T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/77 Esas
KARAR NO: 2025/271
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 04/02/2025
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Başkanlığına ait olan alanların kiralanmasına ilişkin olarak 2019 yılında alt kiralama yetkisinde olan davalı ... firması ile ... istasyonlarında yer alan ATM’lerin kira sözleşmesi yapıldığını, ... nolu 31.03.2017 tarihli "..." (bundan sonra ... nolu Sözleşme olarak anılacaktır.) kapsamında 01.12.2022 vade tarihli 611.400,00 TL bedelli teminat mektubu, ... nolu 24.04.2019 "..." (bundan sonra ... nolu Sözleşme olarak anılacaktır.) kapsamında 31.12.2024 vade tarihli 414.000,00 TL bedelli teminat mektubu, ... nolu 28.01.2019 tarihli "..." (bundan sonra ... nolu Sözleşme olarak anılacaktır.) kapsamında 31.12.2024 vade tarihli 554.000,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkili banka tarafından davalı tarafa verildiğini, akabinde ... Şti - .... AŞ firmalarına devredildiğinin bildirildiğini, dava konusu Sözleşmelerin 13.2. ve 13.3. maddeleri gereğince verilen teminat mektuplarının iadesinin talep edildiğini ancak davalı tarafından iadesinin sağlanmadığını ve dahi 20.12.2024 tarihinde teminat mektuplarının süresinin uzatılması aksi halde mektubun nakde çevrilmesinin talep edildiğini, fakat davalının ... 23. Noterliğinin... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, İBB'den gelen yetki devri yazısına istinaden; ..., ..., ... numaralı ATM Alan Kullanım Hakkı Sözleşmelerini feshettiğini, bu kapsamda müvekkil Bankaca sunulan teminatların iade edileceğini ihtar ettiğini, bu nedenlerle; dava konusu Sözleşmelerin ilgili maddeleri uyarınca, taraflarına iade edilmesi gerektiği halde haksız ve hukuka aykırı şekilde iadesi sağlanmayan teminat mektupları yönünden borçsuz olduklarının tespiti ile öncelikle, dava sonuçlanıncaya kadar teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin ve ödenmesinin önlenmesi başta olmak üzere, davalı tarafından başlatılan/başlatılacak tüm işlemlerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haklı davalarının kabulü ile dava konusu teminat mektupları sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine, toplam 1.579.400,00TL bedelli teminat mektuplarının müvekkiline iadesine, aksi taktirde teminat mektuplarının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yargı yolu itirazları olduğunu, idari yargının idarenin kamu gücünü kullanarak yaptığı idari işlem ve sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların karara bağlandığı yargı yolu olduğundan bu davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasından ... 4. ATM ... esas sayılı dosyası ile somut dosya arasında bağlantı bulunduğundan işbu davanın ... 4. ATM dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmeler incelendiğinde müvekkili şirketin bir ihale yaptığını, anılan kanun hükümlerinde düzenlenen yer alan çerçeve sözleşme üzerinden bir anlaşmaya varıldığını, bir başka deyişle; sözleşmede kapsamında alınacak teminat mektubunun tutarı, içeriği, ne şekilde alınıp ne şekilde iade edileceği kanuni hükümlerle beraber değerlendirilmesi gerektiğini, kanun ve sözleşme hükümlerine bakıldığında, teminat mektuplarının iadesi için öncelikle tarafların tasfiye hesabı yapması ve bunu karşılıklı tutanağa bağlaması gerektiğini, davacı tarafın tasfiye hesabı yapmaktan imtina ettiğini, Sayıştay denetimine tabi olan müvekkili şirketin şartları oluşmadığından teminat mektubu iade etmeme hakkına sahip olduğunu, hatta kanunen iade etmemekle yükümlü olduğunu, teminat mektuplarının süresinin dolması halinde, teminat mektubunun sağladığı güvencenin ortadan kalkacağı ve bir kamu zararı oluşacağından müvekkili şirket tarafından teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yoluna gidildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; yargı yolu itirazlarının kabulüne, kabul görmemesi halinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmeleri gereğince davacı banka tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarının davacı bankaya iadesi istemine ilişkindir.
Davalı tarafından mahkememiz dosyası ile ... 4. ATM ... esas sayılı dosyası arasında somut bağlantı bulunması nedeniyle davanın ... 4. ATM dosyası ile birleştirilmesini talep etmişse de, uyap üzerinden yapılan incelemede mahkemece davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ile görevsizlik kararı verilerek davanın karara çıktığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça yargı yolu, görev ve zaman aşımı defi itirazlarında bulunmuştur.
Mahkememizce öncelikli olarak dava şartları yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar davanın idari yargı içerisindeki mahkemeler tarafından görülmesi gerektiğine dair yargı yolu itirazında bulunmuş ise de, davanın, özel hukuk kapsamında kiralanan alanların teminatı olarak davalı şirkete verilen teminat mektuplarının iadesine yönelik olduğu, bu kapsamda davanın Adli yargı içerisinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından davalı tarafın yerinde görülmeyen yargı yolu itirazın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle yargı yolu itirazının çözülmesi sonrasında görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiş, davalı yanca zaman aşımı definde bulunulmuşsa da zaman aşımı defi'nin ancak görevli mahkeme tarafından değerlendirilebilecek olması nedeniyle bu aşamada herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul'da bulunan çeşitli metro hatlarında bulunan ATM alanlarının kiralayan davalı şirket tarafından kiracı davacı bankaya kiralandığı, davalı şirketin kiralama yetkisinin Büyükşehir Belediye Başkanlığının almış olduğu karar sonucu sona erdiği, kiralama yetkisinin başka bir şirkete veriliği, bu nedenle kiralama sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalı şirkete kira sözleşmesinin teminatı olarak verilen teminat mektuplarının davacı bankaya iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, nispi ticari davaların her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalar olduğu, TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılacağı, bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekli olduğu, bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli olmayacağı, ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmeyeceği, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, hâl böyle olunca işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmeyeceği, 6100 sayılı HMK'nın 4. Maddesine göre dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, İİK’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemelerinde görüleceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 5 adet kira sözleşmesi kapsamında davalı tarafa verilen teminat mektuplarının iadesine ilişkin olduğu göztildiğinde davanın ticari dava olmadığı olmadığı, bu hali ile HMK'nın 114/1-c maddesine göre davaya bakma görevi genel görevli olan Sulh Hukuk mahkemesine ait olup, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle ve HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nın 331 md.'si uyarınca, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar OLUŞTURULMASINA,
5-HMK 20. maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/04/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır