T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/663 Esas
KARAR NO: 2019/738
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 19/07/2017
KARAR TARİHİ: 14/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 19/07/2017 tarihli verdiği dilekçesi özetle;
16/07/2012 tarihinde saat 00:30 ile 01:00 arasında Davalılardan ...'a ait 2010 model Kuba marka ... plaka sayılı aracın Kırklareli il sınırları içerisinde bulunan Evrensekiz-Lüleburgaz baraj karayolunun 4 km'sinde tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının bulunmadığını, müvekkilinin çocuğu ...'in aracın arka kısmında bulunduğu kaza esnasında yaralanarak Çorlu Özel Şifa Hastanesi kaldırıldığını, ancak yapılan tüm müdahalelere ve 16 günlük uğraşa rağmen 02/08/2012 tarihinde 19 yaşında hayatını kaybettiğini, müteveffanın Lüleburgaz'da...'e ait işyerinde asgari ücretli 940,50 TL'ye çalıştığını, Davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora göre asli ve tam kusurlu olduğunu, kazadan 9-10 saat sonrasında açılan soruşturmada davalı ...'ın kanında 202 promil alkol tespit edildiğini, Davalının ...'i kaza mahalinde 112'yi veya iş yerini aramadığını, herhangi bir yardım istemeden ölüme terk ederek kaçtığını, öyle ki davalı ...'ın bu davranışı sebebiyle ...'in saatlerce olay yerinde çaresiz bir vaziyette can çekiştiğini, bu sırada saatler sonra kaza mahallinden geçen bir şahısın yolun kenarında ...'i farketmesi üzerine jandarmaya ve ambulansa haber verdiğini, eğer davalı ... tarafından haber verilseydi müteveffaya erken müdahale edilecek ve kendisinin kurtulacağını, söz konusu trafik kazasından sonra müteveffanın annesinin televizyonda duyduğu her ölümlü trafik kazasında psikolojik olarak oğlunun aklına geldiğini ve ağlama krizlerine yakalandığını, ...na Müdürlüğü'ne dava öncesi 30/05/2013 tarihinde müracaat edildiğini ve müracaatın kısmen kabul edilerek 26.910,00 TL tutarında tazminat miktarının belirlendiği halde %30 kusur indirimi yapılarak 11/06/2013 tarihinde 18.837,00 TL ödeme yapıldığını, davalının burada yapmış olduğu kusur indirimini kabul etmedikleri gibi yukarıda açıklı nedenlerle davalarının kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsilini, diğer davalı ... için ise 30/05/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili 06/09/2017 tarihli verdiği dilekçesi özetle;
Davacıların işbu davanın ...'in 16/07/2012 tarihli trafik kazasında vefat ettiğini, bu elim olay sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, ancak bilindiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/I. Maddesi gereğince "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrar" denildiğini, trafik kazasının 16/07/2012 tarihinde meydana geldiği gözönüne alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, 2918 sayılı K.T.K'nun 109.maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın reddini gerektiğini, ayrıca 6704 sayılı kanun'un 5.maddesi ile 2918 sayılı kanun'un 97.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca dava açmadan ek tazminat sebebiyle müvekkili kuruma başvuru koşulu arandığı, bu sebeple huzurdaki davanın gerekli şartının yerine getirilmediğini ve usulden de reddinin gerektiğini, ayrıca dava öncesi her ne kadar başvuru yapılmış ise de söz konusu başvurunun değerlendirildiğini ve 11/06/2013 tarihinde 18.837,00 TL tutarında yapıldığını, hülasa davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere 11/06/2013 tarihinde toplam 18.837,00 TL tazminat ödemesinde bulunulduğu, bunun davacılarında imzalamış oldukları "Makbuz ve İbraname" ile de sabit olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile ibraname tarihi ve dava tarihi arasındaki hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişi heyeti Prof. Dr. ... ve...'nın sunmuş olduğu 28/11/2018 tarihli raporda sonuç olarak, "...Dava konusu olayda davalı şirkete ZMM sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın % 100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğunu, davacıların murisi yolcu ...'in kendi ölümünde %20 oranında müterafık kusurlu olduğunu, davacı Anne NESLİHAN'ın talep edebileceği bakiye destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 42.283,59 TL olduğunu, davacı Baba Halil İBRAHİM'in talep edebileceği bakiye destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 41.122,38 TL olduğunu" raporlarında belirtmişlerdir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, her iki davalı aleyhine, trafik kazası sonucunda oluşan TBK'nın 53. maddesinde yer alan ölenin desteğinden yoksun kalan davacılar tarafından bu sebeple uğradıkları zararlar sebebi ile açılan maddi tazminat ile davacılar tarafından davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat davasından ibarettir. Buna göre destek yoksun kalma tazminatı TBK 55. maddesindeki; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir.
Davacılar 16/07/2012 günü meydana gelen trafik kazası neticesinde, zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan motorsiklette yolcu olarak bulunan ...'in kaza sonucu vefat etmesi nedeniyle çocuklarının desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenle ...'nın ve davalı sürücünün oluşan maddi zarardan sorumlu olduğunu beyan ederek, destekten yoksun kalma nedeniyle oluşan maddi zararın giderilmesini talep etmiştir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortasında rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesinin yollamasıyla anılan Kanunun 85. maddesine göre belirlenmektedir. Buna göre; sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucu meydana gelen kişinin yaralanması veya ölmesinden kaynaklanan bedeni zararlara dayalı maddi tazminat ile tedavi giderleri ve maddi hasarlar sigortacının poliçe limitleri dahilinde tazmin zorunda olduğu zararlar olup, motorlu aracın sigorta poliçesinin bulunmaması halinde bu zorunluluk sürücü ile birlikte ...na aittir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış olup, davacıların desteği olan çocuklarının meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda hayatını kaybettiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre kazada tamamen kusurlu olan sürücünün kullandığı ... plakalı motorsikletin trafik sigortasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası bulunmaması nedeniyle üçüncü kişi konumundaki destekten yoksun kalan davacıların uğradığı bakiye zarardan davalı sürücü ile ...nın sorumlu olduğu sabittir.
Her ne kadar davalı ... vekili zamanaşımı ve müterafik kusur itirazlarında bulunmuş ise de, olay tarihinden itibaren uzamış zamanaşımı süresi olan 10 yılın dava ve ıslah tarihi itibariyle dolmadığı, sunulan ibranamelerin itirazi kayıtla davacılar tarafından imzalandığından makbuz hükmünde olduğu, bu nedenle ibraname tarihinden itibaren başlayan 2 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, kazanın hatır taşıması sırasında meydana geldiği ya da davacıların murisinin müterafik kusur olarak kabul edilebileceği bir davranışının bulunduğu hususunda dosya kapsamında bir delil bulunmadığından bu yöndeki davalı itirazlarına iştirak edilmemiştir.
Bu kabule göre; 16/07/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların çocuğu olan ...'in vefat ettiği, olayın gerçekleşmesine neden olan ... plakalı aracın geçerli bir poliçesi olmadığından ...nın davacıların zararından davalı sürücü ... ile birlikte sorumlu olduğu, meydana gelen kazada davacıların murisinin kusursuz, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın ise tam kusurlu olduğu, kusur durumuna göre davacı ...'ın zararının 42.283 TL, davacı ...'in zararının 41.122 TL olarak hesaplandığı, Mahkememizce alınan 28/11/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu sonuç ve vicdanı kanaatine varılarak davacıların maddi tazminat talepli davalarının kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi neticesinde;
Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Ayrıca ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutulmalı, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmelidir.
Bu ilkeler gözetildiğinde, tarafların kusur durumu, davacıların vefat edenin anne ve babası olması, olay tarihi, olayın meydana geliş şekli dikkate alınarak davacılar yararına ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat takdir edilerek davalı ...'tan tahsiline karar verilmiş, neticeten aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların maddi tazminat istemli davalarının KABULÜ ile;
a) 42.283 TL maddi tazminatın, davalı ... yönünden 16/07/2012 kaza tarihinden, davalı ... yönünden 11/06/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrürre neden olmamak şartıyla) alınarak davacı ...’e verilmesine,
b) 41.122 TL maddi tazminatın, davalı ... yönünden 16/07/2012 kaza tarihinden, davalı ... yönünden 11/06/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrürre neden olmamak şartıyla) alınarak davacı ...’e verilmesine,
2- Davacıların manevi tazminat istemli davalarının KISMEN KABULÜ ile;
a) 40.000,00 TL manevi tazminatın, 16/07/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’e verilmesine,
b) 40.000,00 TL manevi tazminatın, 16/07/2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’e verilmesine,
3-492 sayılı yasa gereğince alınması gereken 11.162,19 TL harçtan peşin alınan 683,79 TL başvuru harcı + 284,28 ıslah harcın mahsubu ile geriye kalan 10.194,12 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (Davalı ... Hesabının bakiye harcın 4.729,32 TL'lik kısmından sorumlu olması şartıyla ) hazineye irad kaydına,
4-Davacı ... lehine maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir ve hesap olunan 5.001,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
5-Davacı ... lehine maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir ve hesap olunan 4.873,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
6-Davacı ... lehine manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir ve hesap olunan 4.750,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine,
7-Davacı ... lehine manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir ve hesap olunan 4.750,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine,
8-Davacılar tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı + 683,79 TL peşin harç + 284,28 ıslah harcı + 137,00 TL tebligat - müzekkere giderleri + 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.136,47 yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
9-Kullunılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin ve davalı ...’ın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.