T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/696 Esas
KARAR NO : 2025/818
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2020
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 02.01.2017 tarihli asansör yapım işine ilişkin anahtar teslim sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı yan tarafından imal ve montajı yapılan asansörlerin sözleşmeye ve teknik şartlara aykırı olarak teslim edilmiş, sözleşme uyarınca davalı edimlerini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle kötü ifa söz konusu olduğunu, davalı yan tarafından ... projesindeki asansörlerin teslim alındıktan sonra teslim anında ortaya çıkmayan ayıp ve kusurların ortaya çıkmış olduğunu, tüm bu sorunlar karşısında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilen ihtarname ve e-posta yolu ile iletilen talepler karşılıksız kalmış, davalı şirket tarafından çeşitli bahaneler ileri sürerek müvekkili şirketin oyalanmaya çalışılmış olduğunu, müvekkilleri tarafından gösterilen tüm çabalara rağmen davalı şirketin süreci yalnızca uzatmaya çalışmış, mağduriyetleri sürekli olarak arttırmış ve sistemin çalışır düzgün bir şekilde çalışır hale getirilmesine ilişkin herhangi bir olumlu dönüş alınamamış olduğunu, bundan ötürü, hem Türk Borçlar Kanunu hükümleri hem sözleşme hükümleri uyarınca davalı şirkete gönderilen ihtarnamede de ihtar edildiği üzere asansör sistemin revizyonu, tüm maliyetleri davalı tarafa yükletilmek üzerine dava dışı 3. kişiye asansörlerin arıza ve onarım işlemleri yaptırılmak zorunda kalınmış olduğunu, müvekkilinin davalı yanın yapması gereken sözleşme edimlerinin 3. kişiye yaptırılması nedeniyle doğan zararı hem Türk Borçlar Kanunun 112 ve 113. maddeleri uyarınca hem de sözleşme hükümleri gereğince karşılamasının zorunlu olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair hakları ile ileride ortaya çıkacak hususlara karşı beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin izah edilen sebeplerle sözleşmeden kaynaklanan kötü ifası ile ayıplı olarak imal edilen asansörlerin tamir ve bakımı için 3. kişiye ödenen tutarın davalı yandan tazmini ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 76.700-TL (yetmişaltıbinyediyüzTürkLirası) tutarındaki rucuan tazminat alacaklarının ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... Konut Projesi kapsamında asansör işlerinin yapılması hususunda 02/01/2017 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü üstlendiği asansörlerin imalat ve montajlarını gerçekleştirdiğini, sözleşme konusu asansörlerin tüm kontrollerinin yapılmış halde eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edilmiş olduğunu, sözleşme konusu asansörlerin imalat ve montajlarının tamamlanması üzerine asansörlerin bulunduğu binanın yetkili olduğu ... Belediyesi tarafından, resmi olarak yetkilendirilmiş bulunan ...Ltd Şti tarafından asansörler üzerinde yapılan inceleme ve kontroller neticesinde asansörlerin uygun bulunduğu, 12/11/2018 tarihli ve toplam 7 adet raporun ve 13/11/2018 tarihli toplam 4 adet rapor ile bu hususların tespit edildiğini, bunun üzerine Büyükçekmece Belediyesi tarafından ...kapsamında müvekkili şirket tarafından imalatı ve montajı gerçekleştirilen toplam 11 adet asansöre yeşil etiket verildiğini, sözleşmeye konu asansörlerin taraflar arasında düzenlenerek imza altına alınmış bulunan 14.11.2018 teslim tarihli, 4531-4541 seri numaralı toplam 11 adet teslim tutanağı ile kontrolleri yapılarak eksiksiz ve çalışır vaziyette müvekkili şirket tarafından davacı şirkete teslim edildiğini, belirtilen nedenlerle davacının beyan ve iddialarının haksız olduğunu, fiili gerçeklere aykırı bulunduğunu, bu hususun yukarıda belirtilen tutanak, kayıt ve resmi belgelerle kanıtlanmakta olduğunu, asansörlerin yeşil etiketi alınmış halde, tam ve eksiksiz olarak davacı şirkete 14.11.2018 tarihinde teslimden sonra taraflar arasında imzalanan 07.12.2018 tarihli Asansör Bakım ve Servis Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan bu sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından 18.12.2018 - 30.04.2019 tarihleri arasında asansörlere aylık periyodik bakım ve servis hizmeti verildiğini, ayrıca Mayıs 2019 ayında da asansörlere aylık periyodik bakım hizmeti verildiğini, ocak 2019, şubat 2019, mart 2019, nisan 2019 ile mayıs 2019 aylarına ait asansörlerin periyodik bakımlarının yapıldığına dair bakım formlarının işbu dilekçe ekinde ibraz edildiğini, bu bakım ve servis hizmeti vermiş oldukları süre boyunca boyunca asansörlerde davacıların iddia ettiği şekilde herhangi bir arıza meydana gelmediğini, ayrıca davacının davada iddia ettikleri şekilde asansörlerde arıza olduğuna ilişkin şikayetleri de söz konusu olmadığını, zira ocak - nisan 2019 tarihleri arasında davacının şikayeti üzerine asansörlerde meydana gelen arızaların ne olduğu ve ne şekilde giderildiği hususlarını düzenleyen, tarafların imzalamış olduğu arıza formlarının fiili durumu ispat etmekte olduğunu, taraflar arasında imzalanan Asansör Bakım Ve Servis Sözleşmesi'nin geçerlilik süresinin 30.04.2019 tarihinde dolması nedeniyle şifahi bildirimlere rağmen dönüş olmamış, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından 14.05.2019 tarihinde davacı tarafa gönderilen mail ile sözleşmenin süresinin bittiğini ve sona erdiğini, hizmette aksaklık yaşanmaması adına en kısa sürede sözleşmenin imzalanması gerektiğinin bildirildiğini, buna rağmen Mayıs 2019 ayında müvekkili şirket tarafından 11 adet asansörün aylık periyodik bakımlarının yapıldığını, ancak davacının yeni bir bakım sözleşmesi imzalamaması nedeniyle mayıs 2019 ayından sonra asansörlere müvekkili şirket tarafından aylık periyodik bakım hizmeti verilmediğini, hal böyle iken asansörlerde meydana gelen arıza şikayetlerinin davacı tarafından bildirilmesi üzerine derhal müdahale edilerek asansörlerdeki arızaların giderildiğini, mayıs - eylül 2019 aylarına ait toplam 20 adet taraflarca imza altına alınmış arıza formu bulunduğunu, işbu arıza formları incelendiğinde davacının şikayetinin, arızanın ne olduğunun ve ne şekilde giderildiğinin açık ve net olarak anlaşılmakta olduğunu, arıza formları incelendiğinde sitenin bulunduğu bölgede enerjideki gerilim değişikliklerinden kaynaklanan ani voltaj değişikliği nedeniyle bazı asansörlerin elektrik kumanda kartlarında meydana gelen arızaların derhal giderildiğinin, ayrıca kullanıcı hatasından bazı asansörlerde meydana gelen arızaların derhal giderildiğinin, asansörlere aylık periyodik bakım hizmeti verilmeyen dönemlerde ise bakımsız kalan asansörlerin arızalandığı ve bu arızaların da müvekkili şirket tarafından giderildiğinin anlaşılmakta olduğunu, asansörlerde ayıplı ve kusurlu imalat bulunmadığının belgelerle sabit olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya, fiili gerçeklere aykırı bulunmasının yanında zamanaşımına uğramış talepleri içeren haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında imzalanan 02/01/2017 tarihli Anahtar Teslim yapım Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin konusunun davacıların taahhüdündeki Diamare Konut Projesinde bulunan asansörlerin sözleşme ve eklerine uygun olarak anahtar teslimi yapımına ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 19/10/2021 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "...Ben davalı ...firmasının montaj bölümünde 2012/Mayıs ayından itibaren çalışıyorum. Davacı firmaya 11 tane asansör yaptık. 2017 yılında montaj alındı, 2018 yılında da sonuçlandı. Yani biz asansörleri taktıktan sonra belediyenin sözleşme imzaladığı bağımsız akreditasyon kurumundan yeşil etiket alıyoruz ve bu iş için de aldık ve bunun akabinde de belediyeden de tescil için ruhsatı aldık. Bu asansörleri de tutanakla 2018 yılında teslim ettik. Sonra asansörler sözleşmede var ise, bedelsiz bakım için bakım ekibine devredilmektedir. Bakım ekibi asansörlerle ilgilendi. Benim bilgim, davacı ile yapılan sözleşme kapsamında bakım işlemleri yapıldıktan sonra yeniden sözleşme imzalamak istemediler. Nedenini bilmiyorum. Dosyayı duruşma öncesi koridorda incelediğimde 2019 yılındaki akredite kuruluşunun raporunda hafif kusurlu olduğunu gördüm. Benim davada iddia edilen kusura ve ayıba ilişkin bilgim yoktur, dedi.
Davalı vekilinin talebi ile soruldu,
Tanık: Asansörün rayı ile ilgili kusur asansörün çalışmasını engeller. Böyle bir kusur bulunduğunda, hatta başkaca kusurlar bulunduğunda yeşil etiket verilmez, verilemez, ayrıca kullanılan malzemeler standartlara uygun, TSE belgeli malzemelerdir,..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 19/10/2021 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "...Ben davalı ... firmasında 2005 yılından beri arıza bakım teknisyeni olarak çalışıyorum. Asansörleri ... firması yapmıştır. Tarihi tam olarak hatırlamamakla birlikte 2018 yılında teslim edildiğini biliyorum. Davacı firma bize arıza kaydı bildirdiğinde ben ve ekip arkadaşlarım arızayı tespit etmek için teslim edilen asansörlerin olduğu yere gidiyorduk. Asansörlerin tespit ettiğimiz arızası elektrik arızasıydı. Voltajın yüksek veya düşük gelmesinden kaynaklanan problemler yaşıyorlardı. Bu elektrik problemlerinden dolayı asansörler arıza yapıyordu. Ayrıca asansörlerin en alt kuyu dibinde su vardı, nem de asansörlerin arıza yapmasına sebep oluyordu. Ben asansörlerde ses gürültü veya çağrı bekleme sorunları yaşanıldığını tespit etmedim. Arıza kayıtlarında da buna ilişkin bizim tespit ettiğimiz kayıt yoktur, dedi.
Davalı vekilinin talebi ile soruldu,
Tanık: Sözleşmedeki ücretsiz bakım süresinden sonra başka bir firma ile bakım sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığını bilmiyorum, ancak bizimle imzalamadılar. Asansörlere bizden sonra nasıl müdahale edildiği konusunda bilgi sahibi değilim,..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 19/10/2021 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "...Ben her iki tarafı da tanımaktayım. Ben ayrıca davalı OM Elektrik firmasında 10 Aralık 2018 yılından beri halen servis müdürü olarak çalışmaktayım. Davacı şirket ile aramızda asansör bakım ve arıza hizmet sözleşmesi mevcuttu. Nisan/2019 gibi bu hizmet sözleşmesinin süresi bitmişti, bu tarihten sonra da davacı firmaya herhangi bir bakım hizmeti verme yükümlülüğümüz yoktur. Bizim personellerimiz her ay bakım sözleşmesi kapsamında asansörlerin bakımını yapmak için rutin olarak kontrol edilmektedirler. Bunun dışında örneğin asansörün kullanım hatası kapısında arıza olduğunda da arandığımızı biliyoruz. Şantiye alanı elektrik sistemi olması gerektiği gibi olmadığından, elektrik arızası meydana geliyordu. Asansörlerdeki arızanın elektrik sisteminden kaynaklandığını kontrollere gittiğimizde veya arıza kaydı olduğunda davacı tarafa bildiriyorduk. Ayrıca asansör kuyu diplerinde su oluyordu. Kuyu dibindeki sudan kaynaklı rutubetlenmelerden de asansörlerde arızalar meydana geliyordu, dedi.
Davalı vekilinin talebi ile soruldu,
Tanık: Biz asansörleri davacıya 2018/11. Ayında teslim edildiği teslim tutanaklarında mevcuttur. Bu tarihten 2019/Nisan ayına kadar sözleşme gereği davacı yana ücretsiz bakım hizmeti verilmiştir. Biz bakım yapmadan önce de asansörlerin kullanım şartlarına uygun olup olmadığı belediyenin belirlemiş olduğu bağımsız firmalarca denetlenmekte ve yeşil etiket verilmektedir ki teslim edilen asansörlere de yeşil etiket verilmişti. Davacıya 2019 yılının nisan ayından bir ay önce sözleşmenin biteceğini, hizmete devam edilebilmesi için yeni sözleşme yapılması gerektiğini belirten mail attık. Ancak davacı şirket tarafından bakım sözleşmesi yenilenmemiştir. 5. Ve 6. Aylarda bakım sözleşmesi yapılması için tekrar mail atıldı. Bu arada 2019/Nisan ayından yani sözleşme bittikten sonra da mağduriyet yaşatmamak adına 2, 3 ay kadar bakım sözleşmesine devam edilmiştir. Ancak bakım yapmadık, yalnızca arıza hizmeti verdik. Haziran veya Temmuz aylarında arkadaşlar rutin kontrole gittiğinde davacı firma tarafından içeri alınmadılar. Bu tarihten itibaren de asansörlere hiçbir müdahalemiz olmamıştır. Daha sonra bildiğim kadarıyla başka bir firma tarafından asansörler muayene yaptırılmış ve hafif kusurlu olarak asansörlerin etiketlendiğini duydum, Soruldu: Ben asansörlere muayene yaptırıldığını oradaki güvenliklerden, teknik personelden öğrendim..." beyanında bulunduğu görüldü.
Davacılar vekilinin 18/01/2021 tarihi dilekçesi ile tanık olarak ...ve ...'ın dinlenmesini talep ettiğini beyan ettiği, 27/04/2021 tarihli dilekçe ile bildirdiği tanıklardan ... yerine ...'ın dinlenmesini talep ettiği, bu tanığı Mahkememizin 01706/2021 tarihli duruşmada hazır ettiği, Mahkememizin 1 numaralı ara kararı ile birinci tanık listesinde olmayan tanığın dinlenilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı vekilinin sunduğu 05/05/2022 tarihli kısmi ıslah dilekçesinde yeni tanık listesi verdiği, Mahkememizin 18/10/2022 tarihli duruşmasının 2 numaralı ara kararı ile ıslah dilekçesi ile ikinci kez tanık listesi verilemeyeceğinden HMK 24072 uyarınca davacının tanık dineletme talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi ..., makine mühendisi bilirkişi..., mali müşavir bilirkişi ... ve sözleşme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...TEKNİK NETİCE:
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1) Davalı yanca sözleşme kapsamında yapılan iş ayıplı değildir.
2) Davacı şirketler ve ortaklığın Davalı ...A.Ş.’den bir alacağı yoktur.
V- GENEL DEĞERLENDİRME
1) Dava konusu uyuşmazlık, davalı ile davacılar (adi ortaklık) arasında akdedilen Eser Sözleşmesinden kaynaklanan işin davalı/yüklenici tarafından ayıplı olarak yapılıp yapılmadığı, davacı/iş sahibinin, ayıpların 3.kişi tarafından giderilmesi (onarımı) için yaptığı masraflar nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın (onarım masrafları tutarının) tazminini davalı/yükleniciden talebe hak kazanıp kazanamadığı (TBK.md.475/f.2, md.112 vd.), noktalarındadır.
2) Taraflar arasındaki akdedilmiş olan Eser Sözleşmesinin konusunu oluşturan iş (asansör yapımı ve montajı işi) davalı/yüklenici tarafından ayıplı olarak yapılmış ise; davalı/yüklenicinin yaptığı işteki ayıplar davacı/iş sahibi tarafından görevlendirilen (onarım sözleşmesi akdedilen) 3.kişi tarafından giderilmiş (onarılmış) ise; davacı/iş sahibi ayıpların giderilmesi için 3kişiye onarım bedeli ödemek suretiyle masraf yapmış ise; kanaatimizce, bu masraflar nedeniyle uğradığı zararın tazminini davalı/yükleniciden talebe hak kazanacaktır (TBK.md.475/f.2, md.112 vd.).
Pek tabi ki, davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazminin davalıdan talebe hak kazanması için; Eser Sözleşmesinin konusunu oluşturan işin davalı tarafından ayıplı olarak yapılmış olduğunu; davalı/yüklenicinin yaptığı işteki ayıpların davacı tarafından görevlendirilen (onarım sözleşmesi akdedilen) 3.kişi tarafından giderilmiş/onarılmış olduğunu; ayıpların giderilmesi için 3.kişiye onarım bedeli ödemek suretiyle masraf yapmış olduğunu; ispat etmesi gerekir (HMK.md.190; TMK.md.6).
Ne var ki, raporumuzun Teknik Kısmındaki tespit ve değerlendirmelere göre; davacı, bu hususları ispat edememiştir. Bu durum karşısında, davacının davalıdan, iddia ve talep ettiği gibi tazminat alacağına hak kazanamadığı, dolayısıyla da dava tarihi itibariyle davalıdan iddia ve talep ettiği gibi tazminat alacağının bulunmadığı kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 09/01/2024 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Mesleki görüşümüzü değiştirecek bir husus yoktur. Esas olarak kök raporda verdiğimiz yapıldığı/düzeltildiği beyan edilen arıza ve eksiklerle ilgili bilgi ve görüşümüzü tekrar buraya alıyoruz.
“A.7’de 212 Asansör firmasınca yapılacağı ve devamla yapıldığı beyan edilen işler:
-Kılavuz raylarda nasıl bir hata olduğu fiyat teklif formunda, faturada veya başka bir belgede yazmıyor. Kaç asansörde hata olduğu nasıl bir işlem yapıldığına dair kayıtta yoktur. Kılavuz rayları hatalı, düzeltilmesi gereken bir asansörün ilk muayeneden geçip yeşil etiket alması mümkün değildir. Asansör periyodik kontrol ve muayene listesi son derece ayrıntılı hazırlanmıştır. Sadece 06.06.2019 Tarihli, 063062 Numaralı; “A1 sol asansörde ses var” şikâyetine karşın asansör rayları yağlanarak sorun giderilmiştir.
-Elektrik ve topraklama bağlantılarının düzeltilmesi işlemi de açıklanmamıştır. Topraklama ölçümü kablosuz tip klamp meğer veya priz tipi megerlerle yapılmakta olup, 30 miliamper kaçak akım koruma rölesiyle beraber asansör elektrik tesisatının en kritik iki unsurundan birisidir.
-Kuyu dibi seperatörlerin ağırlık karkasına çarpması; ... Asansör ile garanti süresini kapsayacak şekilde bir bakım sözleşmesi yapılmadığı için yapımcı firmaya rücu etmesi söz konusu değildir.
-Tüm asansör kumanda panoları içerisine parazit önleyicilerin takılması: Bu işlemden kastın elektromanyetik alan ve dalgalardan önleyici bir faraday kafesi mi, şebeke gerilimindeki harmonik bozulmaya karşı bir filtre devresi mi olduğu anlaşılmamıştır. Ruhsat Tescil Onaylı asansör elektrik projesinde bu şekilde bir devre tasarımı yoktur.
-Tüm asansör kabin güvenlik kapıları sökülerek uygun montajlarının tekrar yapılması:
Böyle bir işlemin gerekliliği asansörlerin kurulum ve çalışması aşamasında gözlenmemiştir.
-Tüm asansörlerin kabin kaplamalarındaki kalkan kaplamaların tekrardan yapıştırılması:
Kullanımdan kaynaklı ortaya çıkan bu vaziyet; bakım sözleşmesi akamete uğrayıp garanti süresini kapsamadığı için yapımcı firmaya rücu etme imkânı yoktur.
-Tüm asansörlerin dış kat kapı fiş kilit ve kaşık mesafelerinin uygun hale getirilmesi:
Asansörün kullanımından kaynaklı bozulan ayarın düzeltilmesi işlemidir. İmalattan kaynaklı bit ayıp veya kusur yoktur..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı vekilinin ek rapora itirazları değerlendirilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, elektronik mühendisi bilirkişi ..., makine mühendisi bilirkişi ..., mali müşavir bilirkişi ..., sözleşme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...Yapılan incelemeler sonucunda, davalı ...’in Mayıs 2019’a kadar periyodik bakım yükümlülüklerini yerine getirdiği, ancak davacının yeni bir bakım sözleşmesi imzalamaması sebebiyle bakım hizmetlerinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, garanti süresi içinde 212 Asansör firması tarafından yapılan müdahalelerin, ...’in garanti kapsamındaki yükümlülüklerini geçersiz kıldığı asansörlerin mevcut durumunun yeşil etiketli ve çalışır vaziyette olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu asansörlerin kullanım öncesinde yetkilendirilmiş muayene kuruluşu tarafından denetlendiği ve kusurunun bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakdadır. Davacı tarafından iddia edilen gizli ayıbın varlığına yönelik bir kanaat oluşmadığı, davalının garanti yükümlülüğünün ortadan kalktığı sonucuna varılmıştır..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/02/1979 gün ... E., ... K. Sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2013 tarih ve ... E.,... K. sayılı ilamında esasları ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nın 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.
İş sahibinin ayıptan doğan hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim ya da ücretsiz onarım isteme hakları ile genel hükümlere göre tazminat isteme hakkıdır. Bunlardan ilk üçü, yani dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakları seçimlik haktır. Tazminat isteme hakkı ise iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 02/01/2017 tarihli Anahtar Teslim Yapım Sözleşmesi , 14.11.2018 tarihli teslim tutanakları, faturalar, ihtarname, tanık beyanları, ticari defter ve kayıtlar, ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu alınan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, bilirkişi kök ve ek raporları ile, dava konusu asansörlerin yapım işinin davalı tarafından üstlenildiği ve 14.11.2018 tarihli teslim tutanakları ile davacıya teslim edildiği, asansörlerin ilk periyodik kontrollerinin gerçekleştirildiği ve kullanım izinlerinin verildiği hususlarında taraflar arasında çekişme olmadığı, eser sözleşmesine konu işin ayıplı olduğunun, ayıbın davacı tarafından dava dışı üçüncü kişi tarafından giderildiği iddialarının ispat yükünün davacı iş sahibinde olduğu, gerek 14.06.2023 tarihli bilirkişi kök ve 09.01.2024 tarihli ek raporda , gerekse 23.07.2025 tarihli heyet raporunun teknik inceleme kısımlarında dava konusu asansörlerde davalının imalatından kaynaklı gizli ayıbın varlığına yönelik bir kanaat oluşmadığının bildirildiği, raporlar arasında çelişki olmadığı, davacının dava konusu asansörlerin davalı tarafından ayıplı imal edildiğine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı ve davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.309,85-TL. harç ile 705,30-TL. ıslah harcının toplamı olan 2.015,15-TL.'ndan mahsubu ile bakiye 1.399,75-TL. harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacıların yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 142-TL. yargılama masraflarının davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacılardan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacılar tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.