T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/345 Esas
KARAR NO : 2025/804
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/09/2014
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı hususi kamyoneti ile ... ilçesi istikametinden gelip ... ilçesi istikameti yönüne seyri esnasında KM 15+600 e geldiğinde, aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp takla atması neticesinde davacılar ... ve ...'nİn yaralandığını, olay sonrasında ...'nin ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, akabinde de ...Üniversitesi Hastanesine kaldırılarak tedavisinin yapıldığını, kaza nedeniyle davacı ...'nİn kafatasında kırık oluştuğunu, halen tedavisinin tam anlamı ile tamamlanamadığından davacının sakat kaldığını, davacı ...'nin ise isehian ve ramus ... kırığı olması sebebiyle sakat kaldığını, olay nedeniyle şikayetçi bulunmadığından, başlatılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, meydana gelen kaza tek taraflı kaza olsa da davacıların araç içerisinde yolcu olmaları nedeniyle kusurlarının bulunmadığını, kazanın davalının sigortalamış olduğu araç sürücüsünün % 100 kusuru ile meydana geldiğini, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile kaza tarihinde sigortalanmış olduğunu, kaza sonrası davacıların malul kalmaları nedeniyle maluliyet tazminatının ödenmesi için 2918 sayılı yasanın 97. Maddesi gereğince doğrudan davalı şirkete başvuru yapıldığı ve ... nolu hasar dosyasının açıldığını, açılan bu hasar dosyasına, sigorta şirketi tarafından talep edilen tüm evraklarır sunulduğunu, açılan dosya sonucunda sadece davacılardan ... için hesap yapıldığını, hesaplanan 91.580-TL için davacının velilerine ibraname gönderildiğini, gönderilen ibranameye "Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla" ibaresi eklenerek davalı sigorta şirketine gönderildiği ve bunun üzerine de sigorta şirketi tarafından hesaplanan 91.580-TL nin ödendiğini, davacılardan ... için herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi bu güne kadar herhangi bir cevap da verilmediğini, davalı sigorta şirketi tarafından, davacılardan ... için yaptığı hesaplamanın hak edilen miktardan düşük olması ve diğer davacı ... için ise hiç ödeme yapılmamış olması nedeniyle maluliyet tazminatlarının hesaplanarak ödenmesi için bu davanın açıldığı" iddia edilerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak Davalı sigorta şirketi tarafından eksik hesaplanan ve davacıya yapılan 91.580- TL mahsup edildikten sonra 3.000- TL maluliyet tazminatının davalı şirketten, 2918 Sayılı yasanın 98 ve 99. Maddelerine göre temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi iie birlikte tahsilini, 2.000- TL maluliyete ilişkin tazminatın davalı şirketten, 2918 Sayılı yasanın 98 ve 99. Maddelerine göre temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ... poliçe nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirket tarafından... Bankası ... Şb, 09.05.2013 Tarih ... kasa ve ... fiş numaralı işlemi ile 91.580,91- TL Ödemede bulunarak sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu bu nedenle de davanın görev yönünden de reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde kaza tarihinin belirtilmediğini, bu nedenle de bu tarihin poliçe kapsamında olup olmadığının tespitinin yapılamadığını, dava dilekçesinin HMK 119. maddesine aykırı düzenlendiğini, huzurdaki davanın sigorta ettiren ... ve araç sürücüsü ...'na ihbarını talep ettiklerini, huzurdaki davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının mümkün olmadığını, HMK 107 anlamında belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığını, davacıların maluliyet oranlarının bir üniversite ya da devlet hastanesinden alınacak rapor ile tespit edilebileceğini, tespit edilecek bu maluliyet oranına göre de aktüerya hesabı yapılabileceğini, dava konusu olayda yapılan taşımanın niteliğinin menfaat karşılığı olmadan yapılan bir hatır taşıması olup olmadığının belirlenmesi ve bu hususun, Yargıtay uygulaması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu itibarla taşımanın hatır için olup olmadığını, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı vesaire olayın özel şartları araştırılarak değerlendirme yapılması gerektiğini, davacı vekilinin davacının şikayetinden vazgeçtiğini belirttiği bu durumda ceza şikayetinden vazgeçmenin maddi tazminat talebinden de zımnen feragat olarak yorumlandığı müddetçe beyanda bulunanın ayrı bir dava ile talepte bulunamayacağını, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olduklarının da araştırılması gerektiğini, SGK tarafından davacılara ölüm/cenaze masrafi, tedavi gideri, geçici iş göremezlik ya da peşin sermaye değeri ödenmiş ise bu ödemeler ile ilgili kurum tarafından kendilerine rücu edilebildiği bu nedenle de aynı kazadan dolayı hem davacıların hem de SGK nın talepleri ile karşı karşıya kalınmaması için bu konulardaki araştırmaların resen yapılması gerektiğini, 6111 sayılı yasa gereğince tedavi giderlerinden SGK nın sorumlu olduğu, temerrüt süresinin, delillerin tümünün sigorta şirketine tebliğinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağı, Yargıtay içtihatları be, genel şartların B.2. Maddesi gereğince hasarın sigorta kapsamında yer alıp almadığının kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce sigorta şirketinin temerrüdünün başlamayacağını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizin 19/01/2021 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı kararında; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi sonrası, İstanbul Bölge Adiye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 07/04/2022 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararı sonrası yargılamaya devam edilmiş, bilirkişiden ve ATK'dan rapor alınmıştır.
29/11/2023 tarihli ATK maluliyet raporuna göre; Mevcut belgelere göre; ... kızı 25/11/1980 doğumlu, ...’nin 11/07/2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen kalça ve lomber omurga kırığı yaralanmalarının, işitme kaybı ile illiyetinin kurulamadığı dolayısıyla; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
09/12/2024 tarihli ATK kusur raporuna göre; olayda; sürücü ...' nun % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Aktüer Bilirkişi tarafından düzenlenen 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı ... yönünden; 09/05/2013 ödeme tarihi itibariyle, davacı ...’nin 11/07/2009 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; kaza tarihinde henüz 4 yaşında olan davacı için kazanç kaybından söz edilemeyeceğini, %53 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 281.073,09 TL olduğunu, % 20 BAM kararı dahilinde Mahkeme tarafından hatır taşıması indirimi uygulanmasına karar verlmesi haline maddi zararının 224.858,47 TL olabileceğini, davalı sigorta şirketi tarafından 91.580,91 TL ödeme yapılarak maddi zararının % 40,73‘ ünün karşılandığı, azami limit 150.000 TL dahilinde davacı küçük ...’ya yapılan ödemenin kısmi ödeme olarak kabul edilebileceğini, 22/05/2020 hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle, davacı ...’ nin 11/07/2009 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; kaza tarihinde henüz 4 yaşında olan davacı için kazanç kaybından söz edilemeyeceğini, %53 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile ödenen tazminatın rapor tarihindeki güncel değeri 149.615,61 TL‘nin tenzili ile 614.622,71 TL olduğu, % 20 BAM kararı dahilinde Mahkeme tarafından hatır taşıması indirimi uygulanmasına karar verilmesi haline maddi zararının ile ödenen tazminatın rapor tarihindeki güncel değeri 149.615,61 TL ‘ nin tenzili ile 461.775,05 TL olabileceğini, davalı sigorta şirketi tarafından 150.000 TL KİŞİ BAŞI limit dahilinde 91.580,91 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, azami bakiye poliçe limiti 58.419,09 TL lik kısmından kısmi ödeme tarihi 09/05/2013 talihinden itiabren işleyecek faizi ile birlikte sorumlu olacağını, davacı ... yönünden; davacı ...’nin 11/07/2009 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 1.489,59 TL olabileceği, % 20 hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğine Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda ise, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 1.191,67 TL olabileceği, poliçenin 01/06/2015 talihinden önce tanzim edildiğini, tedavi giderleri teminatından dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edilebileceğinin hukuki takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, davacı ...’nin sürekli maluliyetinin bulunmadığını, BAM kararında; “Davacı ...'ya dava tarihinden önce 91.580,91 TL ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir. Bu durumda davanın, KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre de açıldığı anlaşıldığından Mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda, ödeme tarihindeki verilerine göre yapılan hesaplamada fahiş fark tespit edildiğinden tazminat verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamakta ise de davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ile bulunan güncellenmiş miktarın (149.615,61 TL), tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle karar vermek gerekirken 91.580,91 TL ödeme miktarı düşülerek ve kişi başı limit ve kaza başı limit aşılmadan hak sahipleri yönünden oranlama (garame) yapılarak yapılacak hesaplamaya göre değerlendirme yapılarak karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır.” denildiğini, ZMMS poliçesinde verilen teminat kişi başı 150.000 TL kaza başı 750.000 TL ‘dir. İşbu teminat ayrı ayrı; 150.000 TL ölüm sürekli sakatlık ve 150.000 TL tedavi giderleri teminatıdır. BAM kararı gözetildiğinde, poliçe limitleri dahilinde garameten hesaplaması yapılmasının gerekli olmadığı görülmekte olduğunu belirtmiştir.
Davacı ... yargılama sırasında reşit olduğundan vekaletnamesi dosyaya sunulmuş, velayet altında bulunmadığından babası ... karar başlığından çıkartılmıştır.
İstanbul Bölge Adiye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında "Dosya kapsamından 19/09/2016 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla seyri esnasında direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması, şarampolde takla atarak tarla içerisine düşmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta bulunan davalının kayınvalidesi ...'in vefat ettiği, davalı sürücü, eşi ..., kızı ... ve davacı ...'in yaralandıkları, davacıların murislerinin ölümü nedeniyle manevi tazminat talep ettikleri anlaşılmıştır....Davacılar, vefat eden, yaralananlar ile sürücü yakın akraba olup bu denli yakın akraba arasında hatır taşıması bulunmayacağından hatır indirimi uygulanmayacaktır. Nitekim İlk Derece Mahkemesince de hatır indirimi uygulanmamıştır. " gerekçesi ile yakın akrabalar arasında hatır taşıması bulunmayacağı belirtilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta davaya konu aracın sahibi ...'nin davacı ...'nin dedesi olduğu anlaşıldığından hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların trafik kazası nedeniyle davalıdan sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettikleri, mahkememizce verilen ilk kararın kaldırılması sonrası dosyaya kaza tespit tutanağının celbedildiği, kazadaki kusur durumunun tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09/12/2024 tarihli raporda sürücü ...'nun %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı ... maluliyet durumunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tespiti için ATK'dan rapor alındığı, 29/11/2023 tarihli ATK raporuna göre davacı ...'nin maluliyet oranının %0 olduğunun tespit edildiği, davacılar vekili tarafından sunulan 10/10/2025 tarihli açıklama dilekçesi ile sadece sürekli iş göremezlik tazminatının talep edildiğinin belirtildiği, alınan ATK raporu ile davacı ...'nin sürekli maluliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından mahkememizce ...'nin açtığı davanın reddine karar verildiği, aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan raporda İstinaf kaldırma ilamında belirtilen garame hesabı ve ödemenin güncellenmesi hususunda yapılan hesaplama ile davalının 58.419,09 TL tazminattan sorumlu olduğunun tespit edildiği, ancak davaya konu kazanın 11/07/2009'da gerçekleştiği, ıslahın ise 13/10/2020'de yapıldığı, davalının ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürdüğü, ıslah tarihi itibariyle KTK m.109'da düzenlenen 10 yıllık sürenin dolduğu gözetilerek ... açtığı davanın kısmen kabulüne karar verilerek dava dilekçesinde talep edilen 3.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talep zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştır.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-...’nin açtığı davanın reddine,
2-...’nin açtığı davanın kısmen kabulü ile, 3.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/05/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 591,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvurma harcı ve 24,30 TL peşin harcı toplamı olan 48,60 TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.224,85 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi gereğince hesaplanan 3.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 24,30-TL başvurma harcı + 24,30-TL peşin harç + 509,60 TL tebligat-müzekkere ve 824 TL ATK fatura giderleri olmak üzere toplam 1.382,20 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 54,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
9-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 8.600 TL bilirkişi ücreti + 7.645 TL ATK fatura ücretleri + 148 TL tebligat giderleri olmak üzere toplam 16.393 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 641,65 TL'sinin davalıdan, 15.751,35 TL'sinin davacılardan alınarak Hazineye irad kaydına,
10-Davalı tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 96,08 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın ilgili tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.