T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/601 Esas
KARAR NO : 2025/521
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/12/2019
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1974 yılında kurulmuş, baskı teknolojileri alanında uzmanlaşmış kadroya sahip, sertifikalı teknik elemanlarıyla servis ve hizmet vermekte olduğunu, davalı ... ile müvekkili arasında 2004 yılında ... marka mürekkeplerin Türkiye'de tek elden satış ve pazarlaması için distribütörlük ilişkisi kurulduğunu, bu ticari ilişkide ürünün Japonya'dan yüklendiğini, faturanın ... tarafından kesildiğini, müvekkili şirketin yoğun çabası ve yatırımlarıyla davalıya ait ürün satışlarının en üst seviyeye çıkmış olduğunu, davalının 12/01/2015 tarihinde yüzde yüz iştiraki olan ... A.Ş.'yi kurduğunu ve 20116 yılında ...Tic A.Ş. Hisselerini satın alarak şirket unvanını ... Tic A.Ş. olarak değiştirdiğini, bu suretle ülkemize gelen davalının "hiçbir fark olmayacak, satış faaliyeti aynı şekilde devam edecek / ..." sözüyle müvekkilinin Türkiye'deki tek elden satışının bayiliğe çevrildiğini ve önce 01/05/2016 tarihinde ... Türkiye, sonra ...Tic. A.Ş. ile bayilik ilişkisi kurulduğunu, bunun da sebebinin sonradan anlaşılmış olduğunu, davalının işi ve müşteri portföyünü öğrendikçe cirosunun arttığını ve müvekkili cirosunun ise birebir azaldığını, davalının ihtilaflı olayda dürüst davranmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; şimdilik belirsiz olan denkleştirme tazminatı (HMK 107 belirsiz alacak) için fazlası ve diğer tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline 90.000-TL tazminat ödenmesini, dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı ....A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 122 uyarınca denkleştirme tazminatı istemine ilişkin olduğunu, ilgili madde uyarınca acente veya tek satıcılık ile tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra denkleştirme isteminde bulunma imkanı tanınmış olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davacı yanın dilekçesinde belirttiği üzere 13.12.2018 tarihinde sona ermemiş olduğunu, müvekkili şirket ile davacı yanın ticari ilişkisi devam etmekte olduğunu, müvekkili şirket ile davacı yan arasında ilk olarak 2016 tarihinde davacı yanın yalnızca müvekkili şirketin ürünlerini satacağı, sözleşme konusu ürünlere ve markalara rakip ürünlerin üretim ve ticaretinin yapılmayacağı konulu tek elden satın alma sözleşmesi imzalanmış olduğunu, sözleşme belirli süreli olmakla birlikte 01/05/2016 tarihinde imzalanmış ve 31/12/2016 tarihinde kendiliğinden sona ereceği taraflar arasında belirlenmiş olduğunu, sözleşmede belirtilen süre sonrasında ise davacı yan ile müvekkili şirketin 2017 yılında sözleşmede belirtilen tüm maddelere uygun olarak fiili ilişkisine aynen devam etmekte olduğunu, 2017 yılında aynı şekilde taraflar arasında davacı yanın müvekkili şirketin ürünlerini tek elden satacağına dair taahhüdü ile davacı yanın müvekkili şirketten ürün satın almış ve pazarda satmış olduğunu, ikinci olarak ise 01/01/2018 tarihinde taraflar arasında 2016 tarihli sözleşme ile aynı şartları barındıran tek elden satın alma sözleşmesi imzalanmış olduğunu, söz konusu sözleşmenin, 31/12/2018 tarihinde kendiliğinden sona ereceğine dair madde bulunduğunu, her ne kadar taraflar arasında 31/12/2018 tarihinde imzaladıkları sözleşme sona ermiş olsa da tarafların söz konusu tarih sonrasında sözleşme uyarınca hukuki ilişkilerine devam ettiklerini, davacı tarafın müvekkilinden ürün almaya devam etmiştir ve tarafların aralarındaki iş faaliyetlerinin 2019 yılının sonuna kadar devam etmiş olduğunu, tarafların 2017 ve 2018 yılına ait net satış miktarları ve kar oranına ilişkin yapılan değerlendirme sonrasında davacı yanın beklenen kar oranını sağlayamadığının açık durumda olduğunu, ilgili oranların düşüklüğünün tek etkeninin ise davacı yanın başarısız pazar politikası olduğunu, kaldı ki, davacı yan tarafından da 2017 ve 2018 yılına ait net satışlar ve kar oranları değerlendirilmesi akabinde kendilerinin de memnuniyetsizliklerini müvekkili şirkete birçok kez iletmiş olduklarını, müvekkili şirketin ise satış hacmini arttırmak için davacı yana eğitimler, müşteri ziyaretleri, teknik destek hizmetleri gibi birçok konuda yardımcı olduklarını fakat müvekkili tarafından yapılan tüm çabaların karşılıksız kalmış olduğunu ve davacı yanın müvekkilinin diğer birçok bayisi gibi beklenen satış hacmini yakalayamamış olduğunu, fakat müvekkili şirket ticari ilişkisini 2018 yılı sonrasında da aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmemesi ve fiilen satışlara devam edilmesi gerekçesiyle yazılı sözleşme olmaksızın taraflar arasındaki bayilik şartlarıyla devam ettiğini karşılıklı olarak kabul ederek ticari ilişkileri devam etmiş olduklarını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılında akdettikleri sözleşme sonrası 2019 aralık ayı sonuna kadar devam etmiş olduğunu, davacı yanın işbu davayı ikame ettiği tarihte sözleşme ilişkilerinin sona ermediğini, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan ilişkinin, davacı yanın iddia ettiği üzere 31/12/2018 tarihinde sona ermediğini, taraflar arasında fiili ilişkinin devam etmesi sebebiyle davacı yan ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin mevzuattaki kabul edilen görüşe göre belirsiz süreli olduğunu, aksi görüşler kabul edilse dahi taraflar arasındaki sözleşmenin aynı süre ile yenilenmiş sayılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin işbu davanın ikame edildiği tarihte devam etmesi sebebiyle davacı yanın müvekkili şirketten denkleştirme isteminde bulunmasının Türk Ticaret Kanunu madde 122’ye aykırılık oluşturması sebebiyle işbu davanın müvekkili yönünden öncelikle husumet sebebi ile aksi kanaatte olunması halinde esastan reddini talep ettiklerini, ayrıca davacı yan ile müvekkili şirketin aralarındaki sözleşmesel ilişki devam ederken davacı yan aralarındaki sözleşmesel ilişkiye aykırı olarak hareket etmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin yalnızca davacı yanın tek elden satın alma taahhüdünü barındıran sözleşme olmakla birlikte müvekkili şirketin davacı yan haricinde birçok bayilik ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı yana ait müşteri portföyüne ihtiyaç duymaksızın var olduğu pazarda hakim konumda olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız bir şekilde açılmış olan davanın, öncelikle husumet yönünden reddini, Mahkeme aksi takdirde ise davanın esasa girilerek reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı ...A.Ş.'nin tasfiye memuru cevap dilekçesinde özetle; ...Şirketi'nin16/01/2015 tarihinde kurulduğunu, 17/06/2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı uyarınca tasfiye edilmesine karar verildiğini, davalı şirketler arasında hiçbir hukuki bağ bulunmadığını, davacı ile davalı ... Kimya arasında 2017 Ocak ve 2017 kasım dönemleri arasında faturalar düzenlendiğini, bu faturaların karşılığının kuruşu kuruşuna ödendiğini, davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, şirketin 2017 tarihinden sonra tasfiye sürecine girdiğini, şirket kapalı olduğundan faaliyeti bulunmadığını ve davacının iddia ettiği gibi müşterisi sebebiyle kar ve ya zararı olamayacağını, davacı yan ile müvekkili arasında acentelik sözleşmesi akdedilmediğini tasfiye döneminden önce cari hesap ilişkisi ile ticari ilişki mevcut olduğunu, 2017 yılından itibaren ticari yönden pasif olduğundan pasif husumet itirazları bulunduğunu iddia ederek davanın reddini talep ettiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, denkleştirme (portföy) tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ilk olarak ... firması ile 2004 yılında distribütörlük ilişkisi kurduğunu, ürünlerin Japonya'dan geldiğini, faturanın ...'ye kesildiğini, davalının 2015 yılında ... Türkiye firmasını kurduğunu, müvekkilinin 01.05.2016 tarihinde ..., sonra ... Tic. A.Ş. Firması ticari ilişki kurduğunu iddia ederek dört şirkete karşı dava açmış ise de Mahkememizin 04/03/2024 tarihli tefrik kararı ile ... ile ... Ltd hakkında açılan davanın başka bir Esasa kaydına karar verilmiştir.
Davalılardan ... Şirketi'nin tasfiye sürecine girdiğinin ve 12/04/2018 tarihinde sicilden terkin edildiği görülmekle Mahkememizin 06/10/2020 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı ile davacıya davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verilmiş, ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E ...K sayılı kararı ile davalı şirketin ihyasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
2016 tarihli ... Mürekkepleri Tek Elden Satın Alma Sözleşmesinin incelenmesinde; taraflarının davacı şirket ile davalılardan... A.Ş. Olduğu, davacının , sözleşme konusu ürünleri sadece davalı şirketten tedarik edeceğinin düzenlendiği , sözleşmenin 01.05.2016-31.12.2016 tarihleri arasında hiç bir ihtara gerek kalmaksızın sona ereceğinin düzenlendiği görülmüştür.
2018 tarihli T... Mürekkepleri Tek Elden Satın Alma Sözleşmesinin incelenmesinde; taraflarının davacı şirket ile davalılardan ... A.Ş. Olduğu, davacının , sözleşme konusu ürünleri sadece davalı şirketten tedarik edeceğinin düzenlendiği , sözleşmenin 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasında hiç bir ihtara gerek kalmaksızın sona ereceğinin düzenlendiği görülmüştür.
2019 tarihli ...Mürekkepleri Bayilik Sözleşmesinin incelenmesinde taraflarının davalılardan ... A.Ş. İle dava dışı ...Ltd. Şti Olduğu, dava dışı şirketin , sözleşme konusu ürünleri sadece davalı şirketten tedarik edeceğinin düzenlendiği , sözleşmenin bayi olan dava dışı şirkete çalıştığı bölgede tekel hakkı vermeyeceğinin, davalı şirketin istediği bölede başka acentelikler açma hakkının düzenlendiği, davalı şirketin 2019 tarihli başka bir bayilik sözleşmesi ile de dava dışı ... Şti ile benzer şekilde bayilik ilişkisi kurduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi..., sözleşme uzmanı bilirkişi ..., işletme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-Somut olayda davanın 4 farklı tüzel kişiye yöneltildiği ve bu nedenle ilgili tüzel kişiler ve davacı arasındaki ilişkinin ayrı ayrı ele alınması gerektiği,
2-Davacı ve davalılardan ... ile ... arasındaki ticari ilişkinin tek satıcılık ilişkisi olduğu, TTK m. 122/5 uyarınca denkleştirme isteminin, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanacağı, davacı ve ... ile ... arasındaki ilişkinin, 01.05.2016 tarihinden itibaren ... TİC. AŞ ile bayilik ilişkisi üzerinden devam ettiği, davanın 09.12.2019 tarihinde açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, TTK m. 122/4’te düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, dolayısıyla davacı taleplerinde haklı görülse dahi talep hakkının, hak düşürücü süre nedeniyle sona ermiş olduğu,
3-Davacı ve ...Tic AŞ arasındaki ticari ilişki 2015-2017 yıllarında gerçekleşmiş olduğu, davanın 09.12.2019 tarihinde açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, TTK m. 122/4’te düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, dolayısıyla davacı taleplerinde haklı görülse dahi talep hakkının, hak düşürücü süre nedeniyle sona ermiş olduğu,
4-Davacı ve davalı ... TİC. AŞ arasındaki ticari ilişki, 01.05.2016 tarihli “...” ile başlamış olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin acentelik ilişkisi olabileceği ve dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 Ocak ayına kadar devam ettiği, henüz sona ermeyen bir acentelik sözleşmesi kapsamında denkleştirme talep edilemeyeceği, dolayısıyla davacının taleplerinin haklı olup olmadığı incelenmeksizin, TTK m. 122’de ilk şart olan acentelik sözleşmesinin sona erme şartının sağlanamaması nedeniyle denkleştirme talebinde bulunulamayacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 10/12/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda; "...Hukuki tavsifi ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, yukarıda arz ve izah olunduğu üzere itiraz üzerine yapılan değerlendirmede kök rapordaki görüşümüzü değiştirecek bir hususa rastlanılmış değildir..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Denkleştirme tazminatı, 6102 Sayılı TTK'nın acentelere ilişkin 122.maddesinde "Denkleştirme istemi" başlığı altında düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK'nın 122.maddesinde;
" (1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;
a-) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,
b-) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa,
c-) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
(2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.
(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.
(4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeden, genel olarak denkleştirme (portföy) tazminatı, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zararın tazminini değil, sözleşmenin sona ermesi sonucunda müşteri çevresini kaybeden ve ekonomik bakımdan güç durumda kalan acente veya tek satıcının bundan dolayı uğradığı kaybın karşılığı olduğu, acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshi dışında sözleşmenin fesih ya da sona erme sebebine bakılmaksızın diğer koşulların varlığı halinde acentenin denkleştirme isteminde bulunabileceği, denkleştirme istemine ilişkin bu hükmün, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanacağının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Tek satıcılık sözleşmesiyle üretici, ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi, buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin kim tarafından ne zaman feshedildiği ve davanın süresinde açılıp açılmadığı ve davacı şirketin tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporu ile davacının ...Şirketi ile ticari ilişkisinin 2015-2017 yılları arasında olduğunun tespit edildiği, ...Şirketinin 12/06/2017 tarihinde tasfiye sürecine girdiği, davanın 09/12/2019 tarihinde açıldığı, TTK'nın 122/4.maddesi uyarınca denkleştirme isteminin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiği anlaşıldığından davacının davasının Tasfiye Halinde ... A.Ş yönünden hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının ,davalılardan ...ne yönelik denkleştirme tazminatı yönünden tüm dosya kapsamında yapılan inceleme ile ; taraflar arasında akdedilen tek elden satış sözleşmelerinde davalı şirketin ürünlerini başka satıcılara yeniden satış için tedarik etme hakkını saklı tutmadığı, 2019 senesinde başka şirketler ile bayilik sözleşmeleri akdettiği, denkleştirme tazminatının talep edilebilmesi için TTK 122. Maddesinde aranan tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi gerektiği, sözleşmenin sona ermesinin yeterli ve gerekli olduğu, somut olayda bilirkişi raporuyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 Ocak ayına kadar devam ettiğinin tespit edildiği anlaşıldığından davacının davasının ... yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Tasfiye Halinde ... A.Ş yönünden hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddine,
2-Davacının davasının ... yönünden reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.536,98-TL. harcı ile 7.860-TL. tamamlama harcının toplamı olan 9.396,98-TL.'ndan mahsubu ile fazla alınan 8.781,58-TL.'nın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 86.500-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Tasfiye Halinde ...A.Ş'ye verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından yapılan 200-TL. yargılama giderlerinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.