T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/247
KARAR NO: 2025/759
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 25/08/2020
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete ... 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin ... değişik sayılı kararı çerçevesinde ... yetkililerinin kayyım olarak atandığını, diğer yandan müvekkili şirketin eski yetkilisi ...'ın ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası kapsamında 16 Ağustos 2016 tarihinde göz altına alındığını, ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/08/2016 tarihli ve ... sayılı kararı ile de tutuklanmasına karar verildiğini, iddianamenin 08/11/2018 tarihinde yazıldığını, mezkur ceza yargılamasının ... 28. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında derdest olduğunu ve sanığın 03/10/2019 tarihinde yapılan duruşmada bihakkın tahliye edildiğini, halen adli kontrol tedbiri uygulaması kapsamında olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket aleyhine, ...Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin ... numaralı, 15/09/2016 keşide tarihli ve 8.500.000,00-EUR bedelli çekten dolayı ... 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin anılı takibe konu borcu olmadığını ileri sürerek itiraz etmiş ise de, ... 22. İcra Mahkemesi'nde yapılan itiraz yargılaması sonucunda 12/10/2017 tarihli, ... esas ve...karar sayılı kararıyla müvekkilinin bu isteminin reddedildiğini, müvekkili şirketin başvurusu sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 27/04/2018 tarihli, ... Esas ve ... karar sayılı kararıyla müvekkilinin bu talebinin reddedildiğini, akabinde ... idaresinde olan müvekkili şirkette kurumca atanan kayyımların gözetiminde yüz binlere varan ve yıllarca süren evrak ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde dava konusu çekteki imzanın, çekin keşidecisi görünen ve müvekkili şirketin kuruma devrine kadar yöneticiliğini yapmış bulunan ...'a ait olmadığının tespitinin yapıldığını, öte yandan müvekkili şirket kayıtlarında dava konusu çekin kaydına veya dayanağı herhangi bir hukuki ilişkiye rastlanmadığını, dava konusu çekin hamilinin... Şirketi ortağı hakkında FETÖ terör örgütüne üye olduğuna ilişkin yaygın gazete haberleri ve ceza soruşturması bulunmakta olduğunu, ayrıca diğer bir kısım kişilerle nitelikli dolandırıcılık, zimmet, güveni kötüye kullanma ve terör örgütüne üye olma suçlarının atılı bulunduğunu, FETÖ terör örgütü içerisinde bireylerin organik bağlar tesis ederek, belli amaç doğrultusunda farklı şirketler ve yapılar kimliği altında ortak hareket ettiklerinin Yargıtay kararları ile tespit edildiğini, müvekkili şirket önceki yetkilisi ... ile davalı şirket yetkililerinin aynı örgütle organik bağı da gözetilerek, taraflar arasında gerçekte olmayan borç ilişkisinin yaratılması için söz konusu çekin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığını, organik bağ varlığı ve evraklar üzerinde yapılan araştırmaların süre alması nedeniyle sahteciliğe dayalı ve hukuki ilişkinin var olmadığına ilişkin menfi tespit davası açılmasının zaman aldığını, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu, tüm bu nedenlerle takip konusu yapılan ...Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin ... numaralı, 15/09/2016 keşide tarihli ve 8.500.000,00-EUR bedelli çekteki imzanın, müvekkili şirketin o tarihteki yetkilisi ...'a ait olmadığının tespitine, mezkur çekten dolayı müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ve ayrıca davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; keşidecisi davacı şirket, lehdarı ise müvekkili şirket olan 15/09/2016 keşide tarihli çekin müvekkili şirket tarafından bankaya ibrazı neticesinde çekin karşılıksız olduğunun anlaşıldığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine taraflarınca davacı şirket aleyhine ... 34. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine müstenit icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyası ile borca itiraz edildiğini ve davacı şirketlerin...'ye devredilmiş şirketler olduğunu, müvekkili şirketlerin borçlu olmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, ancak icra hukuk mahkemesince yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın reddine karar verildiğini, .... 22. İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmesi akabinde davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin ... esas ve ... karar sayılı kararı ile borçlunun istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini ve yerel mahkeme kararının kesinleştiğini, davacı tarafın çekin iptali, borçlu olunmadığının tespiti, çekteki imzanın yetkililere ait olmadığının tespiti gibi birden fazla talebini tek bir dava ile talep edebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın herhangi bir delil sunmadan, kamu kurumunu arkasına almak suretiyle müvekkili şirket ve müvekkili şirket yetkililerini zan altında bırakma çabasının kabul edilemez olduğunu, dava konusu çekin keşide tarihinin 15/09/2016 olduğunu, davacının iddialarının aksine keşide tarihinde ...'ın davacı şirketlerin yetkilisi olduğunu, davacı şirkete kayyım atanmasına 26/10/2016 tarihinde karar verildiğini, ilgili kararın 28/10/2016 tarihinde tescil edildiğini, dolayısıyla çekin kayyım atanmasından önce keşide edildiğini, dava dilekçesi incelendiğinde ise bir yandan dava konusu çekin keşide edildiği tarihte davacı şirketin ... idaresi altında olduğu; bir yandan çekin keşide tarihinde ...'ın şirketin yetkilisi olmadığı ve bir yandan ise imzanın ...'a ait olduğunun ileri sürüldüğünü, diğer taraftan davacı davacı vekilinin takip dayanağı çekin keşide tarihinde çekte imzası bulunan ...'ın tutuklu bulunduğundan çekin ileri tarihli düzenlendiğinden ve keşideci olarak atanan kayyım imzalarının bulunmadığından bahisle istinaf talebinde bulunduğunu, açtığı davada benzeri iddialar ile borca da itiraz ettiğini, takip dayanağı çekin 15/09/2016 keşide ve 16/09/2016 ibraz tarihli olduğunu, davacı şirkete kayyım olarak ...'nin atanması ilanının ise 03/11/2016 tarihinde yapıldığının sabit olduğunu, diğer taraftan çekin ileri tarihli düzenlendiği hususunun da davacı yanın kabulünde olduğunu, çekte mevcut keşide ve ibraz tarihleri itibariyle çeki imzalayan şirket yetkilisinin tutuklu olmasının çekin geçersiz olması sonucunu doğurmayacağını, benzer gerekçeler ile davacı yanın borca itirazlarını reddeden mahkeme hükmüne yönelen istinafın bu sebeple yasal dayanağı bulunmadığından reddedildiğini, somut olayda her ne kadar çekin keşide tarihinin kayyım atanmasından önce olmasına rağmen bir şirkete kayyım atanmış olmasının alacaklıların alacaklı olarak başvuracağı yol ve yöntemlerde değişikliğe yol açmayacağının da izahtan veraset olduğunu, davacının kambiyo senedinin hiçbir temel borç ilişkisine dayanmaması sebebiyle borcun olmadığına dair iddialarının da gerçeği yansıtmamakta olduğunu, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesinin bir gereği olarak kambiyo senedine bağlı borcun ileri sürülmesinin temel hukuki ilişkiden bağımsız olduğunu, davacının somut olgu ileri sürmemesi karşısında borca mı yoksa imzaya mı itiraz ettiğinin dahi anlaşılamamakta olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının %20 tazminat talebinin, kanun koyucunun tazminata hükmedilebilmesi için aradığı şartların somut olayda mevcut olmaması nedeniyle yersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine başlatılan ... 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibine dayanak ...Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin ...313 numaralı, 15/09/2016 keşide tarihli ve 8.500.000,00-EUR bedelli çek nedeniyle menfi tespit talebine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememiz eldeki dava dosyası ilk olarak mahkememizin... esas sırasına tevzi edilmiş olup, mahkememizin 09/02/2023 tarihli, ...esas ve...karar sayılı kararıyla; "Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile, davacı tarafın Kuveyttürk Katılım Bankası A. Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu, keşidecisi ... A. Ş. olan, 15/09/2016 keşide tarihli, 8.500.000,00-EURO'luk çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE" ve "2004 Sayılı İİK 72/5. maddesi gereğince belirlenen 6.381.264,02-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin... tarihli, ...esas ve ...karar sayılı kararıyla; "Davalı vekili, ATK raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, karardan sonra aksi yönde mütalaa alındığını, raporun hükme esas alınamayacağını ileri sürmüş ise de, HMK 357.maddesi gereğince ilk derece aşamasında ileri sürülemeyen deliller istinaf aşamasında incelemeyeceği gibi, ATK raporunda çekten önceki tarihleri içeren yeterli evrak asıllarının incelendiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu dikkate alındığında ilk derece mahkemesince ATK raporunun hükme esas alınması yerinde olup davalı vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak; davacı menfi tespit isteminde, hem çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, hem de şirket kayıtlarına göre çekin dayanağı hukuki ilişkiye rastlanmadığını, müvekkilinin çeke dayalı borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ise savunmasında, davacının iddiasını kabul etmemiş, taraflar arasındaki ticari ilişki iddiası yönünden bir kısım deliller, sözleşme sureti, defter dökümleri, çek suretleri sunmuş, çekin de sözleşmenin feshi neticesinde bakiye borç nedeni ile verildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince bu iddialar yönünden mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kısmen kabulü gerekmiştir.
Bu durumda; ilk derece mahkemesince çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının kabulü yerinde ise de, çekte görünürde taraflar arasında temel ilişki mevcut olduğundan tarafların iddia ve savunması üzerinde durularak, davalının savunmasına konu delillerin ve yine davalının savunmasına konu ... 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının da akıbeti sorulmak sureti ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, gerekli görülürse davacının defterlerinde çekin kayıtlı olup olmadığının, davacı yanca benimsenip benimsenmediğinin de tespiti sureti ile bir karar verilmesi gerekirken..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya, mahkememizin 2025/247 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile takip dayanağı ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin ... numaralı, 15/09/2016 keşide tarihli ve 8.500.000,00-EUR bedelli çek, ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait... soruşturma sayılı dosyası, ... 28. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ...2. Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D. İş sayılı dosyası, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait ... esas sayılı dosyası, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait ... esas sayılı dosyası, 01/05/2015 tarihli sözleşme, verilen çeklere ilişkin liste ile çeklerin birer sureti, cari hesap özeti, faturalar, ... 33. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 33. Noterliği’nin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı şirketin ticaret sicili kayıtları, ... 19. Noterliği'ne ait ... tarihli ve ... yevmiye numaralı; ... tarihli ve ... yevmiye numaralı; ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ve... tarihli ve ... yevmiye numaralı evrak asılları ve imzasına itiraz edilen ...'ın mahkememizce temin edilen eli ürünü mukayese imza örnekleri dosyamız arasına alınmış, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden grafolojik imza incelemesi raporu ve mali müşavir bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ...Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 07/10/2016 tarihinde ... Şirketi ... Şubesi'nin ... numaralı, 15/09/2016 keşide tarihli ve 8.500.000,00-EUR bedelli çeke dayalı 8.500.000,00-EUR asıl alacak, 850.000,00-EUR çek tazminatı, 25.500,00-EUR komisyon ve 48.904,11-EUR avans olmak üzere toplam 31.906.320,11-TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %10,50 oranından az olmamak üzere değişen oranlarda avans faizi, icra harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin, fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edilmesi kaydıyla tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde borçlu tarafça takibe konu borcu olmadığı ileri sürülerek itiraz edilmiş ise de, ... 22. İcra Mahkemesinde yapılan itiraz yargılaması sonucunda 12/10/2017 tarihli, ... esas ve... karar sayılı kararıyla davacı tarafın bu isteminin reddedildiği, davacı tarafın başvurusu sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 27/04/2018 tarihli, ... esas ve ...karar sayılı kararıyla davacı tarafın istinaf talebinin reddedildiği ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacılar ... Şirketi ve ... Şirketi tarafından, 25/08/2020 tarihlinde davalı ...Anonim Şirketi aleyhine,.... 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin 15/10/2016 keşdie tarihli, ... numaralı ve 2.000.000,00-USD bedelli çekteki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığından bahisle, söz konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 24/11/2021 tarihli, ...esas ve 2021/889 karar sayılı kararıyla; "Davalı kayıtları ile davacılar ve ...Şirketlerinin kayıtları celbedilmiş, dosyamız mali müşavire verilmiş, verilen raporda; davaya konu çekin taraf defterlerinde veya ... şirketi defter ve hesabında kayıtlı olmadığı, ... Şirketi ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden ziyade finansal işlemlere dayalı kayıtlar bulunduğu bildirilmiştir." ve "Davalı ile dava dışı ... Şirketi arasında çek alışverişlerine ilişkin kayıtlar sunulduğu, ancak davacıların bu ilişkide taraf olmadığı, davaya konu çekin keşide edildiği tarihte ...'ın henüz keşideci şirketin yetkilisi olduğu, ancak lehdar ve ciranta olan ... A.Ş'nin yetkilisi olmadığı, yetkisiz bir şekilde çeki ciro ettiği görülmüştür.
Davacılar ile davalı ve dava dışı ...Şirketi arasında ticari bir bağ ve alışveriş bulunmadığı görülmüştür.
Davalının dava dışı ... Şirketinin bir alacağı var ise de,... Şirketinin cirosunu taşımayan ve yetkisiz kişi tarafından lehdar adına cirolanan çekle ilgili davacıların sorumlu tutulamayacağı, ciro silsilesinin kopuk olduğu, çekin davalı defterlerinde de kayıtlı bulunmadığı, bu haliyle davalıya verilmiş olan çekin örtülü sermaye transferi amacı ile düzenlenmiş olduğu ve yetkisiz kişi tarafından ciro edildiğinden davacıyı bağlamayacağı, ciro kopuk olduğundan sebepten mucerretlik ilkesinin arkasına da sığınılamayacağı, davalı tarafın bu durumu bilerek kötü niyetle çeki aldığı ve takibe koyduğu" gerekçesiyle "Davacının davasının KABULÜ ile, dava konusu ... Bankası A.Ş ... Şubesi muhataplı, keşidecisi ... A.Ş olan 15/10/2016 keşide tarihli 2.000.000,00 USD bedelli çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının ve çekin bedelsiz olduğunun TESPİTİNE, çekin İPTALİNE" ve "Dava konusu çekin veriliş şekli itibariyle davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla dava değerinin %20'si üzerinden hesaplanan 2.934.800,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine" karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusu yapılması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 09/06/2023 tarih ve ... E., ... K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 tarih ve ...... K. Sayılı kararı ile temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 16/12/2022 tarihli raporu ile, inceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 30/09/2025 tarihli rapor ile; davacının elektronik ortamda tutulan e-mühürlü yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi bilgi sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, davanın esasını kapsayan kısımları incelenen kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, yine aynı kısımların muhasebe teknik ve usullerine uygun tutulduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli
olduğu, davacının, tek düzen muhasebe sistemindeki hesaplarının alt hesaplarının incelendiği, dava konusu çekin defterlerde kayıtlı olmadığı gibi, çek tutarı kadar mal ve hizmet ilişkisini gösteren fatura kaydının da olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 07/10/2016 tarihinde ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'nin ... numaralı, 15/09/2016 keşide tarihli ve 8.500.000,00-EUR bedelli çeke dayalı toplam 31.906.320,11-TL alacağın tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmışsa da, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16/12/2022 tarihli rapor ile, takibe konu çekteki imzanın davacı borçlu şirket eski yetkilisi ...'a ait olmadığı tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16/12/2022 tarihli raporun, Yargıtay tarafından kabul edilen yöntemlere göre ve davacı şirket eski yetkilisi ...'ın mahkememizce alınan imza örnekleri ve daha önce imzalamış olduğu tatbike medar belge asılları üzerinden değerlendirme yapılmak suretiyle düzenlenmiş olması dikkate alınarak hüküm kurmaya esas alınabilir nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de, çekte görünürde taraflar arasında temel ilişki mevcut gibi duruyor olduğundan, davalının savunması kapsamında hem dava konusu çekin davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve taraflar arasında çek tutarınca ticari ilişki mevcut olup olmadığı ve hem de ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası da değerlendirilmiştir. Bu kapsamda ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...tarihli,...esas ve... karar sayılı kararıyla; "...davaya konu çekin taraf defterlerinde veya ... şirketi defter ve hesabında kayıtlı olmadığı, ...Şirketi ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden ziyade finansal işlemlere dayalı kayıtlar bulunduğu bildirilmiştir.", "... davaya konu çekin keşide edildiği tarihte ...'ın henüz keşideci şirketin yetkilisi olduğu, ancak lehdar ve ciranta olan... A.Ş'nin yetkilisi olmadığı, yetkisiz bir şekilde çeki ciro ettiği görülmüştür.", "Davacılar ile davalı ve dava dışı ... Şirketi arasında ticari bir bağ ve alışveriş bulunmadığı görülmüştür." ve "... Şirketinin cirosunu taşımayan ve yetkisiz kişi tarafından lehdar adına cirolanan çekle ilgili davacıların sorumlu tutulamayacağı, ciro silsilesinin kopuk olduğu, çekin davalı defterlerinde de kayıtlı bulunmadığı, bu haliyle davalıya verilmiş olan çekin örtülü sermaye transferi amacı ile düzenlenmiş olduğu ve yetkisiz kişi tarafından ciro edildiğinden davacıyı bağlamayacağı, ciro kopuk olduğundan sebepten mucerretlik ilkesinin arkasına da sığınılamayacağı, davalı tarafın bu durumu bilerek kötü niyetle çeki aldığı ve takibe koyduğu" gerekçeleriyle davanın ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası kapsamında rapor düzenleyen mali müşavir bilirkişi Bilge GÜR tarafından ise, dava konusu çekin defterlerde kayıtlı olmadığı gibi, çek tutarı kadar mal ve
hizmet ilişkisini gösteren fatura kaydının da olmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu tespitler ışığında takibe konu çekteki keşideci imzasının davacı şirket eski yetkili ...'a ait olmaması, davacı şirket defterlerinde çekin kayıtlı olmaması, taraflar arasında çek bedelinde herhangi bir ticari ilişkinin saptanamamış olması ve ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararda da benzer tespitlerde bulunulmuş olması nedeniyle, davacı tarafın söz konusu çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davalı şirketin takibe konu çekin lehdarı olması, bu anlamda çek üzerindeki imzanın kime ait olduğunu bilmesi gerekmesi dikkate alınarak, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına da hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile, davacı tarafın ...Bankası A. Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu, keşidecisi ... A. Ş. olan, 15/09/2016 keşide tarihli, 8.500.000,00-EURO'luk çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-2004 Sayılı İİK 72/5. maddesi gereğince belirlenen 14.749.200,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.037.589,26-TL karar ve ilam harcının, davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.793.460,00-TL vekâlet ücretinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 11,50-TL vekalet harcı, 2.210,00-TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 484,50-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 12.706,00-TL yargılama giderinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır