T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/755
KARAR NO: 2025/709
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 05/06/2025
KARAR TARİHİ: 07/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından dövize endeksli krediler ödenmiş olsa da; ...Bankası Anonim Şirketinin geçersiz genel kredi sözleşmesine dayanarak daha önce tahsil ettiği alacağa ilişkin müvekkili aleyhinde cebri icra yoluna giderek müvekkilini mağdur etmiş ve de zarara uğrattığını, İstanbul...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında müvekkilinin borcu olmayan ve de karşılıklı olarak 2015 yılında ibralaşan bankanın, borcu olmayan müvekkili ... ve ...Limited Şirketi adına kayıtlı gayrimenkullere, araçlara, bankalara, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklara haciz şerhi işleyerek tüm ticari hayatını felç ettiğini, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında dava dışı... Petrol'ün iflasına karar verildiğini ve iflasın 28/05/2025 tarih ve saat 10.13 itibariyle açıldığını, Bakırköy ...İcra Ve İflas Müdürlüğünün...iflas sayılı dosyasında tedbir kararı verildiğini, İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 14/02/2025 tarihinde dosyanın durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu tedbir kararı ve durdurma gereği havi dosyada her ne kadar icrai işlem yapılamayacak olsa da, davalı şirket tarafından müvekkilinin kiracısına İİK m.89/1'e göre haciz ihbarnamesi gönderidiğini ve de 44.150,00-TL tutarında müvekkilinin kira alacağının 07/04/2025 tarihinde tahsil edildiğini, 10/04/2025 tarihinde ise davalı şirkete söz konusu kira alacağının reddiyatının yapıldığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile iflas yoluyla icra takibi başlatıldığını, İİK'nın 184, 191 ve 193 ila 194 maddeleri gereğince müvekkilinin alacaklı olduğunu, Bakırköy...İcra Ve iflas Müdürlüğünün ...iflas saylı dosyasında, iflas müdürlüğünün tedbiren 14/02/2025 tarihinde tedbir gereği durdurma kararı tesis ettiğini, durdurma kararı tesis edildikten sonra, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası kapsamında 10.04.2025 tarihinde 44.150,00-TL ve 05.05.2025 tarihinde 44.150,00-TL olmak üzere toplam 88.300,00-TL'lik müvekkilinin kira alacağının davalı müflis tarafından icra dairesi kanalıyla tahsil edildiğini, tahsil edilen bedelin Garanti Bankası'na gönderildiğinin tespit edildiğini, İİK'nın 333. maddesine göre davalı şirket yetkilisinin cezalandırılması gerektiğini, İİK'nın m. 184, 191 ve 193 ila 194. maddeleri gereğince müvekkilinin alacaklı olduğu Bakırköy ... İcra Ve iflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında iflas müdürlüğünün tedbiren 14/02/2025 tarihinde tesis ettiği durdurma kararından sonra İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası kapsamında tahsilat yapıldığı anlaşıldığından, İİK'nın 333. maddesinde belirtildiği şekilde menfaat temin eden davalı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına, 14/02/2025 tarihli durdurma kararından sonra, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında kanunsuz hacizler yaparak müvekkilini zarara uğratan ve toplam 88.300,00-TL haksız kazanç elde eden davalı şirketin iflasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ...Ltd. Şti lehine ve diğer borçlular... Ltd. Şti.,...ve... Ltd. Şti.'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefaletleri ile ilgiliye dövize endeksli ticari krediler kullandırılmış,...Ltd. Şti. lehine genel kredi sözleşmesine istinaden ... Ltd. Şti müşterek ve müteselsil kefaleti ile ...numaralı teminat mektubu tanzim edildiğini, borçluların, Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklanan 1.092.108,76-USD’lik borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkili banka tarafından borçlunun kredi hesabı kapatılarak, ... Ltd. Şti bakımından 02/10/2018 tarihinde Samsun ... Noterliği’nden... yevmiye numarasıyla, ... Ltd. Şti. bakımından 23/10/2018 tarihinde Samsun ...Noterliği’nden ...yevmiye numaralı ihtarnameleri gönderilmiş ve hesapları kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından alacağın tahsilinin sağlanması amacıyla, borcun teminatını teşkil eden ve ipotekli bulunan taşınmazların satılarak paraya çevrilmesi için Trabzon ... Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasından 1.219.916,13-USD’lik (7.556.338,99-TL) borç takip tarihi olan 13.05.2019 tarihindeki döviz kuru değerinden hesaplanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, ilgili icra emrine karşı yapılan itiraz Trabzon ... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas... Karar sayılı dosyasından karara bağlandığını, netice itibari ile takibin 1.2013.434,88 USD ve 110.886,00-TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, ilgili karara karşı borçlu taraflarca istinaf incelemesi talebinde bulunulmuş ise de Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2021/497 Esas 2022/1863 Esas sayılı ilamı ile talebin reddine karar verildiğini, ilgili karara karşı yapılan şikayetçi tarafça yapılan temyiz talebi ise Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/1048 Esas, 2024/278 Karar dosyası ile reddedilerek banka alacağının kesinleştiğini, Yargıtay kararına karşı yapılan karar düzeltme talebi ise Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024/1288 Esas, 2024/1652 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek "...karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, HMK'nun 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 329/2. maddesi uyarınca karar düzeltme talebinde bulunan davacılardan İzzet Koyuncı'nın takdiren 4.000,00 TL disiplin para cezası ile..." cezalandırılmasına karar verildiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bankacılık kanunu gereği; bankanın itibarını kırabilecek veya servetine zarar verebilecek hususa kasten sebep olunamayacağını, davacı tarafın korunmaya değer hiçbir hukuki menfaati bulunmadığını, davacı taraf borçlu olduğu marka değeri yüksek olan firmalara karşı iflas talepli davalar açtığını, HMK md. 329 gereği kötü niyetli davacı hakkında disiplin para cezası verilmesi gerektiğini belirterek işbu davada dava şartları gerçekleşmediğinden davanı usulden reddine, dosyanın esasına girilmesi halinde takip tutarının %20sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, müvekkili bankanın itibarının zedelenmesi ve hissedar ve yatırımcılarının servetinin zarar görmesi ihtimaline binaen HMK. 28/2. Maddesi gereği kamu menfaati bulunması sebebi ile gizlilik kararı verilmesini, HMK md. 329 gereği kötü niyetli davacılar hakkında disiplin para cezasına hükmedilmesini, hukuka aykırı, haksız açılmış olan işbu davanın reddine yargılama giderlerinin ve avukat vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 14.07.2025 tarihli tam ıslah dilekçesi ile; davalı ...i Bankası A.Ş. 02/02/2023 tarihinde İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas müracaat ederek bankanın Çiftlik Caddesi Şubesi ile ...Ltd. Şti. lehine ve diğer borçlular ... ve ... Ltd. Şti.'nin müteselsil kefalet leri ile birlikte dövize endeksli ticari krediler tesis edilerek kullandırıldığını, ileri sürdüğünü, Türkiye ...Bankası A.Ş.nin aslı mahkeme kasasında olan 29.04 .2015 tarihli .... genel kredi sözleşmesini ileri sürdüğünü, yargılama devam ederken asıl borçlu gözüken ... Ltd Şti hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve hali hazırda cebri icranın devam ettiğini ancak sözde asıl borçlunun Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.-... K sayılı kararı ile iflas ettiğini, davalı ... A.Ş.nin İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında bankanın Çiftlik Caddesi Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu... Oto. İnş. Gıda ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 29.04.2015 tarihinde imzalanan ...Sözleşme seri nolu sözleşme limiti 6.000.000,00,TL, kefalet limiti 9.000,000,00,-TL olan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde, nakit (Dövize endeksli) krediler kullandırıldığı, gerekçesiyle tarafı olmayan tüzel kişilik hakkında hüküm kurduğunu, huzurdaki tespiti isten davada ...Ltd Ştinin... taraf olmadığını, geçmişte ödenmeyen hiç bir borcu bulunmadığını, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını belirterek tam ıslah talebinin kabulü ile öncelikle ve ivedilikle teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren İstanbul ... İcra Müd....E. sayılı icra dosyasında sahte ve geçersiz GKSye dayalı aynı zamanda 2015 yılı 5 Nisanda dava dışı ...Petrol tarafından ödemesi yapılan ve karşılıklı ibralaşılan ödenmiş olan sözde borca ilişkin...kefaletin üst sınırı olan 9.000.000,0 TL üzerinde teminatın belirlenmesi ile birlikte diğer tüm taşkın hacizlerin kaldırılmasına, İstanbul...ATMnin... E. ilamının, İİK 194 kapsamında iflasın kesinleşmesiyle İİK 193 kapsamında ilamın işlevsiz kaldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...E. sayılı icra dosyasının düşürüldüğünü , hali hazırda tarafının 9.000 000 TL kefalet üst sınırı nazara alınarak huzurda derdest olunan tespit davasının aleyhe sonuçlanması halinde dahi davalı bankanın kefili olarak tarafından alacağı belirtilen rakamla sınırlı olması nedeniyle İ.İ.K. 36. madde kapsamında İzmir ...-... Mahallesi ... sok No ... bulunan müstakil ...ada ... parsel bulunan villa 10.06.2025 tarihinde tarafımca 255 000 00 Euro ya satın alınan, 14.07.2025 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kuruyla (1 Eur 46.9963.00) 11.984 000 TL nin tekabül ettiği, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...4 esas sayılı icra dosyası üst sınır kefalet sorumluluğunun yaklaşık 2.984.000 fazla olduğu bu nedenle taşınmazın mehile esas teminat olarak gösterilmesi talebinin kabulüne, bu taşınmaza tedbir konularak diğer tüm hacizlerin fekkine, haklı davanın kabulüne ve İstanbul ... İcra Müd. ... esas sayılı icra takibinin iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK'nın 158. maddesi kapsamında itirazın kaldırılması ve iflas istemi ile ikame edildikten sonra, davanın tamamen ıslahı yoluyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır.
Eldeki dava dosyası ilk olarak İİK'nın 158. maddesi kapsamında itirazın kaldırılması ve iflas istemi ile ikame edilmiş ve İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmeye başlanmış, davanın tamamen ıslah edilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine dönüşmesi neticesinde mahkemenin 10/10/2025 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararıyla; "Islah, 6100 sayılı Kanun'un 176 ilâ 182 nci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenleme genel anlamda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (1086 sayılı Kanun) yer alan düzenlemenin sadeleştirilmiş hâlinden ibarettir.
Islah kelime olarak bir şeyi iyileştirme, düzeltme anlamını içerse de, yargılama hukuku bakımından bundan daha özel ve teknik bir anlama sahiptir. Islah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir. Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır.
Taraflar yargılama aşamasında yapmış oldukları usul işlemlerinde, hata veya unutma nedeni ile iddia veya savunma sebeplerini değiştirip genişletmesi gerektiren bir durum ile karşı karşıya gelebilir. İşte böyle bir eksiklik 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde diğer tarafın açık veya zımni muvafakati ile giderilebilmekteyken 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte sadece diğer tarafın açık muvafakati ile giderilebileceği kabul edilmiştir. Taraflardan birinin iddiasını veya savunmasını değiştirmek veya genişletmek istemesi hâlinde, karşı taraf buna açık bir şekilde rıza göstermezse; iddiasını veya savunmasını değiştirmek veya genişletmek isteyen tarafın ıslaha başvurmaktan başka çaresi yoktur. Dolayısıyla ıslah hem iddianın hem de savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının istisnalarından biridir. Nitekim 6100 sayılı Kanun'un ıslaha ilişkin madde gerekçesinde de ıslahın iddia ve savunmanın değiştirilmesine imkân veren yönüne vurgu yapılmıştır.
Islah davanın tamamen ıslahı ve kısmen ıslahı olmak üzere ikiye ayrılır. Zira 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir” şeklindeki hüküm ile bu husus düzenlenmiştir. Dava dilekçesinin verilmesi dâhil, tüm usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuran ıslaha davanın tamamen ıslahı buna karşılık tarafın, teşmil edeceği noktadan itibaren usûl işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuran ıslaha ise kısmen ıslah denir. Davacı taraf, iddiasını yani dava sebepleriyle talep sonucunu değiştirmek istiyorsa, yapacağı ıslah davanın tamamen ıslahı olacaktır. Buna karşılık iddianın yani dava sebepleriyle talep sonucunun değiştirilmesi değil de, genişletilmesi isteniyorsa, müracaat edilebilecek olan ıslah türü, davanın kısmen ıslahıdır.
Davanın tamamen ıslahında dava dilekçesinin verilmesi dâhil o ana kadar yapılan tüm usûl işlemleri geçersiz kılınmakta adeta yargılamanın en başına dönülmektedir. Buna karşılık kısmen ıslahta kısmen ıslahın kapsamına dâhil edilen, ıslaha başvuran tarafın kısmî ıslahını teşmil ettiği usûl işlemleri geçersiz hâle gelir. Islahla davada düzeltme (değiştirme) yapıldığından; ıslah yapan tarafın ıslahı anından geriye doğru olan işlemler, kural olarak yapılmamış sayılır (6100 sayılı Kanun madde 179). Bu hükmün amacı, ıslahtan önceki işlemleri ve sonuçlarını ortadan kaldırmaya yöneliktir.
Islahın hukuki niteliğine gelince, taraflardan birinin tahkikat aşamasında yapmış olduğu usul işlemini düzeltmesi olarak tanımlanmaktadır. Tek taraflı bir irade beyanıyla kullanılan ıslahın yapılabilmesi için hâkimin onay vermesine veya karşı tarafın muvafakatini almaya gerek yoktur. Hâkim, sadece ıslahın koşullarını inceler ve yapılan ıslahın geçerli olup olmadığını değerlendirir. r.
6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca; hâkim Türk hukukunu resen uygular. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime aittir (6100 sayılı Kanun madde 33).Davacı itirazın kaldırılması ve iflas talepli davayı ikame ettikten sonra tahikata geçilmeden önce davasını tamamen ıslah ettiğine dair dilekçe sunarak takibin iptali olarak yaptığı nitleme ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve tedbiren hacizlerin fekki, icranın geri bırakılması kararı için taşınmazın teminat olarak kabul edilmesi yönünde karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç
verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde
düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve
Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan,
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari
nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8
numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9
numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve
7 numaralı,
e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8
numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve
9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) karar verilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16.10.2023 tarihli uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 2023/4482- 2023/5883Esas ve Karar sayılı kararında HSK 1. Dairesinin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp iş dağılımı ilişkisi olduğuna, dosya kendisine yanlış tevzi edilen asliye ticaret mahkemesinin gönderme kararı vererek esasını bu şekilde kapatması gerektiğine dair ilamı gözetilerek talebin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 48. ve devamı maddeleri kapsamında finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 14.07.2025 tarihli dilekçe ile davanın tamamen ıslah edildiği, uyuşmazlığın davalı banka tarafından kullandırılan kredilerden kaynaklı icra takip dosyası nedeni ile borçlu olunup olunmadığı hususunda toplandığı,davanın tamamen ıslahı nedeni ile görevli mahkemenin finans mahkemeleri olacağı anlaşılmakla..." gerekçesiyle, dosyanın İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2025/755 esas sırasına tevzi edilmiştir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; Madde 5/A- (1) "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Yine 05/04/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, 7445 sayılı Kanunun 43/1-a maddesiyle, bu Kanunun 31. maddesinin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu kanun hükümleri dikkate alındığında, 01/09/2023 tarihi itibariyle menfi tespit davaları bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın açılış tarihi 05/06/2025; menfi tespite dönüşme tarihi ise 14/07/2025'tir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A. maddesine göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın menfi tespit davası olduğu ve menfi tespite 14/07/2025'te dönüştüğü, 01/09/2023 tarihi itibariyle açılan menfi tespit davalarında artık dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir beyanda da bulunulmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 sayılı TTK'nun 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 sayılı Kanunun 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6325 sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 sayılı TTK'nun 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 sayılı Kanunun 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL harcın, davacı tarafça yatırılan 615,40-TL, 615,35-TL, 93.697,50-TL ve 60.000,00-TL olmak üzere toplam 154.928,25-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 154.312,85-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplamam 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan incele sonunda 6100 sayılı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere herhangi bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye.
e-imzalıdır
Üye.
e-imzalıdır
Katip .
e-imzalıdır