T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/586
KARAR NO : 2025/651
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 19/12/2016
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; menfi tespite konu icra takibine dayanak senedin davalı şirket yetkililerince zorla ve irade baskısıyla davacıya imzalattırıldığını, buna ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan soruşturma sonucunda, derinleme araştırma yapılmamasına nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... Soruşturma, ... Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, dava konusu senetteki bedel kısmının başına davalı tarafından -1- ilavesi yapılarak tahrifatlı haliyle senedin 1.450,000,00-TL olarak icra takibine dayanak yapıldığını, bu tahrifata yönelik olarak ... 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nde ...Esas sayı dosya ile dava açıldığını, dosya kapsamında ATK'dan temin edilen 17/09/2014 tarihli rapor ile senette tahrifat yapıldığının tespit edildiğini, ... 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 13/11/2014 tarih ve ... E., ... Karar sayılı kararı ile senette tahrifat yapıldığının kabul edilerek, takibe dayanak senet bedelinin 450.000,00-TL olarak düzeltilmesine karar verildiğini, icra mahkemesince verilen karara istinaden davalı şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin, daha önce satış temsilcisi olarak davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, bir süre davalı şirkette çalıştıktan sonra bu şirketten ayrıldığını, davalı şirket yetkililerinin soruşturma dosyası kapsamındaki ifadelerinde, satış paralarının şirkete dönmemesi üzerine senedin davacıdan teminat olarak alındığını beyan ettiklerini, gerçekleşen ticari risk karşısında hiç bir kusuru olmayan çalışanına bu bedellerin tazmin ettirilmek istenmesinin hukuken temeli olmadığı gibi bu bedeldeki senedin çalışan tarafından bu koşullarda normal irade ile verilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında ticari hiç bir temel borç ilişkisinin bulunmadığını, şirket yetkililerinin senedin teminat olarak alındığı beyanları doğru varsayılsa dahi savcılık dosyasında belirttikleri borçlulara ilişkin borç tutarlarının davalı şirketçe tahsil edildiğini, bu durumun yapılacak defter incelemesinde ortaya çıkacağını, listede davalıca uydurulmuş afaki alacakların da bulunduğunu, davalı şirket yetkililerinin zorla imzalattırdığı 450.000,00-TL'lik senedin başına -1- ilave edilerek 1.450.000,00-TL olarak icra takibine konularak ticari zararın davacıdan tahsil edilmek istenmesinin, davalı şirketin tüm bu süreçteki kötü niyetini ve hukuka aykırı tuttumunu gösterdiğini belirterek, davacının ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibine konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ...'ın, davalı/alacaklı müvekkili firmadan aldığı malları komisyon karşılığında satış yaptığını, davacı tarafından satışı yapılan malların bedeli ödenmeyince, müvekkili tarafından yapılan araştırmada müvekkilinin bilgisi dışında birçok firmaya mal verdiği ve bu firmaların içinde batak firmaların da olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinden aldığı malların bedelini tahsil edemeyen davacının borcunu kabul ettiğini ve karşılıklı mutabakat neticesinde dava konusu senedi düzenlendiğini, senedin vadesi geldiğinde ödeme talep edildiğini, ancak ödeme yapmayan davacının zaman kazanmak amacıyla senedin zorla imzalatıldığı ve tahrifat iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu, savcılık tarafından yapılan soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının süreç içerisinde mal sattığı 3. kişilerden aldığı çek ve senetleri müvekkiline getirmesiyle alacağın bir kısmının tahsil edildiğini, bakiye 500.000,00-TL alacak için ise yasal işlemlere başlandığını, bu borcun ödenmesi için ... 3. Noterliğinin...tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek bakiye borcun ödenmemesinin talep edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlunun mal kaçıracağı endişesiyle, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin...değişik iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, takip işlemlerine başlanması akabinde davalının, savcılık soruşturma dosyası kapsamında 700.000,00-TL civarında bir alacak kaleminin olduğunu beyan etmesine rağmen bu defa ...bul 14. Hukuk İcra Mahkemesinin... esas sayılı dosyasıyla yine senet üzerinde oynama yapıldığı ve söz konusu senedin teminat senedi olarak düzenlendiği gerekçesiyle takibin iptali için dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde, takibe konu 1.450.000,00-TL miktarlı senet üzerinde rakamla yazılan miktarın başına -1- rakamının sonradan eklendiğinin tespit edilmesi üzerine, mahkemece takibin 450.000,00-TL üzerinden devam edilmesine karar verildiğini, davacının müvekkilini zarara uğratmak kastı ile babasından kalan malvarlığını, borcun ödenmesi için kendisine gönderilen ... 3. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin kendisine tebliğinden 5 gün sonra ve icra takibinden kısa bir süre önce kısa aralıklarla yakınlarına devrettiğinin tespit edildiğini, ihtarnamenin davacıya 12/07/2013 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının taşınmazdaki hissesinin 17/07/2013 tarihinde bedelsiz olarak önce annesi ...'a, akabinde ise 2 ay kadar kısa bir süre sonra 24/09/2013 tarihinde ise yeğeni (kardeşinin çocuğu) ...'ya devredildiğini, muvazaalı devirler nedeniyle davacı aleyhine ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, tasarrufun iptaline ilişkin yapılan yargılamada bilirkişi raporu alındığını ve neticede taraflar arasındaki yakın akrabalık ilişkisi, devirlerin kısa aralıklarla gerçek bedelinden 3 kat daha az bir fiyata devredildiğinin tespit edildiğini, karar aşamasında olan dosyanın 21/12/2016 tarihli oturumunda davacı tarafından huzurdaki iş bu menfi tespit davasının açıldığı beyan edilerek bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini, davacının iddia ettiği şekilde takibe konu senedin zorla imzalatılmasının söz konusu olmadığını, tam aksine, davacının müvekkiline oları borçlarına karşılık davacı tarafça rızaen düzenlendiğini, davacının savcılık aşamasındaki beyanlarında müvekkiline borcu olduğunu kabul ettiğini, ancak kötü niyetli bir şekilde bu borcundan kurtulmak isteyen davacının savcılık şikayetinden bir netice alamadığından çeşitli yollara başvurduğunu, en sonunda da ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ile açılan tasarrufun iptali davasını sürüncemede bırakmak kastı ile iş bu huzurdaki davayı açtığını, her ne kadar dava dilekçesinde, müvekkili şirket yetkilisinin savcılık dosyasında yer alan beyanları çarpıtılarak söz konusu senedin teminat senedi olarak alındığı iddia edilmişse de, takip konusu senedin bir teminat senedi olmayıp davacının müvekkiline olan borçlarından dolayı kendi isteği ile düzenlendiğini, ayrıca senet metninde bu yönde bir ibare olmadığı gibi, bononun teminat senedi olduğuna dair bir sözleşme de bulunmadığını, müvekkilinin savcılık aşamasındaki beyanları, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin değil, borcunun karşılığı olarak verildiğine ilişkin olduğunu, borçlunun tek başına senedin teminat senedi olduğuna ilişkin beyanlarının söz konusu senedi teminat senedi haline getirmeyeceğini belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince menfi tespit talebine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememiz dosyası öncelikle mahkememizin 2016/1219 esas sırasına tevzi olmuş, yapılan yargılama sonunda mahkememizin 21/04/2022 tarihli,... esas ve .. karar sayılı kararıyla; "Davacı tarafça açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacı tarafın, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası kapsamında takibe konu 30/04/2012 tanzim tarihli, 30/03/2013 vade tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ...Tic. Ltd. Şti. olan 450.000,00-TL bedelli bono nedeniyle, 314.088,20-TL dışında borçlu olmadığının TESPİTİNE" ve "Davacı ve davalı tarafların, kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE" karar verilmiş, verilen kararın 05/12/2022 tarihinde davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 26/09/2024 tarihli, ...esas ve ...karar sayılı kararıyla; " Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu takip dayanağı senedin, davacının davalı-müvekkilinden aldığı malların tahsil edilmeyen bedelleri karşılığında alındığını beyan etmiştir. Davalı şirket yetkilisinin soruşturma sırasında alınan ifadesindeki beyanları da bu doğrultudadır. Davalının ticari defterlerinden de anlaşıldığı üzere, davaya konu tahsil edilmeyen mal bedellerine ilişkin satışlar, faturaları kesilerek bizzat davalı şirket tarafından yapılmış olup, davacı söz konusu ürünlerin davalı şirket çalışanı olarak pazarlama görevini üstlenmiştir. Davacının davacı şirkette pazarlama elemanı olarak işçi statüsünde çalıştığı SGK kayıtları ve dosya kapsamı ile sabit olup, davacının davalı şirketin onay vermediği bir satışı yapma yetkisini bulunduğuna dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, davacının pazarlamasını yaptığı ürün bedellerinin tahsil edilmeyen kısmından sorumlu olduğuna dair de bir anlaşma da bulunmamaktadır. Davalı şirket davacının satış yaptığı firmalardan birine, davacının fiilen işten ayrılmasından sonra da satış yapmaya devam etmiştir. Bu durumda davacının satış yaptığı firmalara kestiği faturalara karşılık yapılan ve yapılmayan ödemeler birlikte değerlendirilerek, yapılmayan tahsilatların davacının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının pazarlama görevi sırasında davalının zararına hareket edip etmediği değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının pazarlamasını üstlendiği satışların ödenmeyen kısımlarının tamamından sorumlu tutulmak suretiyle yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kaldırılması üzerine dosya, mahkememizin ...esas sırasına kaydedilerek mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin .. esas ve ... karar sayılı dosyası, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyası, ... 25. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ...karar sayılı soruşturma dosyası, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas ve... karar sayılı dosyası, davacının SGK kayıtları, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir bilirkişiden 19/03/2018 tarihli rapor ve 11/01/2022 tarihli ek rapor, farklı bir mali müşavir bilirkişiden 02/04/2025 havale tarihli rapor ve 02/07/2025 havale tarihli ek rapor temin edilmiştir.
... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından 13/08/2013 tarihinde borçlu ... aleyhine 30/04/2012 düzenleme tarihli 30/03/2013 vade tarihli, 1.450.000,00-TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla, 500.000,00-TL asıl alacak, 1.500,00-TL komisyon, 245,00-TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti, 68,05-TL ihtiyati haciz giderleri, 23.619,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 525.432,91-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin...esas ve ...karar sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine, ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında takibe dayanak yapılan bonodaki bedelin 450.000,00-TL olmasına rağmen, davalı tarafça bedel kısmının başına "1" rakamı eklenmek suretiyle senette tahrifat yapıldığından bahisle takibin iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda, "Davacı borçlu açısından asıl alacağın 50.000 TL'lik kısmı ile buna işlemiş faizin iptaline, davacının diğer itirazlarının reddine" karar verildiği, karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16/12/2015 tarih ve... esas, ...sayılı kararı ile mahkemece verilen kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasının incelenmesinden; sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları amacıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda, ... hakkında, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraatine, ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçları nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 26/01/2021 tarih ve ...esas, ...karar sayılı kararı ile sanık Mustafa Sartık hakkında verilen kaldırılarak, sanığın her iki suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... 19/03/2018 tarihli kök raporunda; davacının davalıya ait işyerinde satış ve pazarlama personeli olarak 13/09/2010-10/10/2011 tarihleri arasında çalıştığını, dava konusu alacak dayanağı senedin bedelinin 450.000,00-TL olduğunu, söz konusu senet karşılığında davacıya davalı tarafça herhangi bir mal ya da para verildiğine yönelik bir belge ve kayda rastlanılmadığını, davacı tarafın davalı tarafa ait işyerinde çalıştığı sürede satış yaptığı firmalardan davalı şirketin tahsil edemediği alacak tutarlarına karşılık olarak kendisinden zorla alındığını beyan ettiğini, taraflar arasında davacı tarafça yapılan satışlara ilişkin olarak bedeller tahsil edilemediğinde bu bedellerin davacıdan tahsil edileceğine yönelik olarak herhangi bir sözleşme ya da teamül olduğuna yönelik olarak herhangi bir belgeye dosyada rastlanılmadığını, davalı şirketin yasal defterlerinde yapılan incelemelerde davacının çalıştığı dönemde toplamda 436.692,47-TL tutarında satış yapıldığının tespit edildiğini, davacının işten ayrılmasından sonra da davalı şirketin söz konusu şirketlere satış yapmaya devam ettiğini, davacı tarafça yapılan satış nedeniyle tahsil edilemeyen bedellerin tutarının toplam 183.416,23-TL olarak olduğunu, davalı şirketin tahsil edilemeyen tutarlarla ilgili olarak ilgili firmalar nezdinde herhangi bir hukuki girişim başlatıp başlatmadığı, başlatmışsa da firma bazında hangi aşamada olduğu hususunda dosyada herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, davacı tarafça davalı şirkete verilen senedin, satış bedelinden tahsil edilemeyen tutarlar karşılığı verildiği kabulünde 450.000,00-TL tutarındaki senedin 183,416,23-TL'lik kısmından sorumlu olacağının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... 12/01/2022 tarihli ek raporunda; Mahkemece, davacının, davalı işyerinde SGK kaydındaki sigortalı olarak çalışmış olduğu dönem itibariyle değerlendirme yapılması halinde, davalı şirketin yasal defterlerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafça yapılan
satış nedeniyle tahsil edilemeyen bedellerin tutarının toplam 183.416,23-TL olduğunu, Mahkemece, davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na vermiş olduğu dilekçe ve ifadeler dikkate alınarak, davacının davalı şirkette 2 yıl çalışmış olduğunun kabul edilmesi durumunda, davalı şirketin yasal defterlerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafça yapılan satış nedeniyle tahsil edilemeyen bedellerin tutarının toplam 314.088,20-TL olarak hesaplandığını, davalı tarafça ... ile ilgili ödenmeyen bakiyenin de talep edildiğini, ancak davalı nezdindeki ...cari hesabı incelendiğinde davacının huzurdaki dava dayanağı takip tarihinden sonra yapılan toplam 187.827,12-TL tutarındaki satışlarından kaynaklı oluğu tespit edildiğinden davalının ... şirketinden olan alacağını davacıdan talep edemeyeceği kanaatine varıldığını, davacı tarafça davalı şirkete verilen senedin, satış bedelinden tahsil edilemeyen tutarlar karşılığı verildiğinin kabulü halinde, 450.000,00-TL tutarındaki senedin 1. alternatifte yapılan hesaplamaya göre 183.416,23-TL'lik kısmından, 2. alternatifte yapılan hesaplamaya göre 314.088,20-TL'lik kısmından sorumlu olacağının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 02/04/2025 havale tarihli rapor ile; davacının davalı şirkette 13/09/2010 tarihinde pazarlama uzmanı olarak işe girişinin yapıldığı, 10/10/2011 tarihinde ise "22 Diğer Nedenler" kodu ile iş akdinin sona erdiği, davalı şirketin defterlerinde yapılan incelemede, dava dışı ...ın cari hesap hareketlerini 120 alıcılar hesabında 120.Y.016 numaralı cari kartta takip ettiği ve dava dışı şirketten 40.000,00-TL alacaklı olduğu, davacı döneminde dava dışı şirkete satışı yapılıp tahsilatı yapılamayan fatura toplam tutarının 16.294,79-TL olduğu, 23.705,21-TL tutarındaki faturaların ise davacının iş akdinin sona erme tarihi sonrasında dava dışı şirkete satışı gerçekleşen faturalardan oluştuğu, davacı döneminde yapılan satışlardan kaynaklı 16.294,79-TL tutardan sorumlu olabileceği, davacının SGK çıkışı sonrasındaki faturalar toplamının 23.705,21-TL olduğu ve bu tutardan sorumlu olamayacağı, dava dışı ... Şirketinin cari hesap hareketlerini 120 alıcılar hesabında... numaralı cari kartta takip ettiği ve dava dışı şirketten 95.416,00-TL alacaklı olduğu, davacı döneminde dava dışı şirkete satışı yapılıp tahsilatı yapılamayan fatura toplam tutarının bulunmadığı, 95.416,00-TL tutarındaki faturaların ise davacının iş akdinin sona erme tarihi sonrasında dava dışı şirkete satışı gerçekleşen faturalardan oluştuğu, davacı döneminde yapılan satışlardan kaynaklı tutardan sorumlu olamayacağı, dava dışı ...'nin cari hesap hareketlerini 120 alıcılar hesabında 120.H.027 numaralı cari kartta takip ettiği ve dava dışı şirketten 178.637,90-TL alacaklı olduğu, davacı döneminde dava dışı şirkete 158.720,61-TL tutarında satış gerçekleştiği, davacı sonrası dönemde ise 56.384,29-TL tutarında satış yapıldığı, toplam 215.104,90-TL tutarındaki satış karşılığında dava dışı şirketten 36.467,00-TL tahsilat yapıldığı, davacı döneminde yapılan satışlardan kaynaklı 122.253,61-TL tutardan sorumlu olabileceği, davacının SGK çıkışı sonrasındaki faturalar toplamının 56.384,29-TL olduğu ve bu tutardan sorumlu olamayacağı; özetle davacının 10/10/2011 tarihinde davalı şirkette iş akdinin sona erdiği dikkate alınarak, davalı şirketin dava dışı şirketlerden toplamda 340.250,90-TL alacaklı olduğu, bu bakiyelerin davacının davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığı döneme göre ayrıştırmasında 138.548,40-TL tutarlık kısmında sorumlu olabileceği, davacının davalı şirketten 10/10/2011 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığı, ancak bu tarihten yaklaşık 1 yıl sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığına ... tarihinde verdiği ifadede davalı şirkette 2 ay öncesine kadar çalıştığını beyan etmiş olması dikkate alındığında ise, davalı şirketin dava dışı şirketlerden olan 340.250,90-TL tutarındaki alacak tutarının tamamının mayıs 2011-ocak 2013 aralığındaki satışları kapsamında olmasından dolayı bu tutarların tamamından sorumlu olabileceği tespit edilmiş; 02/07/2025 havale tarihli ek raporda ise görüş değişmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre ... kayıtları dikkate alındığında, davacının, davalı şirkette pazarlamacı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı, açmış olduğu davada, davalı şirket yetkililerinin, kendisinden yapmış olduğu satışlar nedeniyle yapılamayan tahsilatlara karşılık 450.000,00-TL'Lik bonoyu aldıklarını, sonrasında bononun başına "1" rakamını eklemek suretiyle 500.000,00-TL asıl alacak miktarı üzerinden takip başlattıklarını, senedin kendisinden zorla alınmış olması ve ayrıca kendisi tarafından yapılan satışlara ilişkin bedellerin, davalı şirket tarafından tahsil edilmiş olması nedeniyle, hakkında başlatılan icra takibine konu senet nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep etmektedir. Davacı tarafından, takibe konu senedin kendisinden zorla alındığı gerekçesiyle yapılan şikâyet sonucu ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma, ... Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça, takibe konu senedin kendisinden zorla alındığına ilişkin dava dosyamıza herhangi bir delil sunulmuş bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının, takibe konu senedin kendisinden zorla alındığı hususunu ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir. ... 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... E., ...Sayılı kararı dikkate alındığında, takibin 450.000,00-TL asıl alacak üzerinden devam ettiği görülmektedir. Davacı tarafça, davalı şirketin, kendisi tarafından satılan malların bedelini tahsil ettiğini, bu nedenle kendisinin herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürmektedir. Mahkememizce, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, davacı tarafından satışı yapılan malların bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takip dosyaları ve temin edilen bilirkişi kök ve ek raporları dikkate alındığında, davacının davalı şirkette 10/10/2011 tarihinde iş akdinin sona erdiği dikkate alınarak, davalı şirketin dava dışı şirketlerden toplamda 340.250,90-TL alacaklı olduğu, bu bakiyelerin davacının davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığı döneme göre ayrıştırmasında 138.548,40-TL tutarlık kısmından sorumlu olabileceği, ancak çıkışının yapıldığı tarihten yaklaşık 1 yıl sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığına 24/09/2012 tarihinde verdiği ifadede davalı şirkette 2 ay öncesine kadar çalıştığını beyan etmiş olması dikkate alındığında ise, davalı şirketin dava dışı şirketlerden olan alacaklarının 340.250,90-TL'sinden sorumlu olabileceği tespit edilmiştir. Ancak davacının davalı şirkette pazarlama elemanı olarak işçi statüsünde çalıştığı SGK kayıtları ve dosya kapsamı ile sabit olup, davacının davalı şirketin onay vermediği bir satışı yapma yetkisini bulunduğuna dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Yine bu yönde taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, davacının pazarlamasını yaptığı ürün bedellerinin tahsil edilmeyen kısmından sorumlu olduğuna dair bir anlaşma da bulunmamaktadır. Davalı şirket, davacının satış yaptığı firmalardan birine, davacının fiilen işten ayrılmasından sonra da satış yapmaya devam etmiştir. Bu durumda davacının satış yaptığı firmalara kestiği faturalara karşılık yapılan ve yapılmayan ödemeler birlikte değerlendirildiğinde, yapılmayan tahsilatların davacının kusurundan kaynaklandığı ispat eder nitelikte bir delil sunulmuş değildir. Davacının pazarlama görevi sırasında davalının zararına hareket etiğine dair dosya kapsamında bir emare de bulunmadığından, davacının pazarlamasını üstlendiği satışların ödenmeyen kısımlarının sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış, bu itibarla davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafça, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmişse de, davalı tarafça icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığı ispat edilmediğinden, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile, davacı tarafın, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında takibe konu 30/04/2012 tanzim tarihli, 30/03/2013 vade tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ...Şti. olan 450.000,00-TL bedelli bono nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacı tarafın, kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 30.739,50-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.684,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.054,62-TL harcın, davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.684,88-TL harcın, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 71.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 8.150,00-TL bilirkişi ücreti ve 385,00-TL müzekkere ve davetiye posta masrafı olmak üzere toplam 8.564,20-TL yargılama giderinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır