T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/744
KARAR NO: 2025/667
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 22/06/2018
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı traktörün davalı şirket nezdinde kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, davaya konu aracın bir borç nedeniyle ... 2. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından yapılan haciz işlemi sebebiyle çekildiği yediemin otoparkından çalındığını, bunu öğrenmesi üzerine müvekkilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu ve soruşturma dosyasının açıldığını, davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu ve hasar dosyasının açıldığını, davalı şirketin cevap yazısında olayın çalınma değil görevi kötüye kullanma olduğunun anlaşılması sebebi ile talebin reddedildiğini, davalının talebi reddetmesinin haksız olduğunu çünkü sigorta poliçesinde bu tür zararların kapsama alındığını, müvekkilinin aracına icra müdürlüğü tarafından haciz tarihinde 70.000,00 TL değer biçilmiş ise de çalınma tarihindeki değer için bilirkişi tarafından tespit yapılmasını, müvekkilinin aracının kasko değerinin 82.500,00 TL olduğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 82.500,00 TL'nin davalı şirkete müracaat tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın hukuksal ve sözleşmesel dayanaktan yoksun olduğunu ve müvekkil şirket yönünden reddi gerektiğini, davaya konu ... plakalı traktörün müvekkil şirket tarafından sigortalandığını, dava konusu olayda TCK 141.maddesi kapsamında bir hırsızlık çalınma durumu olmadığını bu nedenle yapılacak soruşturma ve açılacak ceza davası ile kesin olarak açığa çıkması mümkün olmakla birlikte davaya konu talep bakımından yediemin ve araç otoparkı işletenler tarafından araçların satılmasının sigorta teminatı kapsamında olan çalınma halini oluşturmadığını belirterek açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
G E R E K Ç E /
İşbu dava dosyası, ... 9. Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmiş ve Mahkememizin 2020/687 esas numarasını almıştır.
Mahkememizce... esas ve... karar sayılı 01/11/2021 tarihli kararı ile, "Tüm bu açıklamalar ışığında, taraf ve iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, ... Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, rizikonun (hırsızlık) sözleşme kapsamında teminat altında bulunup bulunmadığı, teminat kapsamında ise ödenmesi gereken tazminatın miktarının ne olduğu noktasında toplandığı, bu bağlamda, dosyanın görevsizlikle geldiği mahkeme tarafından, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin toplandığı, gelen yazı cevaplarının dosya içerisine alındığı ve ayrıca taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek dosyaya ibraz olunan raporda özetle, dava konusu olayın, davacıya ait aracın yediemin otoparkından 3. kişilerce çalınması şeklinde gerçekleştiği, davacının aracını kendi rızasıyla yediemin otoparkına bırakmadığı ve aracı çalan kişinin yedieminin kendisi olmadığı dikkate alındığında, davalı şirketin savunmasında belirttiği “...olayın TCK 289. Maddesi kapsamında Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu..” olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu aracın hırsızlar tarafından çalındığı kanaatine varıldığı, davacı ... tarafından 80.000,00 TL'nin, Daini-Mürtehin sıfatına haiz olan ... Bankası A.Ş.'den alınan Muvafakatname sonrası, davalı Sigortacı ... Sigorta A.Ş.'den, talep edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı ve 80.000, 00 TL'yi dava tarihinden itibaren, T.C. Merkez Bankasının Uyguladığı Avans Faizi ile birlikte talep etme hakkının olduğunun tespit edildiği, raporunun denetlenmesinde, hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğunun anlaşıldığı ve hükme esas alınmasına karar verildiği, davalı yanca her ne kadar davacı tarafın talebinin kasko poliçesi teminatı dışında kaldığı ve olayın hırsızlık olarak değerlendirilemeyeceği ve davanın reddi gerektiği savunulmuş ise de, az yukarıda ayrıntıları verilen bilirkişi raporu ve dosya kapsamı her birlikte değerlendirildiğinde davalının iş bu iddialarını usulüne uygun delillerle ispat edemediği, davacı yanca da her ne kadar dava konusu traktörün kasko bedelinin 82.500,00 TL olduğu ve bedelin ödenmesi talep edilmiş ise de, davanın niteliği ve Yargıtay'ın bu davalara yönelik yerleşik içtihatları gereği (Yargıtay 17. H.D.26/09/2018 tarih, ... Esas-... Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 02/10/2006 Tarih ve...Esas-...Karar sayılı ilamları) aracın çalınma tarihindeki rayiç bedeli tespit edilmek suretiyle, davalının ödemesi gereken gerçek zararın tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından ve mahkememizce alınan ve hükme esas alınmasına da karar verilen bilirkişi raporu ile de, dava konusu aracın çalındığı tarihteki bedelinin 80.000,00 TL olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu aracın gerek sigorta poliçesinden ve gerek se trafik tescil kayıtlarından zirai araç (hususi) traktör-tarım amaçlı kullanıldığı (Benzer bir konuda bknz. Yargıtay 17. H.D. 10/12/2018 Tarih ve ...Esas-... Karar sayılı kararı) anlaşıldığından yasal faize hükmedilmesine ve ayrıca UYAP sureti dosyamız arasında yer alan savcılık dosyasının kapsamı, 2017 yılından beri halen soruşturmanın devam ediyor olması da göz önünde bulundurularak ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesinin yargılamanın sürüncemede kalması sonucunu doğuracağı sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, bekletici mesele yapılmasına gerek duyulmamış ve tüm dosya kapsamına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-80.000,00 TL'nin, 11/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... esas ve ...karar sayılı 01/10/2025 tarihli kararı ile "Dosyada yapılan incelemede;
Davacıya ait ve davalı nezdinde ... Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortal...plakalı ziraat traktörünün; yedi emin otoparkında hırsızlık neticesinde çalındığı, kasko poliçesi kapsamında araç değerinin ödenmesi amacıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketi tarafından olayın şüpheli bulunması nedeniyle ödeme yapılmadığı ve davacı tarafından eldeki sigorta sözleşmesi kapsamında tazminat istemli davanın açıldığı, anlaşılmıştır.
Kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin davaya bakma hususunda görevli olup olmadığı hususunda öncelikle ve resen inceleme yapılması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin bu genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği düzenlenmiştir.
Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde, kanun'un kapsamı “bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davalı sigorta şirketi nezdinde Ziraat Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve kullanım amacı traktör olan (sigorta poliçesinde kullanım amacı: traktör olarak kayıtlı olup tescil belgesinde zirai araç-hususi kayıtlıdır) 37 RE 435 plakalı traktörün sahibi sigortalı davacı gerçek kişi olup tacir değildir. Hal böyle olunca da, davacı ile davalı arasındaki sözleşmede, davalı tüketici olup, davaya bakma hususunda görevli mahkeme de tüketici mahkemesidir.
Bu halde, ilk derece mahkemesince davaya bakma hususunda Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla istinaf incelemesine konu kararın verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/3.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesiyle, mahkememiz kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/3.madde hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine dosya, mahkememizin 2025/744 esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememiz istinaf mahkemesi kararı ile bağlı olup, istinaf mahkemesi kararında belirtildiği gibi, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2. maddesi uyarınca, Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünde usulden reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nın 331 md.'si uyarınca, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar OLUŞTURULMASINA,
5-HMK 20. maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2025
Katip
¸
Hakim
¸