T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/587 Esas
KARAR NO : 2025/540
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 03/11/2020
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; dava konusu senetler üzerindeki imzalar silahla zorla imzalattırıldığını ve bonodaki diğer kısımların sonradan doldurulduğunu, kıymetli evrak üzerinde sahtecilik suçu işlendiğini, müvekkilinin 02.10.2017 tarihinde ikamet etmiş olduğu evin önünde sabah iş yerine gitmek üzere arabasının yanına geldiğinde sanıklardan ..., ..., ... ve ... isimli kişiler tarafından silahla kaçırıldığını ve kendisine zorla 9 adet boş senet imzalattırıldığını, müvekkilinin kaçırılması olayıyla ilgili olarak isimleri belirtilen şüpheliler ile azmettiricisi ...'nün olduğu yargılamada ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarih ...E -... K. sayılı kararıyla tüm sanıklar yönünden mahkumiyet ile sonuçlandığını, dosyanın şu an İstinaf aşamasında ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının derdest olarak devam ettiğini, müvekkilinin ticari hayatı boyunca çek veya senet kullanmadığını, ... 33. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyada ciro yapan yani borçlu olarak görünün davalı ...'nın hayali bir şahıs olduğunu, müvekkilinin gerek ticari hayatında gerekse akraba, arkadaş çevresinde ... adında bir tanıdığı veya ticari alışveriş yaptığı bir şahıs olmadığını, davalılar ... adında suni bir şahıs yaratarak dava konusu senedi ticari bir alışveriş varmış gibi kötü niyetli bir şekilde göstermeye çalışıldığını, senet incelendiğinde senedin üzerinde ... olarak gösterilen şahsın gerek Türkiye Cumhuriyeti Kimlik numarası gerekse adresi yazılmadığını, dava konusu 2.000.000 TL'lik senette suni olarak yaratılan ... isimli şahsın T.C Kimlik Numarasının ve adresinin olmaması bile böyle bir şahsın gerçekte olmadığı gösteren bir emare ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu gösteren bir delil olduğunu, davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senedin diğer şüpheliler tarafından müvekkil ...'ye zorla imzalatılan senetlerden sadece 1 tanesi olduğunu, ... 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine yapılan icra takibine dayanak ödeme emri yasal süresi içerisinde ... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyada itiraz edildiğini, müvekkiline dava konusu senetlerden dolayı maddi hukuk anlamında borçlarının bulunmadığını ve senetlerin bedelsiz olduğunu belirterek öncelikle müvekkilinin ... 33. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyada davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; söz konusu iddia ve talepler haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın bahsettiği olaylarla müvekkilinin herhangi bir ilgi ve alakası bulunmadığını, müvekkilinin davacının bahsetmiş olduğu olay ilgili şahısları tanımadığını, tanıması da gerekmediğini, davacı tarafın iddia etmiş olduğu "zorla imza attırılma" olayıyla müvekkilinin herhangi bir ilgisi bulunmadığını, söz konusu durumu da davacı borçlunun kendisine çıkar sağlama amaçlı yapıp yapmadığını bilmediğini, söz konusu durumda borçlu, vermiş olduğu tüm bono ve çekleri iptal ettirme çabası içerisinde kötü niyetli olacağını, davacının söz konusu olayı ileri sürerek imzaladığı tüm senetlerde bu itirazı yapabilecek ve bu durumda müvekkili gibi iyi niyetli 3. kişiler hak kaybına uğrayacağını, takip konusu senet müvekkiline ciro yoluyla intikal etmiş olduğundan, senetin davacı tarafından keşide edilip edilmediğini bilemediklerini, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, borçlunun itirazı haksız ve mesnetsiz olduğu anlaşıldığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıkça imza inkarı olmamasına rağmen mahkeme tarafından imza incelemesi yaptırılması ve imzanın borçluya ait çıkmaması durumunda; takip konusu bono müvekkiline ciro yoluyla intikal ettiğini ve imzanın borçlu tarafından atılıp atılmadığını bilecek durumda olmadığı için Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereğince müvekkilinin aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesini talep ettiklerini, cironun; bononun ticari hayatta tedavülünü sağlayan bir işlem olduğunu ciro, temel olarak, kambiyo senedinden doğan hakların devrine yönelik yazılı bir irade beyanı olduğunu, bononun ciro edilerek lehine ciro yapılan kişiye teslim edilmesi ile bonodan doğan tüm haklar ciro edilene devredilmiş olacağını, iş bu nedenle davalı alacaklının, davacı borçluya bahse konu bononun ödenmesi amacıyla yasal yollara başvurmasının hukuka uygun olduğu ve davacı borçlu icra takibe ilişkin bonodan dolayı sorumlu olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Menfi Tespit davasıdır.
... 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ... soruşturma sayılı dosyaları, ... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiştir.
...33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine senet alacağına dayalı Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile İcra Takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına dayanak senet nedeniyle borçlu olunulmadığının tespitini talep ettiği, davacı, davalı tarafından icra takibine konu edilen senedin silah zoru ile imzalatıldığını ileri sürdüğü, davaya konu icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğu, dayanak kıymetli evrakın 04/07/2019 vade tarihli, 2.000.000 TL bedelli, 04/02/2019 düzenleme tarihli, ...'nün düzenleyen, ...'nın lehtarı olduğu senet olduğu, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile dosyamız davacısının katılan sıfatının bulunduğu ceza dosyasında kendisine zorla senet imzalatılarak birden fazla kişi ile silahla yağma suçunun mağduru olduğu anlaşılmıştır.
Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda kambiyo senedi olan senet; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında, iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması, senedin sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmekte olduğu, iş bu iddianın cirantaya karşıda ileri sürülebileceği, imzanın sahte olması veya korkutma suretiyle atılmış olması, temsil yetkisini haiz olmayan kimsenin kambiyo senedi düzenlemesi gibi hâllerde herkese karşı ileri sürülebilen, mutlak nitelikte bir hükümsüzlük defi olduğu, imzanın zorla (tehdit, korkutma suretiyle) atılmış olmasında keşidecinin bir kambiyo senedi düzenleyerek tedavüle çıkartma iradesinin bulunduğundan söz edilemeyeceği ve keşidecinin bu yöndeki beyanı –velev iyi niyetli olsa dahi– herkese karşı ileri sürülebileceği (Yargıtay HGK.nın 13.06.2018 tarih ve... E., ... K.) davaya konu senede ilişkin senet düzenleyen davacının yağma suçunun mağduru olduğu, iradesi sakatlanılmak suretiyle icra takibine konu senedin alındığı Ceza Mahkemesi kararı ile sabit olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, ... 33.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı alacaklının ciranta olması ve kötü niyetinin ispatlanamaması nedeniyle kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; Davacının ... 33.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 136.620 TL harçtan peşin alınan 34.155 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 102.465 TL harcın davalıdan tahsiline,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 280.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 34.155 TL peşin harç, 74,75 TL tebligat- müzekkere gideri olmak üzere toplam 34.284,15 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*