T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/268 Esas
KARAR NO: 2025/525
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 16/04/2025
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 28/07/2023 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası sonucu ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, hasar bedeline ilişkin düzenlenen ekspertiz raporları doğrultusunda 21/08/2023 tarihinde 7.500TL ödeme, araç değer kaybı bedeline ilişkin 25/08/2023 tarihinde 2.885,80TL ödeme yapıldığını, ... plakalı araç sahibi tarafından bakiye hasar ve değer kaybı talebi ile sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğunu, komisyonca 03/10/2023 başvuru tarihli,... başvuru no, 14/02/2024 karar tarihli... nolu kararına istinaden 14.672,01 TL ek ödeme yapıldığını, bu bağlamda genel toplamda 25.057,81 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin rücusu için ... 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve yetkisizlik ile dosyanın ... 11. İcra Müdürlüğünün ... esasına tevzi olunduğunu, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın süresinde açılmadığını, sigorta şirketinin rücu hakkı oluşmadığını, pasif husumet itirazları olduğunu, kazaya karışan maliki oldukları aracın uzun süreli olarak kiraya verildiğini, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazası nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından üçüncü kişi hak sahibine yapılmak zorunda kalınan değer kaybı tazminatının sigortalı araç maliki davalı şirketten rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı yanca, kaza tespit tutanağı, sigorta tahkim komisyon kararı, sigorta poliçesi, ödeme dekontları ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 11.921,02 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 28/10/2024 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu görülmüştür.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın pasif husumet itirazının ödemede bulunan davacı sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını talep edebileceğinden KTK'nın 95/2 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın zaman aşımı def'inin; kaza tarihi, sigortaya başvuru, sigorta ödemeleri ile diğer ödemeler, tahkim süreci ve dava tarihi dikkate alındığında 2918 sayılı kanunun 109 ve 111. Maddelerinde belirlenen 2 yıllık sürenin dolmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirketin maliki bulunduğu ... plakalı aracın ZMMS poliçesi ile sigortalanarak koruma altına alındığı, işbu aracın poliçe vadesi içerisinde 28/07/2023 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin kazaya karışan diğer araç malikine işleyen hukuki süreç sonucunda tazminat ödediği, davacı sigorta şirketinin koruma altına aldığı davalıya ait aracın sürücüsünün yabancı şahıs olduğunu, kaza tarihinde Türkiye'de araç kullanmak için geçerli şartları haiz sürücü belgesi bulunmadığını, bundan dolayı meydana gelen trafik kazası nedeniyle ödemiş olduğu tazminatı sigortalısı olan davalıya rücu hakkı olduğunu iddia ettiği görülmştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88. maddesinin 1/b bendinde "Yabancılar dış ülkelerden almış oldukları sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur." düzenlemesi mevcut olduğu, kazaya karışan sigortalı davalı araç sürücüsü olan dava dışı yabancının yurda giriş çıkışlarının yer aldığı Emniyet Müdürlüğü cevabi yazısında adı geçen kişinin, kaza tarihine en yakın tarih olan 21/05/2023 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığı, kazanın ise bu tarihten itibaren 6 aylık süre içerisinde 28/07/2023 tarihinde gerçekleştiği, sigortalı araç sürücüsünün dış ülkeden (Libya) almış olduğu sürücü belgesini ülkemiz sürücü belgesiyle değiştirmeye gerek olmadan yasal süresi içerisinde araç kullandığının sabit olduğu, dolayısıyla kaza tarihinde yeterli ehliyetnamesinin bulunduğu anlaşılmakla davacı rücu talebinin şartları oluşmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 25.057,81-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.17/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır