T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/46 Esas
KARAR NO : 2025/172
DAVA : Alacak - Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/01/2016
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı/Karşı davalı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davalı ... ile dava dışı .... ... Müdürlüğü arasında, ... 15. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 247 pafta, 122 ada, 170,171, 172 ve 173 numaralı parseller, ... 15. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185 ve 186 sayılı parseller, ... 15. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ... ilçesi ... mahallesi 247 pafta 122 ada, 174, 175, 176, 177 ve 178 sayılı parseller ile ilgili imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin birleştirilmesi sonucu düzenlenmiş olan ... 10. Noterliğinin...tarih ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasının akabinde davalı şirket tarafından müvekkili şirkete başvurulduğunu, işbu sözleşmeden doğan edimini yerine getiremeyecek durumda olmasından dolayı müvekkili şirkete devredilmesi teklifi sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan gerekli araştırmalar neticesinde, tarafların işbu sözleşmenin mevcut şartlarla müvekkili şirkete devredilmesi hususunda şifahen anlaştığını, tarafların anlaşmasının ardından gerek müvekkili şirket tarafından gerekse davalı şirket tarafından ilgili kurumlara gerekli başvurular yapılarak, sözleşmenin ...'a devredilmesinin önünde herhangi bir hukuki veya maddi engel olup olmadığının sorulduğunu, bu kapsamda ...Hukuk Müşavirliğinin 05.08.2015 tarihli 28196830.045.02.01.332 sayılı uygunluk yazısının sunulduğunu, sözleşmenin devrinin mevuzat çerçevesinde uygunluğunun değerlendirilmesi ve gerekli iznin alınması amacıyla ... tarafından bağlı bulunduğu Başbakanlık Kurumuna 17.08.2015 tarihinde ilgili yazı yazılarak muvafakati sorulduğunu, ... Genel Müdürlüğünün ... sayılı, 17.08.2015 tarihli ve "sözleşme devri" konulu yazısını dilekçe ekinde sunduğunu, gerek müvekkili şirket gerekse davalı şirket tarafından ... Başbakanlık ve ... Müdürlüğü vb. tüm ilgili kurumlara yapılan başvurular neticesinde müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeyi devralmasına dair talepler bağlı bulunan kurum olan Başbakanlık tarafından uygun bulunduğunu ve gerekli tüm izinlerin verildiğini, nihayetinde ... tarafından ... 10. Noterliğine ... tarihli yazı yazılarak, davalı şirket ile dava dışı ve arsa maliki olan idare arasında işbu noterlikte imzalanan... tarih ve ... yevmiye numaralı 3 adet sözleşmeyi birleştiren ek sözleşmenin kalan süre için müvekkili şirkete devir işlemlerinin yapılması hususunun rica edildiğini, taraflar arasında sözleşmenin devrine ilişkin anlaşmalar sağlandığını, sözleşme konusu arsanın malikinin idare olması nedeniyle gerekli izin ve hukuki prosedürlerin tamamlanması için tüm başvuruların yapıldığını, nihayetinde de müvekkili şirketin sözleşmeyi devralabilecek nitelikleri haiz olduğu kanaatiyle ilgili idare tarafından gerekli onayların verildiğini, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile sözleşmenin temliki hususunda anlaştıklarını, bu süreç içerisinde davalı şirketin sözleşmenin devir bedelinin karşılığı olarak müvekkili şirketten ödemeler yapmasını talep ettiğini, bu talep üzerine müvekkili tarafından bankadan davalı şirketin banka hesabına 19/03/2015 tarihinde 200.000 TL, 02/04/2015 tarihinde 300.000 TL, 10/06/2015 tarihinde 90.000 TL ve 19.11.2015 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...’ya elden nakit olarak 100.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin işbu devir işleminin gerçekleşecek olması nedeniyle temlik işleminden doğan edimlerini ifaya yönelik olarak toplamda 690.000 TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin idare tarafından gerekli onayın verilmesi için idarenin talebiyle işbu sözleşmeye güvence oluşturulması için sahip olduğu bir çok taşınmazını ipotek altına aldırarak Halkbank'tan 800.000 TL kesin teminat mektubu alarak,... sunduğunu, bu mektubun alınması ve devir işlemlerinin gerçekleşmesi sırasında müvekkili şirket tarafından yüksek meblağlarda masraf yapıldığını, gerekli tüm resmi prosedürlerin tamamlanması ve müvekkili şirketin üzerine düşen tüm hukuki ve mali edimleri gereğiyle ifa etmesine karşın davalı şirket tarafından hiçbir gerekçe olmaksızın, noter kanalıyla gerekli imzaların atılması ve sözleşme devrinin gerçekleşmesi için yapılan hiç bir davete olumlu yanıt verilmediğini, müvekkili şirket tarafından bu süreçte davalı şirket bir çok kez notere çağrıldığını lâkin kasıtlı ve kötü niyetli bir irade ile noterde hazır bulunmaktan imtina ettiğini, ... 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek müvekkili şirket tarafından ilgili sözleşmelerin devredileceği inancına dayanarak ödenen 690.000 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte müvekkili şirkete iadesinin, bunun yanında müvekkil şirketin sözleşmenin devredilmesi için yaptığı tüm masrafların iadesi, sözleşmenin kurulmaması nedeniyle kaybedilen kâr, yoksun kalının kâr ve sair tüm fiili zararların 5 gün içinde tazmin edilmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından işbu ihtarın tebellüğ edildiği halde herhangi bir ödeme yapılmadığını ve herhangi bir cevap verilmediğini, davalı şirketin noter kanalı ile devir sözleşmesini imzalamaması nedeniyle müvekkilinin uğradığı tüm zararların davalı tarafından tazmini gerektiğini belirterek; müvekkili tarafından davalıya ödenen 690.000 TL'nin ödendiği tarihlerden itibaren işletilecek ticari faizlerle birlikte müvekkili şirkete iadesine, müvekkili şirketin fiili zararlarının, yoksun kaldığı kâr miktarının, sözleşme dolayısıyla yapılan masrafların ve menfi-müspet tüm zararlarının bilirkişi raporundan sonra arttırılmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 160.000 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-Karşı davacı vekili Mahkememize verdiği cevap ve karşı dava dilekçesi ile; davacı şirketin, müvekkili şirkete, devre hazır olduğunu veya devri yapmak üzere Noterde hazır olunmasına dair herhangi bir ihbar, ihtar veya bildirimde bulunmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirkete, sözleşmeden döndüğünü dahi bildirmediğini, müvekkili şirketin, davacının sözleşmeden dönmüş olduğunu, Mahkemeye verilen 15.06.2016 tarihli dilekçenin ve tensip zaptının tarafına tebliği üzerine öğrenildiğini, dolayısıyla davacı tarafın, müvekkili şirketin, kararlaştırılan devre yanaşmadığına dair iddiasının hiçbir maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın kararlaştırılan bedele mahsuben müvekkili şirkete ödemiş olduğu tutarın dava tarihi itibariyle 453.120 TL olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin, müvekkili şirketin üstlendiği ... 10. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmesinin, tüm hak ve borçları ile birlikte 1.200.000 USD. karşılığında davacıya devri konusunda anlaştıklarını, bu doğrultuda 2015 yılı başında işlemlere başladığını, davacı tarafın, bu tutara mahsuben müvekkil şirkete dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde toplamda 690.000 TL ödeme yaptığını, ancak davacı şirketin, yıl sonu sıkışıklığı nedeniyle paraya ihtiyacı bulunduğunu belirterek devir avansı olarak müvekkili şirkete ödediği parayı kısa bir süreliğine geri istediğini, müvekkili şirketin de, davacı şirket ile aralarındaki iyi niyetli iş ilişkisini göz önüne alarak davacı şirkete yardımcı olmak amacıyla hesap müsaitliği doğrultusunda işbu avans hesabından 31.12.2015 tarihinde 236.880 TL iade ettiğini, davacı şirketin sözleşmeyi feshetmek arzusu içinde olduğunu, dolayısıyla devir bedeline mahsuben ödenen parayı bu kötü niyetle iade talep ettiğini anlamadığını, dolayısıyla davacı şirketin müvekkili şirkete gönderdiği devir bedeli avansı tutarının, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi 690.000 TL olmayıp, 453.120 TL olduğunu, davacı tarafça, davadan önce müvekkili şirkete iletilmiş her hangi bir fesih bildirimi bulunmadığını, sözleşmeye uymayan müvekkili şirket değil, davacı şirketin olduğunu, mütemerrit durumdaki davacı şirketin zaten zarar-ziyan talep edebilmesinin mümkün olmadığını, davacının tam olarak hangi gerekçelerle ve hangi nedenlere dayalı müspet ve menfi zarar talep ettiğinin açıklattırılması gerektiğini belirterek; açılan asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı davalarında ise sözleşmeden vazgeçenin davacı olduğunu, haklı bir neden olmadan davacının sözleşmeden dönmesi nedeniyle 1.200.000 USD devir bedelinden ayrıca davacının sözleşmeyi devir alacağı inancı ile işin gecikmesinden dolayı, malzeme fiyatlarından dolayı ve ... ile yapılan sözleşmedeki gecikme halinde uygulanacak cezalar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararların tazmini gerektiğini, davacı tarafça sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tam olarak bu aşamada tespit edilemediğinden ileride arttırılmak üzere 10.000 TL'nin davacıdan tahsilini talep ettiklerini belirterek; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile şimdilik 10.000 TL'nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-Karşı davacı vekili Mahkememize sunduğu 12/02/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile; devir bedeli alacağı ve olumsuz zarar tazmini için talep ettikleri alacak bedelini 140.000 TL'ye çıkarttıklarını belirtmiş ve tamamlama harcını yatırmıştır.
Davacı-Karşı davalı vekili Mahkememize sunduğu 20/03/2025 tarihli kısmi feragat dilekçesi ile; dava dilekçesinde davalı tarafa ödendiği bildirilen 690.000 TL'nin 236.880 TL'lik kısmının müvekkili şirkete iade edildiğinin yargılama sürecinde ortaya çıktığından, iade edilen kısımdan feragat ettiklerini ve bu alacak ile ilgili taleplerinin 453.120 TL olarak düzelttiklerini belirtmiştir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 12/10/2017 tarih ve ...E. - ...K. sayılı kararı ile görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememizin bu kararının İstinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 07/02/2019 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilerek Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Asıl davada Alacak-Tazminat, Karşı dava ise; Tazminat davasıdır.
Taraf delilleri toplanmış, taraf tanıkları dinlenmiş, bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... mahkememize sundukları 07/12/2020 tarihli raporlarında; asıl dava bakımından; davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle, bakiye 453.120 TL bedel iadesi alacağı bulunduğunu, bu alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili gerektiğini, karşı dava bakımından; karşı davacının devir sözleşmesinin sözlü olarak akdedilmesinden sonra, sırf bu devrin gerçekleşeceğine güvenmesi nedeniyle iddia ettiği gibi zararlara uğradığı yönünde bir kanaat ve sonuca ulaşılamadığını, davalının zarara ilişkin iddia ve taleplerinin ispata muhtaç olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...mahkememize sundukları 15/06/2021 tarihli ek raporlarında; kök rapordaki görüş ve kanaatlerini değiştirecek herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler... ve ... Mahkememize sundukları 28/07/2022 tarihli raporlarında; davacının asıl dava kapsamında davalı şirkete yapmış olduğu ödemeler ve iadelerden sonra kalan tutar olan 445.728 TL tutarını temerrüt tarihi itibarı ile davalı şirketten talep edebileceğini, karşı dava ile ilgili olarak ise, davalı karşı davacı vekilinin talepleri değerlendirildiğini, yapılması üstlenilen işin maliyet artışları nedeniyle uğranılan kayıp ile devrin gerçekleşmesine yönelik davalının yaptığını beyan ettiği masraflara ilişkin dosya kapsamında somut herhangi bir belge olmaması sebebiyle bu konuda davalı karşı davacının herhangi bir talebinin hesapsal olarak karşılanamadığını, ancak davalının davacıdan, asıl işverene karşı sözleşme kapsamında yapılan gecikme cezası talebi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmeler sonucu; davalı tarafından sözleşme kapsamında asıl işverene (... İstanbul ... Bölge Müdürlüğü) karşı fiilen gerçekleşen/yapılan herhangi bir ödeme dosya kapsamında görülmediğini, ancak mahkemenin, davalının işi yapmada davacının işi devralmaması nedeniyle gecikildiğinin kabulü yönünde bir görüşü benimsemesi halinde, davalı karşı-davacının talep edebileceği gecikme cezası tutarı 353.162,70 TL olarak hesaplandığını belirtmişlerdir.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 27/02/2023 tarihli ayrık raporunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sözleşmenin devrinin gerçekleştirilememesinin hangi taraftan kaynaklandığı ve buna göre işin gecikmesinden doğan zararlara hangi tarafın katlanması gerektiği üzerinde toplandığını, davacı şirketin her ne kadar sözleşmeden dönme ifadesini kullanmamış olsa da, 05/01/2016 tarihli ihtarnamesinde, sözleşmenin devir bedeli için ödediği avansın iadesini ve sözleşmenin ifa edileceği inancıyla uğramış olduğu zararların tazminini istenmiş olmasının ve ayrıca idareye gönderdiği ihtarnamede sözleşme sebebiyle hiçbir yükümlülüğünün kalmadığını bildirmiş olmasının, sözleşmenin devri anlaşmasından dönme anlamına geldiği, bu durumda davalı şirketin 05.01.2016 tarihli ihtarnamenin kendisine tebliği anında davacının sözleşmeden dönme iradesini ve iade taleplerini öğrendiğinin anlaşıldığını, sözleşmeden dönmenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı incelendiğinde; davacının davalının ifade ettiği gibi sözleşmenin devri için davalıyı 15-16 ay onaylamadığını, ihale gereği düzenlenen sözleşmenin devri için idareden gerekli izni aldıktan (20.10.2015) tam iki buçuk (2,5) ay sonra (05.01.2016) davalıya ihtar gönderdiğinin görüldüğünü, taraflardan birinin sözleşmenin devri için noterde hazır bulunmasına karşın diğerinin devre yanaşmamış olduğuna ilişkin yazılı bir belgenin veya noterde düzenlenmesi beklenen bir tutanağa dosyada rastlanmadığını, dosyanın mevcut durumu itibariyle, sözleşmenin devri için noterden bir randevu alınıp alınmadığı veya hangi tarafın noterde hazır bulunduğu, hangi tarafın hazır bulunmadığını, kimin imzadan imtina ettiği; sözleşmenin devri anlaşmasının akamete uğramasında hangi tarafın kusurlu olduğunun tespit edilemediğini, dolayısıyla davacı tarafından sözleşmeden dönmenin haklı olup olmadığının da değerlendirilemediğini, sözleşmenin noterde resmen devri işleminin her iki taraf sorumluluğunda olduğunu, taraflar sözleşmenin devri için girişimlerde bulunmuş olmasına rağmen devir işlemini tamamlayamadıklarından ve kusurlu davranan taraf dosyadan anlaşılamadığından ortak kusurlu olarak değerlendirilmelerinin, sözleşmenin devrini gerçekleştirememeleri nedeniyle uğradıkları zararlara katlanmalarının hakkaniyete uygun düşeceğini, sözleşmeden dönme sebebiyle davacının, devir bedeli olarak ödediği; heyetlerinin teknik heyeti tarafından tespit edilen 445.728 TL'nin, 05.01.2016 tarihli ihtarnamede belirtilen 5 günlük sürenin sona erdiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte kendisine iadesini isteyebileceğini, bunun dışında, tarafların birbirlerinden gecikme cezası veya menfi tazminat kalemleri altında bir alacak talep edemeyeceğini belirtmiştir.
Bilirkişiler ..., ...ve ... mahkememize sundukları 08/11/2023 tarihli raporlarında; taraflar arasındaki devir sözleşmesindeki "ücret" hususunun, miktardan bağımsız olarak, kamu düzenine ve 4735 s. Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu md. 16'nın emredici hükümlerine aykırı olduğunun değerlendirildiğini, tarafların İdare'den devir için aldıkları izin başvurularında "aynı şartlarla" devrin gerçekleşeceğinin belirtildiği, devirden ücret alınacağı hususunda İdare'ye herhangi bir bilgi verilmediğini, davalı tarafın devir için gerekli izinlerin alınmasına rağmen, anlaşılan ücretin eksik ödendiğini savunması ve devrin gerçekleşmemiş olduğu göz önüne alındığında, devir bedeli olmasaydı Davalının bu sözleşmeyi imzalamaya yanaşmayacağının açıkça anlaşıldığı, bu nedenle takdir Mahkeme'ye ait olmak üzere, taraflara arasındaki sözleşmenin TBK md.27/II kapsamında "kesin hükümsüz" olarak kabul edilebileceğini, Mahkemece sözleşmenin kesin hükümsüz olduğuna kanaat getirilmesi halinde, sözleşme başlangıçtan itibaren hukuki hiçbir sonuç doğurmayacağından, tarafların karşılıklı ve aynı anda edimlerinin iadesi sağlanması hedeflenebileceğini, davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde davacının yapılan ödemeler nedeniyle davalıdan alacak tutarının 445.728 TL olduğu hesap edilmekte olduğunu, davacının ... verdiği teminat mektubuyla ilgili olarak ...A.Ş.’ne 15.10.2015 – 30.04.2019 tarihleri arasında 15 ayrı dönemde 3.000,00 TL komisyon + 150,00 TL BSMV olmak üzere toplam 47.250,00 TL (15 x 3.150,00 ) teminat mektubu komisyonu ödediğinin görüldüğünü, davacı taraf 2015 yılı içerisinde davaya konu işi yapacağı için başkaca bir iş almadığını beyan etmekle birlikte bu hususla ilgili olası kar kayıplarının hesaplanabilmesi için dosyaya sunduğu ispata yarar bir belgeye rastlanmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ...ve ...mahkememize sundukları 28/05/2024 tarihli raporlarında; cari hesap yönüyle davacı - karşı davalının nezdinde davalı- karşı davacının 120 nolu ticari alacaklar hesabında takip edildiği mezkur hesapta davalı- karşı davacı tarafından ...inşaata gönderilen 590.000 TL ödemenin ve iade 236.880 TL ‘nin kayıtlı olduğu, elden ödenen 100.000 TL ‘nin hesaba katılması ile 445.728 TL davacı karşı davalının alacaklı olduğunu, mahkemenin davalının işi yapmada davacı karşı davalının haksız olarak işi devralmaması nedeniyle gecikmiş olduğu yönünde karar vermesi halinde; Başbakanlık ... tarafından kabul edildiği tarih olan 10.10.2015 tarihi ile dava tarihi olan 15.06.2016 tarihleri arasında geçen süre olan 245 gün için 1.502,82x245=368.190,90 TL olduğunu, davalı- karşı davacının gecikme cezasına katlandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, sözleşme görüşmelerine başlanılan devir sözleşmesinin noterde yapılmamasına, yani sözleşme görüşmelerinin kesilmesine ve bu sebeple diğer tarafın zarara uğramasına eldeki davanın taraflarından kimin kusuru ile sebep olunduğu dosya içeriğinde ortaya konulamadığından, sözleşme görüşmelerinde kusur sorumluluğuna (... sorumluluğuna) dayanılamayacağı, bu bağlamda menfi zararın tazmininin de talep edilemeyeceğini, ancak davacı-karşı davalının, heyetlerinde yer alan teknik bilirkişinin yukarıda yer alan 445.728 TL davacı karşı davalının alacaklı olduğu tespiti karşısında, bu miktarı davalı-karşı davacı taraftan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceğini, TBK m.117 f.2’nin hükmü karşısında, davacı-karşı davalı tarafından yapıldığı belirtilen ödeme tarihlerinde taraflar arasında sözleşme görüşmelerinin devam ettiği anlaşıldığından, davalı-karşı davacının iyiniyetli olduğu, bu nedenle davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıya keşide ettiği ... 4.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarının, ihtarın içeriğine göre, davalı-karşı davacıya tebliğinden itibaren 5 gün sonraki tarihte davalı-karşı davacının temerrüde düştüğünün söylenebileceğini belirtmişlerdir.
Bilirkişiler..., ... ve ... mahkememize sundukları 02/12/2024 tarihli ek raporlarında; kök rapordaki görüşlerinde değişiklik olmadığını belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı-karşı davacı ile ...arasında imzalanmış olan sözleşmenin davacı-karşı davalı şirketi devri konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıkları, ancak sözleşmenin noterde devrinin yapılmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın devir sözleşmesinin yapılmamasına hangi tarafın sebebiyet verdiği ve bu nedenle uğranılan zarardan hangi tarafın sorumlu olduğu ve davacı-karşı davalı tarafından, davalı-karşı davacıya bu sözleşme nedeniyle ödenen miktarın iadesinin talep edilip edilmeyeceği hususunda olduğu anlaşılmıştır.
TBK.nın 117/1. maddesine göre; davacı ile davalı arasında sözlü olarak akdedilmiş olan devir sözleşmesinin haklı olarak feshedilebilmesi için, Noterde devir sözleşmesinin akdedilmesi için gerekli olarak hazırlıkların tamamlanmasından sonra, davacı şirketin davalıya keşide edeceği bir temerrüt ihtarnamesi ile davalıdan, devir sözleşmesinde kaynaklanan borcunu ifa etmesini talep etmiş olması ve bu suretle davalıyı devir borcunun ifasında temerrüde düşürmesi gerekmektedir.
TBK.nın 123. maddesine göre; karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri borcun ifa edilmesi için uygun bir süre vermesi gerekir. Buna göre davacı şirketin davalı şirkete, devir borcunu ifa etmesi için uygun bir süre vermesi ve sürenin sonunda davalı şirket devir borcunu ifa etmez ise akdi haklı nedenle feshetme hakkı elde edebilecektir.
Davacı- karşı davalı şirketin sözleşmeyi feshetmeden önce temerrüt ihtarnamesi ve süre verme ihtarnamesi göndermediği anlaşılmıştır. Davacı dava dışı Met-Ak Mimarlık Şirketi tarafından davalıya keşide edilmiş 05.01.2016 tarihli noter ihtarnamesini sunmuştur. Bu ihtarname niteliği itibariyle, devir sözleşmenin feshedilmesi iradesini ve fesih nedeniyle uğranılan zararların ödenmesi talebini içeren bir ihtarname niteliğindedir. Bu nedenlerle davacı- karşı davalı şirketin temerrüt ihtarnamesi göndermeden ve süre vermeden taraflar arasında akdedilmiş olan devir sözleşmesini haksız olarak feshettiği sonucuna varılmıştır.
Davacı- karşı davalı sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararları, yapmış olduğu masrafları, kar kaybını talep edemeyeceğinden davacı- karşı davalının bunlara ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sözleşmenin feshedilmesi ile birlikte sözleşme geçmişe etkili olarak ortadan kalkmıştır. Bu nedenle sözleşme nedeniyle tarafların bir birine verdiklerini geri isteyebileceklerinden dolayı davacı-karşı davalı; davalı- karşı davacıya devir bedeli olarak verdiği ödemeleri talep edebilir. Davacı-karşı davalı dava dilekçesinde 690.000 TL devir bedeli alacağının tahsili talep etmiş daha sonra verdiği kısmi feragat dilekçesiyle taleplerini 453.120 TL ye indirdiklerini ve kalan 236.880 TL ile ilgili davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Davacı- karşı davalının davalı- karşı davacıya toplam 690.000 TL devir bedeli ödemesi yaptığı ve bunun 236.880 TL.sinin davacıya iade edildiği anlaşıldığından; davacı- karşı davalının davalı- karşı davacıdan devir bedeli olarak 690.000 TL - 236.880 TL = 453.120 TL talep edebileceğinden davacı- karşı davalının bu miktar alacakla ilgili talebinin kabulüne, davacı- karşı davalı vekili tarafından verilen kısmi feragat dilekçesi ile feragat edildiği bildirilen 236.880 TL'lik alacak kısmının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı- karşı davalı tarafından, davalı- karşı davacıya gönderilen ... 4. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağın talep edildiği ve 5 günlük ödeme süresi verildiği ve bu ihtarnamenin davalıya 06/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından temerrüt tarihinin 12/01/2016 tarihi olduğu sonucuna varılarak 453.120 TL'lik davacı-karşı davalı alacağına bu temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Karşı davada davalı- karşı davacı sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararların tazminini talep etmiştir. Davacı-karşı davalı, taraflar arasında akdedilmiş olan devir sözleşmesini haksız olarak feshetmiştir. Devir sözleşmesinin feshedilmesi ile birlikte devir sözleşmesi geçmişe etkili olarak ortadan kalmıştır. Bu nedenle davalı-karşı davacı, sözleşmenin feshi nedeniyle uğramış olduğu menfi zararların tazminini, ispat etmesi şartıyla talep edebilir. Ancak Davalı- Karşı davacı karşı dava ile talep ettiği; meydana gelen maliyet artışı nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarar ilişkin, kendisine uygulanacak gecikme cezasını ödediğine ilişkin, mahrum kaldığı kiraya ilişkin ve yaptığı masraflara ilişkin hiçbir delil ve belge sunanmamış ve zararını ispat edememiştir. Bu neodnele karşı davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
a)Davacının ödeme ile ilgili iade davasının kısmen kabulü ile; 453.120 TL’nin temerrüt tarihi olan 12/01/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine,
b)Davacının diğer tüm taleplerinin reddine,
2-KARŞI DAVANIN REDDİNE,
3-ASIL DAVADA;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre alınması gereken 30.952,63 TL harçtan peşin alınan 14.515,88 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 16.436,75 TL harcın davalıdan tahsiline,
b)Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ve 14.515,88 TL peşin harç olmak üzere toplam 14.545,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 71.968 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın reddedilen kısmına göre hesaplanan 63.500,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Davacı tarafından yapılan 805,05 TL tebligat-müzekkere gideri ve 29.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.305,05 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 16.155,09 davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-KARŞI DAVADA;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 2.363 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 1.747,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde karşı davacıya iadesine,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine,
c)Karşı davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
5-Asıl ve birleşen davada taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*