T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/7
KARAR NO :2024/907
DAVA:Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
DAVA TARİHİ:04/01/2024
KARAR TARİHİ:12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, müteveffa ... ile beraber 1994 yılında davalı şirketi kurduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda ortakların olduğunu, halihazırdaki yönetim kurulu başkanı ...'in, davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini ve tek imza yetkisini sahte ve usulsüz işlemler ile ele geçirdiğini, bu nedenle davacı müvekkili ve diğer pay sahipleri tarafından davalı şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile genel kurulun iptali talepli dava açıldığını ve bu davanın halen derdest olduğunu, yönetim kurulu başkanı ...'in, davalı şirketin ana sözleşme değişikliğini hükumet komiseri bulunmaksızın yaptığı için, usul ve yasaya aykırı bu değişikliğin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünce kabul edilmediğini ve yapılan yazılı başvurunun da reddedildiğini, bunun üzerine dava dışı yönetim kurulu başkanının, sicil müdürlüğü tarafından kendisine yazılı bir şekilde bildirilen, yasal şartlara ve usulüne uygun bir toplantı yapmak yerine gizlice, gerçekte hiç yapılmamış genel kurul toplantısını sanki yapılmış gibi göstererek, düzmece bir toplantı tutanağı tanzim ederek verdiğini, bu evrakın sahte olduğunu bilmeyen İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün de düzmece evrak doğrultusunda tescil ve ilan işlemlerini yaptığını, usulsüz bu işler üzerine dava dışı yönetim kurulu başkanı ... ve vekili hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesinde 2021/1081 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve bu dosya üzerinden yapılan yargılamanın da derdest olduğunu, usulsüz bu işlemler sonucunda dava dışı yönetim kurulu başkanının, tek başına imza yetkisini elde ettiği için davalı şirketi istediği gibi keyfi bir şekilde ve diğer ortaklara danışmaksızın yönettiğini, şirketin milyonlarca Türk Lirasının üzerindeki mal ve paralarına gizlice el koyduğunu, böyle bir yetkisi olmamasına rağmen sorgusuz sualsiz şirketin üretim makinelerini, araçlarını yerinden sökerek herkesten habersizce elden çıkardığını, akıbeti meçhul bu makinelerin bir kısmı ve maddi değerlerinin; 2 adet yağ kazanı 270.000,00-TL, 5 adet neolit pres 1.178.000,00-TL, 2 adet neolit yarma makinesi 240.000,00-TL, 6 adet şok pres makinesi 63.000,00-TL, 1 adet numune baskı makinesi 15.000,00-TL, 1 adet büyük bamburi 175.000,00-TL, 1 adet küçük bamburi 155.000,00-TL, 1 adet hamur makinesi 85.000,00-TL, 2 adet zımpara makinesi 185.000,00-TL, 2 adet neolit baskı bandı 914.000,00-TL, 1 adet etüv 2.000,00-TL, 4 adet kazan-1 adet karıştırıcı-10 adet PU deposu 22.757.000,00-TL, 1 adet kompresör 40.000,00-TL, 2 adet jeneratör 87.500,00-TL, 1 adet neolit test cihazı 30.000,00-TL, PU enjeksiyon makinesi(12 İstasyon) 396.000,00-TL, PU enjeksiyon makinesi(12 istasyon gusbi) 482.000,00-TL, graf kalıp yıkama makinesi 35.000,00-TL, 1 adet ... marka araç 78.000,00-TL, Fiat Linea 2011 model araç 98.750,00-TL ve başkaca mallar, makineler şeklinde olduğunu, tüm bu makine ve gereçlerin şu andaki maddi değerinin 60.000.000,00-TL'nin üzerinde bir rakama denk gelmekte olduğunu, bunların içerisinde davalı şirkete ait ve ciddi maddi değere sahip ham maddelerin yer almamakta olduğunu, gerek makine ve araç gereçlerin listesi, gerek bunların maddi değerlerinin ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ve İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, davalı şirketin hiç bir makinesi, teçhizatı, üretim cihazı, hammaddesin vb. yerinde olmadığını ve bu hali ile şirketin tamamen pasif bir hale getirildiğini, ancak işin işin asıl ilginç tarafının, faaliyetini yerine getirebileceği hiç bir ekipmanı kalmayan, üretimi tamamen dava dışı yönetim kurulu başkanı tarafından durdurulmuş davalı şirket üzerinden halen işçi sıfatı ile birilerine maaş vs. ödemelerin, faaliyet konusu dışında ve niteliği değiştirilerek başkaca masraflar yapılmakta olduğunu, davalıya ve davalı şirketin yönetim kurulu başkanına .... Noterliğinden 09.10.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide etmiş olmalarına rağmen, ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, tüm bu nedenlerle davalı şirkete ait ham madde, üretim cihazları, ekipman ve makineler vs. menkul malların davalı şirkete iadesini ve makinelerin sökülmeden önceki şekilde montajını talep etmiş; mahkememizin 12/12/2024 tarihli celsesinde ise talebini; mahkeme aksi kanaatte olursa makinelerin değerinin şirkete iade edilmesi olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının dava dilekçesinin konu kısmında eski hale getirme, sonuç ve istek kısmında ise malların şirkete iadesinin talep edilmekte olduğunu, davacıya açık bir şekilde dayandığı hukuki sebeplerin ve talebinin açıklattırılmasının gerekmekte olduğunu, davacının hangi hukuki sebebe dayandığının meçhul olduğunu, davacının hem müvekkili şirkete karşı bir dava açmakta ve hem de malların müvekkili şirkete iade edilmesini talep etmekte olduğunu, bu davada müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ve bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı ...'e karşı aynı iddialar ile dava açtığını, dava usulden reddedilince yine usule aykırı huzurdaki davayı açtığını, müvekkili şirketin 13 yıldır gayri faal olduğunu, giderlerinin ödenmesi için şirketlerden teklifler alınarak, makinelerin satışları yönünde yönetim kurulu kararlarının alındığını, uygun teklif veren şirketlere usulüne uygun olarak satışların gerçekleştirildiğini, davacının da yönetim kurulunda olduğu 2014-2016 yıllarında şirketin faal olmaması nedeniyle ham maddelerin ve makinelerin satışına ilişkin yönetim kurulu kararları alınmış olduğunu, davacının şikayette bulunduğunu ve genel kurul kararının iptali talebiyle dava açarak, toplantı tutanağında usulsüzlük yapıldığını, genel kurulca alınmayan kararın tescil ve ilan edildiğini, hiç yapılmayan bir toplantıya ait tutanağın sicile verildiğini iddia ettiğini, ancak bu iddianın iyi niyetten uzak ve zarar verme, bu suretle dolaylı olarak iki ortağı, ... ve ... ...'i mağdur etme çabasının bir başka senaryosu olduğunu, davacının haksız iddialar ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açtığı davanın reddedilmesi ile de iddialarının gerçek dışı olduğunun ortaya çıktığını, davacının iddia ettiği usulsüzlükleri yapanın bizzat davacı olduğunu, ... Vergi Dairesi incelemesi sırasında, kayıt dışı satışlar yaparak 2003-2005 yılları arasında 5.227.976,00-TL tahsil ederek zimmetine geçirdiğinin anlaşıldığını, davacının aile şirketindeki temsil yetkisini kötüye kullanarak yüz milyonlarca lirayı da zimmetine geçirdiğini, davacının sadece vergi dairesi incelemesinde ve sadece 2 yıllık sürede ortaya çıkan yolsuzluğunun şu anki parasal karşılığının asgari 50.000.000,00-TL olduğunu ve davacının aile şirketinden yüz milyonlarca TL'yi zimmetine geçirdiğinin bu suretle anlaşılmakta olduğunu, gerçekte var olan bir kira ilişkisi bulunmamasına rağmen, davacının hakim ortak olduğu ... Ayakkabı şirketindeki yetkisini kötüye kullanarak müvekkili şirketten kira alacağı talep ettiğini, davanın ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacının, şirketin herhangi bir kira ödemesi olmadığını, taşınmazın bir kısmının zaten şirkete ait olduğunu ... Vergi Dairesinin 24/04/2009 tarihli yoklamasında beyan ettiğini, davacının, hakim ortak olduğu ... Ayakkabı şirketindeki yönetim yetkisini kötüye kullanarak, davalı şirkete karşı .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile, açıklanan muvazaalı kira sözleşmesine dayanarak kira tespit davası da açtırmış olduğunu, tüm bu açıklamaların, davacının kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, davacının dayatmaları ve ısrarları sonucunda ... ve davacının oğlu ... ... tarafından, müvekkili şirkete karşı haksız ve kötü niyetli işçilik alacağı talepli davalar açılmış olduğunu, müvekkili şirkete zarar verenin bizzat davacı olduğunu, bahsi geçen davaların, .... İş Mahkemesinin 2020/428 esas ve .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyaları ile görülmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın pasif husumet yokluğundan reddini, davacıya hukuki sebeplerin ve talebinin açıklattırılmasını ve davanın dava şartı yokluğundan reddini, davanın esastan reddini ve zaman aşımı yönünden reddini talep etmiştir.
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortaklarından olan davacı tarafça, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından sahte yönetim kurulu tutanağının tescili vs. hileli işlemler ile davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığını ve tek imza yetkisini eline geçirmek suretiyle, şirketin mallarını elden çıkardığı ve faaliyet konusu dışında masraflar yapıldığından bahisle, şirkete ait ekipman ve ham maddelerin şirkete iadesi ve önceki şekilde montajı istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememiz dosyası öncelikle mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış olup, mahkememizin 21/10/2024 tarihli celsesinde dava konusunun, heyetle görülmesi gereken davalardan olduğu anlaşılmakla dosyanın heyete tevdiine karar verilmiş ve yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunmuştur.
Mahkememizce, taraflarca sunulan ve celbi talep edilen tüm deliller, dosya kapsamı ile hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortaklarından olan davacı tarafça, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından sahte yönetim kurulu tutanağının tescili vs. hileli işlemler ile davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığını ve tek imza yetkisini eline geçirmek suretiyle, şirketin mallarını elden çıkardığı ve faaliyet konusu dışında masraflar yapıldığından bahisle, şirkete ait ekipman ve ham maddelerin şirkete iadesi ve önceki şekilde montajı istemine ilişkin bulunmaktadır. Dava dilekçesi ve dosya kapsamına sunulan beyanlar dikkate alındığında, esasen davanın 6102 Sayılı TTK'nun 553. maddesinde düzenlenen, anonim şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Zira davacı taraf, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in, usulsüz, muvazaalı işlemler yapmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını, şirketin mal varlığını elden çıkardığını, şirkete zarar verdiğini iddia etmektedir. Bu hususlar 6102 sayılı TTK'nun 553. maddesinde düzenlenen şirket yöneticisinin sorumluluğunu gerektirir nitelikte bulunmaktadır. Bu durumda şirket pay sahibi olan kişi 6102 Sayılı TTK'nun 555/1. maddesi gereğince şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket yöneticisinden talep edebilecek olup, bu zararın şirkete ödenmesini isteyebilecektir. Söz konusu sorumluluk davası, zarar sebep olduğu belirtilen şirket yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya tasfiye memurlarına veya denetçilere karşı açılabilecektir. Eldeki davada, davacı taraf, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in, şirketi zarara uğrattığını iddia etmekte ise de, davayı zarara uğratıldığını belirttiği davalı şirkete yöneltmiş bulunmaktadır. Zarara uğratıldığı belirtilen şirketin, sorumluluk davasında davalı sıfatını haiz olması mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalı şirket hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcı peşin olarak alınmış olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'a 3.120,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır