T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/676 Esas
KARAR NO : 2025/641
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından 10.08.2017 tarihli kat ihbarnamesi ile borç kat edildiğini ve davalı taraflara tebliğ edildiğini, ihbarnamedeki alacak toplamı 5.227,64 TL'dir. İhbarnamenin tebliği üzerine 30.10.2017 tarihinde davalı taraflara taahhütname imzalandığını ve borcun işleyecek faizle beraber 6.227,74 TL olarak 8 taksitle ödenmesi üzerine anlaşma sağlandığını, davalılar tarafından ilk taksit 1.000,00 TL olarak ödendiğini ve devamında kalan taksitlerin hiçbiri ifa edilmeyerek taahhüt ihlal edildiğini, söz konusu bakiye borcun tahsil edilememesi nedeniyle taraflarınca ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını ve bu tarihten sonra yapılmış bir tahsilat bulunmadığını, bu nedenle yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu müvekkilinin alacağını tahsil etmesini geciktirerek müvekkilini zarara uğratma kastıyla yapıldığını, müvekkili bankanın dava dışı şirket ile arasında imzalanan ve davalı tarafın kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.1 Delil başlıklı maddesine göre; taraflar arasında çıkan her türlü uyuşmazlıkta banka defter ve kayıtları yegane geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağını, bu nedenle yaptırılacak olan bilirkişi incelemesinde banka defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davalı tarafından ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan ve davalının kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nin geri ödemelerinin zamanında yapılmamış olmasından kaynaklanan borca ilişkin olarak ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu dolayısıyla, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin 6.587,38 TL üzerinden devam etmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
CEVAP: Davalı ...'ın vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen ... 24. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasındaki takibe itiraz edildiğini ancak huzurdaki davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini, bu süre geçirildikten sonra ikame edilen davanın reddini talep ettiklerini, icra takibine konu edilen kredi sözleşmesinin tarafının ... Şti olduğunu, işbu şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması ve limited şirket olmasından bahisle TTK’nın 573/II. Maddesinde “Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.” denilmek suretiyle ortakların sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olması dolayısıyla Müvekkili, şirket borçlarından kişisel olarak sorumlu olmadığını, bu nedenle pasif dava ehliyetinin olmaması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu edilen kredi sözleşmesinin alacaklı tarafı ... A.Ş. iken dava ...Şirketi tarafından ikame edildiğini, davacı tarafından görünen somut olayla bir ilgisi bulunmadığını aksi yönde bir delil de ibraz etmediğinden davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, ayrıca dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddini talep ettikleirni, müvekkilinin alacaklı görünen bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin kefil olduğundan bahisle sorumluluğuna gidildiğini ancak usulüne uygun kefalet iradesi bulunmadığınıı, nitekim kefilin sorumluluğundan önce asıl alacaklıya başvurulması gerekirken alya cam ile aynı zamanda müvekkiline karşı icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, genel işlem koşulları niteliğindeki sözleşme hakkında müvekkiline açıkça ayrıntılı bilgi verilmediğinden geçersiz olduğunu.. Şti'nin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından verilen kararla borca batıklık nedeniyle iflasına kararı verildiğini belirterek davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin olmaması, hak düşürücü sürede açılmaması ve zamanaşımı nedeniyle reddini, esasa girilmesi halinde haksız davanın reddini, müvekkili lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
CEVAP: Davalı ...'ın vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen ... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe itiraz edildiğini ancak huzurdaki davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini, bu süre geçirildikten sonra ikame edilen davanın reddini talep ettiklerini, icra takibine konu edilen kredi sözleşmesinin tarafının...Şti olduğunu, işbu şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması ve limited şirket olmasından bahisle TTK’nın 573/II. Maddesinde “Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.” denilmek suretiyle ortakların sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olması dolayısıyla Müvekkili, şirket borçlarından kişisel olarak sorumlu olmadığını, bu nedenle pasif dava ehliyetinin olmaması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davaya konu edilen kredi sözleşmesinin alacaklı tarafı ... A.Ş. iken dava ...Şirketi tarafından ikame edildiğini, davacı tarafından görünen somut olayla bir ilgisi bulunmadığını aksi yönde bir delil de ibraz etmediğinden davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, ayrıca dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddini talep ettikleirni, müvekkilinin alacaklı görünen bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin kefil olduğundan bahisle sorumluluğuna gidildiğini ancak usulüne uygun kefalet iradesi bulunmadığınıı, nitekim kefilin sorumluluğundan önce asıl alacaklıya başvurulması gerekirken alya cam ile aynı zamanda müvekkiline karşı icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, genel işlem koşulları niteliğindeki sözleşme hakkında müvekkiline açıkça ayrıntılı bilgi verilmediğinden geçersiz olduğunu ...Ltd Şti'nin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasından verilen kararla borca batıklık nedeniyle iflasına kararı verildiğini belirterek davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin olmaması, hak düşürücü sürede açılmaması ve zamanaşımı nedeniyle reddini, esasa girilmesi halinde haksız davanın reddini, müvekkili lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
CEVAP: Davalı ....Ltd. Şti.'ye yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak davayı reddetmiştir.
... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelendi: Genel Haciz Yolu ile İlamsız İcra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nın 67. Maddesi uyarınca iptali davasıdır.
Davacı tarafça temlik alınan ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, davalıların cevap dilekçesi sunmadığı, ön inceleme ara kararı ile zamanaşımına ilişkin itirazın alacağın zamanaşımı süresi dolmamış olması nedeniyle yerinde görülmeyerek reddine karar verildiği, davalı şirketin iflası nedeniyle ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasının beklenildiği, akabinde İflas idaresine davacının alacak kaydı için başvurusuna rastlanılmadığı, sıra cetvelinin kesinleşmiş olduğunun iflas idaresi tarafından bildirildiği, ayrıca bu süre zarfında ''Tarafların iddiaları, toplanan, deliller, taraf defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi olarak 1 Bankacı seçilmesine, bilirkişinin celse arasında resen belirlenmesine, bilirkişiye 3.500,00-TL ücret takdirine, ücretin davacı yanca 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı), taraflara müvekkillerinin ilgili yıllara ait tüm ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü ibraz etmeleri aksi halde HMK 219,220,222, maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve duruma göre defterlerin içeriğinde göre diğer tarafın beyanlarının kabul edileceği meşruhatını içerir davalı ... yönünden iflas idaresine tebligat çıkarılmasına bu konuda davacı vekiline ihtaratta bulunuldu. Bilirkişi ücreti yatırıldığında bilirkişiye inceleme gününün bildirilmesine, incelemenin 03/05/2024 saat 14:00 da yapılmasına, Rapor gelince taraf vekillerine tebliğine, bilirkişi raporuna karşı itirazları varsa tebliğinden itibaren 2 hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri için süre verilmesine,'' ara kararı ile davacı vekiline süre verildiği ancak davacı vekilince bilirkişi ücreti yatırılmadığı tarafların hazır olmadığından bilirkişi incelemesine yapılamadığına dair tutanak tutulduğu, akabinde davalılar vekiline bilirkişi ücreti için kesin süre verildiği, davalı vekilince de ücretin yatırılmadığı ancak gider avansı olarak davacı vekili tarafından ücret yatırıldığı, ara karar ile davalı vekiline davacı tarafından sunulan taahhütname başlıklı 30/10/2017 tarihli belgeye ilişkin var ise beyanlarını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, ve davacı vekiline 30/10/2017 tarihli protokole göre protokolde geçen ve 30/10/2017 tarihi itibariyle anapara ve birikmiş faizi ile birlikte toplam 4.948,65 TL olduğu belirlenen bu borcun asıl alacak ile faiz kısmını ayrıştırmak ve bu konuda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine karar verildiği ikinci kez kesin süre verildiği bildirilmedi akabinde yeniden süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı aradan geçen zamanda ise ana para ve faize ilişkin açıklama için müzekkere cevabı beklenildiği takip talebinde belirtilen ana para ile cevabi yazıda belirtilen ana para miktarının uyumlu olmadığı iş bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, incelemenin ihtarata rağmen bilirkişi ücretini yatırmamış ve bilirkişi deliline dayanmaktan ''bilirkişi ücretinin verilen süre zarfında yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarı ile ''vazgeçmiş sayılması nedeniyle yapılamadığı, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine, kötü niyetinde ispat edilememesi nedeniyle kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 112,50 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 502,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 6.587,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili (e-duruşma) ile davalılar vekilinin yüzüne karşı kararı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.