T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/602 Esas
KARAR NO : 2026/426
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/09/2022
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;11/11/2019 günü saat 01:45 sıralarında ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiğini, kazanın ...kesişiminde(...) meydana geldiğini, kaza sırsasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ün ağır yaralandığını, sonrasında olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldığını, söz konusu kazada ... 55. Asliye Ceza Mahkemesinde, ...Esas sayısıyla dava açıldığını,... Karar sayılı kararınca kesinleştiğini, yaşanan bu kazada Adli Tıp Kurumu Raporuna göre: kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdaheleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif(1), orta(2,3), ve ağır (4,5,6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatinin bildirildiğini, Adli Tıp Kurumu Raporunda da görüleceği üzere, bu kazada ...'nin sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ... ciddi şekilde yaralandığını, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.11.2019 tarihli raporuna göre; müvekkilinin, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde, hayat fonksiyonlarına Orta (2) derecede etkili kemik kırılmasına yol açacak şekilde yaralandığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu kaza neticesinde kaburgasınn kırıldığını, kazadan birkaç gün sonra da ciğerinin söndüğünü, uzun süre hastanede yattığını, davalı ... söz konusu kazada 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre asli kusurlu, ...'in ise söz konusu kazada tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili ...'ün ise bu kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, görüleceği üzere davalı ... ve ...'in, müvekkili ...'ün ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sonucu, müvekkili, manevi olarak büyük ölçüde yıprandığını, psikolojik olarak da çöküntüye uğradığını, kazada müvekkilinin kırılan kaburgası ciğerine battığını ve ciğerinin söndüğünü, bu sebeple uzun süre tedavi gördüğünü, söz konusu kazanın yaşandığı tarihte müvekkili ...'in henüz 22 yaşında genç bir kız olduğunu, kazanın travmasıyla ciddi sıkıntılar yaşadığını, müvekkili ... bu kaza neticesinde uzun bir süre yolculuk yapmaktan çekindiğini ve psikolojik olarak çok yıprandığını, Trafik kazasının ve ağır derecede yaralanmanın, yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar nedeniyle davalılar ... ve ...'den manevi tazminat talep ettiklerini, müvekkilin maddi ve manevi tazminat alacaklarının teminatsız kalmaması için; ... plakalı araca, ... plakalı araca ve davalı ..., davalı ...ve diğer davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş. adına kayıtlı diğer araçların ve taşınmazların kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasını, bu taleplerinin reddi halinde ise davalıların malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, müvekkilinim maddi tazminat talepleri hususunda ilgili sigorta şirketlerine başvurulmuşsa da herhangi bir sonuç alınamadığını, sonrasında müvekkilinin maddi-manevi tazminat taleplerini çözüme kavuşturmak için arabuluculuk çözüm yoluna başvurulduğunu ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, maddi tazminat talepleri açısından, muhtemel alacağın miktarının açık ve net olarak belirlenmesinin davacı taraftan beklenememesi itibariyle davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesine, tedbir taleplerinin kabulü;... plakalı araca, ... plakalı araca ve davalı ..., davalı... ve diğer davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş. adına kayıtlı diğer araçların ve taşınmazların kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına, bu taleplerinin reddi halinde ise davalıların malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, alacak belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik müvekkili davacı ... için 100,00 TL maddi tazminatın (... Sigorta Anonim Şirketi'nin ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nin limiti dahilinde sorumlu olması koşulu ile) kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkili davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde...poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 29/09/2019 - 29/09/2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma halinde kişi başına azami sorumluluk limiti 390.000,00-TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, hiçbir surette işbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, huzurdaki davanın "dava şartı eksikliği" sebebiye usulden reddi gerektiğini, bu değişiklikle trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortacıya dava açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvurmak zorunda olduğunu, dava açabilmeleri için mevcut zararın tespiti açısından gerekli belgelerin ibraz edilmesi sureti ile usulüne uygun yazılı başvurusundan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerektiğini, bir başka anlatımla yazılı başvuru ve başvurudan itibaren 15 günün geçmiş olması ...na tazminat davası açılmasının ön şart olduğunu, ... genel şartlarda 02.08.2016 tarihli değişiklikle sigorta şirketine başvuru yapılırken zorunlu olan evrakları saydığını, somut olayda ise, ilgili trafik kazası uyarınca talep edilen tazminata ilişkin, ilgili Genel Şartlarda tahdidi olarak sayılan belgeler eksiksiz bir şekilde müvekkili şirkete iletilmediğinden, açılan davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, davacı tarafın maluliyet oranının hesaplanması ve müvekkili şirkete yönelik tazminat isteminde bulunulması için adli tıp raporunun alınıp taraflarına iletilmesi gerektiğini, taraflarına iletilen herhangi bir adli tıp raporu bulunmadığını adli tıp raporu alınması gerektiğini, davacı ...'ün emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi ve emniyet kemerinin takılı olmaması halinde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul etmemek şartıyla aleyhlerine bir karar verilmesi durumunda hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır indirimine ilişkin beyanları kabul görmesi durumunda, aleyhimize karar verilecek ise; hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerin ayrı ayrı, toplamda %40 olarak yapılması gerektiğini belirterek müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile 11/11/2019 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı 11/11/2019 tarihinde yaşanan üzücü olay nedeniyle 11/11/2019 tarihinde polis nezdinde verdiği ifadesinde her iki araç şoföründen de şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, 14/11/2019 tarihinde ise işbu ifadesini değiştirerek bu kez söz konusu üzücü olay nedeniyle şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, davacı tarafından da ... 55. Asliye Ceza Mahkemesi ...E. Sayılı dosyasının taksirle yaralama suçuna ilişkin olduğu beyan edilmesi gerektiğini, taksirle yaralama suçu ise şikayete bağlı suç tiplerinden biri olduğunu, bu haliyle davacının Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme beyanı veya dilekçesi verildikten sonra, aynı fiil ile ilgili bir daha şikayetçi olma veya kamu davasına müdahil olmasının (katılma) mümkün olmadığını, Buna göre, davacı tarafından verilen 11/11/2019 tarihli ifade dikkate alındığında somut olayda uzatılmış zamanaşımının bulunmadığı ve bu sebeple; müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının maluliyeti adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanmalıdır. kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerekmektedir.davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabilecektir ve dava konusu olaya uygulanması gereken faiz yasal faizdir. hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, yaralanan ve / veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti ve tazminattan düşülmesi gerektiğini, müterafik kusur için kazada kusurlu olmak değil, kaza sonucu oluşan zararın vukusunda kusur sahibi olmak aranmaktadır.tedavi masrafları bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, Maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınmasına, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılmasına, hatır taşıması var ise indirim yapılamasına, davacının müterafik kusurunun araştırılmasına ve var ise tazminattan indirilmesine, her halükarda haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'ün herhangi bir maddi zararı bulunmadığını, davacı ...'ün herhangi bir maddi veya manevi tazminata konu edilecek bir zararı bulunmamakta olduğunu kendisi hastane raporları celp edildiğinde görüleceği üzere astım hastası olduğunu, müvekkili ve davacı ... yakın arkadaş olup ...'ün kaza sonrası herhangi bir manevi zararı olmadığına dair birçok emare mevcuttur. davacı ...'ün açmış oldu işbu dava zamanaşımı sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacı ...'ün sigara kullanmakta olduğunu ve halihazırda astım hastası olduğunu, şahsın maluliyeti Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi'nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, davacının çelişkili ifadelerinin, maddi zararı olmadığına dair mahkeme zaptı ile sabit olan ifadeleri, manevi zararını ispatlayacak herhangi bir destekleyici delilinin olmaması, halihazırda kaza sonrası müvekkili ve annesi Zeliha Karali'nin evine giderek arkadaşlıklarına devam etmesi gibi birçok sebep kapsamında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli olarak açılan işbu davanın tüm talepler doğrultusunda reddini talep ettiklerini belirterek ... adlı davacının çelişkili ifadeleri, maddi zararı olmadığına dair mahkeme zaptı ile sabit olan ifadeleri, manevi zararını ispatlayacak herhangi bir destekleyici delilinin olmaması, halihazırda kaza sonrası müvekkili ve annesi ...'nin evine giderek arkadaşlıklarına devam etmesi gibi birçok sebep kapsamında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli olarak açılan işbu davanın tüm talepler doğrultusunda reddini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili idaresindeki şirket sigortalısı ... plakalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile 11/11/2019 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı 11/11/2019 tarihinde yaşanan üzücü olay nedeniyle 11/11/2019 tarihinde polis nezdinde verdiği ifadesinde her iki araç şoföründen de şikayetçi olmadığını ve maddi tazminat talebinin olmadığını beyan ettiğini, 14/11/2019 tarihinde ise işbu ifadesini değiştirerek bu kez söz konusu üzücü olay nedeniyle şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, davacı tarafından da ... 55. Asliye Ceza Mahkemesi...E. Sayılı dosyasının taksirle yaralama suçuna ilişkin olduğu beyan edildiğini, taksirle yaralama suçu ise şikayete bağlı suç tiplerinden biri olduğunu, bu haliyle davacının Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme beyanı veya dilekçesi verildikten sonra, aynı fiil ile ilgili bir daha şikayetçi olmasının mümkün olmadığını, olayda uzatılmış zamanaşımının da söz konusu olmadığından öncelikle zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, müvekkili olayda tali kusurlu olduğunu, davacı tarafın şikayetinden vazgeçtiğini, .... 55.Asliye Ceza mahkemesi... esas numaralı dosyasında şikayetten vazgeçildiği için düşme karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkili hakkında alınan raporda müvekkilinin tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı tarafın kötü niyetle aradan 3 yıl geçtikten sonra huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak yapılan önceki yargılamalarda şikayetinin olmadığını herhangi bir maddi zararının olmadığını açıkca beyan ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; olayda zaten davacı tarafın herhangi bir maddi zararı oluşmadığını, davacının maluliyeti Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesin'den alınacak raporla ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği maluliyet oranının ve maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde davacının dava konusu kaza sonrasında hastaneye kaldırıldığını, kazadan günler sonra ise Akciğerinin solduğunu beyan ettiğini, söz konusu hasar ile kazanın illiyet bağının bulunup bulunmadığı, hastahane ve yanlış tedavi kaynaklı hatabulunup bulunmadığı, davacı hastanın tedaviye uygun davranıp davranmadığı ve benzeri gibi hususların da irdelenmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca Sağlık kayıtlarının incelenmesiyle de görüleceği üzere davacı uzun süredir sigara kullanmakta oluğunu beyan ettiğinden işbu durumun iyileşme ve sair hususlara olan etkisinin de incelerek karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
29/12/2022 tarihli ATK raporuna göre; "...Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için;1)Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesinin Göğüs Hastalıkları bölümüne sevki sağlanarak son durum muayenesinin yaptırılması ve yeni çekilecek PA/Lateral akciğer grafilerin DICOM-CD formatında, yeni yaptırılacak, solunum fonksiyon testi (akım volüm halkasını içerecek şekilde) incelemelerinin düzenlenecek raporları ile birlikte gönderilmesi ,Geri çevrilen evrakın içerisindeki tüm tıbbi belge ve CD'ler ile birlikte aynen iadesini.." talep ettikleri görüldü
07/03/2024 tarihli ATK raporuna göre; "... ve .. kızı 17/09/1997 doğumlu ...’ün 11/11/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ‘’20.02.2019 tarih, 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik’’ hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5(birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, 3.Kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımızca;
a) Trafik ışıklarının durumunun ... (... ) Sinyalizasyon merkezine yazı yazılarak; ... caddesi ile ... sokağın kesiştiği kavşak girişlerindeki faal ise sarı kırmızı yeşil sistemiyle mi yoksa flaş durumunda mı çalıştığının sorulması sonrası oradan gelen yanıta göre kusur durumunun sağlıklı olarak tespit edilmesi gerektiği, Yada; Bu trafik ışıklarını kamera görüntüsünü incelediğini belirten ancak bu izlenimlerini rapora yazmayan bilirkişi Mustafa Keskin'in izlediği kamere görüntülerinin dosyaya kazandırılması yoluyla da açıklığa kavuşturulabilmenin mümkün olabileceği,
b) Trafik ışıklarının faal olmadığı anlaşılırsa;
1. Durişaretine uymayan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin olayda %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olacağı,
2. KTK'nun52/a maddesine aykırı davranarak kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemesi nedeniyle kazayı önleyemeyen ... plakalı araç sürücüsü ...'in olayda %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olacağı,
c) İlgili kanun gereği trafik kazalarında tüm tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığı ve davacının bir harcama belgesi de sunmadığı görüldüğünden tedavi gideri olarak saptanan bir harcama bulunmadığı,
d) ... 'ün maluliyet oranının %0 (yüzdesifir) olduğu görüldüğünden maluliyet raporuna
istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik zarar hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik zarar hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın (Güncel Asgari Ücret Verisinin) dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı,
e) Dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik Zararı yönünden ödeme yapıldığına dair
herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik Zararından bu yönde bir tenzil yapılmadığı, Davacı ... 'ün; ... Sigorta A.Ş. 'nin %75 kusur oranına göre hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 2.057,65 TL olduğu, ... A.Ş.“nin %25 kusur oranına göre hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 685,88 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı kaza tarihi itibariyle cari ... Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 390.000,00 TL olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "... İlgili kanun gereği trafik kazalarında tüm tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığı ve davacının bir harcama belgesi de sunmadığı görüldüğünden tedavi gideri olarak saptanan bir harcama bulunmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre;"... İlgili kanun gereği trafik kazalarında tüm tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığı ve davacının bir harcama belgesi de sunmadığı görüldüğünden tedavi gideri olarak saptanan bir harcama bulunmadığı ve bu süreçte SGK'nın ödemediği tedavi gideri bulunmadığı ancak davacının 1,5 içinde kontrol amacıyla hastaneye 4 defa gidip geleceği, evi ile hastane arasının kabaca Akm olduğu ve olay tarihinde aksi tarifeleri üzerinden bu gidiş gelişlerin 25 X 2 - SOTL tutacağı ve toplam 200.- TL yol masrafı olacağı ...Davacının SGK'lı olmadığı ve SGK tarafından kendisine kazanç kaybına ilişkin bir ödeme yapılmadığı ve bu nedenle oluşacak kazanç kaybının ise asgari ücret üzerinden hesaplanması halinde ; olay tarihinde "Brüt Asgari Ücret: 2558.-TL" dir. Davacının SGK'lı olmadığı için muhtemel asgari ücretin neti değil brütü üzerinden maaş alacağı ve 1,5 aylık olarak 3837.- TL ücret aldığının kabul edilmesi gerekmektedir. 3837 * 200 5 4037.- TL alacağı olacaktır. Davacının maddi tazminatının 2019 aralık ayı itibariyle 4037 .- TL olduğu..."sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava,trafik kazısından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanılan deliller incelendiğinde; 11.11.2019 günü saat 01:45 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı araçla kavşağa giriş yaptığı ve kavşak ortasına geldiği sırada solundaki caddeden kavşağa giriş yapan davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın sağ ön tarafıyla ... plakalı aracın sol ön tarafına çarpmasıyla huzurdaki davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacı ...'ün yaralandığı , yaralanmanın mahiyetine ilişkin alınan ATK raporu uyarınca davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5(birbuçuk) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davaya konu trafik kazasında kusur dağılımına ilişkin ise mahkememizce alınan 24/12/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile de kök raporda kusura ilişkin tespitin desteklendiği, ara sokaktan çıkan sürücünün asli kusurlu olduğu yani dur işaretine uymayan davalı ...'nin %75 kusurlu olduğu, davalı ...'in ise kavşağa girerken hızını düşürmemesi nedeniyle %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı yolcu açısından ise Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/05/2019 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararında "...Kabule göre de; davacı, meydana gelen kazada yolcu olup, kusursuzdur. Davacının emniyet kemeri olmadan nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapması ise sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Emniyet kemeri olmadan yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir. " belirtilmiş olmakla kusur atfı yapılamayacağı, ... Sigorta A.Ş. ‘nin sigortalsının %75 kusur oranına göre sorumlu olduğu geçici iş göremezlik zararının 2.877,75 TL, ... A.Ş. ‘nin sigortalısının %25 kusur oranına göre sorumlu olduğu geçici iş göremezlik zararının 959,25 TL olduğu, KTK 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin temerrüte düşürülmesine ilişkin bir başvuru belgesi ibraz edilmediğinden dava tarihi itibariyle sigorta şirketinden temerrüt faizi talep edilebileceği, dava dilekçesinde davacı tarafça yasal faiz talep edilmiş olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği temerrüde ilişkin yasal faiz uygulanacağı, ayrıca kanunen trafik kazalarında tüm tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığı ve davacının bir harcama belgesi de sunmadığı görüldüğünden tedavi gideri olarak saptanan bir harcama bulunmadığından tedavi gideri talebi yerinde görülmediği, ayrıca maluliyetin oluşmaması nedeniyle de sürekli iş göremezlik talebinin yerinde görülmediği anlaşılmakla Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 3.837,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ... Sigorta A.Ş. ‘nin 2.877,75 TL , ... A.Ş. ‘nin 959,25TL 12/09/2022 temerrüt tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 200,00 TL tedavi gideri sürekli iş göremezlik yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafın manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğu, manevi tazminat yönünden; çekilen elem ve üzüntü karşılığı olup tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak bozulmuş ruhsal ve bedensel huzurun düzeltilmesi için T.M.K.nın 4. maddesinde yer alan hak ve nesafet kurallarına uygun olarak ve bu arada sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde takdir ve tayin edilmesi gerektiği, bu ilkeler çerçevesinde; davacının maluliyet oranı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çevre koşulları, davacının olaydan etkilenme durumu, paranın satın alma gücü, davalıların ödeme gücü ile hak ve nesafet kurallarına göre olay nedeniyle davacının çektiği elem ve üzüntüye karşılık takdiren 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen KABULÜ İLE,
Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 3.837,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ... Sigorta A.Ş. ‘nin 2.877,75 TL , ... A.Ş. ‘nin 959,25TL 12/09/2022 temerrüt tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 200,00 TL tedavi gideri sürekli iş göremezlik yönünden talebin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile,
Dava konusu 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
Alınması gereken 945,20 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harç ile 100,00 TL ıslah harcının toplamı olan 180,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 764,5 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketlerinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç ve 100,00 TL ıslah harcının toplamı olan 261,40 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketlerinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacıya verilmesine,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.837,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketlerinden (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketlerine verilmesine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak müşterek ve müteselsilen davalı ... ve davalı ...'e verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 12.940,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.448,55 TL'sinin davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketlerinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 920,96 TL'sinin davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketlerinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 679,04 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.