T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/331 Esas
KARAR NO: 2025/475Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 13/05/2025
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun Dava dışı ... adına sahte bir kimlik kullanarak diğer davalı...A.Ş.'ye ait ... no.lu hattın sim kartının davalı ... şirketinin ağır kusuru nedeni ile yeniden çıkarttırılması neticesinde hesaplarından para çekildiğinin tespit olunduğunu, sahte bir kimlikle gerekli kontroller yapılmadan sim kart çıkarttırılması sonucu meydana gelen kusura açıkça sebebiyet verildiğini, davalıların eylemleri sonrası müvekkili bankanın dava dışı ... tarafından ikame edilen dava ve başlatılan icra takipleri neticesinde 09/01/2023 tarihinde 17.613,25 TL. 16/01/2023 tarihinde 44.376,19 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından ödenen tutarların ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili için ... Banka Alacaklaı İcr.Müd.nün... sayılı dosyasından takip işlemi başlattıklarını ve davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'a ait banka hesabından usulsüz işlemlerle paranın 06/12/2017 tarihinde çekildiğini ve süresi içerisinde davayı ikame etmediğinden dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, somut olayda zararın ortaya çıkmasında tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, davacı bankanın bir güven kurumu olduğunu ve müşterilerince kendilerine tevdii edilen mevduatı korumak ile yükümlü olduğundan kusurlu olduğunu, davacı bankanın bünyesinde yer alan müşterileriyle anlaşarak uyguladığı internet bankacılığı hizmeti nedeni ile müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, bir an için sim kart değişikliğinin ... bayisi tarafından sahte kimlikle yapıldığını dolayısıyla dava konusu haksız fiilde davalı müvekkili şirketin kusurlu olduğu kabul edilse dahi ... 1. Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı kesinleşmiş kararında yer verildiği üzere davacı banka tarafından dava dışı ...'ın mobil bankacılığının sim kart değişikliği nedeniyle kilitlenmesi ile birlikte zarar ile fiil arasındaki illiyet bağının kesildiğini, daha sonra gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayarak ve hatta diğer davalı ... ile telefonda görüşülerek internet bankacılığındaki blokenin kaldırılmasının zararın oluşmasında davacı bankanın tek kusurlu olduğunu gösterdiğini, müvekkili şirket ile ne davacı banka arasında ne de dava dışı banka müşterisi arasında para transferlerinde cep telefonu ile onay verileceğine ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığı gibi müvekkili şirketin bu yönde bir güvenlik önlemine rızasının da bulunmadığını, davanın ... A.Ş.'ye ihbarını, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 76.378,33 TL alacağının tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a 30/03/2024 tarihinde, davalı borçlu ...'na 25/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlular tarafından süresi içerisinde takibe, borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemenin, açılan davada görevli bulunması 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olup, Mahkemece de re'sen dikkate alınması gerekmektedir.
Dosya kapsamının incelenmesinde; davacı bankanın dava dışı müşterisi ...'ın Banka cevabi yazısı ile sabit olduğu üzere bireysel nitelikteki hesabından davalılardan ... tarafından sahte işlemlerle para çekildiği, dava dışı ...'ın durumu fark etmesi üzerine davacı Banka aleyhine ... 1. Tüketici Mahkemesinde dava açtığı, mahkememin 19/12/2019 tarih ve ... esas ve ...karar sayılı kararı ile bankanın, dava dışı ...'a tazminat ödemeye mahkum edildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 28/01/2025 tarihinde kesinleştiği, akabinde bankanın, tazminatı ödemesinde sorumlu olduklarını düşündüğü davalılara işbu rücuen tazminat davasını açtığı görülmüştür.
28/11/2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73.maddesinde de Tüketici Mahkemeleri düzenlenmiş ve '' Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir'' denilmiştir.
Somut davada; sahtecilik işlemine konu banka hesabının davacı banka tarafından mahkememize verilen 23/05/2025 tarihli cevabı yazı içeriğinden bireysel bankacılık hesabı olduğundan açılan davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu açıktır.
6100 Sayılı HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK 115. maddesi gereğince davanın her aşamasında re’sen dikkate alınması zorunlu olup, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2. maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı ...'nun yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2025
Katip
¸
Hakim
¸