T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/857 Esas
KARAR NO:2023/241
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:22/09/2014
KARAR TARİHİ:28/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yeni evli olduğunu, yeni eşyalarını ve çeyizini olası rizikolara karşı sigortalamak için muhtelif sigorta şirketleri arasından kurumsal ve güvenilir bir kurum olduğunu düşündüğü ...'yi seçtiğini, müvekkilinin konutunu ve eşyalarını ... ye sigortalattığını, 12/12/2013 tarihinde saat 02:00 de müvekkilinin evinde çıkan yangın sonucu ... alarm sisteminin müvekkilini arayarak olası bir felaketi önlediğini, ardından müvekkilinin itfaiyeyi çağırarak yangının söndürüldüğünü, ancak sigorta kapsamında olan eşyaların hasar gördüğünü, müvekkilinin 12/12/2013 saat 09:00 sularında ... çağrı merkezini arayarak durumu bildirip eksper gönderilmesini talep ettiğini, ancak eksperin itfaiye raporunun alınmasından sonra geleceğinin söylediğini, müvekkilinin bu sürecin eşyalarının su içinde çürümesine sebebiyet vereceğini bildirmiş ise de, müvekkiline eksper gelene kadar hiçbir eşyaya dokunulmaması gerektiğinin ... yetkilileri tarafından söylendiğini, olay tarihinden 1 gün sonra eksper geldiğinde müvekkiline poliçe kapsamında eşya temini olmadığını sadece bina teminatı olduğunu söylediklerini, davalı şirketin eşyalara dokunulmamasını söyleyerek doğan zararın artmasına neden olduğunu, toplam zararın 17.499,40-TL hesaplandığını, ancak bunun bina hasarı olan 10.350-TL'sinin davalı şirket tarafından ödendiğini, daha sonraki görüşmelerde davalı şirketin poliçenin eşya teminini kapsadığını kabul ettiklerini, davalı şirketin yanlış yönlendirmesi ve eksik hatalı hizmet vermesi neticesinde müvekkilinin mağduriyetine mağduriyet kattığını belirterek, sigorta kapsamındaki konut içindeki eşyaların toplam zararı olan 35.000-TL'yi, 1 ay boyunca eşten dosttan borç alarak karşıladıkları otel masrafları olan 3.000-TL'yi ve bu süreçte davalı şirket tarafından yapılan yanlış yönlendirme ve eksik hizmet sunması nedeniyle yaşanılan mağduriyeti gidermek adına 12.000-TL manevi tazminat bedelini rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Kanunundan ve uygulamasından doğan tüm davaların ticari dava niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen yangın sigortasından kaynaklandığını, huzurdaki davanın mutlak ticari davalardan olduğunu, bu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, davanın görev yönünden reddine, ayrıca davacının uğradığı gerçek zarar miktarının tam ve eksiksiz ödenmiş olması nedeniyle esastan da davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05/06/2014 tarih, ... sayılı kararında; "...Davaya konu uyuşmazlık Sigorta Hukukundan kaynaklanmakta olup TTK'nun 4. maddesi gereğince ticari dava niteliğindedir. Ticari davalarda görevli mahkeme Ticaret Mahkemesidir. 6335 sayılı" Türk Ticaret Kanun'u ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 2. maddesi ile Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir. HMK.nun 114. maddesi gereğince görev dava şartı olup aynı yasanın 115. maddesi gereğince mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiğinden, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine... kararın kesinleşmesi ve istek halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,..." karar verildiği,
Mahkememizin 25/04/2018 tarih, ... sayılı kararında; "...Dava konusu olayda, davacı vekili, davalının sigortaladığı konutun yangında zarar gördüğünden bahisle, konut sigortası poliçesi kapsamında bir bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacı ile yaptığı konut sigorta sözleşmesidir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince emsal yargıtay kararları da dikkate alınarak somut olayda davanın görülmesinde tüketici mahkemeleri görevli olduğu anlaşıldığından... dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine..." karar verildiği,
.... Tüketici Mahkemesi'nin 07/05/2019 tarih, ... sayılı kararında; "...Dava; sigorta sözleşmesinden kaynaklı maddi manevi tazminat davasıdır. Davacı ile davalı arasında ... numaralı ve ... numaralı poliçeler ile ... Mah. No:25/29 ...' da bulunan taşınmaz için 09.10.2013 tarihinden itibaren 1 yıl süreli sigorta sözleşmesi düzenlendiği ve taşınmazda ve eşyalarda meydana gelen hasarlarının teminat altına alındığı, davacının evinde 11.12.2013 günü yaşanan yangın olayı sonrasında konutun ve içerisindeki eşyaların zarar gördüğünü ileri sürerek uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiği görülmüştür.
Sigorta şirketi tarafından gönderilen eksper tarafından yapılan inceleme sonuncunda eşya hasar miktarının 5.980,00 TL, konutta meydana gelen hasar miktarının 10.350,00 TL olduğunun tespit edildiği ve sigorta şirketince hasar miktarlarının ödendiği anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi tarafından ödenen hasar miktarının görevsiz mahkemede alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kabul edilen kök ve ek bilirkişi raporuna göre de zararla uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacının davalı şirketle konuta ilişkin konut ve eşya zararlarını teminat altına almak üzere sigorta sözleşmesi imzaladığı, sigortalı olan konutun sigorta poliçesinin geçerli olduğu tarihte yangın nedeniyle zarara uğramış olduğu, yangın raporu ve eksper raporuna göre konutta ve eşyalarda meydana gelen hasarın sigorta şirketi tarafından karşılandığı, davacının yangın raporu ve eksper raporunda tespit edilenlerden başka zararı olduğunu ispatlayamadığı, sigorta poliçesinin maddi zararları teminat altına aldığı manevi zararların teminat kapsamı dışında olduğu anlaşıldığından davanın reddine ..." karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin, 28/09/2022 tarih, 2020/1076 E. ve 2022/1003 K. Sayılı ilamıyla; "... somut olayda; dava tarihi olan 18/03/2014 tarihinde 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri yürürlükte değildir. Taraflar arasında sigorta sözleşmesi vardır, sigorta sözleşmeleri de TTK’da düzenlenmiş olup mutlak ticari dava söz konusudur.
O halde dava tarihi itibari ile yürürlükte olmayan kanun maddesinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı, davanın mutlak ticari dava olması gözetildiğinde somut olayda davanın görülmesinde ticaret mahkemeleri görevlidir. Mahkemenin işin esasına girerek ihtilafı çözümlemesi kanunun yürürlük tarihinin 28/05/2014 olduğu gözetildiğinde yerinde değildir. Bu durumda mahkemece işin esasına girmeksizin ticaret mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle esasa girilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan, usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan .... .... Tüketici Mahkemenin 2018/504 E. 2019/352 K. sayılı 15/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına,....dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verildiği,
Bunun üzerine dosyanın .... Tüketici Mahkemesi'ne gönderildiği, .... Tüketici Mahkemesi'nin 14/11/2022 tarih, ... sayılı kararında; "...Somut Olayda; davanın 18/03/2014 tarihinde açıldığı ve davanın açıldığı tarih itibari ile 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un henüz yürürlükte bulunmadığı, söz konusu Kanunun ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, taraflar arasında sigorta sözleşmesinin bulunduğu ve sigorta sözleşmelerinin TTK’da düzenlenmiş olması nedeni ile mutlak ticari dava olduğu, dolayısıyla davanın ticaret mahkemeleri görevinde bulunması nedeni ile Mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevsizlik kararı verilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine... davanın usulden reddine,..." karar verildiği,
Görevsizlik kararı sonrası Mahkememize gelen dosyanın 2022/857 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, ihtarname,ödeme dekontu, ekspertiz raporu,yangın raporu ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava; sigorta sözleşmesinden kaynaklı maddi manevi tazminat davasıdır.
Davacı ile davalı arasında ... numaralı ve ... numaralı poliçeler ile “... Mah. No:25/29 ...” adresinde bulunan taşınmaz için 09/10/2013 tarihinden itibaren 1 yıl süreli sigorta sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazda ve eşyalarda meydana gelen hasarlarının teminat altına alındığı, davacının evinde 11/12/2013 günü yaşanan yangın olayı sonrasında konutun ve içerisindeki eşyaların zarar gördüğünü ileri sürerek uğramış olduğu zararın maddi ve manevi tazminini talep ettiği görülmüştür.
İhtilaf, davacının evinde meydana gelen yangın nedeniyle, sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tazminat talep edip edemeyeceği, edecekse tazminat miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, davaya konu belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Mali Müşavir ..., Endüstri Mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı ... tarafından hazırlanan 10/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1-Davacıya ait ev eşyaları Davalı Sigorta Şirketine yangın tarihi itibariyle 50.000,00-TL sına sigortalıdır.
Davalı Sigorta Şirketi evdeki eşyalar için 5.980,00-TL hasar tutarı ödemiştir.
İtfaiye tarafından düzenlenmiş yangın raporunda "muhtelif ev eşyalarının ıslanmak ve islenmek sureti ile zarar gördüğü" tespit edilmiştir.
TTK nun 1447.maddesi gereğince sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi vermek zorunda bulunduğundan islenen ev eşyalarının is kokusu nedeniyle kullanılma imkanı olmadığından Davacının yangında sonra ıslanan ve islenen ev eşyalarının (giyim eşyaları dahil) ne yapıldığı ve bu ev eşyalarının değerlerini bir liste halinde varsa fotoğrafları ile birlikte bildirmesi gerekmektedir.
2-Sigorta Poliçesinde asistans yardım adı altında 2 günlük otelde kalma teminatı verilmiş bulunduğundan Davacının yangından sonraki bir tarihte otelde kalmasına ilişkin belgeyi de sunmalıdır..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 12/06/2017 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...
1-Davalı sigorta şirketi tarafından, davalıya yangın sonrası oluşan hasarlara istinaden;
-25.02.2014 tarihinde 5.980,00-TL
-08.01.2014 tarihinde 10.350,00-TL (8.850 bina + 1.500 yün halı) olmak üzere TOPLAM:16.330,00-TL ödeme yapıldığı tespit edilmektedir.
2-Yangın raporunda ve eksper raporunda belirtilen hasarlara karşılık ... İnş. San. Tic. A.Ş. yapmış olduğu hasar değerleri makul değerde hesaplanılmış, hasar tarihinin piyasa şartlarında olduğu,
3-Davalı tarafından listelenen zarar gören eşyaların büyük bir kısmı daha önce ... tarafından görülen hasar değerleri tespit edilerek, yapılması gereken işlemlere karşılık değerlendirmelerin yapıldığı listelerin içerisinde yer aldığı,
4-Davacı tarafında hazırlanılan yeni değer listesinde yer alan; 1 adet koşu bandı, 1 adet vantilatör, bir adet nem alma cihazı ve giyim eşyalarının üzerinde oluşan hasar ile alakalı olarak yangın raporlarında ve ekspertiz raporlarında herhangi bir bilgi mevcut olmadığı, yine davacı tarafından eklenmiş olan 4 adet fotoğrafta bu eşyaların görülmediği,
5-Ekspertiz raporunda bahsi geçen bir adet ...'nin hasar konusunda herhangi bir servis belgesinin ibraz edilmediği, onarılıp onarılmadığı, onarılmış ise tutarı veya onarımının mümkün bulunmadığı konusunda bir tespit olmadığı, bu konudaki nihai takdir mahkemeye ait olduğu,
6-Yine davacının 2 günlük otel konaklama bedeli konusunda herhangi bir fatura veya belge sunulamadığı, ancak konaklama yapılan otel Davacının arkadaşının oteli de olsa adının ve fiyat listesinin verilmesinin de mümkün olabileceği, talep edilen 600 TL otel masrafı konusunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Dava tarihinden önce, davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda eşya hasar miktarının 5.980-TL, konutta meydana gelen hasar miktarının 10.350-TL olduğunun tespit edildiği ve davalı sigorta şirketince tespit edilen hasar miktarlarının, 08/01/2014 tarihinde 10.350-TL. ve 25/02/2014 tarihinde 5.980-TL. olmak üzere davacıya ödendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi kök ve ek raporları hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında, davalının “konut ve eşya zararlarını” teminat altına almak üzere sigorta sözleşmesi imzaladığı, sigortalı olan konutun sigorta poliçesinin geçerli olduğu tarihte yangın nedeniyle zarara uğradığı, yangın raporu ve eksper raporuna göre konutta ve eşyalarda meydana gelen hasarın sigorta şirketi tarafından karşılandığı, davacının yangın raporu ve eksper raporunda tespit edilenlerden başka zararı olduğunu ispatlayamadığı, sigorta poliçesinin maddi zararları teminat altına aldığı manevi zararların teminat kapsamı dışında olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 179,90-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 853,90-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 674-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır