T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/687 Esas
KARAR NO:2025/355
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:18/04/2013
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:18/04/2013
KARAR TARİHİ :29/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davacı müvekkili ile davalı ... İnşaat Şirketi arasında 10/01/2008 tarihli 24 maddeden oluşan, İstanbul ..., ..., ... San. Sitesi, ... Cadde, No:3s 2 Pafta, 182 ada, 4 no'lu parselde yapılmakta olan işyeri için, A ve B şeklinde derzle ayrılmış bitişik 2 bloğun, hazırlanan onaylı projeler kullanılarak 11 katlı olarak yapılması hususunda yüklenici sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmede yapılacak işlerin tariflendiğini, geçici kabul, kesin kabul, gecikme cezasının ve projeler yanında ihtilaf konusu olabilecek diğer bazı hususların belirtildiğini, davalı ... ... Ltd. Şti. ile davacı müvekkili arasında mezkur inşaatın denetlenmesi için 05.03.2009 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, müvekkili şirket adına düzenlenmiş 01.03.2009 tarihli Şantiye Şefliği Hizmet Sözleşmesini müvekkilinin hiç imzalamadığını, davalı ... tarafından, mezkur inşaat işine mahsuben, davacı müvekkili şirkete, ... Ltd. Şti. tarafından ekte sunulu faturaların kesildiğini, bu faturaların ... ve ... İnş. Şti.'nin, müvekkilinin rızası olmadan taahhüt konusu işi başka bir şirkete devretmiş olduğunu gösterdiğini, oysa müvekkilinin ... İnş. Şti. ile hiçbir sözleşme yapmadığını, 10.01.2008 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde, “Yüklenicinin, İşverenin yazılı müsaadesi olmadan taahhüdünü kısmen veya tamamen başkasına devredemeyeceğinin" kararlaştırıldığını, davacı müvekkilinin yakıt ticareti ile uğraştığını, sahibi bulunduğu arsa üzerinde bina inşa etmek istediğini, inşaat işini uzman kişilee/şirketlere emanet ettiğini, yapı ruhsatındaki imzalara bakılırsa, yapı sahibinin müvekkili görünmekle beraber, yapı müteahhidinin yine müvekkili şirket göründüğünü, bunun yanında davalı ... İnşaatın ise, 10.01.2008 tarihli yüklenici sözleşmesine rağmen, kendisini yalnızca şantiye şefi olarak dışarıya yansıtmış olduğunun, gerçekte yüklenicinin ... İnş. ve şantiye şefinin ... olduğunu, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 3.maddesinin 1. Fıkrasının (i) bendinde şantiye şefinin, ‘konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis veya mimar diplomasına sahip teknik personeli ifade eder olarak tanımlandığını, şantiye şefinin gerçek kişi olmasının zorunlu olduğunu, davalı ... ve şirketi ... İnşaatın, bu yönüyle de müvekkilini aldatmış olduğunu, tüzel kişilik adına şantiye şefliğine imza attığını, yapı ruhsatının kabul edilip onaylandığını, davalı ... İnş. Şti.'nin, müvekkiline ait 2 bloktan oluşan binayı sözleşmeye aykırı olarak yarım bırakıp, müvekkiline haber vermeden terk ettiğini, müteahhidin asli yükümlülüklerinden olan teslim borcunu davalının yerine getirmediğini, yüklenicinin sözleşmenin 19. madde hükmüne uygun bir geçici kabul talebinde bulunmadığı gibi, sözleşmeye uygun bir teslimden de söz edilemeyeceğini, davacı müvekkilinin .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile bir tespit yaptırdığını ve .... Inşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden de 14.06.2012 tarihli bir Teknik rapor aldığını, hem tespit dosyasındaki veriler hem de ....'den alınan teknik rapor doğrultusunda, gerek yapı ... firması yetkilileri ile gerekse yüklenici firma yetkilileri ile defalarca konuşulup, eksikliklerin tamamlanmasının istendiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; binanın yapılan kısmında özellikle kat yükseklikleri yönünden tasdikli projesindeki ölçülere uyulmadığının, kat yüksekliklerinin her katta değişkenlik arzettiğinin, bu aşamada bu uyumsuzluğun giderilmesinin mümkün olmadığının, 8. Katta 3 yol cephesinden belirli ölçülerde çekilerek 1,036,43 m2 olarak projelendirilen yemek salonunun bir aks aralığında 207,9 m2 olarak inşa olunduğunun, zemin kattaki dükkanlardan 1. Kat planında gösterilen asma kat bölümlerine çıkılması düşünülen merdiven boşluklarının bırakılmadığını ve merdivenlerin de yapılmadığını, ayrıca katlardaki tuğla duvar örgülerinin de yapılmadığının belirtildiğini, noksan ve kusurlu işlerin tamamlanması ve giderilmesi için toplam betonarme imalatın %10’u oranında (328.953,60 TL) bir harcamanın gerektiğinin mahallinde yapılan incelemede kanal bağlantısının yapılmadığının belirtildiğini, .... Inşaat Mühendisliği öğretim üyelerince düzenlenen 14.06.2012 tarihli teknik raporda; blokların inşasının onaylı projeleri uygulamaksızın, kat adedi eksik, kat yükseklikten azaltılmış olarak, kolon donatıları azaltılarak, bölme duvarı inşa edilmeksizin ve döşemelerin yüzey sertleştirici olmaksızın dökülmüş olduğu, blokların betonarme taşıyıcı sistemlerinin inşasında kalıp ve donatı işçiliğinin zayıf olduğunun, betonun yerine yerleştirilmesinde gereken özenin gösterilmediğinin, merdivenlerin mühendislik hizmeti olmaksızın inşası hususları göz önünde tutulduğunda yüklenici firmanın taahhüdünü eksik yapmış olduğunun anlaşılabileceğinin, yapı ... firmasının ise, görevini yapmadığının açık olduğunun" belirtilmiş olduğunu, Afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında yönetmeliğinin 2.10.3. maddesinde belirtildiği gibi, “Min, 12 cm olması gerekirken 5 cm olarak" bırakılmasının hem proje müellifini hem de bu projeyi denetleyen ve onaylayan makamların yüklenici ile birlikte sorumluluğunu doğurduğunu, davacı müvekkilinin sözleşme kapsamında yapı ... firmasına karşı olan tüm sorumlulukları eksik olarak yerine getirmesine ve mevcut durumda tüm uyan ve ikazları yapmış olmasına rağmen, yapı ... firması ve firmada sorumlu bulunan mühendis ve mimarların sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmeyerek, inşaatın imar mevzuatına ve projelerine aykırı olarak yapılmasına göz yumduklarını, Cezai şart haklarından feragat etmeksizin ve bu haklarını saklı tutarak ayrıca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eksik, ayıplı ve kusurlu işler nedeniyle akde aykırılıktan doğan zararların tazmini için 328.953,60 TL maddi tazminat ve 100.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 428.953,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili sunduğu 28/09/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 328.953,60 TL olarak açtıkları maddi zararlarına ilişkin tazminat taleplerini 655.762 TL'ye yükselttiklerini belirterek ıslah harcını yatırmıştır.
Asıl davada Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; yapılan işlerin ayıplı olduğunu iddia eden davacının 10.01.2008 tarihinde ... Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, .... Sulh Hukuk Mahkemesinden 07.12.2011 tarihinde tespit talebinde bulunduğunu, davacının 2 yıllık süre içerisinde dava ikame etmemesi nedeniyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin sadece yasa gereği ... yapmakla mükellef olduğunu, inşaat sözleşmesinden doğan zararlarda taraf olmadığını, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde ve sunulan raporda inşaatın %10 eksik kaldığının iddia edildiğini, ancak eksikliklerin statik projelere aykırı yapıldığına dair herhangi bir ifade ve beyanın söz konusu raporlarda yer almadığını, davalı müvekkilinin davacı ile tanzim olunan sözleşme ile davacı taşınmazı üzerinde yapılması planlanan binanın yapı denetimi işini üstlendiğini, bina inşaatının geldiği bu aşamaya kadar gerekli kontrollerin yapılmış olduğunu ve işveren tarafından da ödemelerin kısmen yapıldığını, bakiye alacağın tahsili cihetine gidileceğini, bunun dava konusu olmadığını, davacının takriben işin %10 eksik olması sebebiyle alacak talebinde olduğunun görüldüğünü, bu hususun müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin yapılan işleri denetlemekle sorumlu olduğunu, eksikliklerin tamamlanmasının davacı ile diğer davalılar arasındaki sorun olup, inşaatın durma sebebinin davacının ödemedeki edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını ve bu nedenle inşaatın durdurulmuş olunduğunun bilindiğini, davacı müvekkilinin her beton dökümünde numuneler alarak Teknik Üniversite laboratuvarlarında yasalar gereği yapılması gereken kontrolleri yaptırmış olduğunu, ilgili raporların dosyaya sunulduklarını, davalı müvekkilinin bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bina yapımı aşamasında, davacı ve diğer davalı ..., kat yüksekliklerinin fazla olduğunu ve bu yüksekliklerin doğal afetlerde (her ne kadar statik hesaplamalar yapılmış ise de) binaya zarar verme olasılığının bulunduğunu, bu sebeple kat yüksekliklerinin 3 m civarında tutulması ve doğan fazlalığın çatı arasına kaydırılarak, imar mevzuatına aykırı olmamak koşulu ile kullanıma açarak gidereceklerini bildirmeleri üzerine ... yönetimi ile görüşerek, irtifayı geçmemek üzere tadilat projesinin yapılması halinde izin verilebileceğinin bildirilmesi sonucu ve İşveren vekili ...'in de yetkili olması nedeniyle, kendilerinin de kat yüksekliklerinin düşürülmesinde sakınca görmediklerini, kaldı ki maddi açıdan bakıldığında maliyet tutarının azalması sebebiyle, mevcut durumun davacı lehine olduğunun açık olduğunu, imar mevzuatına aykırılık veya imar kirliliklerinin sonradan tadilat projesi ile giderilebileceğine dair bir çok Yargıtay Kararının bulunduğunu, bu olayda da kat yüksekliklerindeki projeye aykırılıkların tadilat projesiyle giderilmesinin mümkün olduğunu, olayla ilgili davalı müvekkilinin ... Polis Karakolunda ifade verdiğini ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/... soruşturma dosyasında Savcılık Makamının 07.03.2013 tarih ve ... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek davanın müvekkili açısından reddini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... ... ... ... San. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davacı ile kendileri arasında 01.09.2007 tarihli bir taşeronluk (yüklenici sözleşmesi) sözleşmenin düzenlendiğini, sözleşme konusu inşaatın ayıplı, kusurlu, eksik, akte aykırı biçimde ifa edilmiş olduğuna ilişkin iddiaların doğru olmadığını, inşaatın gecikme nedeninin, davacının ödeme yapmamasının ve anlaşmaya yanaşmamasının olduğunu, yüklenici sözleşmesine konu ve 10.000 m2 alanlı inşaat süresinde tamamlandığını, ancak davacı yanın sözleşmenin 5. maddesine göre inşaatın alanını 24.000 m2 ye çıkarmak istediği ve bu amaçla bir kısım ödemeler yaptığını, ancak yapılacak ek inşaatın ücreti konusunda mutabakata varmaktan kaçınarak ödemeleri durdurduğunu, bu nedenle inşaatın yürüyemez hale geldiğini, bu hususun davacının imzasını içeren 31.12.2010 tarihli protokolden anlaşılabileceğini, bu protokol ile cezai şartın kaldırıldığını, davacı tarafça yaptırılan tespitlerde, yüklenici sözleşmesinin konusunu teşkil eden 10.000 m2 inşaatın, 21.000 m2 ye artmış olduğunun belirtildiğini, Yapı ... sözleşmesinin davacının 14.12.2007 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesinin 3. Paragrafının 10. Satırında verilen yetki dahilinde ... tarafından düzenlendiğini, davalı ... Şirketinin bu sözleşme ile bir ilgisinin bulunmadığını, ... İnş. Şti. tarafından düzenlenen faturalar ve bu faturalar için davacının yapmış olduğu ödemelerin dava konusu inşaat ile ilgisinin bulunmadığını, davacı şirketin sahibi ve işleticisi olduğu akaryakıt istasyonuna ait inşaatlar ile davacının ... ... ... sitesinde yer alan diğer işyerlerine ait inşaatlarla ilgili olduğunu, herhangi bir iş devrinin söz konusu olmadığını, dava konusu inşaatta çalışan işçi ve personel için SGK’na gerekli bildirimlerin yapıldığını, davacının ödemeleri aksatması nedeniyle primlerin 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırılarak ödenmiş olduğunu, SGK’ya karşı sorumluluğun yüklenici şirkete ait olduğu, davacının borcunu ödemesi halinde tüm dava konusu inşaatın, davacı adına taşeron tarafından yüklenici sözleşmesi koşullarında yürütüldüğü, davalı ... İnş. Şti.’nin taşeron, ...'in şantiye şefi olduğunu, yapı ruhsatında şantiye şefinin ... olarak yazılmış olduğunu, davacı yanın yaptırmış olduğu iki tespitin de eksik bilgi ve belgelere dayandığını, yapılan değişikliklerin davacının isteğine, yararına ve fenni gerçeklere uygun olduğunu, tadilatlar bittiğinde alınan mutabakat, ... şirket izinleri ve bilgi notlarına göre hazırlanacak uygulama projelerinin idareye sunulacağını, kat yüksekliklerinin davacı bilgisi dahilinde, onun menfaatine uygun olarak ... ... Merkezinin izni ile azaltılarak davacının bir kat kazanmasının amaçlandığını, 8. Katta belirtilen eksikliklerin, asma kata çıkacak merdivenler ve duvarların, davacının ödeme yapması halinde tamamlanacağını, kanal bağlantıların sözleşme dışı olması nedeniyle yapılmamış olduğunu, bloklar arasında bırakılan dilatasyonların fennen yeterli olduğunu, bloklar arasındaki mesafenin yapıldıktan sonra biraz kısalmasının, inşaatta zamanla meydana gelen oturma sonucu ve zeminle ilgili bir husus olduğunu, bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi, mevcut inşaat ve malzemelerin teknik olarak bir aykırılığının bulunmadığını, can güvenliği ve performans düzeyini sağlamasının uygun ve yeterli olduğunu, betirilen işler için davacının KDV hariç 1.200.000 TL’nin üstünde borcu bulunduğunu, davacının tahakkuk eden alacaklarını ödemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... İnş Mak.Turz. ... San.ve Tic.Ltd.Şti. verdiği cevap dilekçesi ile; davaya bakma yetkisinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunu, esas yönünden ise davayı kabul etmediklerini, davacının iddia ettiği 10.01.2008 tarihli yüklenici sözleşmesi ve yapılan inşaatlarla kendilerinin hiçbir ilgisinin ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak yaptırdığı incelemeler sonucu alınan teknik raporları kabul etmediklerini, iddiaların tanıkla ispatına muvafakat etmediklerini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... verdiği cevap dilekçesi ile; bu davayı görmeye yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduğunu, davacının iddia ettiği gibi 10.01.2008 tarihli yüklenici sözleşmesi ile hiçbir alakasının olmadığını, yapılan inşaatın şantiye şefi olarak görevli olduğunu, davacı şirketin işçisi olduğunu, bu nedenle İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, görev itirazında bulunduğunu, davacının tek taraflı olarak yaptığı ve tarafına tebliğ edilmeyen delil tespiti raporlarını kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 19/11/2013 tarihli celsesinde davalı ... ve davalı ... İnş. ... San.ve Tic.Ltd.Şti. yönünden davanın tefrikine, ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, bu davalılar hakkındaki dava Mahkememizin 2013/341 Esas sırasına kaydı yapılmış ve Mahkememizin 25/03/2014 tarih ve 2013/... Esas- 2014/... Karar sayılı kararı ile davalılar ... ve ... İnş Mak.Turz. Mermercilik San.ve Tic.Ltd.Şti. hakkında açılan davada mahkememizin yetkisizliğine, süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu davalılar hakkında dosyanın gönderildiği .... Asliye Ticaret Mahkemesi 10/06/2015 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile davaların birleştirilmesine karar verilmiş ve dosya Mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda; 16/11/2017 tarih ve ... sayılı kararı ile; "Davalılardan ... İnşaatın diğer davalı ... İnşaat ile birlikte inşaatı yüklendikleri, davacının bu ikisine ödeme yaptığı, ...'ın alt taşeron olduğu, ... Yapı ... Şti.nin davacıyla yaptığı sözleşme gereğince ... işlemini yapmadığı, diğer davalı ... İnşaat'ın ise Yargıtay 15.HD.nin 12/12/2013 tarih ...-... sayılı kararında; şantiye şefi olarak belgeyi imzalayan işin yapımı ile ilgili olarak ticari vekil olduğundan, davacıya karşı sorumlu olduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden de davanın kabulü gerektiği " gerekçesiyle 655.762 TL'nin 28/09/2017 tarihinden itibaren davalılardan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin bu kararı davacı vekili, davalı ... ... Ltd.Şti. vekili ile davalı ... İnş Turz. ... Suları Taah. San.ve Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından temyiz edilmesi neticesinde, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14/11/2019 tarih ve 2018/3398 Esas, 2019/4608 Karar sayılı ilamı ile; "...Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davacı iş sahibi, eksik ve ayıplı iş bedelinin tahsili ile manevi tazminatın tazminini talep etmiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ve asıl dosya davalıları tarafından temyiz edilmiştiir.
Davacı vekili, 19.04.2013 havale tarihli dava dilekçesinde; ... Yapı ... Ltd. Şti., ... İnş. Turz. ... Suları Taah. San. Ltd. Şti., ... ve ... İnş. Mak. Turz. Mermercilik San. ve Tic. Ltd. Şti’yi davalı olarak göstermiş, davalılardan ... ve ... İnş. Mak. Turz. Mermercilik San. ve Tic. Ltd. Şti cevap dilekçelerinde yetki itirazında bulunmuşlardır. Yetki itirazı üzerine 19.11.2013 tarihli ilk celsede, bu iki davalı hakkında tefrik kararı verilerek dosya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esasına kaydedilmiş, 25.03.2014 tarihinde ise yetkisizlik kararı verilerek dosya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında ise 10.06.2015 tarihinde her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu için dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair hüküm kurulmuş, gerekli işlemler tamamlandıktan sonra dosya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının dava dosyası içerisine alındığı fakat birleşen dosyadaki taraflara tebligat çıkarılmadığı ve taraf teşkili sağlanmadığı gibi birleşen dosya hakkında da karar verilmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde hüküm kısmının ne şekilde olacağı düzenlenmiş olup ilgili madde uyarınca hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli ve zorunludur. Bu durumda, mahkemece asıl ve birleşen dava dosyası olmak üzere iki dava dosyası bulunmasına rağmen birleşen dava ile ilgili karar verilmemesi ve birleşen davanın taraflarına tebligat çıkararak taraf teşkilini sağlamaması doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gerekli iş, taraf teşkilini sağlayarak mevcut iki dava hakkında hükümde karışıklığa meydan vermeyecek şekilde 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine uygun karar vermekten ibaret olmalıdır. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması uygun bulunmuştur..." gerekçesi ile Mahkememiz kararı bozulmuştur.
Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, birleşen davanın davalılarına tebligat çıkartılmış, davalı ...'e tebligat yapılmış, asıl davada davalı ... İnş.Turz.... ...ı Taah.San.Tic.Ltd.Şti.'nin ticaret sicilden resen terkin edildiği anlaşıldığından bu şirketin ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili tarafından açılan ihya davası sonucunda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2021 tarih ve ... sayılı kararı ile asıl davada davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah.San.Tic.Ltd.Şti.'nin mahkememizin bu dava dosyası için ihyasına ve ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, kararın 14/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup, tasfiye memuruna tebligat yapılmıştır.
Asıl ve Birleşen Dava; Eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi eksik ve ayıplı işlerin bedelinin tahsili ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkememizde yapılan yargılamada taraf delilleri toplanmış, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası, ... İnşaat Fakültesi teknik raporu, taraflar arasındaki yüklenici sözleşmesi, yapı ... hizmet sözleşmesi, şantiye şefliği sözleşmesi ve diğer tüm deliller incelenmiş, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporları alınmıştır.
Davacı şirket ile davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah.San.Ltd.Şti. arasında 10/01/2008 tarihinde yüklenici sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacı şirketin işveren olarak davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah.San.Ltd.Şti.'nin yüklenici olarak yer aldığı, sözleşmenin 1. maddesinde yapılacak işlerin tarifi ve bedelinin yer aldığı, 2. maddesinde ödeme şeklinin yer aldığı, 13. maddesinde süre, gecikme ve gecikme cezasının düzenlendiği, 17. maddesinde ayıplarlar ilgili hükümlerin bulunduğu görülmüştür.
05/03/2009 tarihli Yapı ... sözleşmesinin incelenmesinde; davacı şirket ile davalı ... ... Ltd.Şti.arasında imzalandığı, davacı şirketin yapı sahibi olarak davalı ... ... Ltd.Şti.'nin yapı ... şirketi olarak yer aldığı, sözleşmenin 2. maddesinde taahhüdün konusu, yeri ve miktarının belirlendiği, 3. maddesinde hizmet süresinin 05/03/2009 tarihinden yapı kullanma izni alındığı tarihe kadar devam edeceğinin düzenlendiği, 4. maddesinde hizmet bedelinin düzenlendiği görülmüştür.
01/03/2009 tarihli şantiye şefliği hizmet sözleşmesinin incelenmesinde; davacı şirketin işveren, davalı ...'in şantiye şefi olarak yer aldığı, 3.maddesinde şantiye şefinin görev ve yükümlülüklerinin, 4. maddesinde sözleşme süresinin, 5.maddesinde ücretin düzenlendiği görülmüştür.
.... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasına sunulan 11/01/2012 tarihli bilirkişi raporunda; binanın yapılan kısmında özellikle kat yükseklikleri yönünden tasdikli projedeki ölçülere uyulmamış olduğu, kat yüksekliklerinin her katta değişkenlik gösterdiği, bu aşamada bu uyumsuzluğun giderilmesinin mümkün görülmediği, 8. katta 3 yol cephesinden belirli ölçülerde çekilerek 1.036,43 m2 alanında yemek salonu yapılması projelendirilmiş olmasına karşın, 1 aks aralığında 207.90 m2 alanında bir kısım inşa edildiği, zemin kattaki dükkanlardan 1.kat planında gösterilen asma kat bölümlerine çıkılması düşünülen merdiven boşluklarının bırakılmamış ve merdivenlerin yapılmamış olduğunun tespit edildiği, katlardaki tuğla duvar örgülerininde yapılmamış olduğunun görüldüğü, betonarme imalat bedelinin 3.289.536 TL olarak hesaplandığını, ancak bulunan noksan ve kusurlu işlerin tamamlatılması ve düzeltilmesi için hesaplanan bu bedelin %10'u oranında bir bedel harcanması gerektiği, bunun da 328.953,60 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.
... İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. ... ve Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 14/06/2012 tarih 826 sayılı teknik raporda; mal sahibi davacı şirket tarafından A ve B blokların inşasının hazırlanan onaylı taşıyıcı sistem projeleri ve taraflar arasında imzalanan yüklenici sözleşmesi doğrultusunda hazırlanan yüklenici ... İnş. Tur. ... Suları Taah. San. Ltd. Şti.'ye verildiğini, işin bir yapı ... firması tarafından denetlendiğini, ancak blokların inşasının onaylı projeleri uygulanmaksızın, kat adedi eksik kat yükseklikleri azaltılmış olarak kolon donatıları azaltılarak bölme duvarları inşa edilmeksizin ve döşemelerin yüzey sertleştiricili olmaksızın dökülmüş olmasından blokların betonarme taşıyıcı sistemlerinin inşasında kalıp ve donatı işçiliğinin zayıflığı, betonun yerine yerleştirilmesinde gerekli özenin gösterilmemesi, merdivenlerin mühendislik hizmeti olmaksızın inşası hususları gözönünde tutulduğunda yüklenici firmanın taahhüdünü eksik yaptığını, yapı ... firmasının ise görevini yerine getirmediğinin açık olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Yargıtay Bozma ilamından önce bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişiler Prof. Dr. .., Prof. Dr. ..., ... Mahkememize sundukları 02/04/2015 tarihli raporlarında; mali bilirkişisi tarafından tarafların sözleşme kapsamında tutulan ticari defterlerinin incelenmesi sonucu, davacı İşveren şirketin davalı Yüklenici şirkete yapmış olduğu ödemeler toplamının; 3.145.045 TL olarak bulunduğunu, Bilirkişi Kurulunca yapılan değerlendirmeler sonucu, davalı Yüklenici şirketin gerçekleştirmiş olduğu imalatın toplam tutarının KDV dahil 4.444.760 TL olarak hesap ve takdir edildiğini, diğer yandan davacı İşveren vekili tarafından eksik ve ayıplı imalat için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 328.953,60 TL talep edildiğini, yapılan değerlendirmeler sonucu eksik ve ayıplı imalat tutarının; 533.371,20 TL olarak belirlendiğini, buna göre davalı yüklenici şirketin gerçekleştirdiği imalatlar nedeniyle bakiye alacağının; 4.444.760- (3.145*533.371,20)=766.343,80 TL olarak hesap, tahmin ve takdir edildiğini, Davacı vekili tarafından talep edilen 100.000 TL manevi tazminata ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğunu, eksik ve ayıplı imalata ilişkin talebin muhatabının davalılardan davalı Yüklenici olabileceği kanaatine varıldığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ... Mahkememize sundukları 09/06/2017 tarihli raporlarında; İnşaat işi anlamında. davalılardan ... İnşaat'ın edimini yerine getirmediği, edime uygun ifada bulunmadığı, davacının kabul zorunluluğu olmadığı gibi, davacının edime uygun olmayan ifa ise onun edime uygun hale getirilmesini ilgili davalıdan talep hakkı olduğunu, bu kapsamda, davanın maddi giderim istemi yönünden kabul koşullarının mevcut olduğunun mütalaa edilmek gerekeceğini, ... şirketinin ... görevini usul ve yasaya uygun yerine getirmediği, hu davalının da, dış ilişkide davacı yana karşı, teselsül ilkelerine nazaran, diğer davalı ... İnşaal firması ile beraber ve| tekerrür olmamak kaydı ile mesul olduğunu belirtmişlerdir.
Yargıtay bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından mahalinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve ... Mahkememize sundukları 07/09/2023 tarihli raporlarında; asıl dava konusu uyuşmazlığın; davalı ... Şirketi (yüklenici) ile davacı (işveren) arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinin konusunu oluşturan inşaat işinin davalı ... Şirketi tarafından ayıplı veya eksik yapılıp yapılmadığı, sözleşme konusu inşaat işinin ayıplı veya eksik yapılması sebebiyle davacının (işverenin), davalı ... Şirketinden (yükleniciden) ve davalı ... Şirketinden (Yapı ... Şirketinden) tazminat alacağına hak kazanıp kazanamadığı olduğunu, 11.01.2012 tarihli tespit raporunda, davalı ...’in yaptığı işteki eksik ve ayıplar sebebiyle davacının talep edebileceği tazminat tutarının 328.953,60 TL olarak tespit edilmiş olup, davacı da dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, bu tutarın tazminini talep ettiği görüldüğünü, dosyaya sunulmuş olan 09.06.2017 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda; davalı ... Şirketinin yaptığı işteki eksik ve ayıplar sebebiyle davacının talep edebileceği tazminat tutarının, sözleşme tarihi itibariyle 493.425 TL, dava tarihi itibariyle 655.762 TL olarak tespit edildiğini, davacının da ıslah dilekçesinde tazminat taleplerinin 655.762 TL’ye yükseltilerek ıslah taleplerinin kabulü ile bu rakam üzerinden taleplerinin karara bağlanmasını talep ettiğini, işbu raporun teknik kısmında ise, davalı ...’in yaptığı işteki eksik ve ayıplar sebebiyle davacının talep edebileceği tazminat tutarının, ruhsat tarihi olan 24.03.2009 tarihi itibariyle 244.893,99 TL olarak hesaplandığını, davalı ... Şirketinin eser sözleşmesi ile yapımını üstlendiği inşaat işindeki eksik ve ayıplardan dolayı, hem davalı ... Şirketinin (yüklenicinin) hem de davalı ... Şirketinin (yapı ... şirketinin) her iki davalının da sorumluluğu bulunduğunu, davalı ... Şirketinin sorumluluğunun davacı ile akdetmiş olduğu Eser Sözleşmesinden (inşaat sözleşmesinden) kaynaklanan borcunu (inşaat yapma borcunu) ayıplı ve eksik ifa etmesi sebebiyle, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan eski Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanan bir sorumluluk olduğunu, Eski Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde de, Yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan borcunu (inşaat yapma borcunu) ayıplı ve eksik ifa etmesi halinde, işsahibinin (işverenin), eski Borçlar Kanunu’nun 96. maddesi hükmüne istinaden tazminat talep edebileceğinin kabul edildiğini, Yeni Borçlar Kanununun 475. maddesinin 2. fıkrasında ise, bu hususun açıkça hükme bağlandığını, davalı ... Şirketinin sorumluluğunun da; davacı ile akdetmiş olduğu Yapı ... Sözleşmesinden kaynaklanan borcunu (yapı ... hizmeti verme borcunu) gereği gibi ifa etmemesi (özensiz ifa etmesi sebebiyle); sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan eski Borçlar Kanunu’nun 96. maddesine (genel hükümlere) dayanan bir sorumluluk olduğunu, sonuç itibariyle, asıl dava bakımından; davacının, davalı ... Şirketi ile davalı ... Şirketinden, dava tarihi itibariyle 244.893,99 TL tutarında maddi tazminat alacağının bulunduğunu, davacı ayrıca manevi tazminat talebinde de bulunduğunu, davacının manevi tazminat talebine hak kazanabilmesi için, davalıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ayıplı ve eksik ifa etmiş olmaları sebebiyle, kişilik hakkının zedelenmiş olmasının gerektiğini, dava dosyası içeriğinden, davalıların borçlarını eksik ve ayıplı ifa etmiş olmaları sebebiyle davacının kişilik hakkının zedelenmiş olduğunu gösteren delile rastlanmadığını, bu sebeple davacının davalılardan manevi tazminat alacağına hak kazanamayacağını, birleşen davada davacı, asıl davadaki tazminat talebini, davalı ...’e (şantiye şefine) ve davalı ... Şirketi’ne yöneltildiğini, dava dosyası içeriğine göre; davalı ... ile davacı arasında, Şantiye Şefliği Hizmet Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, bu sözleşmeye davalı ..., davalı Ataley Şirketi’nin yapımını üstlendiği inşaat işinin Şantiye Şefliğini yapmayı üstlendiğini, görev ve yükümlülüklerinin ilgili sözleşmenin 3. maddesinde detaylı olarak belirtiltildiğini, bu kişinin Mühendis olduğu (zira Şantiye Şefliği görevi uygulamada mühendisleri tarafından icra edilmektedir) ve davalı ... Şirketi’nin de sahibi olduğunu, raporun teknik kısmındaki tespitlere göre; davalı ... Şirketinin eser sözleşmesi (inşaat sözleşmesi) ile yapımını üstlendiği inşaat işindeki eksik ve ayıplardan dolayı, davalı ...’in sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ...’in sorumluluğunun da; davacı ile akdetmiş olduğu Şantiye Şefliği Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan borcunu gereği gibi ifa etmemesi (özensiz ifa etmesi) sebebiyle; sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan eski Borçlar Kanunu’nun 96. maddesine (genel hükümlere) dayanan bir sorumluluk olduğunu, sonuç itibariyle, birleşen dava bakımından; davacının davalı ...’den dava tarihi itibariyle 244.893,99 TL tutarında maddi tazminat alacağının bulunduğunu, davalı Ataley Yel’in de, davacının işbu tazminat alacağından, asıl davanın davalıları ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının davalıdan manevi tazminat alacağına hak kazanamayacağını, Diğer davalı ... Şirketinin ise, davalı ... Şirketinin davacıya karşı yapımını üstlenmiş (borçlanmış) olduğu inşaat işini ayıplı ve eksik yapmasında herhangi bir sözleşmeye aykırı bir davranışının (borç ihlalinin) etkisinin varlığı anlaşılmadığı için, inşaat işinin ayıplı ve eksik yapılmış olmasından dolayı davacıya karşı sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeple de, davacının davalı ... Şirketinden tazminat alacağının bulunmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ... Mahkememize sundukları 26/02/2024 tarihli ek raporlarında; davaya konu inşaatta proje, ruhsat ve eklerin aykırılıklar bulunduğunu, bunların giderilmesi için maliyet üzerinden %8 gibi bir harcama gerekebileceğini, bunun parasal karşılığının 24.03.2009 tarihi itibarı ile 244.893,99 TL olarak tahmin takdir ve hesap edildiğini, bu miktarın dava tarihindeki karşılığının 331,948.29 TL olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ... ve ...Mahkememize sundukları 28/01/2025 tarihli 2.ek raporlarında; birleşen davanın davalısı, ... Şirketinin (Yapı ... Şirketi) itiraz olarak; Yapı ... Hakkında Kanun’un 3 nolu maddesi hükmü uyarınca, davalı ... Şirketinin davacının uğradığı zararın sadece kendi kusuru oranındaki kısmından sorumlu olduğunu iddia etmiştir. İtiraz doğrultusunda tekrardan yapılan inceleme ve değerlendirmede davalının bu itirazının haklı olduğu kanaatine varıldığını, TBK.md.61 hükmüne göre, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden (farklı kanun hükümlerinden) dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında “müteselsil sorumluluğa” ilişkin hükümler uygulanacağını, dava konusu olayda, birden fazla kişinin davacının zararından çeşitli sebeplerden (farklı kanun hükümlerinden) dolayı sorumlu olduklarından, bu kişilerin (davalıların) davacının zararından sorumluluğuna, “müselsil sorumluluğa” ilişkin hükümler uygulanacağını, mütesesil sorumluluğa ilişkin hükümlerin ise, TBK.md.163 vd hükümlerinde düzenlendiğini, TBK.md.163/f.1 maddesinde; müteselsil sorumluluk halinde alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların (müteselsil sorumluların) hepsinden, yalnız birinden isteyebileceğinin düzenlendiğini, ancak, “özel bir kanun hükmü” ile işbu müteselsil sorumluluk sisteminde değişiklik yapılabilir ve sorumluların tamamının veya bir kısmının “sadece kusurları oranında” sorumlu olacağı (kusuru ile sınırlı sorumlu olacağı) öngörülebilir. Yapı ... Kanunun 3. maddesinde yer alan “Yanı ... kuruluşları, ……yapı müteahhidi (yüklenici) ile birlikte, yapının ruhsat ve eklerine, fen. sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu (ayıplı) yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından (zarardan) dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar” hükmü uyarınca, ... Şirketi durumundaki davalı ... Şirketinin Yapı Sahibi durumundaki davacının, eksik ve ayıplardan dolayı uğradığı zarardan, sadece kusuru oranında sorumlu olacağı ve dolayısıyla da davacı zararının sadece, teknik kısımda belirlenen davalı ... Şirketi’nin kusur oranı olan %15’lik kısmından sorumlu olacağı kanaatine varıldığını, davacı tarafın asıl dava davalısı ... Şirketi ile birleşen davalı davalısı ... Şirketi arasında organik bağ bulunduğu için davacı zararından sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de; davalı ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında organik bağ bulunduğu kabul edilse bile, davacı ile aralarında “eser sözleşmesi ilişkisi” bulunmayan davalı ... Şirketinin de eksik ve ayıplı yapılan işlerden dolayı davacının uğradığı zarardan sorumlu olması için, davalılar tarafından bu “organik bağ”ın davacının eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan tazminat alacağını alamaması amacıyla “kötüye kullanılmış” olması (TMK.md.2) gerektiğini, bu durumda, “tüzel kişiliğin aralanması” teorisi uyarınca, davacının zararından davalı ... Şirketi’nin de davalı ... Şirketi (yüklenici) ile birlikte sorumlu olması söz konusu olabileceğini, ancak dava dosyası içeriğinde davalılar tarafından bu “organik bağ”ın davacının eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan tazminat alacağını alamaması amacıyla “kötüye kullanılmış” olduğunu ispat yönelik somut delile rastlanmadığını, bu nedenle davacı işveren ile arasında “eser sözleşmesi akdi ilişkisi” bulunmayan davalı ... Şirketi’nin davacının dava konusu zararından sorumlu olmadığı kanaatine varıldığını, sonuç itibariyle; davalı ... Şirketi’nin, davacının maddi tazminat alacağı olan, dava tarihi itibariyle 331.948,29 TL’lik alacak tutarından ya da Mahkemenin takdirine göre dava tarihi itibariyle 655.762 TL’lik alacak tutarından, diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, DavalıElmas Şirketinin, davacının maddi tazminat alacağı olan, dava tarihi itibariyle 331.948,29 TL’lik alacak tutarının %15 oranındaki kısmından ya da Mahkemenin takdirine göre dava tarihi itibariyle 655.762 TL’lik alacak tutarının %15 oranındaki kısmından, diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu Davalı ...’in, dava tarihi itiariyle 331.948,29 TL’lik alacak tutarından ya da Mahkemenin takdirine göre dava tarihi itibariyle 655.762 TL’lik alacak tutarından, diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, Davalı ... Şirketinin, davacının dava konusu zararından sorumlu olmadığını belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile 10.01.2008 tarihli eser sözleşmesi, davalı ... ... Ltd.Şti. ile 05.03.2009 tarihli yapı ... sözleşmesi yaptığı, yüklenici davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah. San. Tic. Ltd. Şti.nin inşaatı eksik ve ayıplı yaptığını bu nedenle doğan zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... ... Ltd.Şti.'nin ise yapı ... sözleşmesine istinaden ... görevini gereği gibi yerine getirmediğinden sorumlu olduğunu, davalı ... İnş. Mak. Turz. ... San.Tic.Ltd.Şti. ile aralarında hiçbir sözleşme olmamasına rağmen, yüklenici şirketin işlerini bu şirkete devrettiğini, bu şirketin yetkilisinin de ... olduğunu, bu nedenle bu şirketin de müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davalı ...'in tüzel kişilik adına şantiye şefliğine imza attığını, bu nedenle sorumlu olduğunu belirterek eksik ve ayıplı işler nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı davasını davalıların tümü için açtığı, davalılar ... ve ... İnş. Mak. Turz. Mermercilik San. ve Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçelerinde yetki itirazında bulunduğu ve yetki itirazı üzerine bu iki davalı hakkında tefrik kararı verilerek dosya yeni esasa kaydedildiği, 25.03.2014 tarihinde ise yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ise 10.06.2015 tarihinde her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu için dosyanın bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve birleşen dosya Mahkememize gönderildiği; davalılara tebligat yapılmadan ve birleşen dava yönünden bir karar verilmeden esas dava hakkında karar verildiği ve bu kararı davacı vekili ile asıl davanın davalıları tarafından temyiz edildiği, bu nedenle birleşen davada her hangi bir karar verilmemiş olması, asıl davadaki kararında taraflarca temyiz edilmiş olması nedeniyle ilk kararın davacı lehine kazanılmış hak teşkil ettiğine dair davacı vekilinin talebinin yerinde olmadığı, ilk kararın davacı lehine kazanılmış hak teşkil etmediği ve bozmadan önce alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından yeniden rapor alınması karar verilmiştir.
.... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasına sunulan 11/01/2012 tarihli bilirkişi raporu, ... İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. ... ve Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 14/06/2012 tarih 826 sayılı teknik rapor ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre; davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin eser sözleşmesi ile yapımını üstlendiği inşaat işinde eksik ve ayıpların bulunduğu, bu eksik ve ayıplı işlerden dolayı, davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah.San.Tic.Ltd.Şti.'nin davacı ile akdetmiş olduğu Eser Sözleşmesinden (inşaat sözleşmesinden) kaynaklanan borcunu (inşaat yapma borcunu) ayıplı ve eksik ifa etmesi sebebiyle, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan eski Borçlar Kanununun 96. maddesine göre sorumlu olduğu, sonradan yürürlüğe giren yeni Borçlar Kanununun 475. maddesinin 2. fıkrasını göre de sorumlu olduğu, davalı ... ... Ldt.Şti.nin sorumluluğunun da; davacı ile akdetmiş olduğu Yapı ... Sözleşmesinden kaynaklanan borcunu (yapı ... hizmeti verme borcunu) gereği gibi ifa etmemesi (özensiz ifa etmesi sebebiyle); sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan eski Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanan bir sorumluluk olduğu, birleşen davada davalı ...’in sorumluluğunun da; davacı ile akdetmiş olduğu Şantiye Şefliği Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan borcunu gereği gibi ifa etmemesi (özensiz ifa etmesi) sebebiyle, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan eski Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanan bir sorumluluk olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporuna göre eksik ve ayıplı işler nedeniyle dava tarihi itibariyle davacının talep edebileceği maddi zararının 331.948,29 TL olduğu, bu zarardan yüklenici davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ve davalı ...'in tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ise 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 3.maddesindeki; "...yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar..." hükmü ve bilirkişi heyetince tespit edilen % 15 oranındaki kusuru oranında zararın 49.792,24 TL' sinden sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Birleşen davada davalı ... İnş. Mak. Turz. Mermercilik San.Tic.Ltd.Şti. ile asıl dava davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah.San.Tic.Ltd.Şti. arasında organik bağ bulunduğu için davacı zararından sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de; davalı ... İnş. Mak. Turz. ... San.Tic.Ltd.Şti. ile davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah.San.Tic.Ltd.Şti. arasında organik bağ bulunduğu kabul edilse bile, davacı ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmayan davalı ... İnş. Mak. Turz. Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti.nin de eksik ve ayıplı yapılan işlerden dolayı davacının uğradığı zarardan sorumlu olması için, davalılar tarafından bu organik bağın davacının eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan tazminat alacağını alamaması amacıyla kötüye kullanılmış olması gerektiğini, bu durumda, tüzel kişiliğin aralanması teorisi uyarınca, davacının zararından davalı ... İnş. Mak. Turz. Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti.nin de davalı ... İnş.Turz.... Suları Taah.San.Tic.Ltd.Şti. ile birlikte sorumlu olması söz konusu olabileceği ancak dava dosyası içeriğinde davalılar tarafından bu organik bağın davacının eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan tazminat alacağını alamaması amacıyla kötüye kullanılmış olduğunu ispata yönelik somut delil bulunmadığı, bu nedenle davacı işveren ile arasında eser sözleşmesi akdi ilişkisi bulunmayan davalı ... İnş. Mak. Turz. Mermercilik San. Tic. Ltd. Şti.’nin davacının dava konusu zararından sorumlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının manevi tazminat talebine hak kazanabilmesi için, davalıların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ayıplı ve eksik ifa etmiş olmaları sebebiyle, kişilik hakkının zedelenmiş olmasının gerektiği, ancak davalıların borçlarını eksik ve ayıplı ifa etmiş olmaları sebebiyle davacının kişilik hakkının zedelenmiş olduğunu gösteren dosyada her hangi bir delil bulunmadığı, davacının bu hususu ispat edemediği bu nedenle manevi tazminat koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Birleşen dava ile tekerrür olmamak üzere 331.948,29 TL’nin 328.953,60 TL’sinin dava dilekçesinde faiz istemi bulunmadığından faizsiz olarak kalan 2.994,69 TL’sinin ıslah tarihi olan 28.09.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan (Davalı ... ... Ltd.Şti.nin 49.792,24 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine,
2-a)BİRLEŞEN DAVANIN DAVALI ... İNŞAAT MAKİNE TURİZM MERMERCİLİK SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. yönünden reddine,
b)BİRLEŞEN DAVANIN DAVALI ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE; Asıl dava ile tekerrür olmamak üzere 331.948,29 TL’nin 328.953,60 TL’ sinin dava dilekçesinde faiz istemi bulunmadığından faizsiz olarak, kalan 2.994,69 TL’sinin ıslah tarihi olan 28.09.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine,
3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 22.675,39 TL harçtan peşin alınan 7.325,50 TL harcın ve 5.600 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 9.749,89 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (Davalı ... ... Ltd.Şti.nin 1.462,48 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla)
b)Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 7.325,50 TL peşin harç, 5.600 TL ıslah harcı toplamı 12.949,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı ... ... Ltd.Şti.nin 1.942,47 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla)
c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 53.111,73 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı ... ... Ltd.Şti.nin 7.966,76 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla)
d)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası için hesaplanan 51.810,19 TL ve reddedilen manevi tazminat için 30.000 TL olmak üzere toplam 81.810,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... Şti.'ne verilmesine,
e)Davacı tarafından yapılan 25.150 TL bilirkişi ücreti, 4.677,10 TL tebligat- müzekkere ve 1.658,70 TL keşif harcı olmak üzere toplam 31.485,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13.829,30 TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı ... ... Ltd.Şti.nin 2.074,40 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla)
f)Davalı .... Şti. tarafından yapılan 260 TL tebligat- müzekkere masrafının davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 145,80 TL'sinin davacıdan alınarak davalı .... Şti.'ne verilmesine,
g)Davalı ... ... ... Taahhüt San. ve Tic.Ltd.Şti. tarafından yapılan 110 TL tebligat-müzekkere masrafının davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 61,68 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... ... ... Taahhüt San. ve Tic.Ltd.Şti.'ne verilmesine,
h)Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 22.675,39 TL harcın davalı Davalı ...'den tahsiline,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 53.111,73 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
c)Hakkındaki davanın reddine karar verilen davalı ... İnşaat Makine Turz. Mermercilik San.ve Tic.Ltd.Şti.için yapılan yargılama giderleri çıkartıldıktan sonra davacı tarafından yapılan 58 TL tebligat-müzekkere yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 25,47 TL.sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
d-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı vekilinin, davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin, Davalı ... ve ... İnşaat tasfiye memurunun yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile YARGITAY yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır