T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1215 Esas
KARAR NO : 2025/119
DAVA : Cezai Şart Alacağı
DAVA TARİHİ : 13/12/2016
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı ... A.Ş.'nin %74 pay sahibi olduğu ... A.Ş.'nin %24 pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, işbu davaya konu cezai şart alacağının talebinin hiçbir biçimde hisse bedellerinin ödenmesine yönelik talebinden vacgeçtiği/atiye bıraktığı manasına gelmediğini, müvekkili ve diğer hissedarlar ..., ..., ..., ... ile hissedar davalı şirket arasında, bağımsız denetçiler tarafından inceleme ve değerlendirmenin sonucu olarak 30/12/2011 tarihinde hissedarlar sözleşmesi ve aynı tarihli hisse devir sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen hissedarlar sözleşmesinin VI (şirket hisselerinin devri) başlıklı maddesinin ilgili bölümünde cezai şartın nasıl hesaplanacağının HAS 1.2 maddesinde c bendinde örnekle gösterildiğini, müvekkilinin ... 21. Noterliği aracılığıyla ... tarihinde ... yevmiye numarası ile ... A.Ş.'de hakim hissedar durumundaki davalı şirkete gönderdiği ihtarnamede, hisselerinin %14'üne denk gelen miktarını aralarında imzalanmış olan hisse devir sözleşmesi ve hissedarlar sözleşmesi ile kararlaştırılan esaslar çerçevesinde 2015 yılı içinde satışa arz ettiğini ve satış işlemleri için gerekli işlemleri yapmaya hazır olduğunu bildirdiğini, gönderilen ihtarnameye muhatap tarafından hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadığını, müvekkilinin ... 17. Noterliği aracılığıyla ... tarihinde ... yevmiye numarası ile ... A.Ş.'de hakim hissedar durumundaki davalı şirkete gönderiği ihtarnamede hisselerinin %24'üne denk gelen miktarını aralarında imzalanmış olan hisse devir sözleşmesi ve hissedar sözleşmesi ile kararlaştırılan esaslar çerçevesinde 2016 yılı içinde satışa arz ettiğini ve satış işlemleri için gerekli işlemleri yapmaya hazır olduğunu bildirdiğini, müvekkili ...'in ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla ... A.Ş.ye hakim hissedar durumundaki şirkete göndermiş olduğu ihtarnamede ön alım hakkı ve bedel ödemesiyle ilgili ilk ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren yaklaşık 11 ay ve ikinci ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren yaklaşık iki ay geçtiği halde ön alım hakkı kapsamında hisselerin bedellerinin hesap edilerek ödenmesi yönünde herhangi bir adım atılmadığını, makul süreler ve iyi niyet kuralları çerçevesinde cevap verilmediği anlaşıldığından, ön alım hakkının kullanılmayacağının değerlendirildiğini, bu durumda 30/12/2011 tarihli hissedarlar sözleşmesinin 1.2 maddesinin a,b,c fıkralarında belirtilen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödenmesi gerektiğini ve cezai şart alacağının muaccel hale geldiğini, 7 gün içerisinde cezai şart alacağının ödenmesinin tebliğ edildiğini belirterek, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen 30/12/2011 tarihli hissedarlar sözleşmesi ve aynı tarihle hisse devir sözleşmesinin VI. (şirket hisselerinin devri) maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun satış çağrısına rağmen müvekkilinin hisselerini devir almaktan imtina eden davalı firmadan şimdilik 20.000 TL cezai şart alacağının ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin temerrüde düştüğü iddiasının hukuki gerçeklikten uzak olduğunu, devre konu olan hisselerin değerinin muayyen olmadığını, davaya konu ve davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 30/12/2011 tarihli hisse alım sözleşmesi incelendiğinde hisse almayı taahhüt eden davalı şirketin taahhüdünün aşamalardan oluştuğunu ve buna göre hazırlık işlemleri yapıldıktan sonra hisselerin devralınacağının kararlaştırıldığını, davalı şirket geçmiş dönemlerde bu taahhüdünü yerine getirdiğini, devraldığı hisselerin bedellerini davacının da dahil olduğu hissedarlara tamamen ödediğini, 30/12/2011 tarihli hisse alım sözleşmesinin 12.maddesi uyarınca geçmiş yıllarda müvekkili şirketin, hisse alım taahhüdü doğrultusunda hazırlık işlemleri tamamlandıktan sonra taahhüdünü yerine getirdiğini, müvekkili şirketin taraf olduğu işbu sözleşme uyarınca bu sorumluluğunu yerine getirmemek iradesinde olduğunu hiçbir suretle beyan etmediğini, sözleşmeden doğan sorumluluğunu yerine getirmek istemekte olsa da, sözleşmenin diğer taraflarının bu sorumluluğun yerine getirilmesini engellemekte olduğunu, temerrütten bahsedilebilmesi için borçlunun somutlaştırılmış bir meblağı yine somut bir vadede ödemeye davet edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin taraf olduğu 30/12/2011 tarihli hisse alım sözleşmesi gereğince ... A.Ş. (şimdiki adıyla ... A.Ş.-...) şirketinin %74 oranındaki hisselerin bedelini tamamen ödemek suretiyle satın aldığını, bakiye hisseleri de almayı taahhüt ettiğini, bu doğrultuda davacının da taraf olduğu sözleşmenin 1.2 maddesi incelendiğinde bakiye hisse değerlerinin belirli olmadığını, muhasebe ilkeleri doğrultusunda FAVÖK esas alınmak suretiyle yapılacak bir değerleme sonucunda belirli hale geleceğinin açıkça görüldüğünü, bununla ilgili ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş. sayılı delil tespiti dosyasında davacının tespit talebi doğrultusunda atanan bilirkişi heyeti ile tespit yaptırıldığını, raporun kendilerine 27/2/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, bunun da dava tarihinde hisse devir bedelinin gayri muayyen olduğunu gösterdiğini, davacının göndermiş olduğu ihtarnamelere karşı cevabi ihtarnamelerin gönderildiğini, dava konusu sözleşmede değerin belirlenmesi hususunda müvekkiline açıkça bir yükümlülük yüklenmediğini, somut olayda edimin ifa edilebilmesi için gerekli hazırlık fiillerinin yapılmış olması gerektiğini, müvekkilinin edimin ifasından kaçındığını gösteren bir davranışı olmadığını, aksine eylem ve söylemleriyle ifaya hazır olduğunu belirttiğini, temerrüdün oluşmaması nedeniyle cezai şart alacağının da istenemeyeceğini, bu döneme kadar ödemenin yapılmamış olmasının tek sebebinin hisse devir bedelinin belirlenmesine yönelik hazırlık işlemlerinin yapılmamış olması olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında akdedilen 30/12/2011 tarihli hissedarlar sözleşmesi ve aynı tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince müvekkilinin ...A.Ş. bünyesinde sahip olduğu hisselerin belirlenen şartlar çerçevesinde ve kademeli olarak devri konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma uyarınca bir kısım hisselerin devirlerinin gerçekleştirildiğini ve bedellerin müvekkiline ödendiğini, sözleşmeye göre son kademe olan kısmı davalılar tarafından devralınmadığını ve bedelinin müvekkiline ödenmediğini, bu sebeple işbu davayı açtıklarını, müvekkiline ait olup taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince davalı tarafından devralınarak bedelinin ödenmesi gereken hisselerin tüm ihtarlara rağmen devralınmadığını ve bedelinin ödenmediğini, müvekkili tarafından ... 21. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ... A.Ş.'de hakim hissedar durumundaki davalı şirkete gönderdiği ihtarnamede, hisselerin %14'üne tekabül eden miktarının satışa arzettiğini ve satış işlemleri için gerekli işlemleri yapmaya hazır olduğunu bildirdiğini, ancak bu ihtarnameye geri dönüş yapılmadığını, bu tarihten 8 ay sonra ... 17. Noterliği aracılığıyla.. tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarnamede, hisselerin %24'ünü hisse devir sözleşmesi ve hissedarlar sözleşmesi ile kararlaştırılan esaslar çerçevesinde 2016 yılı içinde satışa arzettiğini ve satış için gerekli şilemleri yapmaya hazır olduğunu bildirdiğini, bu ihtarnamelerden sonuç alamayan müvekkilinin bu defa ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek sözkonusu hisselerin satışa arzedildiği halde davalı tarafından alınmaması halinde kötü niyetin belirginleşeceği ve sözleşmeler gereğince cezai şart talebinde bulunma hakkının bulunacağının ihtar edildiğini, müvekkili ile davalı firma arasında akdedilen 30.12.2011 tarihli “Hissedarlar sözleşmesi” ve aynı tarihli "Hisse Devir Sözleşmesi"nin VI, (şirket hisselerinin devri) maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun satış çağrısına rağmen müvekkilin hisselerini devir almaktan imtina eden davalı firmaya (cezai şart talep etme, zarar-ziyan talep etme ve fazlaya dair dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile) %14 oranındaki hisseye tekabül eden bölüm için ... 21 Noterliğinin...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğinden itibaren, kalan %10 oranındaki hisseye tekabül eden bölüme ise ... 17. Noterliğinin ... tarıh ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte şimdilik 20.000 TL hisse devir bedeli alacağının davalıdan tahsiline, taraflar arasındakı sözleşmeler gereği usulüne uygun şekilde satışa arz edilen %24'lük .... A.Ş. (yeni unvanı ... A.Ş.) 'nin hisselerinin davalı şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin davacıya ait hisseleri devralmak ve hisse devir bedellerini ödemek için hisse devir bedelini muayyen ve muaccel hale gelmesini beklediğini, 30/12/2011 tarihli hisse alım sözleşmesinin ek-1 uyarınca davaya konu hisselere ilişkin devir bedellerinin uluslararası akreditasyona sahip bir denetim firması tarafından tespit edilmesinin ve devrin bu bedel üzerinden gerçekleşmesinin öngörüldüğünü, ancak henüz böyle bir tespitin yapılmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin hisse devir bedellerini ödeme imkanına kavuşamadığını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, müvekkili şirketin huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketin dava konusu hisselerin devir bedelleri tespit edildiğinde gerekli devir bedelini ödeyerek hisseleri devralacağını davacıya müteaddit defalar bildirdiğini, dolayısıyla ortada henüz belirlenebilmiş bir bedel bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen 20.000 TL üzerinden kısmen kabul ettiklerini, 20.000 TL'ye ilişkin ihtilafın sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 29/01/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle; asıl davadaki taleplerini 15.401.674,90 TL'ye, birleşen davadaki taleplerini 8.615.086,70 TL'ye çıkarttıklarını belirtmiş ve ıslah harcını yatırmıştır.
