T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/647
KARAR NO :2025/358
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/11/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket ile müvekkili bankanın ... ... arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını, borçlu firmanın müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredi borcu taksitlerini aksatması üzerine borçlu davalı firmaya, ödemeyi teminen .... Noterliğinin 18/09/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin keşidesine ve şifahi başvurularına rağmen borcun bugüne kadar ödenmediğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, borçlu firma tarafından söz konusu takip kapsamında yetkiye, borca ve tüm fer’ilere itiraz edilmesi üzerine takibin borçlu yönünden durduğunu, davalı tarafın tüm itirazlarının hukuka aykırı ve haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı tarafın ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davada mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemelerin Silivri mahkemeleri olduğunu, müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, dolayısıyla temerrütün ancak ve ancak icra takip tarihinde başlayacağını ve bu nedenle takip tarihine kadar istenen faiz ile takip tarihindeki anapara hesabının hatalı olduğunu, ihtarname ile talep edilen alacaklar ile takip talebindeki kalemlerin örtüşmemekte olduğunu, muacceliyet ihtarı içeriği, hesap özeti, ödeme emrinde gösterilen miktar ve dava değerinin birbirlerini teyit etmemekte olduğunu ve bu durumun, davacı bankanın keyfiyete dayalı olarak işlemler yaptığını kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin hesaplarının, yasanın ve sözleşmenin aradaığı şartlar oluşmadan ve tamamen davacının tek taraflı iradesi ile kat edildiğini, davacı bankanın hesap kat hakkını açıkça kötüye kullandığını, bu durumda müvekkilinin temerrüdünden bahsedilmesine yasal olanak bulunmamakta olduğunu, şartlar oluşmadan hesapların kat edildiğini, icra dosyasına genel kredi sözleşmelerinin tam metinlerinin sunulmadığını, dolayısıyla hangi kredi sözleşmesinde hangi faiz oranlarının öngörüldüğünün belirli olmadığını, davacı banka tarafından, henüz vadesi gelmemiş ve muaccel olmamış bir borç nedeniyle hesap katına ilişkin usulsüz bir ihtarname ile 3 gün gibi kısa bir sürede tüm borcun ödenmesi hususunda müvekkillerinin temerrüde düşürülmeye çalışılarak tüm komisyon, vergi ve masrafların ödenmesinin talep edildiğini, davacı bankanın söz konusu işlemlerini genel kredi sözleşmesine dayandırmakta olduğunu, bankanın bu işlemleri, kredi sözleşmesinde bankanın tek taraflı olarak dayattığı hususlara dayandığından, haksız şart ihtiva ettiği gibi 6098 sayılı Kanun'un genel işlem şartları maddelerine de açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu, müvekkillerinin belirtilen tutarda borcu olmadığı gibi, riski henüz gerçekleşmemiş miktardan usulüne uygun temerrüde düşürülmemiş müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, bankaya, tahsil/teminata verilen çek ve senetlerden, hamil banka tarafından yapılan tahsilatların gizlendiğini ve hesaplara yansıtılmadığını, müvekkilleri tarafından gerek tevdi edilen senet/çeklerle ve gerekse de nakten yapılan ödemelerin gelir getirmeyen bir hesapta bekletildiğini ve taksit vadeleri geldiğinde mahsup yapıldığını, müvekkillerine gönderilen aleyhine gerçekleştirilen ve belirlenmeyen faiz ve oranlarından sorumluluklarının olmadığını, faize faiz yürütülemeyeceğini, yine davacı bankanın müvekkili hesabına alacak yazılan bedellere müvekkili lehine faiz işletmemiş ve kendi alacaklarından mahsup etmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilleri aleyhine, ekinde bankalarca kabul edilmiş herhangi bir resmiyeti/geçerliliği bulunmayan hesap özeti olmayan hukuka aykırı muacceliyet ihtarnamesinin alacağa dayanak olarak gösterildiği, davacı bankanın kötüniyetle faiz oranını keyfiyete dayalı olarak belirlediği davaya konu icra takibinin iptali ile keyfiyete dayalı olarak başlatılan icra takibine haklı olarak yaptıkları itiraz nedeniyle açılan eldeki davanın reddedilmesinin gerekmekte olduğunu, dosyaya dayanak belgelerin sunulmadığını, salt sözleşmenin imzalanmasının, kredinin kullandırıldığı anlamına gelmemekte olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini ve davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerine dayalı alacağın ödenmediğinden bahisle, alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ile ekleri, taşıt rehin sözleşmesi, .... Noterliğinin 18/09/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ mazbatası, ruhsat görselleri, davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, hesap özetleri, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, 20/09/2024 tarihinde borçlu ... Şirketi aleyhine ... plakalı, ... marka, 2016 model, ... motor ve ... şasi numaralı araca dayalı 198.492,99-TL asıl alacak, 775.935,32-TL asıl alacak, 794.907,41-TL asıl alacak, 3.656,82-TL faiz, 182,84-TL BSMV, 5.507,95-TL masraf, 12.937,76-TL faiz, 646,89-TL BSMV, 13.257,78-TL faiz ve 662,89-TL BSMV olmak üzere toplam 1.806.188,65-TL alacağın; tahsili tarihine kadar %54,60 faizi, masraf ve vekalet ücreti ile, kısmi ödemelerde BK'nın 100. maddesinin uygulanması, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerinden kaynaklanan 194.670,00-TL ek hesaptan kaynaklı risk bulunduğundan, bu tutarın alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesi, tahsilde tekerrür edilmemesi, borçluya kullandırılan ... numaralı ... kredisinden kaynaklanan takip konusu rehinli teminat altına alınmış 3.040.217,89-TL meri konusu riskleri bulunduğundan, bu tutarın alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesi, riskin muaccel hale gelmesi halinde ise ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek %30 temerrüt faizi, %5 BSMV'si ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili talebiyle taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 28/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 23/09/2024 tarihinde borcun vadesinin gelmediği ve bu miktarda borçları bulunmadığı gerekçesiyle yetkiye, takibe, borca, ferilerine, dayanaklara, ödeme emrine, kefalete, işlemiş ve işleyecek faize itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça her ne kadar icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine karşı itiraz edilmiş ise de, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini 13/4. maddesi ile İstanbul mahkeme ve icra müdürlüklerinin taraflar arasında doğacak ihtilaflarda yetkili olacağı kararlaştırıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı bankanın .../... ile davalı şirket arasında 27/04/2023 tarihinde 3.000.000,00-TL bedelli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek davalı tarafa .... Noterliği'nin 18/09/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine davacı banka tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 20/09/2024 tarihinde borçlu ... Şirketi aleyhine ... plakalı, ... marka, 2016 model, ... motor ve ... şasi numaralı araca dayalı 198.492,99-TL asıl alacak, 775.935,32-TL asıl alacak, 794.907,41-TL asıl alacak, 3.656,82-TL faiz, 182,84-TL BSMV, 5.507,95-TL masraf, 12.937,76-TL faiz, 646,89-TL BSMV, 13.257,78-TL faiz ve 662,89-TL BSMV olmak üzere toplam 1.806.188,65-TL alacağın; tahsili tarihine kadar %54,60 faizi, masraf ve vekalet ücreti ile, kısmi ödemelerde BK'nın 100. maddesinin uygulanması, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerinden kaynaklanan 194.670,00-TL ek hesaptan kaynaklı risk bulunduğundan, bu tutarın alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesi, tahsilde tekerrür edilmemesi, borçluya kullandırılan ... numaralı ... kredisinden kaynaklanan takip konusu rehinli teminat altına alınmış 3.040.217,89-TL meri konusu riskleri bulunduğundan, bu tutarın alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesi, riskin muaccel hale gelmesi halinde ise ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek %30 temerrüt faizi, %5 BSMV'si ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili talebiyle taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 28/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 23/09/2024 tarihinde borcun vadesinin gelmediği ve bu miktarda borçları bulunmadığı gerekçesiyle yetkiye, takibe, borca, ferilerine, dayanaklara, ödeme emrine, kefalete, işlemiş ve işleyecek faize itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. İtirazın iptali davalarının görülmesi için gereken koşullardan bir tanesi de takip tarihi itibariyle alacağın muaccel olmasıdır. Yine itirazın iptali davalarında haklılık durumu takip tarihi itibariyle değerlendirilmelidir. Her ne kadar davacı banka tarafından hesabın kat edilmesiyle birlikte alacak muaccel hale gelmekte ise de, davacı banka tarafından davalı tarafa gönderilen hesap kat ihtarnamesinde borcun ödenmesi için 3 günlük atıfet tanındığı görülmüştür. Bu durumda atıfet süresi boyunca muacceliyet ertelenmiş sayılır. Somut olayda davacı tarafça davalı tarafa gönderilen .... Noterliği'nin 18/09/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin, 18/09/2024 tarihinde davalının UETS hesabına konulduğu, 23/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı, buna göre 3 günlük atıfet süresinin eklenmesi sonucu icra takibinin en erken 27/09/2024 tarihinde başlatılması gerekirken icra takibinin 20/09/2024 tarihinde harçları yatırılmak suretiyle başlatıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre takip tarihi itibariyle alacak muaccel olmadığından, bu anlamda itirazın iptali dava şartlarından alacağın muaccel olması yönündeki dava şartı gerçekleşmediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir(Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/09/2024 tarih ve 2023/4951 E., 2024/6710 K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/02/2024 tarih ve 2021/5986 E., 2023/1006 K. Sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Darise'nin 2018/995 Esas, 2019/5544 Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2021 tarih ve 2018/1626 E., 2021/448 K. Sayılı kararı).
Davanın, alacağın muaccel olması şartı gerçekleşmeden takip başlatılması nedeniyle reddine karar verilmesi, davacının dava açmakta kötü niyetli olmaması dikkate alınarak davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince nakit alacak talebiyle açılan davada alınması gerekli 615,40-TL ve gayrinakdi alacak talebiyle açılan davada alınması gerekli 615,40-TL olmak üzere toplam 1.230,80-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile, bakiye 803,20-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'ya 3.600,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davalı taraf nakdi alacak talebiyle açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraf gayrinakdi alacak talebiyle açılan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır