T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/660
KARAR NO : 2025/161
DAVA : Yargılamanın İadesi
DAVA TARİHİ : 05/11/2024
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında ...Sahasının İşletilmesi ve ruhsatının davacıdan davalı şirkete satışına ilişkin 19/11/2015 tarihli sözleşme düzenlendiğini ve maden sahasının her şey dahil 520.000,00-TL bedel ile satıldığını, işletme ruhsatının devrinin gerçekleşmemesi halinde, davalı tarafından müvekkiline yapılmış olan 520.000,00-TL tutarındaki ödemenin karşılığı olarak müvekkili tarafından 520.000,00-TL'Lik teminat bonosunun keşide edilerek davalı şirkete verildiğini, davalı şirket tarafından maden sahasının kendisine devredilmediği öne sürülerek, hem davacıdan alınan teminat senedinin icra takibine konu edildiğini, hem de maden sahasının fiilen ele geçirilerek maden sahasındaki kömürlerin çekilerek 3. şahıslara satıldığını, 19/11/2015 düzenleme, ... vadeli teminat senedi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti talebiyle ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın istinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, ancak davalının sözleşmeye uygun biçimde fiilen sözleşmeye konu maden sahasını zilyetliğine geçirdiğini ve hatta maden sahasındaki kömürleri çıkarıp sattığını, buna rağmen menfi tespit taleplerinin kısmen dahi kabul görmediğini, yetersiz ve tek kişilik bilirkişi raporu ile karar verildiğini, delillerinin celbedilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, keşif yapılmadığını, davalı şirketin açıkça doğru olmayan beyanda bulunarak davanın reddini sağladığını, müvekkili tarafından, davalı şirket yetkilisi Bedri Şefik hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından yeni temin edilerek dosyaya sunulan fatura, tutanak ve belgelere göre, davalı tarafın davaya konu kömür ocağını teslim aldığını, işlettiğini, gelir elde ettiğini ve nerede ise tüm madeni tükettiğini, 6100 Sayılı HMK'nun 375/1-ç maddesine göre; "yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması", yine 6100 Sayılı HMK'nun 375/1-h maddesine göre; "lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" yargılamanın iadesi sebeplerinden olduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E.,... K. Sayılı kesinleşen kararına karşı yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabul edilerek, kararın kaldırılmasına, davalı şirketin mali defter ve kayıtlarında sundukları kömür nakliye faturalarının incelenerek, neticeten menfi tespit taleplerinin en az davalının gelir elde ettiği oranda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Talep, mahkememizin 20/12/2018 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı kesinleşmiş olan ilamına yönelik, yargılamanın iadesi talebine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, Mahkememizin ...Esas ve...Karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Mahkememizin... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı ... tarafından davalı ... A. Ş. Aleyhine, 19/11/2015 düzenleme, 06/04/2016 vade tarihli 520.000,00-TL bedelli bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle dava açıldığı, Mahkememizin 20/12/2018 tarih ve ...E.,...K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve ...E.,... K. Sayılı kararı ile, davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, davacı tarafça, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/04/20245 tarih ve... E.... K. Sayılı ilamı ile, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verildiği ve kararın 03/04/2024 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın iadesi düzenlenmiş bulunmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nun 374. maddesine göre; yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilecektir.
6100 Sayılı HMK'nun "Yargılamanın İadesi Sebepleri" başlıklı 375. maddesi;
"(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." hükmünü içermektedir.
6100 Sayılı HMK'nun "Talebin Ön İncelemesi" başlıklı 379. maddesi de;
"(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;
a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,
b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,
c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.
(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." hükmünü içermektedir.
Buna göre Mahkeme, tarafları usulüne uygun bir biçimde davet edip dinledikten sonra talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını ve ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceleyecek, bu koşullardan biri eksik ise davayı esasa girmeden reddedecektir.
Davacının, yargılamanın iadesini talep dilekçesi incelendiğinde iki ayrı sebebe dayanarak yargılamanın yenilenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bunlar, 6100 Sayılı HMK'nun 375/1-ç maddesinde öngörülen, "yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" ve 6100 Sayılı HMK'nun 375/1-h maddesinde öngörülen, "lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması"dır.
6100 Sayılı HMK'nun 375/1-ç maddesinde öngörülen, "yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" nedenine dayalı talep yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça, dosyaya bir takım fatura ve belgeler sunularak, davalı tarafın, sözleşmeye konu madeni fiilen işlettiği, burdan kömür çıkardığı ve üçüncü kişilere satarak gelir elde ettiği ileri sürülmüş ve söz konusu belgelerin sonradan ele geçirildiği belirtilmiştir. Mahkememizin ... Esas ve... Karar sayılı menfi tespit talepli davaya konu 19/11/2015 düzenleme, 06/04/2016 vade tarihli, 520.000,00-TL bedelli bononun, teminat vasfının gerçekleşmesi işletme ruhsatının devredilmemesine bağlı olup, ruhsat devri gerçekleşmediğine göre, maden sahasının fiilen devri iddiası sonuca etkili bulunmamaktadır. Davacı tarafça, bu sebebe dayanarak yargılamanın yenilenmesi, ancak işletme ruhsatının devredilmesine yönelik, yargılama sırasında davacının elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması halinde istenebilecektir. Dolayısıyla, davacının, davalının, sözleşmeye konu maden sahasını fiilen işlettiğine yönelik deliller ile yargılamanın yenilenmesini talep edebilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu anlamda, davacının 6100 Sayılı HMK'nun 375/1-ç maddesinde öngörülen, "yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" nedenine dayalı yargılamanın iadesi talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 375/1-h maddesinde öngörülen, "lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" nedenine dayalı talep yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça, davalının, Mahkememizin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası kapsamında karara tesir edecek ne gibi bir hileli davranışta bulunduğu somut olarak ortaya konulabilmiş, bu hususta bir delil sunulabilmiş değildir. Davacı tarafça, davalı şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulundukları belirtilmişse de, buna yönelik herhangi bir dosya bildirilmediği gibi, davalı tarafın, hileli davranışını ortaya koyan bir belge veya mahkeme ilamı gibi bir delil de sunulabilmiş değildir. Bu anlamda davacının, 6100 Sayılı HMK'nun 375/1-h maddesinde öngörülen, "lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" nedenine dayalı yargılamanın iadesi talebinin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yine davacı tarafça, tek kişi tarafından düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiği, tanıklarının dinlenmediği, mahallinde keşif yapılmadığı iddiaları, 6100 Sayılı HMK'nun 375. Maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi sebepleri arasında bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle, Mahkememizce 6100 Sayılı HMK'nun 379. maddesi kapsamında yapılan ön inceleme sonunda, davacı tarafın ileri sürdüğü yargılamanın iadesi sebeplerinin, kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı anlaşıldığından, koşulları oluşmayan yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 8.800,30-TL harçtan mahsubu ile, fazladan yatan 8.184,90-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı tarafın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ...
¸