Davalı vekili ıslaha karşı verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın TBK'nın 147/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmiş ise de; davanın ortaklık ilişkisinden kaynaklanmadığı, hisse alım satım sözleşmesinden kaynaklandığı ve 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı anlaşıldığındın, davalının ıslaha karşı zamanaşımı savunmasına itibar edilmemiştir.
Asıl dava; sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı, birleşen dava ise; sözleşmeden kaynaklanan hisse devri ve alacak davasıdır.
Taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporları alınmıştır.
Asıl ve birleşen davanın dayanağı, taraflar arasındaki 30/12/2011 tarihli hissedarlar sözleşmesi ve aynı tarihli hisse alım sözleşmesidir.
Taraflar arasındaki hisse alım sözleşmesinin incelenmesinde ; tarafların davacı ..., dava dışı ..., dava dışı ..., dava dışı ..., dava dışı ... ve davalı ... A.Ş. olduğu, gerçek kişilerin satıcı olarak sözleşmede isimlendirildiği, sözleşmenin konusunun 22/11/2011 tarihinde imza edilen ön sözleşme ve ardından yapılan ön inceleme ve diğerlendirmenin nihai sonucu olarak satıcılar ile davalı ... A.Ş. arasında hisse devrine ilişkin olduğu, sözleşmede satıcıların... A.Ş.'nin 2.800.000 adet nama yazılı hissesinin %100'ünü elinde bulundurdukları, ... A.Ş.'nin satıcılardan şirket sermayesinin %74'üne denk gelen 2.072.000 adet hisseyi belirtilen tarihlerde ve şartlarda kademeli olarak 2013 yılına kadar devralmayı, satıcılar da bu hisseleri devretmeyi kabul ettiklerinin düzenlendiği, sözleşmenin 1.2 maddesinde satış bedelinin ne şekilde hesaplanacağının düzenlendiği ve cezai şart düzenlemesinin bulunduğu, bu maddede 2014 yılı içinde ilk %74'lük hisse dilimi haricinde alıcının başka hisse almaya, satıcıların da hisse satmaya mecburiyetlerinin bulunmadığı, 31/12/2014 tarihinden sonra satıcılar nezdinde bulunan davacı ...'e ait %24 olmak üzere diğer kişilerle birlikte toplam %26 hissenin ... A.Ş. tarafından alınmak istendiğinde ve bu talep satıcılara bildirildiğinde satıcılar mevcut bakiye hisselerini ... A.Ş.'ye bedeli karşılığında satmayı kabul ve taahhüt ettiklerini, aksi taktirde sözleşmenin 1.2 maddesinin a,b ve c bentlerinde belirlenen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödemeyi kabul ettiklerini, yine satıcılar nezdinde bulunan hisselerin 31/12/2014 tarihinden sonra satıcılar tarafından ... A.Ş.''ye satılması istendiği yazılı olarak bildirildiğinde, ... A.Ş.'nin bakiye %26'lık hisseyi belirlenecek değer üzerinden almayı kabul ve taahhüt ettiği, buna aykırı davranış halinde ... A.Ş.'nin satıcılara 1.2. maddesinin a, b, c bentlerinde belirlenen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği görülmüştür.
Hissedarlar sözleşmesinin Şirket Hisselerinin Devri Başlıklı VI. maddesinde de, aynı hususun düzenlendiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalı şirkete gönderilen ... 21. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesiyle, davacının adına kayıtlı ... A.Ş. (eski unvan ... A.Ş.) hisselerinin %14'üne denk gelen miktarını hisse devir sözleşmesi ve hissedarlar sözleşmesinde gösterilen esaslar çerçevesinde 2015 yılında satışa arzettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ... 17. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle, davacının adına kayıtlı ... A.Ş. (eski unvan ...A.Ş.) hisselerinin %24'üne denk gelen miktarını hisse devir sözleşmesi ve hissedarlar sözleşmesinde gösterilen esaslar çerçevesinde 2015 yılında satışa arzettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ... 17. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesiyle daha önce gönderilen iki ihtarnameye rağmen hisselerin alımı için herhangi bir adımın atılmadığı, hisse bedellerinin ödenmemesi nedeniyle temerrüde düştüğü, hisse alım sözleşmesinin 1.2. maddesi a,b,c bentlerinde belirtilen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödenmesi gerektiği, buna göre tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde cezai şart bedelinin ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
Bilirkişiler ... ve ... Mahkememize sundukları 17/06/2019 tarihli raporlarında; davacı ...'in dava dışı ... A.Ş. ticaret sicil kayıtlarına göre, 10.000.000 TL olan ödenmiş sermayede 2.400.000 adet ve 2.400.000 TL olmak üzere %24 hisseye sahip olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile öngörülen hesaplama yöntemine göre, davacı ...'in dava dışı ... A.Ş.'deki %24 hissesinin değeri olarak hesaplanan 1.344.012,36 TL anapara alacağına, 24.11.2016 tarihinden 03.03.2017 tarihine kadar geçen 99 günde, TCMB tarafından açıklanan avans faiz oranı esas alınarak 37.072,34 TL faiz işleyeceği ve böylece 1.344.012,36 TL anapara alacağı ile birlikte alacak toplamının 1.381.084,70 TL olarak hesaplandığını, hisse alım sözleşmesinin 1.2 maddesine göre cezai şartın hisse değerleri üzerinden ödeneceği hükme bağlandığından, sözleşme konusu cezai şartın ifaya ekli cezai şart hükmünde mi, yoksa ifasızlık haline özgü bir cezai şart mı olduğu nitelendirmesi münhasıran Mahkemenin takdirinde olduğunu, cezai şart tutarı hisse devir bedeli olan 1.344.012,36 TL olarak kabul ve hesap edilerek, cezai şart anapara alacağına, 24.11.2016 tarihinden 13.12.2016 tarihine kadar geçen 19 günde, TCMB tarafından açıklanan avans faiz oranı esas alınarak 7.448,07 TL faiz işleyeceği ve buna göre 1.344.012,36 TL anapara alacağı ile birlikte alacak toplamının 1.351.460,43 TL olarak hesaplandığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... ve ... Mahkememize sundukları 19/02/2020 tarihli raporlarında; asıl dava yönünden sözleşmenin a, b ve c bentlerinde, 2011-2012 ve 2013 yılı hisse değerlerinin belirlenme şekillerinin tanımlandığını, buna göre cezai şart bedelinin, her bir pay sahibi için bu üç yıla münhasıran ödenmiş hisse değerleri toplamını ifade ettiğini, cezai şart ödenmesinin gerektiğinin mahkemece benimsendiği durumda, davalı yanca ödenmesi gereken cezai şart tutarının İ5.308.759,25 TL olacağını, 15.308.759,25 TL tutarındaki cezai şart bedeli için 24.11.2016 temerrüt tarihinden, 23.12.2016 dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 92.915,66 TL olduğunu, birleşen dava yönünden; davacı yanın %24' lük hissesinin alımında dikkate alınması gereken şirket hisse değerinin 35.679.639,00 TL, davacı hisse değerinin de 8.563.113,36 TL olacağını, 8.563.113,36 TL tutarındaki hisse değeri için 24.11.2016 temerrüt tarihinden, 23.12.2016 dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 51.973,34 TL olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler... ve D... Mahkememize sundukları 24/04/2021 tarihli raporlarında; davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle 15.308.759,25 TL cezai şart alacağının bulunduğunu, davacının 14.11.2016 tarihli temerrüt ihtarnamesinin APS yolu ile davalıya hayatın olağan akışında 16.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu kabul edilebileceğinden, ihtarnamede tanınmış olan 7 günlük ödeme süresinin dolduğu 24.11.2016 tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile tahsili gerektiğini, birleşen davada davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle 8.563.113,36 TL hisse devir bedeli alacağının bulunduğunu, davacının 14.11.2016 tarihli temerrüt ihtarnamesinin APS yolu ile davalıya hayatın olağan akışında 16.11.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olduğu kabul edilebileceğinden, ihtarnamede tanınmış olan 7 günlük ödeme süresinin dolduğu 24.11.2016 tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile tahsili gerektiğini, davacıya ait olan, Davadışı ... A.Ş'nin (yeni unvan: ... A.Ş.) %24 hissesinin davalı şirket adına tescili gerektiğini belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ... ... ve ... Mahkememize sundukları 13/01/2023 tarihli raporlarında; Cezai şart bedelinin, her bir pay sahibi için 2011, 2012 ve 2013 yıllarına münhasıran ödenmiş hisse değerleri toplamını ifade ettiğini, cezai şart ödenmesinin gerektiğinin mahkemece benimsendiği durumda davalı tarafça ödenmesi gereken cezai şart tutarının 15.308.759,25 TL olduğunu, 15.308.759,25 TL tutarındaki cezai şart bedeli için, temerrüt tarihi olan 24.11.2016 tarihinden dava tarihi olan 13.12.2016 tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 92.915,66 TL olduğunu, ancak davacı vekilince, cezai şart alacağı için 20.000 TL’nin tahsili talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi ve fazlaya dair hakların saklı tutulmuş olması hususunda değerlendirmenin Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, birleşen dava yönünden; uyuşmazlık konusu hisse bedelinin tespitine yönelik seçenekli hesaplama yapıldığını, 1. hesaplamada sözleşme ile ortaya konulan irade, ikinci hesaplamada ise taraflar arasında uzlaşı ile ortaya konulan uygulamanın getirdiği, daha sonraki zamanlı nihai iradeye dayandığını, İkinci hesaplamada tarafların son şeklini almış nihai iradelerini barındırması sebebiyle de benimsenen tespitler olmasıyla birlikte takdir tamamen mahkemeye ait olmakla mahkemenin farklı seçeneği benimseme ihtimali de gözetilerek, davacının dava dışı şirkette bulunan %24 oranındaki hissesinin alımında dikkate alınması gereken davacı hisse değerinin, 1. Alternatif hesaba göre 1.344.012,36 TL, 2. Alternatif hesaba göre ise 8.563.113,36 TL olduğunu, alternatif hesabına göre 1.344.012,36 TL tutarında hesaplanmış olan hisse değeri için temerrüt tarihi olan 24.11.2016 tarihinden dava tarihi olan 13.12.2016 tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 8.157,41 TL olduğunu, alternatif hesabına göre 8.563.113,36 TL tutarında hesaplanmış olan hisse değeri için temerrüt tarihi olan 24.11.2016 tarihinden dava tarihi olan 13.12.2016 tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 51.973,34 TL olduğunu, ancak davacı vekilince, taleple bağlılık ilkesi hisse devir bedeli alacağı için 20.000 TL’nin tahsili talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi ve fazlaya dair hakların saklı tutulmuş olması hususunda değerlendirmenin Mahkemenin takdirlerinde olduğunu belirtmişlerdir.
Cezai şart alacağıyla ilgili olarak davalı şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olup olmayacağı yönünde son bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları 06/01/2024 tarihli ek raporlarında; sözleşme tarihi itibarıyla belirlenen cezai şart tazminat bedelinin şirketin 31.12.2011 tarihli kaydi özkaynak değerinin %349’una isabet etmekte olup, şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olacağını, ancak yukarıda da yer aldığı üzere şirketin aktifinde yer alan stok ve duran varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti ile özvarlık tutarı daha yüksek tutarda hesaplanacağı değerlendirilmekte olduğunu, mahkemenin tevdi ettiği görev ve uzmanlık alanları ile sınırlı olarak, kaydi değerlere göre özvarlık tutarının cezai şart tutarından çok düşük olması ve şirketin 2011 yılını zarar ile kapatmış olduğu hususu da göz önüne alındığında, cezai şart tutarının şirketin mahvına sebep olacağı yönünde değerlendirme yapıldığını, 4.381.987,86 TL tutarındaki değer özkaynakların kaydi (defter) değeri olup, Şirketin aktifinde yer alan stoklar, binalar, taşıtlar gibi gayrı nakdi varlıkların yüksek enflasyon karşısında, çok yüksek değer artışlarına maruz kaldığı düşünüldüğünde, özkaynakların daha yüksek oluşacağı yönündeki kanaatlerinin desteklenmekte olduğunu belirtmişlerdir.
Davacı vekilinin itirazı üzerine cezai şart alacağı miktarının davalı şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olup olmayacağı yönünden inceleme yapılması için Mali müşavir ...'dan rapor alınmıştır, Bilirkişi... mahkememize sunduğu 09/09/2024 tarihli raporunda; davalı şirketin 31.12.2011 tarihi itibariyle özkaynakları kaydi değerlere göre 4.381.987,86 TL olduğunu, davalı şirketin 15.308.759,25 TL tutarında cezai şart bedelini ödemesi durumunda, kaydi değerlere göre davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olacağı ve özkaynakların 4.381.987,86 - 15.308.759,25 - (-) 10.926.771,39 TL olarak gerçekleşeceğini ve davalı şirketin sermayesi ile kanuni yedek akçelerin tamamının kaybedilmiş olacağını, dosyada 14.11.2016 tarihli mali tablolar mevcut olmadığından bu tarihe en yakın tarih olan 31.12.2015 tarihli bağımsız denetim raporunun dosyada mevcut olduğundan 31.12.2015 tarihi itibariyle davalı şirketin kaydi değerlere göre özkaynakları 11.477.902 TL olduğunu, davalı şirketin 15.308.759,25 TL tutarında cezai şart bedelini ödemesi durumunda kaydi değerlere göre davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olacağı ve özkaynakların 11.477.902 - 15.308.759,25 (-) 3.830.857,25 TL olarak gerçekleşeceği ve davalı şirketin sermayesi ile kanuni yedek akçelerin tamamının kaybedilmiş olacağını, davalı şirkete ait 30.11.2011 ve 16.11.2016 tarihi itibariyle aktifine kayıtlı gayrimenkuller, tesis makine ve cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlar, haklar, özel maliyetler, iştirakler, bağlı ortaklıklar vb. kıymetlerin TTK.nın 376/3 maddesinde belirlenen aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden değerleri tespit edilip rayiç değer bilançosunun bu esastan hazırlanması neticesinde 15.308.759,25 TL tutarında cezai şart bedelini ödemesi durumunda davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı yönünde bir hesaplama yapılmasının gerektiğinin mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının ve dava dışı diğer kişilerin satıcı olarak, davalı şirketin ise alıcı olarak yer aldığı, dava dışı ... A.Ş.'nin (yeni unvanı: ... A.Ş.) hisselerinin satıcılar tarafından davalı şirkete devrini konu edinen 30.12.2011 tarihli sözleşmeler akdedildiği, önce 22.11.2011 tarihli ön sözleşmenin imzalandığı, sonra 30.12.2011 tarihli Hisse Ahm Sözleşmesi ve 30.12.2011 tarihli Hissedarlar Sözleşmesi imzalandığı, satıcı olarak yer alan davacının ve dışı diğer kişilerin ve davalı şirketin dava dışı ... A.Ş.'nin (yeni unvanı: ... A.Ş.) hissedarları oldukları, davacı tarafından şirket hisselerinin devri için davalı şirkete gönderilen ihtarnamelere rağmen hisselerin davalı tarafından alınmaması nedeniyle davacının asıl davada sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağı talep ettiği, birleşen davada da hisselerin devri ile bedellerinin tahsili talep ettiği anlaşılmıştır.
30.12.2011 tarihli Hisse Alım Sözleşmesine göre; davacının da aralarında bulunduğu satıcıların dava dışı ...A.Ş.'nin hisselerinin %100'ne sahip oldukları, davalı alıcı şirketin dava dışı ... Şirketinin sermayesinin %74'üne tekabül eden hisseleri, kademeli olarak 2013 yılı sonuna kadar devralmayı taahhüt ettiği, satıcıların da, anılan tutarda hisseleri davalı şirkete devretmeyi kabul ettikleri, davacının % 75 olan hisselerinin % 51'ini satacağı ve satıştan sonra davacının %24 hisse sahibi olacağı, satış bedelinin sözleşmenin 1.2. maddesinde belirtilen hesaplama yöntemi ile hesaplanacağı, 2014 yılı sonuna kadar, davalının %74'lük hisse tutarı dışında başkaca hisse alma mecburiyeti olmadığı, satıcıların da %26'lık hisse tutarı dışında başkaca hisse satma mecburiyetinin bulunmadığı, 31.12.2014 tarihinden sonra, satıcılar nezdinde bulunan %26'lık hisse tutarının davalı şirket tarafından satın alınmak istendiğinde ve bu talep alıcılara bildirildiğinde, satıcılar mevcut bakiye hisselerini davalı şirkete bedeli karşılığında satmaya taahhüt ettikleri, aksi durumda satıcıların, hisse payları oranında davalı şirkete, %26'lık hisseye tekabül eden ve sözleşmenin1.2. maddesinin (a), (b), (c) bentlerinde belirlenen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödemeyi taahhüt ettikleri, satıcılar nezdinde bulunan %26'lık hisse üzerinde davalı şirketin ön alım hakkı bulunduğu, aksi durumda satıcılar davalı şirkete cezai şart ödemeyi taahhüt ettikleri, 31.12.2014 tarihinden itibaren satıcıların, sahip oldukları %26'lık hisseyi davalı şirkete satmak istediklerini yazılı olarak bildirdiklerinde, davalı şirketin bakiye %26'lık hisseyi satın almayı taahhüt ettiği, aksi durumda davalı şirketin satıcılara sözleşmenin 1.2. maddenin (a), (b), (c) bentlerinde belirlenen hisse değerleri üzerinden cezai şart ödemeyi taahhüt etiği anlaşılmıştır.
Sözleşmelerin akdedilmesinden sonra, davalı şirketin satıcılara ait %74 tutarındaki hisseyi, satıcılardan satın aldığı, bakiye %26 tutarındaki hissenin ise satıcılar nezdinde kaldığı, satıcılar nezdinde kalmış olan %26 oranında hisseye ilişkin olarak 1.2. madde hükmüyle, 31.12.2014 tarihinden sonra kullanılmak üzere, davalı şirket lehine hem “alım hakkı (alım opsiyonu hakkı)” hem de “önalım hakkı” tanındığı, satıcılar lehine de “satış opsiyonu hakkı” tanındığı, taraflardan birinin bu hakkını kullanmasına rağmen, diğer tarafın taahhüdüne aykırı davranması halinde ise, taahhüdüne aykırı davranan tarafın diğer tarafa cezai şart ödemekle yükümlü olacağının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Satıcılar arasında yer alan ve bakiye %24 hisseye sahip olan davacının, önce %14'lük hisse tutarı için 24.12.2015 tarihinde Opsiyon Hakkını kullandığı, sonrasında da %24'lük hisse tutarı için 23.08.2016 tarihinde Opsiyon Hakkını kullandığı ve işbu hisselerinin satın alınmasını davalı şirketten yazılı olarak talep ettiği, ancak davalı şirket tarafından hisselerin alınmadığı, bunun üzerine davacının davalıya gönderdiği ihtarname ile cezai şartın ödenmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacının toplam %24 hissesinin satın alınmasını 24.12.2015 ve 23.08.2016 tarihlerinde davalıdan talep etmek suretiyle Opsiyon Hakkını kullandığı ve bu şekilde taraflar arasında satım ilişkisinin kurulduğu, bu satım ilişkisi uyarınca davalı şirketin davacıya ait hisseleri satın alma ve bedellerini ödeme borcu altına girdiği, dürüstlük kuralına göre tayin edilecek uygun bir sürenin geçmesiyle birlikte borcun muaccel olduğu, davalı şirketin bu borcunu hangi tarihe kadar yerine getirmesi gerektiği hususu sözleşmede kararlaştırılmamış olduğundan, davalı şirketin bu borcunu, dürüstlük kuralına göre tayin edilecek olağan bir sürenin geçmesiyle birlikte muaccel olduğu kabul edilmesi gerektiği, davacının %14 oranında hissesinin satın alınmasına ilişkin talebinin üzerinden yaklaşık 10 aylık bir süre ve davacının %10'luk hissesinin satın alınmasına ilişkin talebinin üzerinden de yaklaşık 3 aylık bir süre geçtiği, hisselerin satın alınması hazırlıklarının yapılması için fazlasıyla yeterli bir süre geçmesine rağmen, davalının söz konusu hisseleri satın alma hazırlıklarına başladığına yönelik bir cevabi beyanda bulunmadığı, hisselerin bedelini hesaplamadığı, hisseleri satın almaya yönelik bir hazırlık faaliyetinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hisselerin satın alınması için gerekli olan hazırlıkları yapması için fazlasıyla yeterli olan süre geçmesine rağmen, davalının söz konusu hisseleri satın almaya hazır olduğu bildirmemesi ve hisseleri satın olmaya yönelik herhangi bir hazırlık da yapmaması üzerine, davacı tarafından davalıya gönderilen 14.11.2016 tarihli ihtarname ile satım bedelinin ve cezai şartın 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarının davalıya tebliğ edilmesinin üzerinden 7 gün sonraki tarihte davalının, davacıya ait hisseleri satın alma ve satım bedelini ödeme borcunun ifasında temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Opsiyon Hakkının kullanılması üzerine davalı şirketin hisseleri satın alma borcu altına girmiş olduğundan, hisselerin bedelini hesaplama yükümlülüğünün de, davalı şirkete ait olduğu, zira satış sözleşmesinde alıcının asli borcunun satış bedelini ödeme borcu olduğu, satış bedelini ödeme borcu alıcıya ait olduğundan kendi borcunu ifa için gerekli işlemleri ve hazırlıkları yapmak da davalının borcu olduğu anlaşılmıştır.
TBK.nın 179/2. maddesine göre sözleşmede öngörülen cezai şart “borcun ifasıyla birlikte istenebilen cezai şart (ifaya eklenen cezai şart)” niteliğinde ise, davacı davalıdan, hem cezai şartın hem de satım bedeli tutarının ödenmesini talep edebilir.
Hisse Alım Sözleşmesinde öngörülmüş olan cezai şartın, gerek tarafların iradesi gerekse Opsiyon Hakkının hukuki niteliği gereği, “borcun ifasıyla birlikte istenebilen cezai şart” olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Zira; opsiyon hakkının yenilik doğuran bir hak olduğu için, davacı tarafından bu hakkın kullanılmasıyla (yani hisselerinin satın alınmasının davalıdan talep edilmesiyle birlikte), davalının söz konusu hisseleri satın alma ve satış bedelini ödeme borcu doğacağı, dolayısıyla da, davacının opsiyon hakkını kullanmasıyla birlikte, alıcının hisseleri satın alma ve hisse bedelini ödeme borcu zaten doğduğu, davalı bu borcunu, dürüstlük kuralına göre tayin edilecek uygun süre içinde yerine getirmez ve temerrüde düşerse, davacıya cezai şartı ödeme yükümlülüğü altına gireceği sonucuna varılmıştır. Sözleşmeye göre, davacının satım iradesini bildirdiği anda davalının ifa borcu doğmaktadır. Davacının ihtarnameler keşide ederek davalıyı, ifayı yerine getirmeye davet ederek temerrüde düşürdüğü açıktır. TBK.nın 179/2. maddesine göre asli borcunu süresinde ifa etmeyen ve temerrüde düşen davalıdan, davacının, hem satım bedelinin hem de cezai şartın ödenmesini talep edebileceği kabul edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan 30.12.2011 tarihli Hisse Alım Sözleşmesinin 1.2. maddenin (a), (b), (c) bentlerinde belirlenen hesaplama yöntemine göre yapılan hesaba göre davacının ... A.Ş. deki (eski unvan ... A.Ş. ) % 24 oranındaki hisselerinin değerinin 8.563.113,36 TL olduğu ve bu hisselerin davalı tarafa devri ile birlikte bu miktar alacağın davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, hisselerin devredilmeden satış bedeli yönünden temerrütün söz konusu olamayacağı, ancak hisselerin devri ile hisse bedellerinin ödenmesinin muaccel hale geleceği, bu nedenle davacının bu alacak için faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından birleşen davanın kısmen kabulü ile; davacıya ait ... A.Ş. nin (eski unvan ... A.Ş. ) % 24 hissesinin davacı tarafından davalıya devrine, devir ile birlikte, 8.563.113,36 TL hisse devir bedelinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl dava yönünden bilirkişiler tarafından taraflar arasında akdedilmiş olan 30.12.2011 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen cezai şart alacağının 15.308.759,25 TL olduğu ve alınan bilirkişi raporlarına göre bu miktar cezai şartın iktisadi olarak davalı şirketin mahvına sebebiyet verebileceği anlaşıldığından cezai şarttan %50 oranında indirim yapılması suretiyle 7.654.379,63 TL cezai şartın, temerrüt ihtarnamesi olan ... 17.Noterliğinin ...arih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihine göre hesaplanan temerrüt tarihi olan 24.11.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 7.654.379,63 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 24.11.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davacıya ait ... A.Ş. nin (eski unvan ... A.Ş. ) % 24 hissesinin davacı tarafından davalıya devrine, devir ile birlikte, 8.563.113,36 TL hisse devir bedelinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-ASIL DAVADA;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 522.870,67 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın ve ıslah harcı olan 409.463,15 TL olmak üzere 409.804,70 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 113.065,97 TL harcın davalıdan tahsiline,
b)Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ve 341,55 TL peşin harç ve 409.463,15 TL ıslah harcı olmak üzere toplamı 409.833,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 633.631,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre (hakkaniyet nedeniyle yapılan indirimden dolayı reddedilen kısım hariç tutularak) hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Davacı tarafından yapılan 12.100 TL bilirkişi ücreti ve 406,85 TL tebligat- müzekkere masrafları olmak üzere toplam 12.506,85 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına (hakkaniyet nedeniyle yapılan indirimden dolayı reddedilen kısım hariç tutularak) göre hesaplanan 12.356,76 TL.sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f)Davalı tarafından yapılan 14.000 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına (hakkaniyet nedeniyle yapılan indirimden dolayı reddedilen kısım hariç tutularak) göre hesaplanan 166,60 TL.sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-BİRLEŞEN DAVADA;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 584.946,27 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 584.604,72 TL harcın davalıdan tahsiline,
b)Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 341,55 TL peşin harç olmak üzere toplamı 372,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 660.893,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Davacı tarafından yapılan 700 TL bilirkişi ücreti ve 165 TL tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 865 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 859,78 TL.sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı asil ve davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*