’ın yerleşik kararlarına uygun olarak, hesap kat ihtarının dava dışı asıl borçlu şirkete ve kefil ...’e 17.04.2008 tarihinde tebliğ edilen hesap kat ihtarı, ihtarnamede verilen 24 saatlik mehil sonrası 19.04.2008 tarihinde temerrüt oluştuğu, temlik eden banka tarafından asıl kredi borçlusu ile kefil ...’e keşide edilen ... 38.Noterliğinin... tarihli ... yevmiyeli ihtarnamede ödenmesi ihtar edilen Kredi Hesapları ile ilgili olarak nakit alacak tespiti: Hesap Kat İhtarı sonrasında İşbu KMH kredi hesabına yapılan kısmi tahsilatlar sonrasında, hesabın kapatıldığı ve temlik eden banka tarafından dosyaya sunulan işbu hesap ekstresinden hesap bakiyesinin bulunmadığı, hesap kat İhtarında ... Nolu ... hesap ekstresine göre , Hesap Kat İhtar tarihi itibariyle işbu Kredi Hesabından kaynaklanan anapara alacağının 19.030.00-TL olduğu ve işbu hesaba kat ihtarından sonra 14.11.2008 tarihinde 989,35 TL tahsilat yapılarak, hesap bakiyesinin 18.040.65 TL üzerinden, 30.06.2010 Tarihinde Temlik edilerek Hesabın Kapatıldığı tespit edildiği, temlik eden Banka tarafından, Asıl Kredi Borçlusu ...Şirketi lehine ...’in kefaleti ile kullandırılan kredili mevduat hesabı, ... Kredisinden Kaynaklanan nakdi kredi hesaplarının, 15.04.2008 tarihinde kat edildiği, kat tarihi itibariyle: (2.134.05 TL KMH + 19.030.00 TL ...=) 21.164.05 TL anapara olarak ihtar edilen hesaplara, kat tarihinden sonra tahsilatlar sağlandığı, KMH hesabının tahsilatlarla kapatıldığı, ... kredisine en son 14.11.2008 tarihinde 989.35-TL kısmi tahsilat yapıldığı ve anapara bakiye tutarı olan 18.040.65-TL üzerinden nakit alacağın, 30.06.2010 tarihinde temlik edilerek banka nezdindeki hesabın kapatıldığı, temlik eden banka tarafından hesap kat ihtarı sınrasında herhangi bir icra takibi başlatmadığı, hesapların katına ilişikin keşide edilen 15.04.2008 tarihli ihtarname sonrasında ilgili KMH ve ... hesapların üzerinden işlemlerin devam ettiği,hesaplara yapılan kısmi tahsilatlar sonrası KMH hesabının kapatıldığı, ... hesabına da yapılan en son kısmi tahsilat sonrası bakiye kalan 18.040.65-TL tutarın temlik edilerek banka nezdindeki hesabın kapatıldığı, ibraz edilen hesap ekstrelerinden tespit edildiği, akabinde ise, temlik alacaklısı tarafından 30.06.2010 tarihinde temlik alınan 18.040.65-TL anapara alacağı ile ilgili olarak, asıl kredi borçlusu ve Kefil müteveffa ... aleyhine ... 28.İcra Müdürlüğünün ... tarih... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzereasıl alacağa takip tarihinden itibaren %35 faiz, icra giderleri, vekalet ücreti BK.100 uyarınca tahsili talep edildiği, takip borçlularından kefil ...’in 23.09.2013 tarihinde vefatı sonrasında en son temlik alacaklısı ...Şirketi tarafından asıl borçlu şirket ... Limited Şirketi ve müteveffa ... Varisleri ... (oğlu), ... (oğlu), ... (oğlu), ... (kızı) ve ... (oğlu) ... 28.İcra Müdürlüğünün ... tarih ... E Sayılı İlamsız İcra takip dosyasından, takibin yenilendiği, temlik eden banka ... Nolu ... kredi hesabından kaynaklanan ve 14.11.2008 tarihi itibariyle bakiyesinin ... nolu hesap üzerinden 18.040.65 TL bakiye olarak kayıt ve izlendiği, işbu tarihten sonra Hesaba her hangi bir işlem hareketi olmadığı, 18.040.65-TL olarak 18252 nolu hesap bakiyesinin 30.06.2010 tarihinde temlik edilerek hesabın kapatıldığı tespit ile işbu hesaptan kaynaklanan 18.040.65-TL anaparanın 30.06.2010 tarihinden sonra %35 oranı üzerinden İşleyecek faizi ile birlikte Takip borçlularından Talep edilebileceği değerlendirilmiş olup, 18.040.65-TL’nın 30.06.2010 tarihinden itibaren %35 Faiz üzerinden 07.04.2017 takip tarihi itibariyle talep edilebilecek toplam alacak aşağıdaki gibi hesaplanması gerektiği, davacı temlik alacaklısı tarafından dava dış asıl borçlu ve müteveffa kefil ...’in varisleri aleyhine ... 28. İcra Dairesi ... esas (...28 İcra Md. 07.04.2017 tarih... esas sayılı ilamsız icra takip dosyasından: 63.584.65-TL nakit alacak talep edilebileceği takip tarihinden itibaren 18.040,65-TL asıl alacak için talebe uygun olarak % 35 faiz ve faizin %5 GV talebinin de taleple bağlılık gereğince, tahsilde temerrür olmamak üzere, uygun talep olarak değerlendirdiği, asıl alacak, işlemiş faiz ve feriler yönünden tarafımızdan tespit ve hesaplanandan fazla taleplerin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Öncelikli olarak dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapmak gerekmiştir;
İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra takibine yapılan itiraz tarihleri, itiraz dilekçelerinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmemiş olması, arabuluculukta geçen süre, dava tarihi dikkate alındığında davanın bir yıllık yasal sürede açıldığı değerlendirilmiştir.
Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 581-603 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu sözleşme TBK'nın 581. maddesinde “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Yani kefalet sözleşmesi, teminat alacaklısına borçlunun malvarlığı yanında teminat verenin kişisel malvarlığına başvurmaya yönelik bir alacak hakkı tanıyan kişisel teminatlardan biridir. Bu sözleşmede taraflar, asıl borç ilişkisinden doğan borcun alacaklısı ile kefil arasında meydana gelir. Yani asıl borçlu bu sözleşmenin tarafı değildir. 6098 sayılı TBK'nın Kefalet Sözleşmesi ana başlıklı 598. maddesinin 3. fıkrası; "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar." şeklinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm emredici nitelikte bir hükümdür. Yani kefilin sorumluluk süresi sözleşme ile on yıldan daha fazla olarak belirlenememekle birlikte; böyle bir sözleşme, kesin hükümsüz olmayacaktır. Bu tarz sözleşmelerde sadece on seneyi aşan kısım hükümsüz kalacaktır. Bu hükmün uygulama alanı incelendiğinde, ilgili hüküm; hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, sadece gerçek kişi kefil hakkında uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca belirlenen azami sürenin dolmasıyla birlikte kefilin sorumluluğunun ortadan kalkması, bütün kefalet türleri bakımından söz konusu olur. On yıllık azami geçerlilik süresinin işlemeye başladığı an ise; kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andır. Yani sözleşmenin hükümlerini doğurmaya başladığı an bu on yıllık süre de işlemeye başlar. Bu durum 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Hakkında Kanun’un “hak düşürücü sürenin TBK’da ilk defa öngörülmüş olmasını” düzenleyen maddelerinden hangisinin uygulanacağı sorunsalı açısından önem taşımaktadır. İlgili yürürlük kanunu ise her iki durumda ya doğrudan yürürlük kanunun 5. maddesinin uygulanması yoluyla ya da 6. maddesi gereği kıyasen 5. maddesinin uygulanması yoluyla aynı sonucu işaret etmektedir. Fakat her halükarda bu süre kanunda düzenlendiği şekliyle on yıllık azami sürenin dolmasıyla birlikte kendiliğinden ortadan kalkacak bir hak olması sebebiyle bir zamanaşımı süresi değildir ve dolayısıyla bu sürenin kesilmesi ya da durması söz konusu olmayacaktır.
Bu hüküm çerçevesinde inceleme yapıldığında, borca dayanak genel kredi sözleşmelerinin 07.12.2006 ve 02.04.2007 tarihlerinde yapılmış olması, davaların murisi olan kefil ...'in sözleşmeleri aynı tarihlerde imzalamış olması, dava konusu ... 28.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı (eski ... esas) dosyasının 07/04/2017 tarihinde başlatılmış olması dikkate alındığında icra takibinin 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı tarafça açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı Tarafça Açılan Davanın Hak Düşürücü Süre Yönünden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.530,40-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 915,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'ya 4.000,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara VERİLMESİNE,
7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip
¸
Hakim
¸