T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/106
KARAR NO: 2025/732
DAVA: Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ: 18/05/2007
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 07/02/2007 tarihinde yapılan ve davacı şirketin 2002, 2003 ve 01/01/2004-13/02/2004 faaliyet dönemlerine ilişkin olağan genel kurul toplantısında gündem gereği şirketin geçmiş yıllarını kapsayan denetime karar verildiği ve denetim raporu içeriğine göre belli hususlarda yönetici ve deneticilerin sorumluluğunu gerektirir delillere rastlanıldığı, bu kapsamda şirketin ticari defter ve kayıtlarında görünen anacak kasada fiilen mevcut olmayan 1.977,49-TL 'nin kasa açığı olması nedeniyle hem yönetim kurulu hem de denetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun gerektirdiği, ayrıca davalı yönetim kurulu üyelerinin 20/06/2003 numaralı yönetim kurulu kararı ile 27.309.510 adet ... Şirketi hisselerinin ve her bir hisse 100.000,00-TL bedel ile toplam 2.730.951,00-TL'den 33.600.000 adet ...Şirketi hisselerinin 1.000,00-TL nominal bedel üzerinden 33.600,00-TL'sinin ...'dan satın alınarak, ...'a 2.764.551,00-TL nakit ödendiği ve bu ödemenin dava dışı ... Şirketinden yapılan 2.050.000,00-TL nakit tahsilat ile karşılandığı ve oluşan bu zararın tamamından yönetim ve denetim kurulunun sorumlu olduğu, yine yapılan incelemede ... yöneticilerinin 2003 yılı ortalarında şirketin aktifinde bulunan ...'na ait değerli iştirak hisselerinin önemli bir bölümünü satarak olabilecek kar ve kazançlardan vazgeçtikleri gibi, şirketin bu satışlardan 23.222.254,14-TL zarara uğradığı, yine yapılan denetimde şirket hakkında ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin ...tarihli ve ... müt. sayılı, ... tarihli ve ... müt. sayılı tedbir kararları bulunmasına rağmen, grup şirketi ... Şirketi ticari bir neden olmaksızın firma kasasından 06/10/2003 tarihinde 252.500,00-TL , 06/11/2003 tarihinde 422.850,00-TL nakit ödemeler yapıldığı, bu ödemelere karşılık sadece 176.056,98-TL'lik bir fatura düzenlendiği, ancak bakiye 499.293,02-TL alacağın faturalandırılmadığı gibi, güvencesiz olarak ... Şirketinde kaldığı ve yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu miktardan da sorumlu oldukları, yine yapılan denetimde şirketin 2001 yılında ...'na dahil ...'den kullandığı kredileri aynı gün dava dışı gurup şirketlerine aktardığı ve bu aktarılan kredilerin geri dönüşünün olmadığı gibi, faiz de taahhukk ettirilmediği, toplam 73.703,00-USD'lik bir zararın söz konusu olduğu ve şimdilik 10.000,00-TL'lik zararların tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile; aslında ... şirketlerinden birinde sekreter olmasına rağmen, eski yöneticilerin isteği ile şirket avukatlarınca da hiçbir sorumluluklarının olmadığının, sayıyı tamamlamak için bir prosedür olduğunun ve çalışanlar gibi, tarafına da söylenmesi ve kendisinin de ilgili kanunları ve hukuku yeterince bilmemesi, işverene ve şirket avukatlarına duyduğu güven neticesinde, işini kaybetmemek için mecburen ...nde şirket denetçisi olarak göründüğünü ve bu durumun kağıt üzerinde sözde bir denetçilikten ibaret olduğunu, ...'nda hemen hemen tüm çalışanların bu şekilde şirketlerde kağıt üzerinde görev aldıklarını, ... tarafından şirketlere el konulduktan sonra, davacıların gözetim ve kontrolü altında 10 ay boyunca sekreterlik görevini sürdürdüğünü, bu süre zarfında da görevi gereği bildiği konularda isteyerek kendilerine yardımcı olduğunu, davacılar tarafından 15/12/2005 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, bu süre zarfında da dava konusu şirket ile ilgili ne kasa açığından, ne tedbire aykırı ödemelerden vs. diğer şirket zararı ile ilgili bir konuda herhangi bir şey söylemediklerini ve sormadıklarını, tedbire rağmen ödemeler yapıldığını bu dava ile öğrendiğini, davacılar tarafından öne sürülen raporların, tamamen kendilerinin hazırlattıkları yanlı raporlar olduğunu ve bu raporları zamanaşımı ve husumet nedeniyle kabul etmediğini, şirketin gerçek yetkililerinin... ve şirketle aralarında hizmet sözleşmesi bulunan atanmış ve ...'de ilan edilmiş imza yetkileri bulunan, her ay sözleşme gereği maaşlarını alan şirket mali koordinatör ve/veya muhasebe müdürleri ile şirket kadrosunda bulunmamalarına rağmen şirketin muhasebesini fiilen tutan mali koordinatör, muhasebe müdürleri ve onları bağlı çalışan, fiilen muhasebe işlemlerini yapan yetkili muhasebe memurları olduğunu, ancak davacılar tarafından bu isimlerin mahkemeye sunulmamış olduğunu, kendisinin, şirketteki karar mekanizmalarında aktif rol almadığını, imzalarının başkaları tarafından alındığını, tüm bu nedenlerle hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi ile; davacı denetçilerin, TTK'da usullerine göre belirlenmediklerini ve dava açmaya ehliyetlerinin olmadığını, ...nin 07/02/2007 tarihli genel kurul toplantısının ortak olmayan kişilerce yapılmış toplantı olduğunu ve bu anlamda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunu, bu anlamda davada aktif husumet eksikliğinin bulunduğunu, huzurdaki davada iş mahkemelerinin görevli olduğunu, kendisine, ancak kusurlu bir eylem yüklenebildiğinde sorumlu tutulabileceğini, müphem yönler açıklığa kavuşturulmadan, davacı tarafın soyut beyanlarına dayanılarak tarafından dava konusu tutarın istenmesinin hiçbir haklı nedeninin bulunmadığını, firmanın, ana sözleşmesinde yer alan iştigal konusuna giren her türlü faaliyette bulunabileceğini ve bu faaliyetler sonucunda kâr ve zarar edebileceğini, işlemin yapıldığı günün koşulları dikkate alınarak, şirketin yararına olacağının varsayılmış olabileceğini, dava dilekçesinde söz edilen şirketlerin yönetimi ve tüm mal varlığının ...'ye geçtiğini, şirketin hisselerinin satıldığı ileri sürülen tüm kişi ve firmalar hakkında ... tarafından tedbir konulduğu gibi, bilindiği üzere yapılan tüm hisse devirlerinin ... Fon Kurulunun 18/05/205 tarihli ve 188 sayılı kararı ile aralarında davacı şirketin dahil olduğu ...'na dahil 231 firmada son genel kuruldan sonra yapılan pay devirlerinin, Bankalar Kanunu'nun 15 7/b maddesine istinaden hükümsüz/geçersiz sayıldığını, ortaklık pay devri ve ortaklık yapısındaki değişikliklerin, ...'nin bu kararıyla geçersiz olduğunu ve bu nedenle olmayan bir zararın ileri sürülerek şahsının sorumlu tutulamayacağını, kasa sayımının ne zaman ve nasıl yapıldığının bilinmesinin gerekmekte olduğunu, davacı şirkete ... tarafından el konulma tarihinden itibaren şirket kasasının nasıl idare edildiği, davacıların söz konusu kasayı kimden aldıkları ve kasa sayımını ne zaman yaptıklarının soru işaretleri barındırdığını, ... tarafından şirkete el konulmasından sonra kasada bu bedellerin bulunmamasının, sorumlu tutulmasını gerektirmemekte olduğunu, ... tarafından şirkete el konulmasının dahi, ortada normal faaliyetlerini sürdüren bir klasik şirket bulunmadığını, olağanüstü şart ve koşulları tabi tutulan bir şirket bulunduğunu ortaya çıkarmakta olduğunu, çünkü bu şirketlerin artık ticaret şirketi unvanını yitirdiklerini, bu şirketleri alacaklının yönetmekte olduğunu, bu durum dahi tarafına atfedilebilecek kusuru ortadan kaldırmakta olduğunu, tüm bu nedenlerle görev itirazının değerlendirilerek dosyanın iş mahkemesine gönderilmesini, zamanaşımı ve aktif husumet itirazları nedeniyle davanın reddini ve davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; denetim kurulu raporunun, özel hukuk tüzel kişiliği niteliğinde bulunan davacı şirketin iç denetim mekanizması tarafından hazırlanan ve taraflarına tebliğ edilmeyen bir belge olduğunu, bu belgenin huzurdaki davada dayanak bir delil olmasının da söz konusu olamayacağını, söz konusu denetim kurulu raporu ve genel kurul toplantı tutanaklarına karşı dava beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, bu hususta davacı tarafın davayı somutlaştırması gerektiğini, dava dilekçesindeki tablolarda gösterilen taahhüt tarihleri ve davanın açıldığı tarih dikkate alındığında, zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla görev ve sorumluluğunun TTK hükümleri çerçevesinde belirlendiğini, yönetim kurulu üyesi bulunduğu dönem içinde meydana gelen ve TTK'da sayılan hususlar bakımından sorumlu olduğunu, bu hususta sorumlu olduğu hususların somut olarak tespitinin gerekmekte olduğunu, şirketin tedbir kararlarına aykırı davranmasının hukuki açıdan mümkün olmadığını, şirketin ticari faaliyetlerini yerine getirebilmek için zorunlu bazı harcamalarını mahkeme izniyle yapmakta olduğunu, söz konusu zaruri ödemeler dışında şirketin hiçbir ödeme yapmadığını ve yapmasının da mümkün olmadığını, denetim kurulu raporunda bahsedilen, diğer grup şirketlere yapılmış olan ödemelerin tespitinin neye dayanak olarak belirlenmiş olduğunu anlamanın olanaksız olduğunu, dava dilekçesinde sadece grup şirketlerine yapılmış olan ödemelerin tarihleri ve ödeme tutarlarının yer almakta olduğunu, iddia edilen hususun ispatının olanaksız olduğunu, bir harcamanın ticari dayanağa göre yapılmış olup olmadığının hangi açıdan değerlendirildiği ve tespitinin ne şekilde yapıldığının taraflarınca anlaşılamamakta olduğunu, davacı şirket muhasebe kayıtlarına göre olması gereken ve ancak fiilen mevcut bulunmayan nakitten bahsedilmekle birlikte, bu miktarın hangi tarih itibariyle oluştuğu, kasa sayımının ne zaman yapıldığı, kasada bulunması gerekirken bulunmadığı iddia edilen bu bedelin şirkete el konulma tarihinden ne kadar sonra tespit edildiği gibi hususlarda hiçbir açıklama yapılmamakta olduğunu, müvekkilinin görevden alındığı tarih itibariyle bir kasa sayımı söz konusu olmadığına göre, bu eksiğin müvekkilinin görev yaptığı dönemde oluştuğunun kabulünün de mümkün olmadığını, müvekkilinin, davacı şirkette görev yaptığı dönemde yetkilerini kullanırken, kanun ve ana sözleşmeye uygun davrandığını ve işlerinde objektif özen ve sadakat borcunu esas aldığını, kanunun saymış olduğu tüm görevlerini layığıyla yaptığını, zarar oluşmuş ise, oluşan zararın müvekkilinin ihlalinden kaynaklandığının davacı tarafça ispatının gerekmekte olduğunu, tartışmaya açık bir denetim raporu dışında herhangi bir kesin delilin sunulmamış olduğunu, davacı tarafın şirket adına sorumluluk davası açmasının da mümkün olmadığını, huzurdaki dava ile şirket eski yöneticilerine, hissedarlarına ya da dava ile irtibatlandırmak istedikleri kişilere karşı yersi ve gerçeğe aykırı biçimde, şirketi zarara uğrattıklarından bahisle dava açtıklarını, dolayısıyla bu davanın, Fon tarafından atanan yeni yöneticilerin görevlerini yaptıklarının göstergesi olarak açılmış bir dava olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davacının, dava dilekçesini somutlaştırdıktan sonra beyanda bulunma haklarını saklı tutarak, öncelikle dava dilekçesindeki eksikliklerin giderilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar, kendilerine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Dava, mali sorumluluk davası açmak üzere yetki verilen ... denetim kurulu üyeleri tarafından, 27/12/2006 tarihli denetim kurulu raporu ile şirket eski yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri olan davalılar tarafından şirketin zarara uğratıldığından bahisle, söz konusu maddi zararların tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce, taraflarca sunulan ve toplanan tüm deliller hep birlikte incelenmiş, bilirkişilerden raporlar temin edilmiştir.
Mahkememiz dosyasına ibraz edilen 02/08/2008 tarihli temlik sözleşmesinin incelenmesinden, ... tarafından, denetim kurulu raporunda belirtilen alacaklarını, ferileri ve teminatları ile birlikte, tahsil edildiğinde grup borçlarından mahsup edilmek üzere, mahkememi dosyası ve bu alacak ile ilgili açılmış ve açılacak davalardaki ipotek ve sair rehin hakları da dahil tüm hak ve alacaklarını ferileri ile birlikte ... gayrikabili rücu olarak devir ve temlik edildiği anlaşılmıştır.
Dava ilk olarak, ileride arttırılmak üzere 10.000,00-TL üzerinden ikame edilmiş olup, temlik alan davacı tarafından sunulan 23/11/2008 tarihli ıslah dilekçesiyle dava, 26.488.075,65-TL ve 73.703,00-USD'ye ıslah edilmiştir.
Eldeki dava dosyası ilk olarak ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edilmiş ve tekli hakim tarafından görülmeye başlanmış olup, mahkemenin bölünmesi neticesinde dosya, ... 35. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sırasına tevzi edilmiş, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 05/09/2012 tarihli, 2011/26 esas ve 2012/212 karar sayılı kararıyla; "Davanın Kısmen Kabulüne, 26.488.075,65 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bu miktarla ilgili davalı ..., ..., ...nun borcunun tamamından, davalı ...'ın 2.764.551,00 TL kısmından ve davalılar ... ile ... ise 1.977,49 TL kısmından müştereken ve müteselsil sorumlu olmalarına, tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere hükmolunan bu miktara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verildiği, verilen kararın davacı temlik alan, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/05/2015 tarihli, ...esas ve ... karar sayılı ilamı ile; "1-Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı temyiz eden davalı ...'ın dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, davalı ...'ın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... Özırk vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Temlik alan davacı ... vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Dava; davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerinin sorumluluğundan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili; 2001 yılında ...Şirketi'nden şirket adına kullanılan kredilerin dava dışı grup şirketlere aktarıldığı, 2003 yılı Mart ayı sonasında bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmediği, grup şirketlerden olan alacakların donuklaştırılarak tahsil olunaması nedeniyle davalıların şirketin zararına sebebiyet verdiği iddiasında bulunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının bu alacağa ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Bağlı grup şirketler olsalar bile farklı tüzel kişilikleri bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtları birbirinden bağımsızdır. Davacı şirket ile birlikte ... bünyesinde bulunan şirketlere ... tarafında el konulduğu hususu da dairemiz önüne gelen uyuşmazlıklar dolayısıyla bilinmektedir. Davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımı usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp şirketin zararına yol açacağı da kuşkusuzdur. Bu işlemlerden yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu, ya da şirketin bir zararının bulunmadığını ispat külfeti ise davalılara ait olup davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi, herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Mahkemece; grup şirketlere usulsüz kredi aktarımın ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesinin başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olduğu gözetilmeden ve şirketin zararının buyutuna ve sorumluluğa ilişkin inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeyle ve yazılı gerekçeyle bu yöne ilişkin talebin reddi doğru görülmemiş" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine dosya, ... 35. Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin sona ermesi neticesinde mahkememizin ... esas sırasına tevzi edildiği ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kuruluş, görev ve yetkileri kanunun 5. maddesi(Mülga fıkra: 9/2/2011-6110/13 md.; Yeniden düzenleme: 18/6/2014–6545/45 md.)" gereğince yargılamaya mahkememiz heyetince devam olunduğu, mahkememizin 10/11/2016 tarihli, ... esas ve ...karar sayılı kararıyla; "Davanın KABULÜ İLE, 26.488.075,65 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bu miktarla ilgili davalı ..., ..., ...nun borcunun tamamından, davalı ...'ın 2.764.551,00 TL kısmından ve davalılar ... ile ... ise 1.977,49 TL kısmından müştereken ve müteselsil sorumlu olmalarına, tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere hükmolunan bu miktara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
Ayrıca 73.703,00 USD nin davalılar ..., ..., ... ve ...'ın bu miktarın tamamından davalılar ... ve ... bu miktarın 1.977,49- 'ar TL sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla ve dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca döviz alacağına, TL alacağına da 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi yürütülmesi suretiyle davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verildiği, verilen kararın temlik alan davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/12/2023 tarihli, ...esas ve... karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda davacı şirket vekili, önceki dönemde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürmüş, hangi eylemleriyle zararın doğduğunu dilekçesinde ayrıntılı şekilde açıklamıştır. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyarak aldırmış olduğu bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı açılan tazminat istemlerine ilişkin davada, davalıların eylemleri esas itibariyle haksız eylem olup, davacı şirketin uğramış olduğu maddi zararın belirlenmesinde hukuka aykırı fiilin işlendiği an esas alındığına göre, faiz başlangıç tarihinin de talep halinde bu tarih olması gerekmektedir. Davalıların davaya konu eylemleri işledikleri tarihler dosya içerisindeki bilirkişi raporunda kalem kalem tespit edilmiş olmasına rağmen hükmolunan miktarlara dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, temlik alan davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/12/2024 tarihli, ...esas ve ... karar sayılı kararıyla; "Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir." gerekçesiyle karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2025/106 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte incelenmiştir. Buna göre; eldeki dava, mali sorumluluk davası açmak üzere yetki verilen ... denetim kurulu üyeleri tarafından, 27/12/2006 tarihli denetim kurulu raporu ile şirket geçmiş dönem yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri olan davalılar tarafından, şirketi hukuka aykırı yöneterek şirketi zarara uğrattıklarından bahisle, maddi zararların tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce uyulan bir önceki bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, bilirkişi kurulu, davacı şirketin tazminini talep ettiği zarardan dolayı kusurlu olmadıklarını ispatla mükellef oldukları halde bunu ispat edemeyen yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğunu tespit etmiştir. Bağlı grup şirketler olsalar bile farklı tüzel kişilikleri bulunan şirketlerin mali yapıları, muhasebe ve kayıtları birbirinden bağımsızdır. Davacı şirket ile birlikte ... bünyesinde bulunan şirketlere ... tarafında el konulduğu hususu da mahkememiz önüne gelen uyuşmazlıklar dolayısıyla bilinmektedir. Davacı şirket adına kullanılan kredilerin şirket adına kullanılmayıp herhangi bir ticari amaç belirtilmeden ve faiz işletilmeksizin grup şirketlere aktarımı usulsüz olup kredilerin geri dönüşümünün sağlanılmaması halinde bu durumun davacı şirketin aktifini azaltıp şirketin zararına yol açacağı da kuşkusuzdur. Bu işlemlerden yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, işlemlerin şirketin menfaatine olduğu ya da şirketin bir zararının bulunmadığını ispat külfeti ise davalılara ait olup, davalılarca bu yönde bir savunma yapılmadığı gibi, herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Açıklanan bu durum karşısında grup şirketlere usulsüz kredi aktarımı ve bu kredilere faiz tahakkuk ettirilmemesi de başlı başına şirketi zarara uğratan eylemlerden olup, açıklanan tüm bu sebeplerle her iki talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı şirketin uğramış olduğu maddi zararın belirlenmesinde hukuka aykırı fiilin işlendiği an esas alındığına göre, faiz başlangıç tarihinin de talep halinde bu tarih olması gerektiği ve davalıların, davaya konu eylemleri işledikleri tarihler dosya içerisindeki 12/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda kalem kalem tespit edilmiş olduğundan, yapılan bu tespitler de dikkate alınarak, mahkememizce, uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça davalılar hakkında açılan davanın KABULÜ İLE, 26.488.075,65-TL tazminatın(davalı ...'ın 2.764.551,00-TL'den, davalılar ... ile ... 'ın 1.977,49-TL'den sorumlu olmak üzere), tazminatın 1.977,49-TL'sinin 13/02/2004 tarihinden, 2.764.551,00-TL'sinin 20/06/2003 tarihinden, 1.252.839,36-TL'sinin 25/06/2003 tarihinden, 4.657.110,85-TL'sinin 25/06/2003 tarihinden, 701.728,40-TL'sinin 25/06/2003 tarihinden, 2.549.772,11-TL'sinin 03/07/2003 tarihinden, 5.389.711,40-TL'sinin 03/07/2003 tarihinden, 2.733.231,78-TL'sinin 03/07/2003 tarihinden, 287.926,76-TL'sinin 03/07/2003 tarihinden, 4.917.827,36-TL'sinin 03/07/2003 tarihinden, 293.392,24-TL'sinin 03/07/2003 tarihinden, 438.713,88-TL'sinin 03/07/2003 tarihinden, 499.293,02-TL'sinin 31/12/2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 73.703,00-USD tazminatın(davalılar ... ve ...'ın 1.977,49-TL'den 31/12/2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere) 31/12/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.816.459,52-TL karar ve ilam harcından, temlik eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 135,00-TL'nin mahsubu ile, bakiye 1.816.324,52-TL harcın davalılardan(davalı ...'ın 195.905,55-TL'den; davalılar ... ile ...'nün 270,16-TL'den sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına;
3-Davacı tarafından yapılan ve 148,10-TL peşin ve başvurma harcı, 525,00-TL+525,00-TL=1.050,00-TL yurt dışı tebligat harcı, 1.900,00-TL bilirkişi ücreti ve 4.091,20-TL müzekkere ve davetiye posta masrafı olmak üzere toplam 7.054,30-TL yargılama giderinin, davalılardan(davalı ...'ın 760,83-TL'den; davalılar ... ile ...'nün 1,04-TL'den sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, 5411 Sayılı Kanun'un 133/3. maddesi ve karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalılardan(davalılar ... ile ...'nün 3.954,98-TL'den sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ... vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır