T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2021/333 Esas
KARAR NO:2024/272
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:25/05/2021
KARAR TARİHİ:03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... isimli şahıs yaya olarak taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolunda yürümekteyken, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'na çarpması sonrası Mustafa İlhan'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın durması sonucu müvekkili ...'in içerisinde yolcu olarak bulunduğu ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın bariyerlere çarparak ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla müvekkili ...'in yaralandığını ve bedeninde kalıcı hasar ve izlerin vücut bulduğunu, polis tarafından olay yerinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile dava dışı ... Tic. ve San. Ltd. Şti'nin tespit istemi üzerine ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş Numaralı dosya kapsamına alınan 03.10.2013 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkiline herhangi bir kusur yüklenmediğini, müvekkilinin kazada yolcu olduğunu ve herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, kazaya karışan davacı müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 97 çerçevesinde sigorta şirketine taraflarınca defalarca başvurulduğunu ancak olumlu yanıt alınamadığını, buna ek olarak, davalı ile yapılan arabuluculuk başvuru sonucunda görüşülen toplantıda aynı kazada aynı araç içerisinde yine yolcu olarak yaralanan davacı müvekkilinin velisi ...lehine tazminat ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin 24/03/2008 doğumlu olduğunu, müvekkilinin yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, yargılama sırasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın hüküm altına alınmasını, ıslah ve talep arttırma hakları ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik,
müvekkili ... adına 5000 TL kalıcı maluliyet/ iş gücü/kazanç kaybı/ geçici iş göremezlik ve 1000 TL tedavi giderleri tazmini ile toplamda 6.000 TL maddi tazminata hükmedilmesine, davalının mallarını devretme ve iflas ihtimaline karşı malları üzerine (özellikle UYAPTA adına kayıtlı tasınmaz ve araçlar üzerine) tedbir konulmasına, müvekkilinin kalıcı maluliyet oranlarının tespitine, tespit edilen ve yoksun kalınan geçici iş göremezlik ile işgücü kaybı tazminatına haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; 03/072013 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 24/02/2013 - 2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 250.000TL olduğunu, işbu davadan önce müvekkili şirkete başvuru yapıldığını ve ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, hasar dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple, hasar başvurusunun reddedildiğini, dava konusu kazada müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti ve kaza ile davacının yaralanması arasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen ... D.İş numaralı tespit davasında alınan bilirkişi raporunda kaza 2 aşamalı olarak değerlendirildiğini, birinci kazada ... plakalı aracın %25 oranında tali kusurlu olduğunu, yayanın %75 oranında asli kusurlu ve müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün ve ... plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduklarının mütalaa edildiğini, mevzu bahis raporda ikinci kazada ise, müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz
olduğunun tespit edildiğini, açık yasa hükmü ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, davacı tarafın emniyet kemeri takıp takmadığının tespiti neticesinde en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına kararı verilmesini, tedavi giderlerinin tamamı yapılan kanun değişikliği ile Zorunlu Trafik Poliçesi kapsamından çıkarıldığını, bu sebeple, tedavi giderine yönelik talebin reddi gerektiğini, şöyle ki; 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılması Hakkında Kanun’da” trafik kazası sonucunda oluşan yaralanmalara ilişkin tedavi taleplerinin mağdurun SGK’lı olup olmaması önemsenmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, bu nedenle tedavi giderlerine ilişkin davanın müvekkili şirket adına reddine karar verilmesini, ilgili talebin Sosyal Güvenlik Kurumu’na ihbarının gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkil şirketin temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek öncelikle kusur ve illiyet bağının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdiine, kaza ile bedeni zarar arasında illiyet bağı olduğunun tespiti halinde maluliyet oranı tespiti için, taleple bağlılık ilkesi de gözetilmek suretiyle, dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman aktüer sıfatını haiz bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, en az %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasına, tedavi giderine yönelik talebin reddine, davanın kabulü halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirket lehine davanın reddi halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Aktüer Bilirkişi tarafından düzenlenen 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; 03.07.2013 tarihinde trafik kazasında yaralanan 24.03.2008 doğumlu davacı ...'in geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, kazada yaralanmalarından dolayı dönemsel rayiç bedellerle pansuman, ilaç, bakım için tibbi malzemeler ve bandaj gibi yardımcı ortopedik malzemeler için 200,00 TL, sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel ihtiyaçları için 300,00 TL olmak üzere dönemsel rayiç bedellerle 500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğünü, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığından 500,00 TL belgesiz tedavi giderini talep edebileceğini, talep edebileceği 500,00 TL belgesiz tedavi giderinin ZMSS poliçesinin 250.000,00 TL tedavi(sağlık)gideri teminatı limiti dahilinde olduğunu, sigorta şirketi için temerrüt tarihinin 29.06.2020 olduğunu, uygulanacak faizin ... plakalı otomobilin hususi olduğu için yasal faiz olduğunu, gelecekteki tedavi giderleri yönünden; vücudundaki izler yönünden; vücudundaki izlerden dolayı gelecekte tedavi gerekip gerekmediğinin ve gerekiyorsa giderinin ne kadar olacağının Plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahı tarafından değerlendirilmesinin uygun olduğunu, psikolojik yönden; psikolojik şikayetleri ile ilgili tedavi giderlerini talep ediyorsa psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmesinin uygun olduğunu mütalaa etmiştir.
Aktüer Bilirkişi tarafından düzenlenen 16/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; 03.07.2013 tarihinde trafik kazasında yaralanan 24.03.2008 doğumlu davacı ...’in ilgili branştaki uzman hekimler tarafından saptanacak; sağlık kurumlarındaki acil olmayan (elektif-planlı) tedavi giderlerinden; SGK’nın sorumlu olmadığını, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında ZMSS poliçesi sağlık(tedavi) gideri teminat limiti dahilinde sorumlu olup olmadığının mahkememizin takdirlerinde olduğunu, bakıcı, pansuman, bakım için tıbbi malzemeler,ulaşım ve bu süreçteki beslenme gibi sair tedavi giderlerinden; SGK’nın sorumlu olmadığını, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında ZMSS poliçesi sağlık(tedavi) gideri teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu mütalaa etmiştir.
Dr. Plastik Cerrahi Bilirkişi tarafından düzenlenen 24/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; Yapılan muayenesinde alın sağ taraf saçlı çizgi aşağısında yakından bakılmakla ancak görülebilen sabit iz niteliğinde olmayan cilt renginde belli belirsiz bir izin olduğunu, sağ dudak köşesi (komissür inferiorda) aşağısında 1,5 cm uzunluğunda cilt renginde, ciltten hafif kabarık, sabit iz niteliğinde izi olduğunu, sol diz kapağı üst iç tarafta ciltten açık renkli 8-10 adet irili ufaklı 4x3cm lik alanda bulunan sabit iz bulunduğunun tespit edildiğini, davacının yüzünde ve dizinde bulunan izlerin tamamen yok edimesi günümüz teknolojisi ile mümkün olmadığını, alındaki izin belirsiz olduğu için herhangi bir tedaviye ihtiyacı olmadığını, diz üzerindeki iz için cerrahi bir müdahalenin gerekli olmadığını, izin cilt rengine yakın olması ve küçük bir alanda sınırlı olması ve yapılacak cerrahi olmayan işlemler ile daha iyi bir görüntü elde edilemeyeceğinden dolayı bu alan için de bir girişim önerilmediğini, sağ dudak altındaki izin kabarık olması kendiyle bu izin daha düz hale getirmesinin mümkün olduğunu, ofis ortamında lokal anestezi altında izin kesilerek çıkarılması ve tekrar dikilmesi işleminin yapılabileceğini, yapılacak işlem sonrası yine iz kalacağını (izsiz bir ameliyat tıbben mümkün değildir) ancak kabarık olmayacağını, önerilen bu tedavinin zorunlu olmadığını, kişinin isteğine bağlı olduğunu, hastada yapılacak olan ameliyat ücretinin yapılması gereken işlem için Sağlık Uygulama Tebliği Ek-8 de belirlenmiş birim puanın, Türk Tabipler Birliğinin 2023 yılında İstanbul için belirlediği katsayı ile çarpılması sonucu hesaplandığını, TTB İstanbul'a 2023 yılı için 37 katsayısını belirlediğini, burada davacıya yapılması gereken ameliyatlar; Sağlık Uygulama Tebliği Ek-8 de, 600.170 kodunda yer alan 170 birim puanlık “skar revizyonu” olduğunu, ameliyat ihtiyacı göz önüne alındığında yapılması gereken ameliyatların ücretinin 37 x 340 = 12.580 TL olduğunu, davacı asilin muayenesi sonucunda kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın sabit ize neden olduğunu, sabit izin ameliyat yoluyla “skar revizyonu' adı verilen ameliyat ile kısmen giderilebileceğini, 12.580 TL maliyet gerektirdiğini mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının trafik kazasından kaynaklı maddi zararının tazmini için eldeki davayı açtığı, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31/12/2021 tarihli raporda sürücü ...'in %30 oranında, yaya ...'nun %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ATK 2.İhtisas Kurulundan alınan raporla davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğunun ve iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 1 aya kadar uzayabileceğinin ve bakıcı ihtiyacı olmadığının tespit edildiği, davacı kaza tarihinde 5 yaşında olduğundan ve gelir getirici bir işte çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı da talep edemeyeceği, doktor bilirkişiden alınan 17/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının 500,00 TL belgesiz tedavi giderini davalıdan isteyebileceği, estetik cerrahi uzmanı bilirkişiden alınan 24/11/2023 tarihli rapor ile davacının kaza nedeniyle yüzünde meydana gelen sabit izin skar revizyonu adı verilen ameliyatla kısmen giderilebileceği ve bu ameliyatın bedelinin 12.580 TL olduğunun anlaşıldığı, 500,00 TL belgesiz tedavi gideri ile 12.580 TL skar revizyonu ameliyat masrafının toplamı olan 13.080 TL tedavi giderinin davalıdan istenebileceği kanaati ile bu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiş, temerrüdün dava tarihinde oluştuğu gözetilerek hükmedilen tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile 13.080 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 893,49 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın ve 206,30 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 627,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 206,30 TL tamamlama harcının toplamı olan 324,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul edilen meblağı üzerinden hesaplanan 13.080 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın reddedilen edilen meblağı üzerinden hesaplanan 5.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve ATK fatura bedeli dahil kabul ve red oranına göre hesaplanan 8.109,25 TL yargılama giderinin 5.866,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın ilgili tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı; miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 03/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır