T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/478 Esas
KARAR NO:2025/341
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/05/2017
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf ait 23.750 Euro değerindeki ... Hata Dedektörü ve Ekipmanları'nın Hürt/Almanya'da bulunan ... ... Şirketine tamir amaçlı teslim edilmesi için, Davacı taraf ile CMR kapsamında taşıma sözleşmesinin imzalandığı Davalı tarafa gidiş/dönüş taşıma ve gümrükleme bedeli olarak 550 Euro sözleşme bedelinin ödendiğini, taşıma eşyasının gümrük işlemlerinin davacı şirketçe yapıldığını, taşımanın tüm şartlarını ortaya koyan taşıma vesikası ile 20.02.2016 tarihinde davalı tarafa teslim edildiğini ve CMR taşıma senedinde taşıma konusu eşyanın teslim edileceğini adresin ... ... olarak belirtildiğini, davalı tarafın taşımakta olduğu eşyayı yukarıda belirtilen adreste bulunan alıcıya teslim etmek yerine alıcının acentesi olduğu iddia edilen başka bir şirkete teslim ettiği ve bu şirketinde başka bir taşıma firması aracığıyla taşınan eşyayı alıcı firmaya teslim etmiş olduğunu, resmi evraklar üzerinde eşyanın alıcı firmaya teslim edilmiş olduğunun görülmesine rağmen, taşınan eşya alıcısı ... Şirketinin ...Ultrasonik Hata Dedektörü ve Ekipmanları'nı teslim almadığını ve başka bir eşyayı teslim aldığını, davalılardan taşımacı şirket olan ... Ltd Şti'ne, ....Noterliğinin 11.11.2016 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile teslim edilememiş ... Ultrasonik Hata Dedektörü ve Ekipmanları'nın alıcıya teslim edilmesini, aksi taktirde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla teslim edilemeyen eşyanın bedelinin, gümrük masraflarının, eşya taşıma masraflarının taraflarından tahsil edileceğinin bildirildiğini ve buna karşı davalı taşıma şirketinin talepleri kabul etmeyerek ... 24.Noterliği'nin ihtarnamesi ile teslimlerini yerine getirdiklerini, davalı tarafın taşıma firmasının eşyayı teslim ettiğini ancak davalı alıcı firmanın gönderilen eşya yerine başka bir eşyayı teslim aldığını iddia ettiğini, davalılardan taşımacı şirket olan ... Ltd Şti'ne, ....Noterliğinin 11.11.2016 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile teslim edilememiş ...Ultrasonik Hata Dedektörü ve Ekipmanları'nın alıcıya teslim edilmesini, aksi taktirde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla teslim edilemeyen eşyanın bedelinin, gümrük masraflarının, eşya taşıma masraflarının taraflarından tahsil edileceğinin bildirildiği ve buna karşı davalı taşıma şirketin talepleri kabul etmeyerek ... 24.Noterliği'nin ihtarnamesi ile teslim yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, davalı taşıma firmasının eşyayı teslim ettiğini ancak davalı alıcı firmanın gönderilen eşya yerine başka bir eşyayı teslim aldığını iddia ettiğini, taşımanın bir kısmının davalı taşımacı şirket bir kısmının ise alıcının acentesi olduğu iddia edilen şirketçe yapıldığı ve eşyanın teslim edilemediğini, usulüne uygun teslim alınamadığını, yine diğer eşya alıcısı davalı şirketinin, taşımanın ve teslimatın acentesi aracılığıyla gerçekleştirme, alıcı acentenin usulüne uygun taşıma ve teslimat yapmaması nedeniyle oluşan zararı gidermekle yükümlüğü olduğunu, belirterek teslim edilmeyen/edilemeyen eşya bedeli olan 23.750 Euro ile taşıma bedeli 1.814,40 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren uygulanacak yıllık %5 faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil olarak tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava CMR Konvansiyonu ‘nun 32. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle huzurdaki işbu davanın başkaca bir inceleme yapılmaksızın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde müvekkiline ait 23.750 Euro değerindeki ...Ultrasonik Hata Dedektörü ve ekipmanlarının ... şirketine tamir amaçlı teslim edilmesi için müvekkili şirket ile CMR kapsamında taşıma sözleşmesi yapıldığını, evraklar üzerinde eşyanın alıcı firmaya teslim edilmiş olduğu görülmesine rağmen ...şirketinin eşyayı teslim almadığını, başka bir eşyayı teslim aldığını, taşımanın bir kısmının müvekkili şirket tarafından diğer bir kısmının ise alıcının acentesi tarafından yapıldığını iddia ettiğini, davacının iddiaları hukuka aykırı olduğunu, talep etmiş olduğu miktarlar da gerçeğe aykırı ve fahiş olduğunu, dava konusu eşyalar 20/02/2016 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile sefere çıktığını ve CMR senedinden de görüldüğü üzere ürünler 03/03/2016 tarihinde sağlam bir şekilde alıcı ...şirketinin gümrükçüsü olan ... şirketine teslim edildiğini, yani taraflarca kararlaştırıldığı üzere ürünler müvekkili tarafından sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, bu husus imzalı ve kaşeli CMR Senedi ile sabit olduğunu, müvekkili tarafından ürünler alıcının gümrükçüsü olan ... şirketine teslim edildikten sonra bu ürünlerin taşıması ... şirketi tarafından yapıldığını, 07/03/2016 tarihinde ... şirketi tarafından alıcı ... şirketine teslim edildiğini, davacı taraf 23.750 Euro eşya bedeli ile 1.814,40 TL taşıma bedeli talep ettiğini, davacının işbu talebi son derece fahiş olduğunu, davacı tarafından diğer davalı ... şirketine kesilen 18/02/2016 tarihli ... numaralı faturada ve 18/02/2016 tarihli Gümrük Beyannamesinde ürünün bedeli 3.500 Euro olarak belirtildiğini, davacı anılan evraklarda ürünün bedelini 3.500 euro olarak belirtmesine rağmen davacının dava dilekçesinde ürünün bedelini hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın 23.750 Euro olarak belirtmesi hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacı dava dilekçesinde açıkça bu ürünlerin tamir edilmek üzere yurtdışına gönderildiğini belirtildiğini, ürünlerin arızalı olduğunu, bu nedenle ürünlerin bedeli sağlam değerleri üzerinden değil, arıza durumunun tespit edilerek bu arıza oranına göre belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle de davacının talep etmiş olduğu miktarlar son derece fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili Şirket davada dahili davalı sıfatını taşımadığını, taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olduğundan hakkında usul yasası hükümlerine göre dava açılamayan kişi ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanamadığından aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, dava talepler CMR M. 32 uyarınca zamanaaşımına uğradığını, CMR Konvansiyonu m.32/1 uyarınca, Konvansiyon kapsamında yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısı dava konusu taşıma kapsamındaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmiş olduğunu, bu kapsamda, müvekkili şirketin dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, yurt dışı taşıma sözleşmesinden kaynaklı zararın tahsili istemidir.
Mahkememizce alınan 19/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2016 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı Şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2016 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Tarafların 2016 yılında birbirlerine borçlu veya alacaklı görünmediği, tarafların defterlerinin birbirini doğruladığı, Ürünlerim alım fatura tarihinin 2010 olduğu alış bedelinin 23.500 EUR olduğu, ürün bedellerine ilişkin olarak talep edilen 23.500 EUR‟nun eşanın sıfır (kullanılmamış) alım bedeli olduğu, eşyanın ... sayılı Gümrük Beyannamesinde ürünün bedelinin 3.500 Euro olarak beyan edildiği, yurtdışına gönderilen “sadece gümrük açısından beyan edilen ve ticari olarak bedel mahiyetinde olmayan” ... numaralı invoice faturada 200 EUR olarak beyan edildiği, CMR Konvansiyonundankaynaklı anlaşmazlıkların SDR birimi üzerinden hesaplanması gerektiğine dair Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararlarının bulunduğu, Nakliye bedeli olarak talep edilen 1.814,40 TL‟nin de davaya konu edildiği, resmi acente belgesi dosya içerisinde olmadığından CMR‟nin yanlış teslim yapıldığı kanaati oluştuğu, Yukarıda detayları belirtilen haliyele takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere iki farklı hesaplama yapıldığı,
Birinci Alternatif; SDR birimi üzerinden yapılan hesaplamada:
36,10 kg x 8,33/1kg= 300,71 kg,
300,71 kg x 4,1356 (SDR) =1.243,63 TL
1.243,63 TL+ 1.814,40 TL (nakliye) =3.058,03 TL
İkinci Alternatif; Çıkış gümrüğüne beyan edilen hesaplamada:
3500 eur x 3,3039 (kur) = 11.563,65 TL
11.563,65 TL +1.814,40 TL (nakliye) =13.378,05 TL olduğu mütalaa edildiği görüldü
Mahkememizce alınan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde dava konusu taşımanın Türkiye’den Almanya’ya karayolu ile yapılması, taşımanın yapıldığı ülkelerin CMR’ye taraf olmaları, taşımanın konusunun ultrasonik hata dedektörü ve ekipmanı şeklinde eşya taşımacılığı olması da dikkate alındığında dava konusu uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacağı, dosya kapsamındaki CMR taşıma senedi, Tır Karnesi, navlun faturası ve diğer belgelerden malın göndericisinin davacı malı taşıyanın davalı olduğu, davalının bu taşıma için navlun faturası kestiği bu çerçevede davalının pasif husumet ehliyet ehliyetini haiz olduğu, Sayın Mahkemenin ara kararı doğrultusunda Davaya konu uyuşmazlık davacı tarafından davalıya Almanya’daki alıcıya teslim edilmek üzere teslim edilen taşıma konusu malların davalı tarafça teslim edilip edilmediği, teslim edilen ürünün taşıma konusu ürünler mi yoksa başka bir ürün mü olduğu, taşıyıcının teslim aldığı eşyanın kimliği belirsiz meçhul bir kişiye teslim edilmesi, teslim alınan yük yerine başka bir yükü teslim etmesi halinde taşıyıcının kastına veya kasta eşdeğer kusuru sayılıp CMR 29 gereğince taşıyıcının sınırsız sorumluluğunu ortadan kaldıracağı, ancak dosyada özellikle yurt dışı tebligat ekinde bulunan mail yazışmaları söz konusu olmakla birlikte bu yazışmalardan bir kısmının Almanca, bir kısmının İngilizce olduğu, yine alıcıya teslime ilişkin teslim belgeleri ile taşımaya ilişkin belgelerin yabancı dilde olup, bu belgelerin tercümelerinin dosyaya ibrazı halinde davalının yanlış yükü teslim edip etmediği ve sorumluluğu hususu değerlendirilebileceği, taşıyıcının yanlış yükü teslim ettiğinin ortaya çıkması ihtimalinde davacının davalıdan talep edebileceği hesaplanan tazmin tutarı:3.557,08 EUR (İstatistiki emtia kıymeti) X 3,3039 (eur kuru) = 11.785,28 TL. 11.785,28 TL + 1.814,40 TL (edimi gerçekleşmeyen taşıma navlun bedeli iadesi) = 13.599,68 TL. olarak hesaplandığı, CMR kanunun 27. Maddesine istinaden hak sahibi yıllık %5 oranında bu hesaplanan 13.599,68 TL. tazmin bedeli üzerinden faiz talep edebilir. Bu faizi ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya bildirdiği tarih üzerinden talep edebilir. Faiz başlangıç tarihi olarak da 11.11.2016 tarihindeki davacının davalı olan taşıyıcıya gönderdiği noter ihtar tarihi dikkate alınır. Bu tarihten itibaren davanın görüleceği tarih olan 05.03.2024 tarihine kadarki örnek faiz hesaplamasının; 11.11.2016 - 05.03.2024 arasındaki zaman / gün sayısı : 7 yıl 3 ay 23 gün = TOPLAM 2672 GÜN. Ana Para Para : 13.599,68 TL. Faiz Oranı : %5 Yıllık, Hesaplanan Faiz : 4.977,86 TL. Vade Sonu Toplam Tazmin Bedeli : 18.577,54 TL şeklinde olacağı, mütalaa edildiği anlaşıldı.
Mahkememizce alınan 11/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak;
A-) Kök raporda tespit edilen Gümrük Kıymeti üzerinden yapılan tazmin hesabına göre sonuca ulaşılması durumunda kök rapordaki hesaplamadan her hangi bir değişiklik olmayacağı,
3.557,08 EUR (İstatistiki emtia kıymeti) X 3,3039 (eur kuru) = 11.785,28 TL.
11.785,28 TL + 1.814,40 TL (edimi gerçekleşmeyen taşıma navlun bedeli iadesi) =
13.599,68 TL. olarak hesaplandığı,
CMR kanunun 27. Maddesine istinaden hak sahibi yıllık %5 oranında bu hesaplanan 13.599,68 TL. tazmin bedeli üzerinden faiz talep edebilir. Bu faizi ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya bildirdiği tarih üzerinden talep edebilir. Faiz başlangıç tarihi olarak da 11.11.2016 tarihindeki davacının davalı olan taşıyıcıya gönderdiği noter ihtar tarihi dikkate alınır. Bu tarihten itibaren davanın görüleceği tarih olan 01.10.2024 tarihine kadarki örnek faiz hesaplamasının; 11.11.2016 - 01.10.2024 arasındaki zaman / gün sayısı : 7 yıl 10 ay 20 gün = TOPLAM 2882 GÜN. Para Para : 13.599,68 TL., Faiz Oranı : %5 Yıllık Hesaplanan Faiz : 4.977,86 TL, Vade Sonu Toplam Tazmin Bedeli : 18.968,76 TL şeklinde olacağı,
B-) Rayiç bedel üzerinden sonuca gidilmesi durumunda da;
2.980,00 EUR (Rayiç Bedeli) X 3,3039 (eur kuru) = 9.845,62 TL.
9.845,62 TL + 1.814,40 TL (edimi gerçekleşmeyen taşıma navlun bedeli iadesi)=11.660,02 TL. olarak hesaplandığı,
CMR kanunun 27. Maddesine istinaden hak sahibi yıllık %5 oranında bu hesaplanan 11.660,02 TL. tazmin bedeli üzerinden faiz talep edebilir. Bu faizi ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya bildirdiği tarih üzerinden talep edebilir. Faiz başlangıç tarihi olarak da 11.11.2016 tarihindeki davacının davalı olan taşıyıcıya gönderdiği noter ihtar tarihi dikkate alınır. Bu tarihten itibaren davanın görüleceği tarih olan 01.10.2024 tarihine kadarki örnek faiz hesaplamasının; 11.11.2016 - 01.10.2024 arasındaki zaman / gün sayısı : 7 yıl 10 ay 20 gün = TOPLAM 2882 GÜN, Anapara: 11.660,02, Faiz Tutarı: 4.603,31,Getiri Oranı: %39,48 Vade Sonu Toplam Tazmin Bedeli: 16.263,33 TL şeklinde olacağı mütalaa edildiği anlaşıldı.
Mahkememizce alınan 21/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Cihazın 2016 yılındaki bedelinin 16.200,00 Euro bedel olduğu açıkça belirtilmesi nedeniyle, 2016 yılı baz alınarak rayiç bedeli hesabı tarafımızca yapılmış olup, işbu hususta rayiç bedel hesaplamasını revize edecek durumun olmadığı, Kök ve ek rapordaki kanaatlerin aynen muhafaza edildiği mütalaa edildiği anlaşıldı.
Davacı tarafından davalı ... Limited Şirketi ile birlikte ... hakkında da dava açılmış ise, de davanın ... yönünden tefrik edilerek mahkememizin ... Esasına kaydedilmiş ve feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Almanya ülkesine tamir için gönderilen cihazın alıcısına teslim edilmediğini, başka bir mal teslim edildiğini, oluşan zararın tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise malın alcının gümrükçüsüne teslim edildiğini, taşımada sorumluluğunun bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz.
CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir.
Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, dava konusu taşıma için teslim süresinin belirli olmadığı, CMR 32. maddesi kapsamında eşyanın davalı taşımayıcıya teslim tarihi olan 20.02.2016 tarihinden itibaren 60 gün sora zamanaşımı süresinin başlayacağı, taraflar arasında mail yazışmalarının olduğu ve davacının malın akıbeti hakkında davalından bilgi talep ettiği, davalının sunduğu 21.07.2016 mail yazışması ekine göre sigorta hasar ihbar formunun düzenlendiği, davacının tazmin talebinin de olduğunun anlaşıldığı, davacının sonuç alamayınca .... Noterliğinin 11.11.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarını keşide ettiği, dolayısıyla 21.07.2016 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin davalının 18.11.2016 tarihli cevabi ihtarına kadar durduğunun (Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/12222 Esas ve 2017/148 Karar sayılı ilamı) kabul edilmesi gerektiği, buna göre dava tarihine kadar 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendirilmiştir.
CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Hamule senedinde Alıcı kısmına ürünün üreticisinin adı ve adresi yazıldığı, Eşyanın teslim edileceği yer ve Notify kısmı boş bırakıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği buna göre ürünün üreticisine teslim edilmesi gerektiği, davalının cihazı teslim ettiği ... firmasının alıcının gümrükçüsü veya acentesi olduğunun, yada gönderici tarafından bu firmaya teslim edilmesi gerektiği yönünde bir talimatın olmadığı, dosya kapsamına göre de taşıma konusu ürünün ... adlı bir firmaya teslim edildiği, fakat alıcının kendisine farklı bir ürün geldiğini davacıya ilettiği, davalının alıcıya teslime ilişin bir belgesinin olmadığı, dolaysıyla taşıma konusu ürünü teslim ettiğini davalının ispat edemediği, değerlendirilmiştir.
CMR'nin 29. maddesinde, "hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz" denilerek taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır. Dava konusu emtianın kaybolduğunun anlaşıldığı, davalı taşıyıcı tarafından olaya ve nedenine ilişkin olarak makul bir açıklama getirilemediği, dolayısıyla emtianın kaybolmasında davalının ağır kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla, davalının CMR'nin 23. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanamayacağı değerlendirilmiştir.
Alınan 11.07.2024 tarihli ve 21.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, kaybolan ürünün faturası üzerinden rayiç bedel tespitinin yerinde olduğu buna göre davacının 2.980, Euro ve 1.814,40 TL talep edebileceği, anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, 2.980,00 Euro ve 1.814,40 TL’nin 11.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 945,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.637,13 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 692,09 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 17.500 TL bilirkişi ücreti+ 527,50 TL tebligat+ müzekkere gideri olmak üzere toplam 18.027,50 yargılama masrafının ret ve kabul oranına göre 2.554,50 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.834,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.834,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır